• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 3 123 SonSon
23 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    bree mevcut adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-01-2004
    Mesajlar
    12,090
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    11

    Beş Önemli Ders

    BEŞ ÖNEMLİ DERS




    Birinci ve de en önemli ders:

    okuldaki ikinci ayımda, hocamız test sorularını dağıttı. Ben okulun en iyi öğrencilerinden biriydim. Son soruya kadar soluk almadan geldim ve orada çakıldım kaldım. Son soru şöyleydi: "Her gün okulu temizleyen hademe kadının ilk adı nedir?.." Bu herhalde bir
    çeşit saka olmalıydı. Kadını yerleri silerken hemen her gün görüyordum.
    Uzun boylu, siyah saclı bir kadındı. 50'lerinde falan olmalıydı. Ama adını nerden bilecektim ki!.. Son soruyu yanıtsız bırakıp kağıdı teslim ettim.
    Süre biterken bir öğrenci, son sorunun test sonuçlarına dahil olup olmadığını sordu. "tabii dahil" dedi, hocamız.. "İş yaşamınız boyunca insanlarla karsılaşacaksınız.
    Hepsi birbirinden farklı insanlar. Ama hepsi sizin ilginiz ve dikkatinizi hak eden insanlar bunlar. Onlara sadece gülümsemeniz ve 'merhaba' demeniz gerekse bile.." bu dersi hayatim boyunca unutmadım.
    Hademenin adini da.. Dorothy idi.




    İkinci önemli ders: Yağmurda Otostop!..


    Bir gece vakit gece yarısına doğru Alabama otoyolunun kenarında duran bir zenci kadın gördüm. Bardaktan boşanırca yağan yağmura rağmen, bozulan arabasının dışında duruyor ve dikkati çekmeye çalışıyordu. Gecen her arabaya el sallıyordu. Yanında durdum. 60'li yıllarda
    bir beyazın bir zenciye hem de Alabama’da yardıma kalkışması pek olağan şeylerden değildi.
    Onu kente kadar götürdüm. Bir taksi durağına bıraktım. Ayrılırken ille de
    adresimi istedi, verdim. Bir hafta sonra kapım çalındı. Muazzam bir konsol televizyon indiriyordu adamlar. Bir de not ekliydi armağanda..
    "Gece gece otoyolda bana yardımınıza teşekkür ederim. O korkunç yağmur sadece elbiselerimi değil, ruhumu da sırılsıklam etmişti. Kendime güvenimi yitirmek üzereydim, siz çıkageldiniz. Sizin sayenizde ölmekte olan kocamın yatağının başucuna zamanında ulaşmayı
    basardım. Biraz sonra son nefesini verdi. Tanrı bana yardim eden sizi ve başkalarına karşılık beklemeksizin yardim eden herkesi kutsasın!.. En iyi dileklerimle, Bayan Nat King Cole."




    Üçüncü önemli ders: Size Hizmet Edenleri Hep Hatırlayın..

    Bir pastanın üç otuz paraya satıldığı günlerde 10 yaşında bir çocuk pastaneye girdi. Garson kız hemen koştu.. Çocuk sordu:
    "Çikolatalı pasta kaç para?.."
    "50 cent!.."
    Çocuk cebinden çıkardığı bozukları saydı. Bir daha sordu:
    "Peki dondurma ne kadar.." "35 cent" dedi garson kız sabırsızlıkla..
    Dükkanda yığınla müşteri vardı ve kız hepsine tek basına koşuşturuyordu. Bu çocukla daha ne kadar vakit geçirebilirdi ki. Çocuk parasını bir daha saydı ve
    "Bir dondurma alabilir miyim lütfen?" dedi.
    Kız dondurmayı getirdi. Fişi tabağın kenarına koydu ve öteki masaya koştu.
    Çocuk dondurmasını bitirdi. Fişi kasaya ödedi. Garson kız masayı temizlemek üzere geldiğinde, gözleri doldu birden. Masayı sanki akan yaşları temizleyecekti.bos dondurma tabağının yanında çocuğun bıraktığı 15 centlik bahşiş duruyordu.





    Dördüncü önemli ders: Yolumuzdaki Engeller..

    Eski zamanlarda bir kral, saraya gelen yolun üzerine kocaman bir kaya koydurmuş, kendisi de pencereye oturmuştu. Bakalım neler olacaktı?.
    Ülkenin en zengin tüccarları, en güçlü kervancıları, saray görevlileri birer birer geldiler, sabahtan öğlene kadar. Hepsi kayanın etrafından dolaşıp saraya girdiler. Pek çoğu kralı yüksek sesle eleştirdi. Halkından bu kadar vergi alıyor, ama yolları temiz tutamıyordu.
    Sonunda bir köylu çıkageldi. Saraya meyve ve sebze getiriyordu. Sırtındaki küfeyi yere indirdi, iki eli ile kayaya sarıldı ve ıkına sıkına itmeye başladı. Sonunda kan ter içinde kaldı ama, kayayı da yolun kenarına çekti.
    Tam küfesini yeniden sırtına almak üzereydi ki, kayanın eski yerinde bir kesenin durduğunu gördü. Açtı. Kese altın doluydu. Bir de kralın notu vardı içinde.. "Bu altınlar kayayı yoldan
    çeken kişiye aittir" diyordu Kral. Köylü, bugün dahi pek çoğumuzun farkında olmadığı bir
    ders almıştı.
    "Her engel, yaşam koşullarınızı daha iyileştirecek bir fırsattır."





    Beşinci önemli ders: Önemli Olan Vermektir..

    Yıllar önce hastanede çalışırken, ağır hasta bir kız getirdiler. Tek yaşam şansı beş yaşındaki kardeşinden acil kan nakli idi. Küçük oğlan aynı hastalıktan mucizevi şekilde kurtulmuş ve kanında o hastalığın mikroplarını yok eden bağışıklık oluşmuştu. Doktor durumu beş yasındaki oğlana anlattı ve ablasına kan verip vermeyeceğini sordu. Küçük çocuk bir an
    duraksadı. Sonra derin bir nefes aldı ve "Eğer kurtulacaksa, veririm kanımı" dedi. Kan nakli yapılırken, ablasının gözlerinin içine bakıyor ve gülümsüyordu.
    Kızın yanaklarına yeniden renk gelmeye başlamıştı, ama küçük çocuğun yüzü de giderek soluyordu.. Gülümsemesi de yok oldu. Titreyen bir sesle doktora sordu: "Hemen mi öleceğim?.."
    ufaklık, doktoru yanlış anlamıştı, ablasına vücudundaki bütün kani verip, öleceğini düşünüyordu.

    "Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur!"

  2. #2
    cubane adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    28-08-2005
    Mesajlar
    17
    Karizma Gücü
    0
    Çok güzel ve anlamlı bir yazı ben bunu tanıdıklarıma ulaştırırm..
    Teşekkürler...
    Her zaman "en iyisi" için çalış...

  3. #3
    engelci19
    Ziyaretçi
    saol kardeş uyalım

  4. #4
    Bilim + Gönül diplomat adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-07-2004
    Mesajlar
    263
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı mevcut tarafından gönderildi.
    Cocuk Dondurmasini Bitirdi. Fisi Kasaya odedi. Garson Kiz masayi
    Temizlemek uzere Geldiginde, Gozleri Doldu Birden. Masayi Sanki
    Akan
    Yaslari Temizleyecekti.Bos Dondurma Tabaginin Yaninda cocugun
    Biraktigi
    15
    Centlik
    Bahsis Duruyordu..
    Bu olaya şahit olup da o çocuğu yakalasaydım ona öyle bir sarılırdım ki kemikleri sağlam kalmayabilirdi.
    “Doğru ve iyi olanı bilmek ile doğru ve iyi olanı yapmak arasındaki en önemli bağlantı; doğru ve iyi olanı yapacak bir karaktere sahip olmaktır…”

    “Bir insanı ahlaken yetiştirmeden sadece zihnen eğitmek topluma bir bela kazandırmak demektir…”


    BYE BYE TÜRKÇE BİRLİĞİ



    Bir milletin kültürünü kontrol etmek, o milletin dilini kontrol etmekle; bir milleti imha ise nesilleri mazisinden, tarihinden ve bilhassa milli ve manevi değerlerinden koparmakla mümkündür.

    Prof. Dr. Bernard Lewis

  5. #5
    RoadTripper adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    16-09-2004
    Mesajlar
    14,166
    Karizma Gücü
    10
    Sonuncusu inanılmaz... Karşılıksız sevgini en güzel anlatılma şekillerinden biri diyebilirim...

  6. #6
    xxyerr adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    23-11-2003
    Mesajlar
    1,159
    Karizma Gücü
    0
    sonuncusu baya iyi cok tesekkurler

  7. #7

    Kayıt Tarihi
    24-09-2005
    Mesajlar
    18
    Karizma Gücü
    0
    sonuncusunda gozlerim doldu..

  8. #8
    etocan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-08-2005
    Mesajlar
    5
    Karizma Gücü
    0
    çok güzeldi..teşekkürler

  9. #9
    _mAvEriCk_ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    25-09-2004
    Mesajlar
    253
    Karizma Gücü
    0
    3.. ve 5.. dersler kesinlikle muhtesemdii dogrusuu...payleşım için teşekkurlerrr
    hala üzerinde bal mumu olmayan bi çoçuğum...

  10. #10
    kibrit adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-07-2005
    Mesajlar
    87
    Karizma Gücü
    0
    hepsi cok manalı ve güzeldi tsk..

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Rum A İyİ Bİ Ders
    2005 Konuları bölümünde emrahfener tarafından açılmış
    Yanıt: 8
    Son Mesaj: 01.12.05, 21:07

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •