Sizlere bu hayattan bişey anlamadım dersem anlarmısınız beni! Eminim hepiniz aynı cevabı verirsiniz ama benim gerçekten ne anladığımı bilmeksizin laf olsun diye söylersiniz. öyle değilmi!.. Evet öyle .ama bende zaten laf olsun diye söylemiştim bunu.
oysa ki ben çok şey anladım ve gördüm ve yaşadım. ama konuşamadım dersem yalan olmaz. çünkü konuşacak adam bulamadım. Haytımızı derinden etkileyen sebepler ve daha doğrusu yaşam amaçlarımız nelerdir hiç düşündünüzmü. hayır düşünmediniz. onuda biliyorum! çünkü kaptırmış gidiyoruz bilmediğimiz bir yere doğru: sadece daha rahat yaşayabilmek için. Oysa daha rahat yaşarken bile ne kadar rahatsız yaşadığımızı bile farkedemiyoruz. Çünkü yaşadığımız bu basit üç perdelik tiyatro oyununu en basit yollarla yaşamak ve son perdenin bitmesini hiç istememe korkusudur. Bunlar gerçeklerimiz ne yazıkki! ama hepimizin hayatında diğer sıradan yaşantılarımızın haricinde kutssal sayılabilecek bir ortak noktamız vardır. AŞK..... evet işte bu!... Bu hiç basit olmadı olamazdaaaa!.. İşte gerçek burada yatıyor. nasıl yani!... diye sormayın cevabıda kendi içinde saklı zaten. Gerçek Aşkı yaşadıkmı hiç! yada öyle zannedip şıp sevdiğimizimi zannettik? Eğer yaşamış isek çok iyi anlamanız gerekir diye düşünüyorum. O yaşadığımız kutsal aşkı bir daha düşünün o zaman kendimizi nasıl hissediyorduk. Çok iyiydik uçsuz bucaksız bir hayal deryasında yüzüyorduk ve hayattan çok şey istiyordunuk. Öyle değilmi, ona ve aşkının uğruna gözümüzü kırpmadan herşeyimizi verirdik evet biliyorum benim yaptığım gibi sizde yapardınız. rüyalarımızda ömur boyu mutluluk düşündüğümüz ama yaşayamadığımız hayatlar ve aşklar için birer kahraman olmayı göze almışızdır. Ama asla olamıyoruz. Neden? Çünkü o kutsal saydığımız yüce aşklarımızı bile basit ucuz yalanlarmız ve menfaatlerimiz uğruna birer yalana dönüştürüyoruz. Oysa severken nasıl sevmek gerkir! biliyormusunuz! Onu öyle seveceksin ki asla yalan ve menfaat düşünmeyeceksin işte; aşkı o zaman yaşarsın,, geleceği ve mantığı bırakacaksın bir kenara, o zaman yalan ve menfaat aradan çıkmış olacak. geriye sadece saf ve temiz haliyle AŞK kalacak. Anlayacağız sorunların yalnız bizde çözüldüğünü , inanın gidenler bir daha dönmüyor geri.
Çünkü ikinizde yenildiz bu kutsal yolda. zayıflıklarınızın kurbanı oldunuz. Ve bir ömür boyu o yüce sevgiyi tekrar yaşamak için aramaya koyuldunuz. Ve bu arayış bir ömür boyu sürer gider. keşkelerle son bulur. Oysa keşkesiz bir yaşam hayal etmiştik hepimiz. Ama hepimiz keşkelerle yaşamak zorundaymış gibi aynı şeyleri yapar dururuz. Hep yalan söyleriz. Oysa attığımız en küçük yalanların bile gelecekteki hayatlarımızda telafi edilemez birer yanlış ve keşke olarak suratımıza inen birer şamar gibi karşımıza çıkabileceğini düşünmedik
Ne kadar acı öyle değilmi! biz yaptık tek sorumlusu yine biziz Geride sadece bir ömür boyu haykırarak yaşamak istediğimiz aşkımızın sönmüş küllerinin izleri duruyor...


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla
