Adem oğlu kendini 'Tek' olarak görerek böbürlenmeye devam ediyor. Yoksa yanılıyor mu?
100- 200 Milyon spermden yalnızca biri hayatta kalmaya hak kazanır, işte o da biziz. Herkes bu amansız ve acımasız yarışta bir şekilde birinci olmuş ve yaşam denen bu diğer yarışta kalmaya hak kazanmıştır.
Ancak gerçekte de bu biraz megalomanlık değil midir? Evet herkes kabul ediyor ki en güçlü sperm yumurtaya ulaşmıştır ve hayatın mucizesi sayesinde buradayız, bu yazıyı yazıyor yada okuyoruz, hiç fark etmez şurada yada burada yaşıyor yada öldük. Hepimiz aynı şekilde olduk ve de olacağız. İstisnalarda (yapay döllenme) da en güçlü sperm seçilmeye çalışılır. Yani hepimiz tekiz. Milyonlarca seçenek arasından belirli kritere uyan tekleriz. Bizden daha önce hiç olmadı ve gelecekte de olmayacak. Acaba bu çok mu önemli? Evet diyelim ki sonsuzda bir olasılığız ki buda hiçte yanlış olmaz, sonuçta bu tarihte, bu koşullarda bu şekilde doğmuş ve aynı çevre, iklim, insan çevresi, eğitim düzeyini tekrarlayabilmek mümkün değildir. Sonuçta istesek bile kendimizden bir tane daha yaratamayız. Ancak unutulmamalıdır ki kar taneleri de tektir ve hiçbiri birine benzemez. Aynı parmak izleri yada aynı şu anda ki evrenin konumu gibi. Hiç biri birbirine benzemez ve eşsizdirler.
Etrafımızda bu kadar çok eşsiz oluşum, varlık varken neden insan kendini diğerlerinden ayrı bir kefeye koyar? Bu kendisine geçtiği bir torpil değil de nedir ki? Hiç bir ağaç bir diğerinin aynı değildir, yada hiçbir hayvan diğerinin aynı değildir, hatta bütün dna ları aynı olsa yani kopyalanmış olsa bile psikolojisi diğerinden farklıdır. Bütün bu çeşitlilik mevcut iken neden insan düşüncelerin de ben tekim ve bu dünya üzerinde benden başka “ben” yok demeyi neden bu kadar çok seviyor. Haksız mı? Hayır. Çok haklı ancak bu övünülebilecek bir şey değil. Sonuçta dünya üzerinde 6 milyardan fazla insan var ve çok daha fazlası da öldü. Kaba bir tahmin ile yüz milyarlarca insan içinde tek olmak diğer insanları küçümsemek değimlidir? Çünkü onlarda tek. Onların da bir eşi dünya üzerine gelmedi ve de gelmeyecek. Ancak insanlar hala kendilerinin eşsizliğini bir büyüklük olarak söylüyorlar. Acaba bir kar tanesi diğerinden daha üstünmüdür? Yada bir yağmur tanesi? Ya bir dolu tanesi? Hepsi eşsizdi.
Peki eşsiz olmayı bir lütuf olarak görelim ve bunun için yaptığımız şeylere bir bakalım… kim sokakta yürürken gördüğü bir insanın dünya üzerine bir daha gelmeyeceğini düşündü? Yada şu yada bu yaşlı öldükten sonra dünya onun yerini bir daha hiçbir şekilde dolduramayacak. Ancak bu yalnızca insanlar için değil kar tanesi, yağmur damlası, dolu, hayvanlar, bitkiler, ağaçlar içinde geçerlidir. Hangimiz bir kar tanesinin o güzelliğine bakıpta hayran kalmadık? Peki ama hangimiz bir tanesi eriyince o güzelliğinin bir defa daha oluşamayacağını düşünüp de üzüldük? Çok azımız. Ama hepimiz içimizde bir yerlerde özel olduğumuzu hissetmiş ve bu düşünce ile kendimiz kandırmışızdır. Evet haklıyız ve biz özeliz. Ancak birimiz yada diğerimiz değil, hepimiz özeliz.
Kukla, insan olmak ister. Evet bu çok doğru ve hayatımızın manifestosudur. Hepimiz olduğumuzdan daha iyi bir konumda olmak isteriz, 1. iken oyunu yaratan olmak isteriz, kukla iken insan, insan iken de tanrı olmak isteriz. Buna cesaret edemeyenler ise melek olmak isteyerek kendilerini avuturlar. Hatta dinimizde melekte daha fazlası için başkaldırmıştır. Ve ceza olarak cennetten kovulmuş ve bu isteğini insanların arasına yayacağına yemin etmiştir. Evet hepimizin içinde bu var. Hepimiz elimizdekiyle yetinmektense daha fazlasını ve daha fazlasını isteyip kendimizi yüceltmekteyiz. Yalnızca kendimizi…
Halbuki bu gerçek değil bir yalandır. Sonuçta kendimizin eşsiz olması doğrudur ancak bu bir ayrıcalık değil bir oluşumdur. Yani hepimiz eşsiziz. Kimse bu özelliğe tek başına sahip değil. Ve kimsede bunu engelleyemez. Kimsede bu özellik ile kendini başkasından üstün görmesin. Yalnızca bir kere olsa da hepimiz kendimizi özel olarak değil de, genel olan insan olarak görsek? Beklide bu sayede fiziksel, kültürel farklılıklarımızı boş vererek yalnızca insanca davranarak gerçek birleşmeyi yada kardeşliği sağlayabiliriz. Belki bir karınca kolonisi olamayız, yada bir arı kovanı gibi olamayız. Zaten bu da insan olmamıza uyuşmaz. Yalnızca daha anlayışlı olsak? Yalnızca aynı bizim gibi olan insanların olduğunu da farz etsek ve ona göre davransak? Diğer insanlarında bizim gibi ihtiyaçlarının olduğunu farz etsek? Yada onların da aileleri ve hayalleri olduğunu? Dünya daha özel olmaz mı?


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla
