• Reklam
3 sonuçtan 1 --- 3 arası gösteriliyor
  1. #1
    AŞIK Nizam'ül-Mülk adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    20-08-2005
    Mesajlar
    34
    Karizma Gücü
    0

    Hakikatin peşinde Kass ibn Saide

    Basra körfezinde bir balıkçı beldesi... Son peygamberin beklendiği yıllar...
    Bahreyn henüz ülkeden sayılmaz, havaliyi Rebia kabilesinin reisi Kass ibn Saide’den sorarlar. Kass güçlü bir aileye (Adnaniler’e) mensuptur ama onu soyundan ziyade Arab edebiyatına olan vukufiyeti ile tanırlar. Sıradan bir mevzuda konuşurken bile cümleleri su gibi akar, mısraları kulak okşamakla kalmaz, gönül tellerini de titretir, bazen silkeler ve sarsar.

    Bunlar Hıristiyandırlar ancak tevhid inancından taviz vermez, iyi bir mümin olmaya çalışırlar. Ellerinde hakiki İncil yoktur ve Hazret-i İsa’ya lâyıkiyle uyamamanın sıkıntısını yaşarlar. Kass ibn Saide geleceği vaadedilen ahir zaman peygamberinin vasıflarını okuyunca çok heyecanlanır, hürmetine kâinatın yaratıldığı Servere hizmet edebilmeyi, uğrunda ölebilmeyi çok arzular.

    Alametler belirdikçe içi içine sığmaz, esen yelden, uçan kuştan haber sormaya başlar. Ses mi alır, koku mu duyar? Orasını bilemiyoruz ama izler işaretler Hicaz’a çıkar. Bükük beline, çökük gözlerine aldırmaz, Ukaz Panayırının kurulduğu günlerde Mekke’de olmaya bakar.

    Civar kabilelerden gelenleri tek tek kenara çeker, bıkıp usanmadan “yeni bir din duydunuz mu”, “peygamber olduğunu söyleyen birine rastladınız mı” diye sorar. Ama ne yazık ki beklediği cevabı alamaz.

    Bilirsiniz Araplar ediplere çok meraklıdırlar. Böyle bir söz üstadını da kaçırmaz, kızıl tüylü bir deve üzerine çıkarır, etrafında toplanırlar. Kass kelimelerle raks etmekle kalmaz, istikamet çizer, ufuklar açar.

    Unutulmaz nutuk
    “Ey insanlar! Geliniz! Dinleyiniz! Belleyiniz! İbret almaya ihtiyacınız var! Yaşayan ölür, ölenler fena bulurlar. Yağmur yağar, otlar biter, koyunlar kuzular. Çocuklar ana ve babalarının yerlerini alırlar. Giden gelmez, gelen durmaz, ömürler birbirini kovalar.

    Unutmayın ki ölüm ırmağına kolay girilir, fakat tutunacak sahili bulunmaz. Bu girdap genç yaşlı dinlemez, vadesi dolanı yutar. Acaba gidenler hoşnud kaldıkları için mi dönmüyorlar? Yoksa derin bir uykuya mı daldılar?

    Ey insanlar! Hani aba, nerede ecdat? Hani süslü kaşaneler, nerede taş saraylar. Hani Ad ve Semud? Nerede Firavun ve Nemrud? Onlar sizden daha zengin ve daha kalabalıktılar. Toprak değirmeninde öğütüldüler, toz oldular. Evleri ıssız kaldı, yurdlarını köpeklere bıraktılar. Herkes ölümlüdür ama Cenab-ı Hak asla!

    Ey insanlar, dikkat edin! Kulak kesilin! Gökyüzünde haberler, yeryüzünde işaretler var. Yıldızlar, denizler bir şey fısıldıyorlar.

    Yemin ederim ki yeni bir dinin vakti geldi. Allah indinde din, bu din olacak. İnananlara müjdeler olsun, inkarcılar çok yanacak. Allahü teâlâ öyle bir Peygamber gönderecek ki ancak ona uyanlar kurtulacak. Zannetmeyin ki daha vakit var, kimbilir belki de o güzel Nebi’nin gölgesi üzerimize düşüyor.

    Evet, Efendimizin gölgesi olsa Kass’ın üzerine düşebilir, zira Server-i âlem dinleyiciler arasındadır ve ünlü edibin gözlerine bakar.

    Bir başka muvahhid
    Dönelim Bahreyn’e... Kass ne yazık ki müjdelediği Resule kavuşacak kadar yaşayamaz. Yerini yine tevhide inanan Carud Bişr bin Amr’a bırakır. Yeni emir, hasretle beklenen Peygamberin zuhur ettiğini duyunca eşrafı toplar, 21 arkadaş Medine’ye koşarlar.

    Efendimiz onları çok sıcak karşılar, İslamiyet hakkında bilgiler verir ve imana çağırırlar. Bahreynliler zaten buna hazırdırlar, hep beraber Kelime-i şehadet getirir, İslamın askeri olurlar.
    Efendimiz sohbet esnasında onlara Kass ibn Saide’yi tanıyıp tanımadıklarını sorar.

    Carud başını mânâlı mânâlı sallar, “buraya gelmemizi o vasiyet etmişti” der ve eski emirlerini hayırla anar. Meclistekiler ünlü edibin Ukaz Panayırında kızıl tüylü deve üzerinde yaptığı konuşmayı hayal meyal hatırlarlar.

    O gün Kass’ı dinleyenlerden biri de Hazreti Ebubekir(radıyallahü anh)’dir ki, o, bir kere duyduğunu unutmayan bir dâhidir. Efendimiz sadık dostundan zikredilen nutku okumasını isterler.Hazreti Ebubekir (radıyallahü anh) kelimesi kelimesine okumakla kalmaz, Kass’ın ses tonunu da yakalar, vurguları aynı Kass gibi yapar. Bahreynliler bir an reislerinin yaşadığını sanır ve çok duygulanırlar.

    Körfezde çiçek açar
    Efendimiz, kendisine görmeden inanan ve birçok insanın inanmasına vesile olan Kass ibn Saide’nin kıyamet günü ümmeti arasında olacağını ümit eder, onun için dua buyururlar. Carud ve yanındakiler bir süre daha Medine’de kalır, İslamiyet hakkında bilgi sahibi olurlar. Efendimiz Carud’u (radıyallahü anh) kendi memleketine emir yapar.

    Hazret-i Carud(radıyallahü anh), kabilesinin hidayetine vesile olur, Bahreynliler Resullullah Efendimizin vefatından sonra irtidat edenleri hizaya sokarak büyük bir hizmette bulunurlar. Hazret-i Carud(radıyallahü anh),2.Halife Hazreti Ömer(radıyallahü anh) devrinde İran seferine katılır, çocuklarını da peşine takar.

    Hazreti Ali (keremallahü vecheh) bu aileye çok güvenir, nitekim Hazret-i Carud(radıyallahü anh)'un oğlu Münzir’i vali olarak İstahr’a yollar.
    Bahreynliler Kass ibn Saide’yi unutamaz, onu daima hayırla anarlar...
    Ahmet Sırrı Arvas
    Türkiye Gazetesi

  2. #2
    kotubocek adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-05-2005
    Mesajlar
    1,224
    Karizma Gücü
    0
    Allah razı olsun kardeş çok güzel bir yazıyı taşımışsın buraya,Kass ibn Saide henüz peygamberlik gelmemiş birine inanıyor,görmemiş sadece geleceğini duymuş ama inanıyor...
    ama biz burada hala gelmiş geçmiş evliya'ları,sahabe-i kiram'ları ve ulemayı tartışıyoruz,kiminin yazdığı kitaba onun bunun yazdığı diyoruz kimine yalancı diyoruz, oysa biz kim oluyoruzki bu konuları bu kadar rahat yazıp tartışabiliyoruz,biz ancak okuyabiliriz,bırakalım tartışma işini ilim ehli insanlar yapsınlar.

    TF-BeşiktAŞK


    semtimiz erkek semti aşık eder herkesi,
    üzerimden eksilmesin bayrağımın gölgesi,
    işte biz kötü günde hep omuz omuzayız,
    övünmek gibi olmasın biz karakartallıyız!!..
    MUHTEŞEM BEŞİKTAŞ TARAFTARI




    -imzada izinsiz reklam yasaktır-

  3. #3
    Zindan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-05-2004
    Mesajlar
    658
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı kotubocek tarafından gönderildi.
    ama biz burada hala gelmiş geçmiş evliya'ları,sahabe-i kiram'ları ve ulemayı tartışıyoruz,kiminin yazdığı kitaba onun bunun yazdığı diyoruz kimine yalancı diyoruz, oysa biz kim oluyoruzki bu konuları bu kadar rahat yazıp tartışabiliyoruz,biz ancak okuyabiliriz,bırakalım tartışma işini ilim ehli insanlar yapsınlar.
    Ben ehil degilim sen ehil degilsin peki kim ehil, fikirlerin saygi gorup deger kazanmasi icin kac yuzyil gerekiyor? Dusunme, fikir yurutme isini kim yapacak bundan sonra.Su an bir kitap yazalim 1000 yil sonra (Allah izin verirse) bunu okuyup tartisanlar birbirlerine su andaki yaptigin yaklasimla "tartismayin o zat yanlis bir sey yazmaz" desin.Simdi bu olacak ismidir.Hatadan munezzehligi ne kadar hoyratca savuruyorsunuz saga sola.

    (kusura bakmayin konuyla alakasiz oldu, bu arada yazi guzel olmus eline saglik)
    "Ain't Gonna Rain Anymore"

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •