• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
6 sonuçtan 1 --- 6 arası gösteriliyor
  1. #1
    titan#6 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    31-01-2005
    Mesajlar
    1,424
    Karizma Gücü
    8

    Ve Her Şey KararmiŞti

    VE HER ŞEY KARARMIŞTI

    Bu gece yine farklıydı. Geçen gece kendimi ne kadar olgun hissediyordum. Aciz kalmıştım bu sıradan hissediş karşısında. Sevgiye ya da, bir saniye, belki de aşka yenik düşmüştü benliğim. Ve bir anda göz kapaklarım küçülmüştü, ellerim, ayaklarım sırayla boyutlarını kaybediyorlardı. En son olarak ruhum küçük bir çocuğun ruhu ile yer değiştirdi.

    Sevgi, aşk ya da adı her ne ise yeni bir iletişim bağı kurmuştu benimle ve dünya arasında. Ve ben yine bu bağlamda sınıfta kalmıştım, yayandım. İstediklerim olmuyor diye ağlıyordum, kirpiklerim sızlıyordu. Aradaki bağ titriyordu çünkü ben ağlıyordum.

    Karamsarlığım sayıların içinde boğulurken ve daralırken, ben genişliyordum bu karanlığa, içimi doldurması için adeta. Beklediğim neydi? Her türlü olanak ve olanaksızlıkta duraksıyordum, zaman kaybediyordum...

    *****

    Yalnızlığa doğru yol alırken, artık yalnızlığı yazmanın sıkıcı olduğunu fark ettim. Belki de yolumu değiştirmeliydim, bu zor yoldan sapmalıydım çıplak ve her an incinebilecek ayaklarımla. Aşk hep karşıma çıkan ve ayağımı acıtan çakıl taşları, bense büyük ve gerçek aşkın hayalini kurup onların olmayan yellerine saldıran Don Kişot’tum, bu umarsız yolda.

    *****

    Yazının adı karamsar ama ben değilim bu gece. Bu gece; yine, bu gece farklı her şey. Nedenini ben de bilmiyorum, bu kapkara gecede... Belki hiçbir duygu hissedemeyecek
    bu geceyi ya da beni ve mutlu ruhumu. Ruhumun o beyaz rengi, o eski beyaz değil, daha heyecanlı, daha canlı bu gece. Pembe pijamalarını giymiş yatmadan önce, iyi uykular dilemek için bana ve bu kara geceye...

    *****

    Evin sıcaklığı, odamın rahatlığı, her anımın bilgisayar ekranı ile dansı yine cezbediyor beni. Özlemeye başlıyorum uzuvsuz duygularımla, hissiz hislerimle, haykırışlarımla geceye ve onun getirdiği her serzenişe. Bir dostumu, sevgilimi kapıp kaçırıyorlar bu derin ve çıplak olan, her an benim dudaklarımdan, sözler gibi dağılan, keskin karanlıklar...

    Sanki ben dünyanın merkezindeki gaya, saf sevgiyi veren ben, ailesinden bulamadığı gerçek aşkı emen o ve yine ben o iğrenç yeşilliğe hükmedemeyen, o ise her istediği rahatça olan, o...

    Kahvem soğudu masamın üzerinde, düşüncenin soğuk gölgesi düştü üstüne ve yıllandı... Gitti...

    *****

    Garipti, bir gram ders çalışamamıştım, şey yüzünden. Bak, hala adını da koyamadığım bir şeydi bu. Hayal meyyal hatırladığım, hatırlamaya çalıştığım, bir düştün sanki. İçine dalıp da en can alıcı, en tatlı meyvelerini topladığım ama asla tadına bakamadığım, tadına varamadığım yeşil bir dünyanın ortasındaki bahçeydin.

    Ne zaman seni üzsem ya da üzmek için çaba harcasam, hep sen haklı çıkıyordun o tatlı, tatlı olduğu kadar sinsi ve sivri dilinle. Hep boşunaydı o küçük çabalar, kendimi incitmek içindi bir bakıma. Çünkü ne zaman kendimi incitsem, eski bir acım nüksetse, yaram derinleşse, biliyordum ki aynı şeyler sana da olacak. Benim çektiğim kendimi kazıkladığım anları, duyguları, girdapları, ıstırapları aynı anda sen de hissedecek, aynı anda sen de yaşayacaksın. Çünkü elin mahkum, beynin, ruhun, kalbin mahkum bu karanlık yolda, bir el fenerinin kölesi olmaya. Her önünü göremeyişinde ona sığınmaya, gücü tükendiği zaman, destek vermeye mahkumsun.

    Mahkumsun çünkü seviyorsun,
    Mahkumum çünkü seviyorum,
    Mahkumuz çünkü seviyoruz...

    *****

    Büyülü bir zaman dilimiydi bu, her gün bir insan yazı yazabilir miydi? Acı çektiği andan haz duyup bir mazoşist gibi, onu yazıya gömebilir miydi? Ama yapması gereken daha önemli bir şey vardı. Öldürmeliydi onları, küçük parçalara ayırmalıydı. Hem garantiye almak hayatını ve hislerinin geleceğini hem de tekrar bir araya gelmelerini ve bir ruh kazanmalarını engellemekti, en büyük amacı.

    O da amacına ulaşmak için uğraşlarını ortaya koydu ve acılarını yazıya gömdü. Oldukça derin bir çukurdu bu. Derinliği kendi boyu kadar, uzunluğu ise iki adam boyunu buluyordu. Çok büyük bir acı olmalıydı! Adam hemen kurtulmak isteyişini her heyecanlı darbede dışa vuruyor, istem dışı beceriksizlikler sergiliyordu. Belliydi, acelesi vardı. Ama bu acele niyeydi, neyeydi? Bu heyecanlı bekleyiş nereye kadar sürecekti? Çukur ne kadar daha derine inecekti?

    Adam hareketlerinin ritmini değiştirmeden kazmaya devam ediyordu. Vücudundaki terler damlalar halinde toprağa damlıyor, toprak ise damlaları emerek kendine geliyordu. Bir anda büyük bir sessizlik oldu. Metalin toprağa ve taşa çarpma sesi kesilmiş, damlaların toprak ana ile kucaklaşması son bulmuştu. Ve insanın gözlerini kamaştıran bir ışık demeti saçıldı etrafa. Adam işini bitirmiş ve şimdi sıra gömme işlemine gelmişti ki, ışığın kaynağı belirdi ortaya. Işık adamın kalbinden yayılıyordu; gözleri ve kalpleri kör ediyordu.

    Ansızın her yer karardı. Aslında saat gece yarısını çoktan geçmişti. Ama az önceki ışık bütün o gece mavisi, karanlık geceyi, güneşin geceyi siyahlıktan kurtarması gibi kurtarmıştı. Adamın kalbiydi bu kuvvetli güneş. Anlaşıldı ki adam aslında kalbindeki o saf ve gerçek aşkı gömmüştü o kadar derine ve ...

    Ve her şey kararmıştı.


    ÇAĞRI YARDIMCI
    yeraltından yazmak için yerinüstünden kovulmuş olmanız gerekir
    E.B.

  2. #2
    Yoncacik adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-07-2005
    Mesajlar
    295
    Karizma Gücü
    0
    Mahkumsun çünkü seviyorsun,
    Mahkumum çünkü seviyorum,
    Mahkumuz çünkü seviyoruz...

    herkesin bunu bilmesi ve öğrenmesi gerekir.teşekkür ederim titan#6

  3. #3
    K@@NC@ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    20-04-2005
    Mesajlar
    550
    Karizma Gücü
    0
    eline sağlık arkadaşım

  4. #4
    Ebruli adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-01-2005
    Mesajlar
    6,886
    Karizma Gücü
    0
    yüreğine sağlık...
    Gözlerime bakınca ağlıyorum, insan gözlerine bakınca ağlar mı?..

    Herkes her an herşeyi yapabilir...

  5. #5
    Vicdanıma Kapak Olsun...! SaLLinaS adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-06-2005
    Mesajlar
    2,484
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Mahkumsun çünkü seviyorsun,
    Mahkumum çünkü seviyorum,
    Mahkumuz çünkü seviyoruz...

    *****


    Eline sağlık
    Yitik, tükenmekte olan ve virane bir aklın
    Son sirenlerini verdim bu gece...
    Geçmişimin ve geleceğimin ortasında kalmışım.
    Hayatım;
    PARÇALARI ÇALINMIŞ bir YAP-BOZ ..!
    ve lanet olsun ki müebbet hapisteyim..!
    “Yapmaya çalıştığım ve zorlandığım Tek şey;
    Beynimden geçen cinneti bedenime vurmamaktır..!”
    Bu böyle biline...

  6. #6
    Profesör paskalya adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-07-2004
    Mesajlar
    3,189
    Karizma Gücü
    0
    çok güzel bir yazı eline sağlik titan:A
    TFBeşiktAŞK


    İMZAM YOK PARMAK BASSAM OLURMU ?

    BENİ ESKİLER TANIR, YENİLER TANIMAYA ÇALIŞIR, TANIYANLAR ANLATIR...

    SuSKunLuĞuM aSaLeTiMDeNDiR ...
    HeR LaFa VeReCeK CeVaBım Var ...AmA... Bir LaFa BaKaRım LaF Mı DiYe...
    BiR De SöyLeyeNe BaKaRım aDaM Mı DiYe...

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •