• Reklam
5 sonuçtan 1 --- 5 arası gösteriliyor
  1. #1
    QUEEN mernes adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    20-02-2005
    Mesajlar
    44,521
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    25

    Okul fobisine dikkat

    Okul fobisine dikkat

    Okula yeni başlayacak çocukta, oluşabilecek kalıcı rahatsızlıklara karşı aileleri uyaran uzmanlar, okulun çocuğa sevdirilmesi gerektiğini belirtiyorlar...

    Okula yeni başlayacak çocukta, genellikle anneden ayrı kalma duygusuyla başlayabilecek okul fobisine karşı aileleri uyaran uzmanlar, gelecekte tik, kekeme, okul ve çevresine duyarsızlık ve başarısızlığı da beraberinde getirebileceği için, okulun çocuğa sevdirilmesi gerektiğini belirtiyorlar. Nevşehir Rehberlik Araştırma Merkezi Müdürü Yusuf Çağlayan, okula yeni başlayacak çocuklarda okulu reddetme, hırçınlık, öfke ve ağlama nöbetlerinin sıklıkla görülebileceğini, bu sorunun, anne ve babanın desteğiyle ortadan kaldırılabileceğini kaydetti.

    Endişe ve korku

    Velilerden, çocuklarına okula neden gitmesi gerektiğini anlatmalarını isteyen Çağlayan, şöyle konuştu: "Anne ve çocuk arasındaki sıkı yakınlaşma, anneyi kaybetme korkusu gibi nedenler, çocukta okula olan ilgiyi önceleri azaltabilir. Bu durum, aşırı ilgi gösterilen, sokaktaki oyun alanı daraltılan çocuklarda daha fazla görülebilir. Böyle bir ortamda yetişen çocuklar, okula uyum konusunda sıkıntı yaşar. Kardeşi olan bazı çocuklar da okula gittiğinde, kardeşinin kendi yerini alacağı endişesi taşırlar."


    TÜRKYAŞAM
    FENERBAHÇELİLE

    Hep DESTEK
    Tam DESTEK!!



    Benimle onun arasında kaldıysan, onu seç!
    Çünkü beni gerçekten sevseydin, beni seçenek yapmazdın.

  2. #2
    selmaatak adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-06-2005
    Mesajlar
    87
    Karizma Gücü
    0

    Onay Okul Fobisine Çözüm

    Okul fobisi - Okul korkusu

    Eylül ayının gelmesiyle birlikte çocuğu olan ailelerde bir telâş başlar. Bu tatlı telâş, okula yeni başlayacak olan çocukların ailelerinde diğerlerine nazaran çok daha yoğun ve anlamlıdır.

    Sorunsuz geçmesini dilediğimiz bu dönemde bazı ailelerde birtakım problemler baş gösterebilir. İşte bu noktadan hareket ederek, bu ayki yazıyı okul korkusu ve okul fobisine ayırmaya karar verdim.
    Korku, çocuğun hayata uyum sağlamasını ve güvende kalmasını sağlayan son derece normal bir duygudur. Ancak bu duygu, sosyal hayata adapte olmayı zorlaştırıyor ve imkânsız kılıyorsa, önlem almamız gerekir.

    Okul korkusu ile okul fobisini karıştırmamamız gerekir. Belirtileri ve davranışa sebep olan etkiler birbirinden farklıdır. Okul fobisi, korkuya göre daha kompleks bir hal almıştır ve tedavi gerekebilir.
    Okul korkusu sosyal açıdan çekingen, ilişkiye girmekte güçlük çeken çocuklarda görülür. Aile profilleri, çocuğundan kesin başarı ve mükemmellik bekleyen, bağımlı ailelerdir. Sorunun, anneden ayrı kalmakla yakından ilişkisi vardır. Bu çocuklar annelerini kaybedecekleri endişesi taşırlar çoğu zaman. Evde huzurlu olup anneleri ya da tanıdıkları yanındayken huzurludurlar. Arkadaş ilişkileri iyidir. Özellikle ilkokula yeni başlayan çocuklarda ve okulun ilk günlerinde sıkça rastlanmaktadır. Bu sorun daha kompleks bir hale getirilirse okul fobisine dönüşebilir.

    ÇÖZÜM İÇİN BİRLİKTE HAREKET

    Okul korkusu, aile bireylerinin tümünü ilgilendirir. Herkes kendi üzerine düşeni yapmalı ve birlikte hareket ederek sorunun daha karmaşık bir hale gelmesi önlenmelidir. Çocuk, korkusundan dolayı ayıplanmamalıdır. Bu durumun normal olduğu ve anlaşıldığının mesajı verilmelidir. Duygularını inkâr etmemeliyiz, fakat okula gitmesi konusunda ısrar etmeliyiz. Bunun nedenlerini de çocuğa açıklamalı tüm çocukların aynı durumda olduğu, yeni bilgiler öğrenmesi ve arkadaşlıklar edinmesi için okula gitmesinin zorunlu olduğunu söylemeliyiz. Bu konuda anne veya baba çocuğu çok ağlıyor diye, “Bugün de okula gitmeyiversin” tarzında bir yaklaşıma girmemelidir. Buna aile büyükleri de dahildir. Bu konuda şefkat göstermek çocuğa zarar verecek, okula alışmasını engelleyecektir. Kendimizi çocuğun yerine koyup bu endişenin nedenlerini anlamaya çalışmak ve buna göre önlemler almamız gerekmektedir. Çocuğu aşağılamamak, davranışını şımarıklık ya da ilgi çekmek olarak nitelendirmemek yerinde olur. Böyle zamanlarda her zamankinden daha kararlı olmalı, zafiyet göstermemelidir. Sorunu görmezlikten gelip başka senelere devretmek problemi daha da karmaşık hale getirir. Böyle bir durumda ebeveyn, çocuğuna okuldan kaçış yolunun ağlamakla mümkün olacağını göstermiş olur. Bunların yanında çevresel faktörleri de araştırmalı, öğretmenin ve okulda çalışanların tavırlarını incelemelidir. Ancak bunu yaparken çocuğun yanında öğretmenini veya okulu kötülemek en büyük yanlış olup, çocuğun okuldan iyice soğumasına neden olacaktır. Çocuğunuza zaman tanımalısınız. Büyük ihtimal belli bir süreç geçirilip okula alışıldıktan sonra bu problemler kendiliğinden hallolacaktır. Çocuğa sorumluluğunu hissettirmek adına, okula gitmesi gerektiği; eğer gitmezse derslerden geri kalacağı, yeni bilgileri öğrenemeyeceği söylenebilir.

    Çocuk yetiştirirken bağımlı çocuklar yetiştirmemeli, onlara yaşına uygun sorumluluklar vermeliyiz. Böyle yetişen ve özgüven kazandırılan çocuklarda okul fobisi yerleşmemektedir. Ayrıca sosyal ortama çok girip çıkan ve insanlarla bu bağlamda ilişki kurup, konuşan çocuklarda da buna rastlanması zordur.
    Arkadaş deneyimi olan çocuklar okula çok daha çabuk alışırlar. Özellikle birkaç sene anaokulu deneyimi olan çocukların çoğunlukla böyle bir sorunları yoktur. Çocuğun anneye aşırı bağımlı olmaması için sürekli meşgul olacak etkinlikleri olmalıdır.

    Anne ve babanın boşanması, birinin ölümü, maddî durumların bozulmasından kaynaklanan stres ortamları, yeni bir kardeşin doğması, annenin hastalanması, ev taşınması ve yine yakın bir akrabanın ölümü gibi özel durumlarda da okul fobisi oluşabilmektedir. Çocuğunuz eğer size okula gitmek istemediğini söylüyor, okulda hiçbir şekilde kalamıyor, iştah kaybı ve psikomatik şikayetleri (bedensel yakınmalar) de varsa çocuk psikiyatristine gitmeniz gerekir. Bu gibi sorunları aile-öğretmen–hekim üçgeninde çözmeniz doğru olacaktır.

    Okul fobisinin en sık görüldüğü zaman ilk kez okula başladığı yıllar olan 5-7 yaş ve büyük sınıflara başladığı 11-14 yaşları arasıdır. Demek ki, yeni deneyimler bu çocuklar için zor geçmektedir. Okul fobisinde bedensel yakınmalar olan mide bulantısı, karın ağrısı, kusma, baş dönmesi, kramplar görülebilir. Ve bu tam okula gidecekken ya da Pazar günleri ortaya çıkarak aileyi zor bir durumda bırakabilir. “Okula gitme istersen!” sözüyle bütün bu yakınmalar sona erer. Bazen bu bedensel yakınmalara ek olarak depresyon, saplantılı davranışlar da eşlik edebilir.

    Eğitim, aile ve öğretmenin birlikte yürüteceği zorlu bir iştir. Öğretmen çocuğun dünyasında en etkin ve vazgeçilmez kişi olduğundan, çocuğunuzun durumunu anlatarak ondan yardım alabilirsiniz.
    Öğretmen çocuğun kendisini çaresiz hissetmesine neden olacak sert davranışlardan kaçınmalıdır. Çocuğa karşı anlayışlı olmalı, onların ilgisini çekecek aktiviteler yapmalıdır. Oyunu da öğrenmenin bir parçası olarak görebilmelidir. Çocuğa yapabileceği görevler vermeli, sınıfta çok zorlamamalıdır.

    OKULA UYUM İÇİN ATILACAK ADIMLAR

    Çocuğunuzun okula kademeli olarak alışması sağlayabilirsiniz. İlk gün bir saat, ikinci gün yarım gün, üçüncü gün tam gün gibi. Anne de kademeli olarak kararlı bir şekilde ilk gün sınıfta, ikinci gün sınıf dışında, üçüncü gün bahçede bekleyebilir. Ancak ebeveynlerin okulda kalış süreleri daha fazla uzadığı durumlarda okul, öğretmen ve aile açısından sıkıntılı durumlar ortaya çıkabilir. Sıklıkla böyle durumlarda diğer öğrenciler de ailelerini yanlarında görmek istemekte, öğretmen dersini rahat işleyememekte, sınıf düzenini sağlamakta zorlanmaktadır. Bunun için aile çocuğa her şeyi detaylı anlatmalı ve kararlı olmalıdır. İlkokulda çocuğun sevdiği bir eşyasını okula götürmesi faydalı olabilir. Çocuk sınıfa girmek istemese bile okula getirilmelidir. Okuldan uzak kalması zararlı olur. Okul bahçesinde ve okulda sınıfa girmeden gelmesi evde bekletilmesinden çok daha yararlıdır. Okullar anne ve babaları eğitip okulda bakımın ve eğitimin düzgün olduğu konusunda aşırı kaygılı aileleri rahatlatmalıdırlar. Okula başlamadan önce çocuğun yanında kaygı dolu konuşmalar etmeleri de böylece önlenmiş olur.

    Çocuktan ayrılırken vedalaşmaları kısa tutmak, bu durumun normal bir süreç olduğunu çocuğa hissettirir. Gün içinde okulda yaşananları anlatmak iyi gelecektir. Korkuları ve endişeleri konusunda konuşmak, duygularını boşaltma yolu olacağından ruh sağlığı açısından yararlı bir davranıştır. Konuşurken yorum yapmadan dinlemek daha uygundur. Verdiğiniz ani tepkilerle çocuğun arkadaş ortamına alışamamasına ve öğretmeninden soğumasına neden olabilirsiniz. Öğretmen soğuk ulaşılmaz bir otorite değil, sıcak güvenilir bir ortam sunuyorsa, zamanla çocuk okula alışacaktır. Gereksiz endişelerden kurtulmamız ve çocuğun okula gitmesi konusunda kesin kararlı olmamız işimizi yarı yarıya kolaylaştıracaktır. Eğer yoğun endişe çocuktan önce bizde mevcutsa öncelikle bizim uzman yardımına ihtiyacımız olduğunu unutmayalım ve mutlaka profesyonel yardım alalım. Çünkü endişe duygusu sosyal olarak bulaşıcıdır. Bu duyguyu çocuğumuza transfer etmeyelim.

    Kaynak: Bizim Aile Dergisi
    İnsan bir yolcudur.
    Sabavatten gençliğe, gençlikten ihtiyarlığa, ihtiyarlıktan kabre, kabirden haşre,
    haşirden ebede kadar yolculuğu devam eder.
    Her iki hayatın levazımatı, malik'ül Mülk tarafından verilmiştir.
    B.S.N.


    ... ::: TurkForum Kadınlar Klubü Üyesidir ::: ...
    Gurbetciler Birligi

  3. #3
    peremeci adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-02-2005
    Mesajlar
    259
    Karizma Gücü
    0
    bilgiler için teşekkür ederim
    ÇANAKKALE

    Ronaldinho-Fatih Akın

    BARCELONA





    İNTO THE WEST...X-FİLES...SİX FEET UNDER...SOUTH PARK
    THE SİMPSONS...CARNİVALE


    Hiç silahları yok.Son derece sade, dürüst eli açık insanlar. Herhangi birinden sahip olduğu herhangi bir şey istenince hemen veriyorlar. Kötülüğün ne olduğunu hiç bilmiyorlar, çalmıyorlar öldürmüyorlar. Dünyada onlar kadar tatlı dilli insanlar yoktur. Her zaman gülüyorlar..."
    (Kolomb'un günlügünden)

  4. #4

    Kayıt Tarihi
    05-09-2005
    Mesajlar
    3
    Karizma Gücü
    0
    Bilgilerin ve paylaşıp emek verdiğin için teşekkür ederim.Saygılarımla.

  5. #5
    egeli_sel adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    29-11-2005
    Mesajlar
    9,683
    Karizma Gücü
    0

    Başarılı Okul Korkusu

    OKULLAR AÇILIRKEN “ÇOCUKLARDA OKUL KORKUSU’’ NA BAKIŞ






    Okulların açılmasına sayılı günler kala evlerde bir telaş var.Bazı evlerde ilk kez okullu olmanın heyecanı ve tedirginliği yaşanırken bazı evlerde ise tatilin bitmesiyle birlikte tekrar okula başlayacak olmanın korkusu yaşanıyor.




    Çocuklar için korku da diğer duygular gibi normal yaşamın bir parçasıdır.Çocukların korkularını ifade edebilmeleri normal ve sağlıklı büyümelerinde önemlidir.Normal korkular çocuğun çevresi ile uyum sağlamasının ve kaygıları ile başetmesinin bir yoludur.

    Ancak çocuğun uyum sağlamasını engelleyen korkular da vardır ki bunlardan biri de okul korkusudur.Okul korkusu her çocukta rastlanan bir durum değildir ama ortaya çıkması halinde çocuğun okul yaşantısını olumsuz etkileyerek akademik başarısını engeller.


    Okul korkusu daha sıklıkla okula yeni başlayan çocuklarda gözlenmekle birlikte okul yaşantısı olan çocuklarda da ortaya çıkabilen bir durumdur.Anneden ayrı kalma ve terk edilme korkusuyla ilişkilidir.Çocuk annenin yokluğunda kendisine ve annesine bir zarar geleceği,terk edileceği endişesini yaşar.Çocuk hiç tanımadığı bir yerde,hiç tanımadığı bir otoriteyle(öğretmen) yalnız kaldığında korkar ve ailesinin yanında sıcak evinde olmayı ister.




    Bir gün aniden okula gitmek istemediğini söyleyebilir ; bunun için birçok gerekçe de sıralayabilir.

    Zorlamalar karşısında panik olur,endişe duyar;başı ağrır ,midesi bulanır,ağlar ve gitmemek için direnir.Bazı çocuklar aile zorlaması karşısında yola çıkar ancak ya yoldan döner ya da dersten çıkıp eve geri gelir.

    Çocuk artık her sabah bedensel bir yakınmayla uyanır;ya başı ağrır ya midesi bulanır.Okula gitmek istememesinin sebebi olarak ailesine ; ya arkadaşlarından ya da öğretmeninden yakınır
    Okul korkusunda en sık görülen nedenler;


    Okul korkusunun kaynağı genellikle anneden ya da anne yerine geçen kişiden ayrılma korkusudur.

    Ayrı kalma kaygısı anne ve babada varsa çocuk bu kaygıyı öğrenmiştir.

    Çocuk kendi yokluğunda anne ya da babasına bir şey olmasından korkmakta ya da kendisini terk edip gideceklerinden korkmaktadır.

    Anne ve baba çocuğu kendilerine bağımlı yetiştirmişlerse, çocuğun özgüvensizliği okuldan korkmasına neden olur.

    Çocuk yalnız başına kendisini güvensiz hissetmektedir.

    Okul korkusu geliştiren çocuklar genellikle başarı kaygısı olan, uslu, uyumlu, aşırı onay bekleyen çocuklardır. Bu kişilik özelliklerine sahip çocuklarda tetiği çeken bir etken hastalığı başlatır (ailede hastalık, ailede sosyoekonomik bir kriz, kardeş doğuşu, göç, bir kayıp, okul veya öğretmen değişikliği, okulda onurunu, bedeninin tehdit eden bir durum gibi).

    Sıralanan bu nedenlere de baktığımızda erken çocukluk döneminde sürekli anne baba desteği almış,sorumluluk verilmemiş,sorumluluk almadığı için de özgüveni gelişmemiş çocuklarda okul korkusu yaşama olasılığı daha yüksektir.



    Okul korkusunun belirtileri;



    İsteksizlik, alınganlık ve sinirlilikte artış varsa,

    İştahsızlık ve uykuda huzursuzluk varsa,

    Okula karşı ilgisiz ve tepkisiz davranıyorsa,

    Okulda ve evde nedensiz yere ağlamaya, kavga etmeye ve dikkat çekmeye çalışmaya başladıysa,

    Evde kalmak ve okul ödevlerini kaçırmak arasında seçim yapamayıp aşırı kaygılı olduysa,

    Sık sık hasta olmadığı halde baş veya karın ağrısı bahane ederek şikayet ediyorsa,

    Okula giderken ağlama, hastalanma ya da okula gitmeyi istememe davranışları geliştiriyor ve evde kalmasına izin verilince bunlar birdenbire kayboluyorsa,

    Okula gitmediği için suçluluk duymuyorsa,

    Okula devam ettiği zamanlarda iyi bir öğrenci olabiliyorsa; okul korkusundan şüphelenilebilir.
    Öneriler;

    Okula gitme konusunda ödün verilmemeli, mutlaka okula gitmesi sağlanmalıdır.
    Çocuğa, okulun amacını açıklamak, okula gitmesi konusunda ailenin tüm fertlerinin kararlı ve tutarlı olması işe yarar. Okula gitmemesi halinde yapılan çalışmalardan geri kalacağı ve bunun kendisi için bazı aksaklıklara yol açacağını anlatmaya çalışılmalıdır.
    Çocuğun kendini terkedilmiş ve yalnız hissetmesine yol açacak davranışlardan kaçınmalıdır.
    Korkusu yüksek bir seviyede ise ilk hafta okula birlikte gidip dönüşte almaya geleceğinizi belirtebilirsiniz. Tutarlı olursanız onu terk etmeyeceğinizi anlar.
    Okula gitmediğinden dolayı çocuğu suçlamamalı, korkusu ve gözyaşlarıyla alay edilmemelidir.
    Vedalaşmaları çabuk ve kısa süreli tutarak, gerekli açıklamaları yapıp, ayrılıkların doğal olduğu hissettirilebilir.
    Ona gününüzün nasıl geçeceğini anlatıp, onunla gününün nasıl geçtiği hakkında konuşmak her ikinizi de rahatlatabilir.
    Çocuğa okula gitmesi gerektiği, zaman geçerse bu korkuya birde derslerden geri kalmış olmanın korkusunun ekleneceği söylenmelidir.
    Çocuğun endişeleri, duyguları üzerinde konuşmak, hem sıkıntısını paylaşmasını hem de anlaşıldığını hissedip rahatlamasını sağlar.
    Bu sıkıntılı durumun geçici olabileceği, kendisiyle aynı durumda olan başka çocuklarında olduğu anlatılabilir.
    Okulla işbirliği yapılmalıdır.
    Boş zaman ve oyun becerileri kazandırarak anne babaya bağımlılık azaltılabilir.
    Arkadaş toplantıları düzenleyerek, sosyal beceriler kazanmasına fırsat tanınabilir.
    Anne babanın beklenti düzeyini gerçekçi kılıp çocuğa zaman tanıması korkuyu yenmesini kolaylaştırabilir.
    Eğitmen Esin Sağlamcı



    :hzOSEM:hz


    ÇILDIRIN, ÇILDIRIN, ÇILDIRIN


 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Bu Okul Yıkılmasın!
    2005 Konuları bölümünde malibar tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 10.06.05, 23:08

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •