• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
18 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    destina adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-11-2004
    Mesajlar
    1,740
    Karizma Gücü
    0

    William Shakespeare

    Bu alanda Wiliam Shakespeare nin şiirlerini ,hayatını kısacası bu ustaya dair herşeyi paylaşabilirsiniz.
    Her vazgeçişin; bir içhesaplaşması ve bir mağlubiyeti vardır ama her vazgeçen kaybetmiş değildir!
    Öğrendik ki; Kazanmak için bazen çekip gitmek gerekir..."

  2. #2
    destina adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-11-2004
    Mesajlar
    1,740
    Karizma Gücü
    0
    SONE

    Benzetebilir miyim bir yaz gününe seni?
    Sen daha sevimlisin, daha sakinsin ondan.
    Sert rüzgarlar Mayısın narin çiçeklerini.
    Hırpalar ;Yaz ise pek çabuk geçer...Durmadan!

    Bazen, kızgın olarak,parlar gözü semanın...
    Bir karartıyla sık sık söner altın bakışı;
    Her güzel, güzelliğini kaybeder: Tabiatın-
    Sebep olur da bazen bu kararsız akışı!

    Fakat senin ebedi yazın hiç sönmeyecek,
    Dönmeyecek sendeki güzellik bir yalana.
    Ölüm sana yaklaştı diye, öğünmeyecek:

    Sen eşitken ebedi mısralarla zamana
    Yaşadıkça insanlar, görebildikçe gözler,
    Seni yaşatmak için yaşayacak bu sözler


    William Shakespeare
    Her vazgeçişin; bir içhesaplaşması ve bir mağlubiyeti vardır ama her vazgeçen kaybetmiş değildir!
    Öğrendik ki; Kazanmak için bazen çekip gitmek gerekir..."

  3. #3
    BLOOD-PRESSURE Pire adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-02-2005
    Mesajlar
    3,786
    Karizma Gücü
    0
    Gizli kalmış noktalar
    Shakespeare'in eserleri birçok soruyu yanıtsız bırakmıştı. Ancak günümüzde, bunların çoğu bilgisayarla yapılan incelemeler sonucunda çözülüyor. California, Claremont Koleji profesörü Ward Elliot ile meslektaşları, Shakespeare'in başka bir yazarın takma adı olup olmadığını bilgisayarla incelediler. Takma adın asıl sahibinin kimliğine ilişkin kuşkular, en çok Christopher Marlowe ve çok uzak bir olasılıkla Kraliçe Elizabeth'in üstünde yoğunlaşıyordu.
    Shakespeare'in eserlerindeki kelime ve söz kalıplarının yapısı, ne kadar sıklıkta kullanıldıkları, kuşku duyulan isimlerin eserleriyle karşılaştırıldı. 1996'da, eserlerin başka biri tarafından yazıldığı konusunda hiçbir kanıt bulunamadığı duyuruldu.
    Aston Üniversitesi'nden Tom Merriam ve Roberts Matthews, Shakespeare'le diğer yazarların eserlerini karşılaştırmak amacıyla, benzer örnekleri seçebilen ve yapısal farklılıkları ölçebilen bir bilgisayar programı geliştirdiler. İnceleme sonucunda, Shakespeare'in İki Soylu Akraba oyununda John Fletcher ile birlikte çalıştığı belirlendi.
    Merak uyandırıcı olan bir konu daha aydınlandı. Shakespeare'in ilk oyunlarından VI. Henry'nin 2. ve 3. perdelerinin, Christopher Marlowe'un oyunlarından esinlenilerek yazıldığına ilişkin kanıt bulundu. Bilgisayar incelemeleri sonucunda, 1592'de sahnelendiğinde çok beğenilen, ilk orijinal oyunlardan "Contention" ile "The True Tragedy"nin Shakespeare'e ait olduğu saptandı.

    kaynak: focusdergisi.com.tr

  4. #4
    BLOOD-PRESSURE Pire adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-02-2005
    Mesajlar
    3,786
    Karizma Gücü
    0
    pdf formatında sanatçıya ait şiirleri bulabilirsiniz
    Eklenmiş Dosyalar Eklenmiş Dosyalar

  5. #5
    ESHQUIA adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-06-2005
    Mesajlar
    2,184
    Karizma Gücü
    0

    66. Sone

    Vazgeçtim bu dünyadan tek ölüm paklar beni,
    Değmez bu yangın yeri, avuç açmaya değmez.
    Değil mi ki çiğnenmiş inancın en seçkini,
    Değil mi ki yoksullar mutluluktan habersiz,

    Değil mi ki ayaklar altında insan onuru,
    O kızoğlan kız erdem dağlara kaldırılmış,
    Ezilmiş, horgörülmüş el emeği, göz nuru,
    Ödlekler geçmiş başa, derken mertlik bozulmuş,

    Değil mi ki korkudan dili bağlı sanatın,
    Değil mi ki çılgınlık sahip çıkmış düzene,
    Doğruya doğru derken eğriye çıkmış adın,
    Değil mi ki kötüler kadı olmuş Yemen’e


    Vazgeçtim bu dünyadan, dünyamdan geçtim ama,
    Seni yalnız komak var, o koyuyor adama.

    Çeviri: Can Yücel
    "Kötü adamı sevdim hep,kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinekkaydı tıraşlı, kıravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık,yolları kırık adamları. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardanda hoşlanırım;çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü bende serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam...."
    Pis moruk

  6. #6
    finito adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-06-2005
    Mesajlar
    15,172
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    10

    William Shakespeare (1564 - 1616)

    William Shakespeare (1564 - 1616)






    En büyük oyun yazarlarından biri olarak değerlendirilen İngiliz şair William Shakespeare, yarattığı karakterlerde insan doğasının en değişmez özelliklerini benzersiz bir şiir diliyle yansıtması dolayısıyla, yaşadığı yüzyıldan bu yana her çağda ve her ülkede en sık sahnelenen oyunlar yazarıdır. 1564 yılında Warwickshireda Stratford-upon-Avon'da doğan Shakespeare'in bunca ününe karşın, hayatına ilişkin kesin belge ve bilgiler çok azdır.

    Babası ticaretle uğraşan bir işadamıydı. Rönesans şairlerinden olan Shakespeare; büyük bir olasılıkla Stratford'daki ortaokulda öğrenim gördü. 18 yaşındayken, kendisinden yaklaşık sekiz yaş büyük olan Anne Hathaway ile evlendi ve bu evlilikten önce bir kızı, sonra biri oğlan öbürü kız ikizler dünyaya geldi. Bu sıralarda Stratford'u terk eden Shakespeare'in, bundan sonra 1592'ye kadar ki yaşamına ilişkin bilgi yoktur. Bu tarihte bir oyun yazarının yazdığı bir kitapçıkta Shakespeare’e değinilmesi, hatta onun başkalarının oyunlarını çalmakla suçlaması dolayısıyla, Shakespeare'in bu sırada bir tiyatro topluluğunda yazar ve oyuncu olarak çalıştığı bilinmektedir. Yılda ortalama iki oyun yazan Shakespeare, kendi oyunlarında da küçük roller alıyordu. 1594’e gelindiğinde, Chamberlain Topluluğu'nun önde gelen bir oyuncusuydu. Aynı yıl oyunları yayımlanmaya başladı. Döneminin bütün özelliklerini taşıdığı oyunlarının başarısı üzerine kazancı gittikçe artan Shakespeare'in, Kraliçe I. Elizabeth döneminin sonlarında varlıklı bir yaşam sürdüğü, kendi oyuncu topluluğu için 1599'da Londra'da yaptırılan Globe Tiyatrosu’nun hisselerinin bir bölümünü satın aldığı bilinmektedir.

    Londra'da birkaç yıl daha kalan Shakespeare, daha sonra Stratford'a dönerek burada yaşamaya başladı ve büyük bir olasılıkla son oyunlarını da burada yazdı. Shakespeare'in, bir bölümü soylu bir genci öven, bir bölümü de bir kadına duyduğu sevgiyi dile getiren Soneler'i son derece duyarlı ve zengin bir dille kaleme alınmış şiirlerdir.

    Shakespeare her biri birbirinden değişik komedi ve trajediler kaleme aldı. “Bir Yaz Gecesi Rüyası” adlı komedisinde, bazı kendi halinde kişilerin dükü eğlendirmek için bir oyun sahnelemeye kalktıktan sonra iki lafı bir araya getirememeleri Shakespeare'in benzersiz güldürü yeteneğini ortaya koyar. Trajedilerinde ise izleyicilerin tüylerini diken diken eden bir gerilim yaratabilmiştir. Birçok başka yazar ince esprili komediler, romantik oyunlar, ürkütücü cinayet ve öç alma trajedileri, büyük öyküleri yazmakta ustaydı. Ama hiçbiri bunların tümünde birden Shakespeare kadar başarılı olamadı.

    Bu olağanüstü çeşitliliğin yanı sıra, izleyicilerin ve okuyucuların Shakespeare'in oyunlarında en çok hayranlık duydukları şeylerden biri, onun yapıtlarındaki karakterlerin "kitap karakterleri" gibi gözükmemesiydi. Tersine, bu karakterler bir oyunda değil de yaşamda karşılaşıldığında görünür görmez tanınacak kadar gerçek kişilerdir. Aslında Shakespeare'in kahramanlarından bazıları, o kahramanın yer aldığı oyunu görmeyen kişilerce bile bilinir. İriyarı, hoşsohbet, cana yakın bir adam olan, eğlenceyi ve şarabı seven Sir John Falstaff bunlardan biridir. Yazarın Henry IV adlı oyununun birinci ve ikinci bölümlerinde geçen Prens Halin arkadaşlarıdır. Shakespeare Henry V'te Falstaff'ın nasıl öldüğünü anlatan bir sahneye yer vermiş, ama Kraliçe I. Elizabeth'in bu karakteri başka bir oyunda gene görmek istemesi üzerine de Windsor'un “Şen Kadınları” adlı komedisinde Falstaff yeniden ortaya çıkmıştır.

    Shakespeare'in karakterleri arasında özellikle ünlü olanlardan biri de, tıpkı gerçek yaşamda olduğu gibi, hiçbir zaman tam olarak anlaşılamayan, her çağda yoruma açık bir kişiliği olan Danimarka Prensi Hamlet'tir. Acı çekmek ya da kendini öldürerek bu acıyı dindirmek arasında bocalayan Hamlet'in ikilemini, Shakespeare ünlü "Olmak ya da olmamak! İşte bütün sorun bu!" dizesiyle dile getirmiştir. Shakespeare'in “Hamlet”, “Macbeth” ve “Kral Lear” gibi trajedilerinde kahramanların asıl sorunu kendi kusurları ya da zayıflıklarıdır. Bunlar çoğunlukla acımasızlık, hırs, kıskançlık, bencillik gibi hoş olmayan özelliklerdir. Öte yandan Shakespeare gene de öyle canlı karakterler yaratır, onların iç dünyasını ve acılarını öylesine sevecenlikle sergiler ki, izleyiciler onlara yakınlık duyar, başlarına gelenlere üzülür. Shakespeare'in böyle canlı karakterler yaratması, oyunun öyküsü gerçek dışı bile olsa, kişilerin inandırıcı olduğu anlamına gelir. Karakterlerin şiir diliyle konuşmaları bile onların inandırıcılığını zedelemez.

    William Shakespeare, 23 Nisan 1616'da Startfort'ta, Ben Jonson ile birlikte katıldığı bir şölenin ardından hayat gözlerini kapamıştır. Eserlerinin bir çoğu Türkçe’ye çevrilerek, ülkemizde de sergilenmiş, bazıları da sinema filmi olarak çekilmiştir.

    Komediler

    ”Bir Yaz Gecesi Rüyası” bir büyü ve yanlışlıklar komedisidir. Atina yakınlarındaki bir koruda yollarını şaşıran dört sevgili, Periler Kralı Oberon ile kavgacı hizmetkârı Puck'ın büyüsüne kapılırlar. Kentten bir grup işçi de, gözden uzak bir yerde oyunlarını prova etmek için koruya gelir. Onlar da perilere katılırlar ve ortaya bir sürü karışıklık ve komik durum çıkar. Sonunda her şey düzelirse de, en komik sahne işçilerin Dük Theseus'un düğün şöleninde oyunlarını oynadıkları sahnedir.

    ”On İkinci Gece” de bir yanlışlıklar komedisidir. Kadın kahraman Viola'nın gemisi yabancı bir ülkenin açıklarında batar. Erkek kılığına giren ve "Cesario" adını alan Viola, ülkenin yöneticisi Dük Orsinonun hizmetine girer. Erkek kılığındayken Dük'e aşık olur. Orsino'nun aşık olduğu zengin Kontes Olivia da "Cesario"ya tutulunca durum karışır. Gene en komik sahneler, neşeli Sir Tobby Belch ve arkadaşlarının Olivia'nın kendini beğenmiş ve süslü uşağı Malvolio'yu kandırmak için oyun oynadıkları sahnedir.

    ”Venedik Taciri” de bir komedi olmakla birlikte ciddi bölümler de içerir. Oyundaki kötü adam Yahudi tefeci Shylock'tur. Borç aldığı parayı ödeyemeyen tüccar Antonio'dan, kendi vücudundan kesilecek yarım kilogram et ister. Shylock'un açgözlülükle bıçağını bilediği gerilimli bir duruşmadan sonra Antonio kendisini savunan genç bir avukatın zekâsı sayesinde kurtulur.

    Trajediler

    Shakespeare'in tüm oyunları arasında en çok sahnelenen Romeo ile Juliet' tir. İtalya'nın Verona kentinde yaşayan birbirlerine düşman ailelerin çocukları olan Romeo ile Juliet'in, aileleri arasındaki nefret yüzünden son bulan aşkları anlatılır.

    Hamlet'te, babası öldükten sonra annesiyle evlenen amcasının aslında babasının katili olduğunu öğrenen Danimarka Prensi Hamlet derin bir acıya kapılarak öç almaya karar verirse de, bunu bir türlü gerçekleştiremez. Oyun, yalnızca amcası Claudius'un değil, kraliçe ve Hamlet'in de öldükleri bir sahneyle biter.

    "Kral Lear" Shakespeare trajedilerinin en korkuncu, ama belki de en önemlisidir. Gururlu ve bencil olan yaşlı Kral Lear, sadık ve sevgili kızı Cordelia'nın kendisini ne kadar sevdiğini ablaları gibi abartmalı bir dille açıklamaması üzerine, öfkeye kapılarak onu sürgüne gönderir ve tüm servetini öbür kızları Goneril ve Regan arasında paylaştırır. Oysa iltifat dolu sözlerine karşın bu iki kardeş zalim ve haindir. Çok geçmeden Lear onların gerçek yüzlerini görür. Fırtınalı bir gecede sokağa atılan Lear, Cordelia'ya yaptığı haksızlığın acısıyla çıldırmaya başlar. Sonunda onu kurtarmak için geri dönen Cordelia da düşmanları tarafından öldürülür. Üzüntüden perişan olan kral kızının ölüsüne sarılarak son nefesini verir.

    Tarihsel Oyunlar

    Shakespeare konuların İngiliz tarihindeki olaylardan alan birkaç oyun da yazdı. Bunlardan ilki, rakiplerine ve düşmanlarına acımasız davranan kötü ruhlu ve kambur Kral III. Richard'ı anlatan Kral Üçüncü Richard'ın Tragedyası'dır. Kurbanları arasında Londra Kulesi'nde öldürülen iki genç prens de vardır. Yaşamını yitirdiği Bosworth Field çarpışmasından bir gece önce prenslerin ve öteki kurbanlarının hayaletleri uykusunda Richard'a görünür.

    Tarihsel oyunlarından bazıları bir dizi oluşturur: The Tragedy of King Richard II, Henry IV’ün iki bölümü ile Henry V. The Tragedy of Richard I'ı da güçsüz kral tahtından vazgeçerek tacını IV. Henry adını alan Henry Bolingbroke'a bırakır. Öbür iki oyunda, yeni kralın yönetimi sırasında sorunlar ve ayaklanmalar baş gösterir; bu sırada kralın öz oğlu Prens Hal avare ve savurgan bir yaşam sürer. Ama babasının ölümüyle tahta geçerek V. Henry adını alan Prens Halin döneminde düzen yeniden kurulur. V. Henry'nin orduları Fransa'da büyük zafer kazanır. Henry'nin Fransız prensesiyle evlenmesi her iki ülkeye de barış getirir.

    Shakespeare'in, konularını Eski Yunan ve Roma tarihinden alan oyunlarından en ünlüsü ise Julius Caesar'dır. Bu oyunda dürüst ve erdemli bir kişiliği olan Brutus, Jül Sezar'ın kendisini Roma imparatoru ilan etmesini önlemek amacıyla, arkadaşlarıyla birlik olup çok sevdiği Jül Sezar'ı özgürlük adına öldürür. Ama bunun cumhuriyetin yok olmasını önleyememesi üzerine de kendi canına kıyar.

    "Mutlu Son"la Biten Oyunlar

    Shakespeare yaşamının sonlarına doğru kötülük ve acıyı içerdikleri için tam olarak birer komedi sayılmayan, ama ölümle değil de bağışlama ve mutlu sonla bittikleri için trajedi de sayılmayan birkaç oyun yazdı. Bu oyunlardan biri olan Kış Masalı'nda, Leontes adlı bir kral hiçbir neden yokken karısı Hermione'yi kıskanır, karısıyla tüm ilişkisini keser ve bebek yaşındaki Perdita adlı kızının yabani hayvanlara yem olsun diye ıssız bir yere bırakılmasını emreder. Perditayı bir çoban kurtarır ve büyütür. Sonunda kız, babasına geri döner. Kralın uzun yıllar boyunca pişmanlıkla andığı ve öldü diye yas tuttuğu Hermione de geri döner, böylece sonunda geçmişin hataları bağışlanır.

    Fırtına'da ise olay, düklüğü elinden alınan Prospero'nun yönetimindeki bir adada geçer. Büyü gücüne sahip Prospero, hava perisi Ariel'i ve yarı insan yarı canavar Caliban'ı yönetmektedir. Yıllar önce hileyle düklüğü ele geçiren Prospero'nun kardeşi Antonio, adanın yakınında bir deniz kazası geçirir. Prospero büyü gücüyle kendisine haksızlık edenleri cezalandırır. Ama daha sonra onları bağışlar ve kızı Miranda'nın Antonio'nun oğlu Prens Ferdinand ile evlenmesine izin verir. Oyun Prospero'nun büyülü değneğini kırması, büyü kitabını denize atması ve tüm grubun düşmanlıkları geride bırakıp büyüyle onarılmış gemiyle İtalya'ya yelken açmasıyla sona erer.


    kaynak : kimkimdir.gen.tr
    EFELER BiRLiĞi
    Paylaşım Ve Dostluk Platformu
    ©º° SKYMOON EFE toprağın bol mekanın Cennet olsun °º©


    Türkforum'a bugüne kadar gönderilen her 58 mesajdan birinin Efeler Birliği başlığına gönderildiğini biliyor muydunuz?

  7. #7

    Kayıt Tarihi
    24-11-2005
    Mesajlar
    10
    Karizma Gücü
    0
    güzel çalışma

  8. #8
    Countess Aslan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-10-2005
    Mesajlar
    54
    Karizma Gücü
    0
    bıktım artık dünyadan ben kalıcı değilim gel görki ölüp gitsem yalnız kalır sevgilim

    Sone 66
    GaLaTaSaRaY



    >>>LιѕєLιLєя вιяLιgı<<<



    Por una mirada un mundo;
    por una paLabra, un cielo;
    por una sonrisa, el universo;
    por un beso... ¡Hay no se que haría por un beso
    ............................................


    For a loOk, one world;
    for a word, the heaven;
    for a smile the universe;
    for a Kiss... I don't know whaT I'm doing for a Kiss...

  9. #9
    angel_nili
    Ziyaretçi
    75. SONE


    Bir an sevinç duyarken, korkuyorum sonra hemen,

    Haydut yıllar çalar götürür diye hazinemi;
    Bir an, başbaşa kalmaktan öte bir şey istemezken,
    Sonra diyorum ki, alem niye görmesin sevincimi?
    Bazan, sana baka baka kendime çektiğim ziyafetle,
    Doydum sanırken, bir bakışın açlığıyla ölüyorum sonra,
    Senin bana verdiğin ya da verebileceğinden öte,
    Ne bir şeyden zevk alıyorum, ne de çabalıyorum almaya.
    İşte böyle, her gün hem açlıktan ölüyor, hem tıkanıyorum;


    Ya oburca her şeyi yiyorum, ya da hiçbir şeye dokunmuyorum.



    William Shakespeare






  10. #10
    angel_nili
    Ziyaretçi
    şiirleri
    1592 yılında veba salgını yüzünden tiyatrolar kapanınca, shakespeare dramatik eserler yazmayı bir müddet bırakıp nazım hikayeler yazmağa başladı. 1593’de venus and adonis’i çıktı. eser henry wriothesley, the earl of southampton’a ithaf edilmişti. venus and adonis büyük bir başarı kazanmış olmalı ki ertesi yıl shakespeare the rape of lucrece’i yazdı. konusu ovid’in fasti’sinden alınmış olan bu nazım hikaye 1594’de basılmıştır. shakespeare bu sıralarda sonnelerini yazmaya başlamıştı. bunlar 3 tanesi hariç 14 mısralık 154 şiirdir. bu şiirler toplu olarak ancak 1609 yılında ve shakespeare’in haberi olmadan yayınlanmıştır. sonnelerin shakespeare’in hamisi earl of southampton için yazılmış olması muhtemeldir. bu şiirlerde shakespeare hamisine evlenmeyi tavsiye ediyor. sonnelerin bazılarında şairle esmer bir hanım arasında cereyan eden bazı vakalardan bahsedilmekte ve sonra shakespeare hamisinin bu hanımı elinden aldığından dolayı şikayet etmekte ve sonunda onu affetmektedir. bu şiirlerin konularının tamamen hayali olması çok muhtemeldir.



    ağır latin tabanlı old style dili sayesinde, anlatımını tek kalemde değil de tek oyunda bitiren biridir kendisi
    birçok şiirinde bir önceki şiirinden kalıntılar vardır, bir sonrakinde birkaç tane öncesinin ya da sonrasının belki.
    aslında kendisi de kendi tuzağına düşmüştür.
    çok global ve zaman kaile almaksızın yazmıştır eserlerini ve ne kendisi günce tutabilmiştir, ne de onun eserlerinden faydalananlar için kolaylık olmuştur.
    zira akıcı olduğu kadar eleştri almaz diksiyonlar tek cevaba çıkar sürekli. yazım temizliği,

    tüm oyunlarını londrada, tüm eserlerini ingiltere içinde yazmış birey.
    döneminin yönetimi içinde yer alan yazarlarca onlarca kez aforoz edilmesine rağmen durmadı ve yazdı
    zira onun sanat için yaptıklarını, diğer sanatçılar kraliçeden maaş bağlatabilmek için yapıyorlardı.
    zamanla parasını alamayan tüm oyun yazarlarıyla burun buruna geldi ve birçok araştırma yapılmaya başlandı hakkında

    çıkan sonuç? asıl adının ws olmadığı kanaatine varıldı, oyunlarının da çalıntı olduğuna.
    zira şiirlerindeki tutarlılık oyunlarda göze çarpmıyordu.



    ingiliz dilinin zirvesindeki adam olarak kabul edilir. latin kökenli kelimelerin yanında günümüzde ''vulgar'' bulunan anglo-sakson kelimeleri de zarif bir üslupla kullanmayı başarmıştır. kimliğiyle ilgili söylentilerden biri kral beşinci henry'nin şekspir adıyla eserler kaleme aldığıdır. ingilizcedeki en vukuflu metinlerden kabul edilen incil çevirisinin beşinci henry'ye ait olması da bu iddiaya delil olarak gösterilmektedir.

    " life is but a walking shadow " ( hayat yürüyen bir gölgedir sadece ) diyerek :


    hakkında tek bir kişi olmadığından, eşcinsel olduğuna kadar binbir spekülasyon türetilmiş bir unutulmaz dil cambazı.. bahriyelilikten, hukuka, eczacılıktan, tarihe bir çok konuda yetkin bilgi sahibi usta kalem.. bir görüşe göre küçük yaşta bir asilzadenin yanına korist olarak verilmiş ve aristokrat kültürüyle yetişmiş orta sınıf çocuğu.. tiyatroya lord chamberlain kumpanyasında kondüvitlik yaparak adım atar.. şair olarak 30lu yaşlarında tanınır..southapton dükü tarafından himaye altına alınır.. mitoloji, aşk ve zaman temalarıyla yoğrulmuş sonnetlerini ve erotik şiirlerini ona adar.. ömrü boyunca aynı kumpanyada çalışır.. hiçbir zaman iyi bir oyuncu olamaz.. ancak ölümünden yüzyıllar sonra bile, yazdıkları oynayanlara oyunculuk nişanı taktırmaktadır.. yaşarken üne kavuşmuş ve zengin olmuş nadir yaratıcılardandır.. öyle ki hanedan arması satın alarak gentlemen payesi edinmiştir.. eserlerinde ingiliz aşağı tabakasına olan tiksintisi fazlasıyla kendini gösterir.. halkı ve devrim yanlılarını çapulcu sınıfı olarak resmetmesi, kalabalık fobisine ve koku hassasiyetine bağlansa da aristokrasiye hayran olduğu daha gerçekçi bir yaklaşımdır. yapımına katkıda bulunduğu globe theatre yandıktan sonra bir daha oyun yazmamıştır.. ölüme yaklaştıkça din buhranı geçirmiş ve 50 yaşında doğum gününde roma katoliği olarak öldüğünde, karısına en iyi 2. yatağını, insanlığaysa tarih boyunca unutulmayacak eserler bırakmıştır..
    eleştirmen
    partridge ozanı 'hayat sevinci ve özü ile dolu, fizik bakımından bir pagan, arzu içinde kıvranan cinsiyetle aç vücudunu tatmin eden, fakat nefsini buna kaptırdığı için kendisini hor gören bir adamdı' diyerek çözümlese de yine kendi dizeleridir anlatan..

    '
    hayat yürüyen bir gölgeden,
    rolünü sahnede böbürlenerek okuyan
    sonra da ortadan kayboluveren
    zavallı bir
    aktörden başka birşey değildir
    hayat bir budalanın anlattığı
    hiçbir manası olmayan gürültülü patırtılı bir hikayedir '

    ingiliz edebiyatının olduğu kadar, dünya edebiyatının da en büyük oyun yazarı ve şairidir shakespeare.1567 yılında stradford kasabasında doğar ve aynı kasabanın stradford grammar school'da yunanca ve latince’yi öğrenir. maalesef babasının mali durumu bozulunca eğitimi yarım kalır.bir süre sonra evlenir. 1585-1592 yılları shakespeare için kayıp yıllar olarak nitelendirilir.1582-94 yılları arasında vebadan dolayı londra’da tiyatroların kapanması yüzünden yalnızca şiir yayınladığı düşünülen shakespeare, 1594’te lord chamberlarn’ın tiyatro topluluğuna oyuncu ve yazar olarak katıldı.

    shakespeare’in yetiştiği elizabeth çağı, ingiliz rönesansı’nın gerçekleştiği, uyanıp yenilenme, canlanıp güçlenme ve büyüme dönemidir.elizabeth ve rönesans dönemi ingiliz tiyatrosunun başlıca temsilcisi olan shakespeare dünyada adından en çok söz edilmiş, en çok sahnelenmiş ve yorumlanmış, yabancı dillere en çok çevrilmiş, tiyatronun adeta “simgesi” olmuş kişidir.shakespeare’in bu büyük özelliği, elizabeth dönemi tiyatrosunu ingiltere’nin “altın çağı” yaptığı kadar dünya tarihinin de en önemli dönemlerinden bir kılan bütün özellikleri yapıtlarında özümsenmiş, kendi çağının toplumsal – kültürel bileşimini çok yönlü yansıtabilmiş ve yapıtlarıyla ulusal tiyatronun başlıca kurucusu olmasından kendinden önceki kültürel miras temeli üzerinde rönesans hümanist düşünce doğrultusunda ürünler vermesinden ve bütün bunların doğal sonucu olarak çok yönlü bir anlatım biçimine ulaşmış olmasından gelir.bu dönemin başlıca özelliklerinde olmak üzere, ortaçağ ve halk tiyatrosu özelliklerini taşıyan açık oyun biçimi ile rönesans klasik burjuva tiyatrosu özelliklerini taşıyan kapalı oyun biçimi , shakespeare’in oyunlarıyla birlikte varolduğu gibi; gerek tragedya ve komedyanın birbirini bütünleyici bir özellik göstermesi, gerekse oyun dili olarak hem koşuk, hem de düz yazının içiçe kullanılması, shakespeare’in çok yönlü ve çok zengin bir anlatımını gerçekleştirebilmesinde olanak sağlamış; tiyatral olan ile dramatik olan, shakespeare oyunlarında (kendi tarihsel dönemiyle uygunluk içinde) uyumlu bir bütünlük içinde olmuştur.toplumsal bir kurum olarak tiyatronun, özellikle de ulusal bilinci yoğunlaştıran tarih oyunlarının önem kazanarak, ulusal yaşayışın merkezi olan saray’la bütünleşmesi yanısıra, halk geleneğinin canlılığı ve gerçekçiliğinin rönesans’ın evrensel değerleriyle kaynaşması sonucu, yepyeni bir ulusal tiyatro biçiminin yaratılışı, shakespeare’in oyunlarında bütünüyle yansımasını bulmuştur.bu yeni
    biçimin getirdiği ve yaşantı zenginliğinin anlatımına olanak sağlayan çok katlı oyun yapısının kurulması, shakespeare’in oyunlarındaki bütünlüğünü pekiştiren başlıca özellik olarak yer almıştır.toplumsal değerlerin, koro yerine, oyun kahramanının karşıtı ya
    da tamamlayıcısı kişi tarafından temsil edilişi, oyunlardaki birey – toplum dengesinin kurulmasına yol açmış; kişilerin çok yönlü karmaşık bireysel yapısı, gerek komedya, gerek tragedya yapısının çok boyutlu hale gelmesine yol açmıştır.shakespeare’in oyunları başlıca üç ana kategoride toplanabilir:tarihsel oyunlar, komedyalar ve tragedyalar.ülkesinin tarihinin önemli olaylarına dayalı oyun dizisini ilk başlatmış
    olan shakespeare, genellikle, düzensizliğin düzene dönüşüyle çözüme uğrayan ayaklanma, çalkantı, ihanet ve savaş gibi olayları ele aldığı tarih oyunlarını ilk dönemde üretmiştir.shakespeare’in komedyaları nasıl farslar olarak başlayıp sorunsal komedyaya doğru bir gelişim çizgisi izlemişse, tragedyaları da gittikçe olumsuzlayıcı, eleştirici ve karamsar bir gelişim çizgisi göstermiştir.

    shakespeare’in londra’daki yaşayışını 1592’den başlayarak izleyebiliyoruz.önce oyuncu, sonra da oyun düzelticisi ve oyun yazarı olarak görüyoruz onu.daha yirmi sekiz yaşındayken, çağdaşlarınca beğenilip sevildiğini gösteren kanıtlar da var, kendisine kızıldığını belirtenler de; örneğin robert green ondan “türedi karga” diye söz ediyor bir yerde. shakespeare 1614’e dek ara sıra londra’ya gidiyor, oyuncularla ve oyun yazarlarıyla ilişkiler kuruyor,ömrünün son yıllarında doğduğu kasabada, ailesiyle birlikte geçirmek istiyor anlaşılan.shakespeare, sonunun yaklaştığını sezmiş olacak ki, 25 mart 1616’da vasiyetnamesini hazırlayıp imzalıyor. 23 nisan 1616’da ölüyor.kasabanın kilisesine, herhalde saygıdeğer bir kişi olduğu için de, mihrabın yakınına gömülüyor mezar taşına ise şu mısralar yazılıyor: hazreti isa aşkına, dostum, aman sakın burda saklı toprağı kazmaktan bu taşları esirgersen tanrı razı olsun, kemiklerime dokunsansa tanrıdan bulsun!

    eski bir geleneğe göre, shakespeare, ölüsünün tedirgin edilmesini ve bitişikteki kemikliğe kaldırılmasını önlemek için, kendisi yazmış bu mısraları.doğruysa, mısralar kendilerine verilen görevi başarmış demektir.

    eserleri:
    hamlet, macbeth, romeo ile juliet, ıv. henry, v.
    henry, vı. henry, vııı. henry, ıı. richard, ııı.
    richard, yanlışlıklar komedyası, titus andronicus,
    hırçın kız, aşkın ekmeği boşa gitti, veronalı iki
    centilmen, bir yazdönümü gecesi rüyası, kral john,
    venedik taciri, julius caesar, beğendiğiniz gibi, on
    ikinci gece, windsor’ın şen kadınları, troilus ile
    cressida, iyi biten her şey iyidir, kısasa kısas,
    othello, kral lear, antonius ile kleopatra,
    coriolanus, atinalı timon, pericles, cymbeline, kış
    masalı, fırtına, soneler.....

    yararlandığım kaynaklar: turan oflazoğlu / shakespeare
    aziz çalışlar / tiyatro ansiklopedisi



 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Fun: Top 10 Shakespeare Quotes
    2006 Konuları bölümünde chaghrie tarafından açılmış
    Yanıt: 1
    Son Mesaj: 12.02.07, 18:59

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •