• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
Sayfa: 1 | Toplam: 4 1234 SonSon
40 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    NaciG adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    31-08-2005
    Mesajlar
    911
    Karizma Gücü
    0

    NaciG'den Sorunsal şiirler

    BİR İSTANBUL SORUNSALI

    Freud ölmeden önce
    Yani sağken şöyle bir beyanatta bulunmuştu
    (O zamanlar sağlığı da yerindeydi ve turp gibiydi...)
    Her kim kendisini yalnız hissediyorsa
    Türkiye Republikasının
    Şehr-i İstanbul’una gitsin
    Görsün anasının yalnızlığını
    O kişide ne Oidipus kompleksi kalır
    Ne de spor kompleksi derdi.
    Evet bunları söylerken sağdı Freud..
    Şimdi ise yaşamıyor
    Yani artık ölüdür ve ben buna şahidim.

    Denemek için ben de gittim Şehr-i İstanbul’a
    Bindim Yalova’dan bir araba vapuruna
    Bir türkü tutturdum kendi kendime
    Ada Vapuru yandan çarklı
    Şinanay da yavrum şinanay nay.
    Şinanay da yavrum hoppa şinanay.
    Rahatsız olanlar olmuştur tabii ki ve bana
    Sus lan karı kılıklı herif demişlerdir biraz sert bir biçimde
    Seni mi dinliycez akşamüstü akşamüstü dediklerinde kesmişimdir sesimi
    İnce bir sızı peydahlanmıştır böbreklerimde ufak bir darp neticesinde
    Gözlerim denize bakakalmıştır öylece.
    Taa Şehr-i İstanbul’a varıncaya kadar...

    İlk gördüğümde Eminönü’nü
    Göremedim ulan gözümün önünü.
    O ne kalabalıktı ya rabbi o ne hezeyan
    Sağımda balık, solumda balık.
    Amanın bi kalabalık bi kalabalık.

    Kofi Annan’ın işlettiği bir market gibidir Eminönü
    Ne ararsan vadır orada ne ararsan var.
    Sustalı bıçak var, zıpkın var, ÖTV vergisinden faydalanmak için
    Bir milyara hurda araç bile var ve yuvarlak yuvarlak simitler var..
    Ben itibar etmem zıpkına mıpkına, yuvarlağa toparlağa
    Aldığım sustalı ise orta parmağımı geçmez.
    Savunma amaçlıdır dosta düşmana karşı.
    Çantamızı kapmaya çalışmıştır Palikarya kılıklı bir genç
    Ama çalamamıştır.
    Eşim yakala onu Co, yakala ve bana getir dediyse de
    Hangisini yakalayayım canımın içi
    Adamların hepsi akraba.
    Bak şuradaki döner bıçaklarını satanlar kardeştirler
    Şu zıpkınları satanlar dayı oğullarıdır
    Şu sustalıları satanlar teyze oğullarıdır
    Şunlar bunlar derken kesmiştir eşim sesimi
    Böbreğime yaptığı ufak bir fiske darbesi ile...
    Eşimdir kendileri saygı duyarım ve severim..
    Sus dediyse susarım iki etmem...
    Dayak yemekten ve hırpa edilmekten
    Ve kanımın akmasından ve zopalanmaktan daha iyidir yaban ellerde.
    (Sadece mantık yürüttüm)

    Freud ölmeden önce
    Gidir görün ananızın yalnızlığını İstanbul’da demişti
    Vapurlara koşan insanlar gördüm
    Trene koşanlar
    Dolmuşa taksiye koşanlar
    Hafif raylı sisteme koşanlar
    Uçağa helikoptere ve Çellıncır uzay mekiğine
    Otobüse troleybüse midibüse minibüse
    Sonu büsle biten herşeye koşan insanlar gördüm.
    Koca istanbul’da yürüyen yalnız iki kişi
    Biri erkek biri de dişi.
    Herkes koşuyordu Allahım herkes
    Birkaçını durdurup;
    Nereye birader?
    Tabakhaneye mok mu yetiştiriyorsun birader?
    Ateşin var mı birader ?
    Kıbrısta anlaşma mı sağlandı yoksa,
    Etnik Rumlar mı geliyor yoksa birader demek istedim ama
    Bana savrulan yumruk, tepik ve zıpkınlar nedeniyle
    Çenemin alt kısımda yer alan kesici ve öğütücü dişlerim üst dudağıma geçmiştir
    Ve bu fikrimin değişmesine sebep olmuştur.
    Beyoğluna gitmişizdir
    Tramvaya binmişizdir
    Galata kulesine çıkıp
    Şehr-i İstanbulu seyretmişizdir
    Tam seyrederken İstanbul’u
    Bir şiir gelmiştir aklıma...

    (Kasımpaşa kıyıları tersane
    Bir kız sevdim alimallah bir tane
    Herdem sevdalıya kız mız bahane
    Top çiçeğim deste gülüm
    Canım İstanbullum
    Aman aman bahane
    Gittim baktım şıkır şıkır Balıkpazarı
    Üç tek attım sarhoş oldum ayak üzeri
    Üç doluya üç tanecik badem şekeri
    Top çiçeğim deste gülüm
    Canım İstanbullum
    Aman aman badem şekeri)

    Selam sana Fatihlerin Fatihinin kenti
    Selam sana dünyanın dizi dizi incisi, güzellikte birincisi
    Selam sana ey Müslümanların ve Hristiyanların
    Selam sana ey Yahudilerin ve Palikaryaların
    Budistlerin Konfiçyuslerin
    Şintoistlerin ve Şamanistlerin
    Venediklilerin ve cenevizlilerin
    Ve diğer harici ve dahili müslimlerin ve gayrımüslimlerin
    Hulasa, 72 buçuk milletin
    Mısır ithalatçısı bakan oğlu gibi
    Vergi ödemeden kral gibi yaşadıkları kent selam sana..
    Selam sana ey Galata
    Selam sana ey Fener
    Selam sana ey Beşik
    Selam sana ey vapur kullanan tır şöförü
    Ve
    Hoşçakal Eminönü sendromu
    Hoşçakal...
    Şinanay da yavrum şinanay nay...
    Şinanay da yavrum hoppa şinanay.


    ( Biri beni vurmazsa devam edecek )

  2. #2
    cylmz35
    Ziyaretçi


    Eeheheheee....... abi bu çok komik yaaaaaaaa

    Gece gece iyigitti valla :A


  3. #3
    Ebruli adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-01-2005
    Mesajlar
    6,886
    Karizma Gücü
    0
    yüreğine sağlık...Sana da sabitleme yapalım mı?
    Gözlerime bakınca ağlıyorum, insan gözlerine bakınca ağlar mı?..

    Herkes her an herşeyi yapabilir...

  4. #4
    Profesör paskalya adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-07-2004
    Mesajlar
    3,189
    Karizma Gücü
    0
    eline sağlik...
    TFBeşiktAŞK


    İMZAM YOK PARMAK BASSAM OLURMU ?

    BENİ ESKİLER TANIR, YENİLER TANIMAYA ÇALIŞIR, TANIYANLAR ANLATIR...

    SuSKunLuĞuM aSaLeTiMDeNDiR ...
    HeR LaFa VeReCeK CeVaBım Var ...AmA... Bir LaFa BaKaRım LaF Mı DiYe...
    BiR De SöyLeyeNe BaKaRım aDaM Mı DiYe...

  5. #5
    NaciG adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    31-08-2005
    Mesajlar
    911
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı Ebruli tarafından gönderildi.
    yüreğine sağlık...Sana da sabitleme yapalım mı?
    Yapalım, çünkü kendi yazdığım tasnife uymayan epey şiirim var.

    Bundan mutluluk duyarım.

  6. #6
    NaciG adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    31-08-2005
    Mesajlar
    911
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı Ebruli tarafından gönderildi.
    yüreğine sağlık...Sana da sabitleme yapalım mı?
    Yapalım, çünkü kendi yazdığım tasnife uymayan epey şiirim var.

    Bundan mutluluk duyarım.

    Aşağıya yeni bir şiirimi yazıyorum.

    Bu şiirler her yaz tatilinde 15 günlüğüne köyüne giden saf ve bakir bir anadolu çocuğu tarafından, köydeki gözlemlerine dayanarak yazılmıştır


    KÖY KORUCUSU VE KÖY ÇOBANI ÜZERİNE SORUNSALLAR

    Köy kahvesinde yazdım bu şiiri
    Bir yanımda köyün en akıllısı olan köy korucusu
    Bir yanımda köyün ikinci en akıllısı köyümüzün çobanı.
    Karşı masada ise köyün en aptalı ile
    İkinci en aptalı oturuyor.
    Onlar muhtarın oğulları olan şemşettin ile samettin dir.
    Onları hiç sevmem.
    Adama pis pis bakıp burunlarını karıştırırlar
    Kulaklarını da
    Karıştırılacak ne kadar yer varsa karıştırırlar
    Bazen utanmadan kahvehanenin içine tükürürler.
    Tükürürken de ses çıkarırlar
    Uyardığınız zaman ise
    Sana ne babamın kahvesi derler
    Kızarım ama bir şey yapamam.

    Köyümüzün korucusu ile çobanı
    İki erkek kardeştir
    Yani ikisi de erkektir ve kardeştirler.
    Onların kız kardeşi yoktur.
    Köyümüzün korucusu bizi eşkıyadan
    Hayvanlardan kurttan kuzudan
    Börtü böcekten ve danaburnundan
    ve tropoxialius hastalığından korur.
    Bazen ateş eder, bazen de dipçiğini kullanır.
    Bazen de ağaç parçalarını kullanır.
    Köyümüzün çobanına ise, yakın bulmuşumdur kendime
    Kendisine kısaca amca derim.

    Kendileri muhtarı pek sevmez
    Çünkü muhtar kahvehanenin de sahibidir
    Çayı pahalı satar
    Oraleti de öyle
    Kuşburnunu da
    Ada çayını da…
    Neskafeyi de..
    Suyu bile parayla verir.
    Kağıt 250 binlikleri kabul etmez.
    Ottan yapılan ne kadar şey varsa pahalı satar
    Sömürür benim güzel köylümü
    Bakkalın sahibi de muhtardır
    Ve köy korucusuna veresiyeyi kesmiştir.
    Asker sigarası satar beş yumurtaya.
    Bazen dört yumurtaya.
    Ama üç yumurtaya hiç satmaz, kurtarmaz çünkü.

    Bu köyün halkı zaten fakirdir
    Çay içmezler
    Ya da evden iki bardak getirip
    Çayı bölüşürler
    Onlar köylüdür, çiftçidir, esnaftır
    Onlar memurdur işçidir overlokçudur.
    Onlar yaklaşık olarak tamı tamına kırk altı ya da kırk yedi çeşit iş yaparlar
    Ama bundan kimsenin haberi yoktur.

    Köyün en akılı kişisi köy korucusudur ve kardeşidir.
    Bu veresiye işi kötü olmuştur.


    KÖY TUVALETİ SORUNSALI (I)

    Temizlik sıhhatten geçer demiş atalarımız
    Ya da tam tersini demişlerdir,
    Haklıdırlar kendileri ve saygı duyarım kendilerine, itiraz etmem
    Bu nedenledir ki köyümüzün içine
    Umumi bir hela inşaa ettirmiştir köyümün sevgili muhtarı..
    (Anladın mı gardaşım?)
    (Sen bu muammayı , bu zekayla
    Zor çözersin gardaşım..)

    Geleni gideni pek boldur
    Orası patika bir yoldur
    Çıkmak için yürek ister
    Temizlemeye kürek ister
    İşte bu yüzden
    Umumi bir hela inşaa ettirmiştir köyümün saygıdeğer muhtarı..
    (Anladın mı gardaşım?)
    (Sen bu muammayı , bu zekayla
    Çözemezsin gardaşım..)

    Tuvaletimiz muhtara aittir
    Kendileri asla bir kapitalist değildir
    Kendileri bir hür teşebbüs yanlısıdır, özgürlükçüdür
    Çalışır çabalar köylü için
    Ayırmaz torbacıyı çorbacıdan
    Torbacı ile çorbacı da iki erkek kardeştir.
    Ama onların üçüncü bir kız kardeşleri daha vardır.
    Adı Helena’dır.
    Feodal bir düzen sürerler
    Yaşarlar kırlarda bayırda, kale tepelerinde,hendeklerde
    İşte bu yüzden
    İşte bu yüzden sevgili dostlar
    Umumi bir hela inşaa ettirmiştir köyümün en akıllı muhtarı..
    (Anladın mı gardaşım?)
    (Sen bu muammayı , bu zekayla
    Nah çözersin gardaşım..)



    (Devamı gelecek. gelmez olur mu?)

  7. #7
    NaciG adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    31-08-2005
    Mesajlar
    911
    Karizma Gücü
    0
    Birisi bir yorum yapsa o biçim şiir yazacağım ama


    KÖY TUVALETİ SORUNSALI (II)
    Köyümün korucusu ve çobanı
    Sevmezler bizim muhtarı
    Emekçi düşmanı derler ona
    Ama öyle değildir.
    Ben önceden çok severdim köy korucusunu
    Çok severdim köy çobanını
    Ama onlar cahil
    Onlar iki erkek kardeş
    İkisi de erkek ve ikisi de kardeş.
    Şimdi sevmememin nedeni,
    İki günden beri kahvehanede
    Çayı bedava içmem mi?
    Oraleti bedava içmem mi?
    Neskafeyi kakaoyu adaçayını
    Bir miktar katılım payı ödeyerek içmem mi?
    Ne ilgisi var bunların canım ne ilgisi var
    İftiradır hepsi iftira
    Severim köy muhtarını ve iki akıllı oğlunu..
    Şemşettinle samettini.
    Ne ilgisi var?
    Utanın be…
    (Anladın mı gardaşım?)
    (Sen bu muammayı , bu zekayla
    Çözemezsin gardaşım..)

    KÖY TUVALETİ SORUNSALI (III)
    İhtiyar heyeti üyelerimiz, haliyle ihtiyardır kendileri
    Yaşlıdırlar ve çok ileri yaştadırlar, yani genç değildirler
    Yaşları kemale ermiştir birkaç sene önce
    Takatsizdirler ve bazıları sağırdır
    Bir şey deyince haaa, ne diyonğ? derler
    Öksüremezler bile
    Sadece öksürür gibi yaparlar ve sallanırlar yukarı aşağı,
    Acayip, mantıksız, akla hayale gelmeyen, insanlık dışı hareketler yaparlar.
    Yine de severim kendilerini
    Saygı duyarım
    Hüsmen aga 1890 da gelmiştir Bulgaristanın Kırcaali kasabasından
    Geldiğine de geleceğine de pişman olmuştur.
    Geri dönüş biletini kaybetmiştir çünkü,
    Belki de Ermeni komitacılar çalmıştır, ne bileceksin?
    Belki de yahudiler, belki de diğer azınlık ve etnik gruplar.
    Belki de nataşalar çalmıştır, nerden bileceksin?
    (Bilemezsin gardaşım!)
    (Sen bu muammayı , bu zekayla
    Zor çözersin gardaşım..)

    118 yaşından gün almışlardır kendileri
    Ve ben her bayram
    Bana uzattığı şeyin onun eli olduğunu tahmin ederek
    Öperim.
    Veresiye sürülmüş bir tarlaya benzeyen yanaklarını sıkarım
    Ensesinde boza pişiririm
    Bazan şaplak atarım, tepik atarım kaba etlerine habersizce
    Şakanın habersizce yapılanı makbuldür bizim köyde
    Kendileri de çok şakacıdırlar
    Severler benim bu el ve ayak şakalarımı ama
    Gördükleri terbiyeli eğitim gereği
    Beğendım ba kızancağızım diyemezler ve
    Boş boş bakarlar buğday tarlasındaki korkuluğa…
    Taaki akşam olana, gün batana, gavur yatana kadar.

  8. #8
    Misafir CeySu adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    31-08-2005
    Mesajlar
    616
    Karizma Gücü
    0
    Ellerine Yüreğine Sağlık

  9. #9
    bLuE's adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-07-2005
    Mesajlar
    505
    Karizma Gücü
    7
    abi eğlenceli takılıyorsun

    Dönemem terk ettiğim hiç bir yere
    Dolaşıp duruyorum sokaklarda
    Dilimde o son duam
    Ben hiç kimseyi bu kadar sevmedim ki
    Sonsuzluk gibi çıkıyordu
    Bu söz içimden
    Umutsuz bir yakarış gibi
    Hiç bitmeyecek bir hasret gibi
    Ben hiç kimseyi bu kadar sevmedim ki

  10. #10
    cylmz35
    Ziyaretçi
    NaciG tamam sende buraya sabitlendi ya artık!!!!!!!



    Şaka dostum...

    Seni burada görmek beni çok mutlu ediyor.. yazıların ve şiirsellerin bir harika.. Çok teşekkür ederim..

    Birde memur sorunsalı yaparmısın?? akabinde aşk sorunsalı..

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •