• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 6 123456 SonSon
59 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Misafir murathan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    28-04-2005
    Mesajlar
    2,457
    Karizma Gücü
    0

    Şeytan yaratılmasaydı, hepimiz cennette mi olurduk?

    İnsanın aklını meşgul eden ve zihnini yoran hadiselerden birisi de, Hz. Âdemin cennetten çıkarılışı, dünyaya gönderilişi ve bu hadiseye de şeytanın sebep oluşudur. Bazı kimselerin aklına şöyle bir soru gelmektedir: “Eğer şeytan olmasaydı, Hz. Âdem cennette kalacak ve biz de orada mı bulunacaktık?”

    Bu konunun izahında, Cenabı Hakkın, Hz. Âdemi yaratmazdan önce meleklerle olan konuşmasına dikkat edelim. Bakara Suresinde şöyle anlatılmaktadır: “Hani, rabbin meleklere, ben yeryüzünde bir halife yaratacağım dedi. Onlar, Bizler hamdinle sana tesbih ve seni takdis edip dururken, yeryüzünde fesat çıkaracak, orada kan dökecek insanı mı halife kılıyorsun? dediler. Allah da onlara, sizin bilemeyeceğinizi herhalde ben bilirim dedi.” (Bakara Sûresi, 30)

    Ayet-i Kerimenin mealinde de görüldüğü gibi, Cenabı Hak daha Hz. Âdemi yaratmadan önce insan nevini yeryüzünde var edeceğini haber vermektedir. Yani insanların cennette değil de, dünyada yaşayacaklarını bildirmektedir. Şeytanın Hz. Âdemi aldatması, insanın dünyaya gönderilmesine sadece bir sebep olmuştur.

    Diğer taraftan, meleklerden farklı olarak insana nefis ve şehevi hisler verilmiştir. Bu hislerin akislerinin görülmesi için insanların dünyaya gönderilmesi, onlara bazı sorumlulukların verilmesi ve bir imtihana tabi tutulması gerekliydi. Ta ki, insan bu imtihan ve tecrübe sonunda ya cennete layık bir kıymet alsın, yahut cehenneme ehil olacak bir vaziyete girsin.





    Zafer Dergisi

  2. #2
    kotubocek adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-05-2005
    Mesajlar
    1,224
    Karizma Gücü
    0
    Geçmişi ve geleceği bilen sadece ve sadece ALLAH(C.C.)'dır.ALLAH'ın yaptıklarını ve söylediklerini sorgulamak biz insanoğluna düşmez.ALLAH hepimize hidayet ihsaneylesin...

    TF-BeşiktAŞK


    semtimiz erkek semti aşık eder herkesi,
    üzerimden eksilmesin bayrağımın gölgesi,
    işte biz kötü günde hep omuz omuzayız,
    övünmek gibi olmasın biz karakartallıyız!!..
    MUHTEŞEM BEŞİKTAŞ TARAFTARI




    -imzada izinsiz reklam yasaktır-

  3. #3

    Kayıt Tarihi
    28-08-2005
    Mesajlar
    25
    Karizma Gücü
    0
    Ya günümüzde tam anlamıyla ibadet etmek geçmişte hz.Muhammed'e (sav)inanmaktan daha zor gibi haksız mıyım?...
    gerçi o da bayağı zormuş ama... işte benzetme olsun daha çok bahaneye mi girdi ne...

  4. #4
    coolgray adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    12-07-2005
    Mesajlar
    180
    Karizma Gücü
    0
    şeytan olmasaydı insanın nefsi olacaktı .

    Evanescence & Amy Lee Fan

    Yalnızlık Paylaşılmaz,Paylaşılırsa Yalnızlık Olmaz

  5. #5

    Kayıt Tarihi
    09-08-2005
    Mesajlar
    920
    Karizma Gücü
    0
    “Hani, rabbin meleklere, ben yeryüzünde bir halife yaratacağım dedi. Onlar, Bizler hamdinle sana tesbih ve seni takdis edip dururken, yeryüzünde fesat çıkaracak, orada kan dökecek insanı mı halife kılıyorsun? dediler. Allah da onlara, sizin bilemeyeceğinizi herhalde ben bilirim dedi.” (Bakara Sûresi, 30)

    bu ayetle ilgili tefsircilerin ve ilahiyattaki bazı hocalarımın yorumlarını yazmak istiyorum.
    çünkü gerçekten çok ilgimi çekti :

    derler ki melekler, Allah ın insanı yeryüzüne halife kılınacağını öğrendiklerinde insanların yeryüzünde kan dökeceklerini nereden ve nasıl bilebilirler? şöyle bir ihtimal olmuş olabilir derler : Allah insan suretinde dünyada veya başka bir gezende daha önceden bir canlı yaratmış ve fakat o varlığa akıl vermemiştir. ve dolayısıyla bu insan suretli varlık sadece hayvan gibi yaşamış ve yaşamları hayvani boyutlarda gerçekleşmiştir. vahşi, kuvvetli olanın zayıfı öldürdüğü, belki yediği bildiğimiz hayvan suretli hiç bir ahlaki özellik de taşımayan bir varlık yaratmış olabilir Allah. Bu yüzden melekler Allah a "nasıl olurda böyle vahşi bir varlık bizden daha kıymetli olabilir senin nezdinde" gibi ifadeler kullanmışlardır.
    Ayetin devamında -gerçi yukarıdaki mealde yazmadım- Allah hz Ademe öğrettiği şeylerin isimlerini meleklere söylemesini ister ve bundan sonra melekler Allah a secde eder ve hz Ademe saygılarını sunarlar. Burada "isimlerin zikredilmesini ve konuşulmasını" tefsirciler "akıl sahibi bir varlık işareti" olarak meleklerin gördüğünü bu yüzden öncekinden farklı olacağını anladıklarını söylerler.

    hoşuma gitmiş olan ilginç bir yorumdu. Doğrusunu Allah bilir.

    Hz. Adem in cennet ten kovuluşuyla ilgili de ilginç sorular bulunmaktadır.
    Bu soruları tabiki de kafa bulandırmak için değil, belki cennetin mahiyetinin bu dünyadaki ölçülerden çok daha farklı olduğunu ifade edebilmek için yazıyorum :

    Şeytan Allaha isyan ettikten ve huzurdan kovulduktan sonra nasıl oluyorda cennete girebiliyor ve Hz. Ademle Hz. Havvanın aklını çelebiliyor.

    Hz Adem ve Hz. Havva nasıl oluyorda Allah ın huzurundan kovduğu bir varlığa inanabiliyorlar - ki şeytan onları "dediğimi yaparsanız Allah a daha yakın olursunuz" diyerek kandırmıştır-

    İslam alimlerinin bu konuda pek tabi ki mantıklı cevapları oolmakla birlikte hepsi birer yorumdur. Ben burada yazmayacağım bu yorumları siz tahmin edin.
    Zaten topikle de çok alakalı değil.
    İnsanlığın düşüncesine hakim olan hakikat ölçüsü, insanın kendi hayati menfaatleri, şahsi hesapları ve istekleridir; zevkleri veya alışkanlıklarıdır. İnsan kendinin olan bu ölçüleri fikirlere tatbik ediyor ve bu ölçülerle fikirlerinin doğruluğunu araştırıyor.; hükmünü onlarla veriyor. Ondan sonra kendi kendi verdiği bu hükme uygun, onu destekleyici sebepleri etrafında topluyor. Peşin vermiş olduğu hükmünü onlarla haklı ve meşru gösteriyor. Görülüyor ki düşünmek, kendimizi eşyaya değil, eşyayı kendimize uydurmaktır. Gerçek düşünce ise bundan farklıdır.
    [ varolmak, Nurettin Topçu ]

  6. #6

    Kayıt Tarihi
    25-02-2005
    Mesajlar
    354
    Karizma Gücü
    0
    Şeytan olmasaydı bizce meçhul...

    Neye nasıl hükmedeceksin.

    Kader şeytanla bizim varlığımızı şart kılmış.

    BEŞİNCİSİ: Kader, sebeple müsebbebe bir taallûku var. Yani, "Şu müsebbep, şu sebeple vukua gelecek." Öyleyse, denilmesin ki, "Madem filân adamın ölmesi, filân vakitte mukadderdir. Cüz-ü ihtiyariyle tüfek atan adamın ne kabahati var? Atmasaydı yine ölecekti."

    Sual: Niçin denilmesin?

    Elcevap: Çünkü, kader onun ölmesini onun tüfeğiyle tayin etmiştir. Eğer onun tüfek atmamasını farz etsen, o vakit kaderin adem-i taallûkunu farz ediyorsun. O vakit ölmesini neyle hükmedeceksin? Yalnız, Cebrî gibi sebebe ayrı, müsebbebe ayrı birer kader tasavvur etsen; veyahut Mutezile gibi kaderi inkâr etsen, Ehl-i Sünnet ve Cemaati bırakıp fırka-i dâlleye girersin.

    Öyleyse, biz ehl-i hak deriz ki: "Tüfek atmasaydı, ölmesi bizce meçhul." Cebrî der: "Atmasaydı yine ölecekti." Mutezile der: "Atmasaydı ölmeyecekti."
    Rahmet-i İlâhiyeden ümit kesilmez.Cenâb-ı Hak, bin seneden beri Kur'ân'ın hizmetinde istihdam ettiği ve ona bayraktar tayin ettiği bu vatandaşların(Türk Milletinin) muhteşem ordusunu ve muazzam cemaatini, muvakkat arızalarla inşaallah perişan etmez. Yine o nuru ışıklandırır ve vazifesini idame ettirir.

  7. #7
    ŞAHSUVAR adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-04-2005
    Mesajlar
    1,822
    Karizma Gücü
    8
    derler ki melekler, Allah ın insanı yeryüzüne halife kılınacağını öğrendiklerinde insanların yeryüzünde kan dökeceklerini nereden ve nasıl bilebilirler? şöyle bir ihtimal olmuş olabilir derler : Allah insan suretinde dünyada veya başka bir gezende daha önceden bir canlı yaratmış ve fakat o varlığa akıl vermemiştir. ve dolayısıyla bu insan suretli varlık sadece hayvan gibi yaşamış ve yaşamları hayvani boyutlarda gerçekleşmiştir. vahşi, kuvvetli olanın zayıfı öldürdüğü, belki yediği bildiğimiz hayvan suretli hiç bir ahlaki özellik de taşımayan bir varlık yaratmış olabilir Allah. Bu yüzden melekler Allah a "nasıl olurda böyle vahşi bir varlık bizden daha kıymetli olabilir senin nezdinde" gibi ifadeler kullanmışlardır.
    Ayetin devamında -gerçi yukarıdaki mealde yazmadım- Allah hz Ademe öğrettiği şeylerin isimlerini meleklere söylemesini ister ve bundan sonra melekler Allah a secde eder ve hz Ademe saygılarını sunarlar. Burada "isimlerin zikredilmesini ve konuşulmasını" tefsirciler "akıl sahibi bir varlık işareti" olarak meleklerin gördüğünü bu yüzden öncekinden farklı olacağını anladıklarını söylerler.
    bu ılahyatcılarda acayıb yorumlar yapıyorlar yav,
    derler kı melekler ınsanın yer yuzunde fesat cıkaracagını nerden bılırler.cevabı baska bır ayette gızlıdır....der kı,..."cınlerı ve ınsanları ancak bana ıbadet etsınler dıye yarattım"
    burda da anlasılacagı gıbı ALLAHU teala yer yuzune once cınlerı yaratıp gondermıstır.hatta bazı haberlerde soyle yazar.ALLAHU TEALA bu cınlerın bır kısmını uyarmak ve cezalandırmak ıcın harıs (sonradan seytan)adlı melegı ve kırk melek daha gonderdı ısını bıtıren harıs..yeryuzunde soyle bır dolastı ve hosuna gıttı.yanındakılere eger ALLAH BANA BURDA YASAMAYI teklıf etse ıdı gerı cevırmezdım dıyede ıclenır.gerı gıtmektede gec kalır.
    Diğer taraftan, meleklerden farklı olarak insana nefis ve şehevi hisler verilmiştir. Bu hislerin akislerinin görülmesi için insanların dünyaya gönderilmesi,
    allahu teala onceden ruhların seyrettıgı sıfatlarına aıt guzelıklerı yeryuzune sacmıs ve onları cesıtlı makamlara oturtmustur.bu guzelıklerın yok oldugunu gorup bır karanlıga gomulen ruhlar telaslanıp acaba bır hatamı yaptıkta bu azaba ugradık hıssıne kapılmıslardır.acıkama ıse onlara suan bulundukları makamların sebeblerının yeryuzune dagıltıldıgı ıletılmıstır.
    ıste ruhlarda ogunden bu yana o makamların ozlemını cekmektedır.ruyanın bır sırrıda bunun arkasında gızlıdır.uyuyunca ruhu ınsanı bu makamların pesıne duser lakın gereklı sebebler yer yuzundedır eger bunlardan(ımtıhan)gecmıs ıse bır kısmına muttalı olur ve zevk alır....neyse laf uzuyor...kusura akmayın bıraz tastık konudan
    tekbir,tekliftir...secde ise ilanı aşktır.

    Birligin kederi, ayrılıgın safasından daha hayırlıdır. (yayhabin Muaz)

    " YÜKSEK RUHLAR"

  8. #8
    adal adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    29-04-2005
    Mesajlar
    330
    Karizma Gücü
    0
    قَالُواْ سُبْحَانَكَ لاَ عِلْمَ لَنَا إِلاَّ مَا عَلَّمْتَنَا إِنَّكَ أَنتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ (Bakara-32)

    (Melekler: "Seni bütün eksikliklerden tenzih ederiz Ya Rab! Bizim için, senin bize bildirdiğinden başka bilgi mümkün değildir. O her şeyi bilen hüküm sahibi sadece Sensin Sen!" dediler. )

    Varsyımlar üzerine konuşmanın gereksiz olduğunu düşünüyorum.

  9. #9
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    07-03-2008
    Mesajlar
    6,249
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Şeytanın ne olduğu Kuranda tam anlamıyla açıklanmamıştır.Kimi yerde cindir ,kimi yerde ayrı bir varlıktır ,kimi yerdede Allaha itiraz eden melektir.

    Neyse ne..Sonuçta ,insanları şaşırtmakla görevli Allaha hizmet eden bir varlıktır.Amacı ,zaten Allahı tam anlamıyla bilememeğe rağmen,şaşırtmakve insanın Allahı bulmasına engel olmaya çalışan bir yaratıktır.

    İnsanın sınavı, kendisine verilen en büyük mucize akıla karşılık ,hem Allah hakkında yeterince bilgi edinemiyecek,hemde şeytan tarafından şaşırtılacak,buna rağmen doğruyu bulursa meleklerden üstün,neredeyse Tanrıdan sonra ikinci saygınlıkta olacak.İşte zorlu sınav bu.Kopya yok,üç kağıt yok hak eden kazanacak.Bilinmezlik ve şaşırtmaların karşısında doğruyu bulmak.Aslında bu zorda değil çünkü bunu başarabilmenin şifreleri bizim yaradılışımızda bize verilmiş.Hem zahaffımız hem gücümüz.

  10. #10
    XLEONX adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-10-2005
    Mesajlar
    1,513
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı aslanbash tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    “Hani, rabbin meleklere, ben yeryüzünde bir halife yaratacağım dedi. Onlar, Bizler hamdinle sana tesbih ve seni takdis edip dururken, yeryüzünde fesat çıkaracak, orada kan dökecek insanı mı halife kılıyorsun? dediler. Allah da onlara, sizin bilemeyeceğinizi herhalde ben bilirim dedi.” (Bakara Sûresi, 30)

    bu ayetle ilgili tefsircilerin ve ilahiyattaki bazı hocalarımın yorumlarını yazmak istiyorum.
    çünkü gerçekten çok ilgimi çekti :

    derler ki melekler, Allah ın insanı yeryüzüne halife kılınacağını öğrendiklerinde insanların yeryüzünde kan dökeceklerini nereden ve nasıl bilebilirler? şöyle bir ihtimal olmuş olabilir derler : Allah insan suretinde dünyada veya başka bir gezende daha önceden bir canlı yaratmış ve fakat o varlığa akıl vermemiştir. ve dolayısıyla bu insan suretli varlık sadece hayvan gibi yaşamış ve yaşamları hayvani boyutlarda gerçekleşmiştir. vahşi, kuvvetli olanın zayıfı öldürdüğü, belki yediği bildiğimiz hayvan suretli hiç bir ahlaki özellik de taşımayan bir varlık yaratmış olabilir Allah. Bu yüzden melekler Allah a "nasıl olurda böyle vahşi bir varlık bizden daha kıymetli olabilir senin nezdinde" gibi ifadeler kullanmışlardır.
    Ayetin devamında -gerçi yukarıdaki mealde yazmadım- Allah hz Ademe öğrettiği şeylerin isimlerini meleklere söylemesini ister ve bundan sonra melekler Allah a secde eder ve hz Ademe saygılarını sunarlar. Burada "isimlerin zikredilmesini ve konuşulmasını" tefsirciler "akıl sahibi bir varlık işareti" olarak meleklerin gördüğünü bu yüzden öncekinden farklı olacağını anladıklarını söylerler.

    hoşuma gitmiş olan ilginç bir yorumdu. Doğrusunu Allah bilir.

    Hz. Adem in cennet ten kovuluşuyla ilgili de ilginç sorular bulunmaktadır.
    Bu soruları tabiki de kafa bulandırmak için değil, belki cennetin mahiyetinin bu dünyadaki ölçülerden çok daha farklı olduğunu ifade edebilmek için yazıyorum :

    Şeytan Allaha isyan ettikten ve huzurdan kovulduktan sonra nasıl oluyorda cennete girebiliyor ve Hz. Ademle Hz. Havvanın aklını çelebiliyor.

    Hz Adem ve Hz. Havva nasıl oluyorda Allah ın huzurundan kovduğu bir varlığa inanabiliyorlar - ki şeytan onları "dediğimi yaparsanız Allah a daha yakın olursunuz" diyerek kandırmıştır-

    İslam alimlerinin bu konuda pek tabi ki mantıklı cevapları oolmakla birlikte hepsi birer yorumdur. Ben burada yazmayacağım bu yorumları siz tahmin edin.
    Zaten topikle de çok alakalı değil.
    son söylediklerin gerçekten hocaların yorumlaması gereken bi konu

    ben biraz bu konuda bilgi vermek istiyorum


    Araf 14 - (İblis) dedi: (Bari) bana (insanların) tekrar diriltilecekleri güne kadar süre ver."

    15 - (Allah) buyurdu: "Haydi sen süre verilmişlerdensin."

    16 - "Öyleyse, dedi, beni azdırmana karşılık, and içerim ki, ben de onlar(ı saptırmak) için senin doğru yolunun üstüne oturacağım."

    18 - (Allah) buyurdu: "Haydi, sen, yerilmiş ve kovulmuş olarak oradan çık. And olsun ki,onlardan sana kim uyarsa, (bilin ki) sizin hepinizden (derleyip) cehennemi dolduracağım."

    ewet burda şeytan cennetten kovuluyor ancak nasıl oluyorda şeytan cennette değilken adem ve havvayı kandırabiliyor

    Allahc.c , şeytana insanlara vesvese vermesi için ona ruhsat veriyor izin veriyor işte bu izinle Adem le havvayı kandırabiliyor
    akıllarına vesvese sokuyor

    bu konuda tefsirciler şöle bi yorum getirmiştir

    1- Hasan Basrî hazretleri demiştir ki: Yüce Allah'ın vermiş olduğu bir kuvvet ile, yerden göğe veya cennete vesvese ulaştırabilmiştir. Bu mânâya göre "hayye" (yılan) tabirinin, insan için yılan gibi zehirli bir hayatî kuvvetten kinâye olması söylenebilir.

    ayrıca şeytanın kovulması bir nevi cennet nimetlerinden faydalanamaması anlamında da olabilir yani Allah c.c. ın izniyle adem ve havva (a.s)a bir şekilde ulaşabilmekte

    peki Adem ve Havva nasıl oluyorda kovulmuş şeytanın lafına uyuyorlar

    peki ben size soruyorum arkadaşlar
    günlük hayatınızda mutlaka yaptığınız kötü işler oluyodur
    siz nasıl oluyorda kovulmuş şeytana uymaktaysanız işte adem ve havva a.s da bu şekilde ona uyuyolar

    selam ve dua ile
    Bu mesaj en son " 15.08.08 " tarihinde saat 05:26 itibariyle XLEONX tarafından düzenlenmiştir...

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •