Bir ilkbahar sabahı ılık rüzgarla birlikte yüreğime vuran özlem miydin sen? İçime ansızın, usulca bırakılan taze yalnızlığım mıydın yoksa?
Sanırım içimde ne olduğunu asla anlayamadığım yanımdın benim.
Her özlediğimde daha çok sevdiğim,
benden her kaçışında sevgini bıraktığın,
senden her vazgeçişimde sevginden vazgeçemediğim
ve bir anlık yokluğunda bile kendimi sürgünde hissettirdiğin için özeldin.
Bu çocuk kalbim sana söylenecek binlerce sözle,
yazılacak binlerce satırla doluydu,
güzel olan her şeyi söylemeliydim, paylaşmalıydım seninle
ama o kadar acizdi ki kelimeler.
Seni her görüşümde farklı bir şey hissediyor anımsıyordum.
Uzaktan seyredişlerimde
gündoğumu kadar güzel ve erişilmez olduğunu düşündüm
halbuki uzanıp tutabileceğim kadar yakındın bana.
Sessiz sakin köşelere sığındığında durgun bir deniz görürdüm gözlerinde, bilirdim yüreğinde bir o kadar dalgalı, fırtınalarla dolu.
Vurdumduymaz tavırların bir martının özgürlüğünü anımsatırdı,
sözlerin saflığı,
beyazı,
bir vapurun peşine takılıp kaçışların benim bir kafesteki mahkumiyetimi, dönüşünü bekleyişlerimi...
Dedim ya uzanıp tutabileceğim dokunabileceğim kadar yakındın bana.
Gitme diyebilirdim kolundan çekip gözlerine bir ısrar kusabilirdim.
Benimle kal diyemezdim, hakkım yoktu hiçbir şeye tek kelime edemezdim. Sensiz kalma ihtimali vardı aleyhine kurulmuş her cümlenin sonunda.
Çekip giderdin yoksa bilirdim sevgili dostlarım adımı bile edemezlerdi sana. Uzaktan olmalıydı herşey, duymamalıydın sen, kimseye anlatamazdım,
derinden olmalıydı, hissetmemeliydin.
Yürekten olmalıydı, ne seni yüreğimden,
ne yüreğimi kendimden söküp atamamalıydım.
Uzakta olmalıydı her şey, sen yanı başımda, gerisi uzakta...
yazan:?


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla
