İnsanlara karşı sert veya yumuşak davranılması konusunda şöyle bir hikâye anlatılır:
Rüzgârla Güneş, hangisinin daha güçlü, kudretli olduğu üzerinde konuşurlar. Rüzgâr, gücüne güvenip; Ben senden kudretliyim, Güneş de; Her zaman kaba kuvvet işe yaramaz der. Sonunda tecrübe etmeye karar verirler.
Rüzgâr Güneşe, Senden daha kudretli olduğumu şimdi sana göstereceğim. Bak şu ihtiyarın paltosunu sırtından nasıl çıkartacağım, gör! der.
Rüzgâr kuvvetle esmeye başlar. İhtiyar, açılan paltosunun iki yakasını hemen elleri ile sıkıca tutar. Rüzgâr, paltoyu sırtından bu hâliyle atamayacağını anlayınca, fırtınaya dönüşür, ama ihtiyar paltosuna daha çok sarılır. İşi sağlama almak için de düğmelerini iyice ilikler.
Bunun üzerine Güneş, Sen beceremedin, bak şimdi ben güzellikle, tatlılıkla ihtiyarın paltosunu şimdi nasıl çıkarttıracağım, gör der. Saklandığı bulutun arkasından çıkan güneş, bir gülümsemeyle, tatlı bir sıcaklıkla ortalığı ısıtıverir. İhtiyar terlemeye başlar, sonunda kendiliğinden paltosunu çıkarır, neşe içinde yoluna devam eder...
Güneş rüzgâra dönerek, Gördün mü? Tebessüm, sıcak ilgi, nezâket ve dostluk, sertlikten kudretlidir. Gerçekte kuvvetli olmak, insanlara bir işi zorla yaptırmak değil, kendiliğinden yapacak hâle getirmektir der.
İsâ aleyhisselâm, bir gün havârileriyle beraber Yahûdîlerin yanından geçiyordu. Oradakiler, kendisine çok kötü şeyler söylediler. Bu sözlere rağmen onlara iyi ve tatlı cevaplar verdi. Yanındakiler;
-Onlar, sana kötülük yapıyor, sen ise onlara iyi şeyler söylüyorsun dediklerinde, buyurur ki:
-Herkes, başkasına, yanında bulunandan verir


LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı Yaparak Cevapla
KaN KaRDeŞLeR BiRLiĞi 