• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
5 sonuçtan 1 --- 5 arası gösteriliyor
  1. #1
    destina adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-11-2004
    Mesajlar
    1,740
    Karizma Gücü
    0

    İtalyan Edebiyatından Giovanni Battista Guarini

    Hayatı :

    Guarini , 10 aralık 1538'de Ferrara'da , soylu bir ailede doğar.Babası Francesco Guarini'dir.4.kuşaktan büyükbabası ise;Guarini soyunun temellerini , 15.yüzyılda Ferrara'da atmış olan , hümanist Guarino da Verona'dır.

    Guarini;önce Pisa'da , sonra da Padova'da öğrenim görür ve 1557'de 19 yaşındayken , retorik profesörlüğüne atanarak , retorik ve ahlak felsefesi dersleri vermeye başlar.Daha sonra , üniversitede sekreter olarak çalışır.Bu arada , kendine kalan büyük miras sayesinde , soylu bir kız olan Taddea de Bendedei ile evlenir. 1563'de , Scipion de Gonzague'nün Padova'da kurduğu , "Etherese Akademisi" 'nin başına geçer.

    1567'de , son Ferrara dükü olan 2.Alfonso d'Este'nin hizmetine girer.Bu hizmet süresi içinde;1570-71 arasında Torino'ya , 1574-75 arasında ise Roma , Venedik ve Polonya'ya elçi olarak gönderilir.Orada , dük Alfonso'ya Polonya tacını kazandıran görüşmelere katılır.

    Guarini , sarayda , dükün hizmetinde olan Tasso ile tanışır ve onunla çok iyi dost olur.Ancak , 1579'da , kültürsüz ve acımasız biri olan dük;devamlı genç bayanlarla gezen Tasso'yu , ruhsal dengesizlikten kaynaklanan davranış bozukluğu gerekçesiyle , akıl hastanesine gönderir.Guarini de , kötü niyetli sekreterleri olan , Pigna ve Montecatini yüzünden , Tasso ile bozuşmuştur.Tasso , akıl hastanesine gönderilince; dük , Guarini'ye , saray şairliği görevini önerir.Guarini , bu öneriyi kabul ederek;saray şairi olarak , Tasso'nun yerini alır.

    Guarini , dostu Cornelio Bentivoglio'ya yazdığı bir mektupta;bu görevi , tam anlamıyla yerine getirebilmek ve Tasso'nun yerini doldurabilmek için , nasıl çaba harcadığını anlatır.Mektupta , kendini başka bir insana dönüştürmek için çabaladığını;gençlikteki karakterini , duygularını , giysilerini edinmeye çalıştığını ve doğal , melankoli durumunu , yapay bir neşeye dönüştürdüğünü yazar.Ayrıca , şimdiye kadar , hiç hissetmediği aşkları yaşayıp , bilgeliği deliliğe çevirdiğini;dolayısıyla , bir filozoftan bir şaire dönüştüğünü de ekler.

    Ancak Guarini , 1582'de , kişiliğiyle ve yetenekleriyle bağdaştıramadığı bu ikiyüzlü hayat tarzını terk ederek , babasından kalan çiftliğe yerleşir.Bu çiftlikte , kendini , ailesine ve edebiyat çalışmalarına adar.Ayrıca , hayatını düzene sokmaya çalışır.Ancak , bu gerçekleşmez.Öncelikle , genç yaşta karısını kaybeder ve mal paylaşımında da , oğullarıyla anlaşmazlığa düşer.Oğullarından biri , kızkardeşi Anna Guarini'yi , onun kocası Ercole Trotti ile birlikte öldürür.Yazarın hayatı;bu oğlu ve diğer oğullarıyla , karşılıklı davalarda geçer.

    Guarini , 1585 yılında , bir oyunun halka açık ilk gösterimini yönetmek ve denetlemek için Turin'de bulunduğu bir sırada;dük Alfonso , onu Ferrara'ya geri çağırır.Yazar , geri döner;devlet bakanlığı ve dükün sekreterliği ile görevlendirilir. 1588'e kadar , dükün hizmetinde kalan yazar;onunla anlaşmazlığa düşünce , sarayı terk eder.Guarini , hizmetinde olduğu 2.Alfonso'nun dışında;önceleri , Savoy dükü Emmanuel-Philibert'in ve Mantova dükünün hizmetinde bulunmuştur.Sarayı terk ettikten sonra ise , önce Floransa'ya taşınır.Oradan Roma'ya geçer.1592'de , Vincent de Gonzague'nün hizmetine girer.

    1599'da , Toscana büyük dükü 1.Ferdinand'ın hizmetine girer.Aynı yıl , Floransa'ya dönerek , Ferdinand de Medici'nin yardımcısı olur.Burada , büyük dükün oğlu ; yazarı , onursuz bir evliliğe zorlar.Bunun üzerine , yazar , Medici sarayından ayrılır.1602'de , Urbino dükü Francesco Maria della Rovere 'nin hizmetine girer.Ancak , aradığı esenlik ve dinginliği burada da bulamaz ve 1604'te , buradan ayrılır.Daha sonra , Ferrara'ya dönen Guarini;çeşitli davalara bakarak ve çağdaşı olan eleştirmenlerle tartışmalara girerek , son yıllarını geçirir. Yazar , 7 ekim 1612'de , 75 yaşında Venedik'te ölür.

    Eserleri :

    1) Polonya'nın sorunları üstüne söylevler 1574 - 75

    Guarini , bu eserini , Polonya'da elçilik görevinde iken yazmıştır.Eser , daha sonraki bir tarihte yayınlamıştır.

    2) Sadık Çoban 1582 - 90

    Guarini'nin;1582'de , sarayı terk ederek , babasından kalan çiftliğe yerleştikten sonra yazmaya başladığı pastoral oyunu.Yazımı ve gözden geçirilmesiyle yıllarca uğraştığı bu trajikomedi;1590 yılında yayınlanmış ve ilk kez , 1595'te , Crema'daki karnavalda sahnelenmiştir.

    Bu pastoral dramda , olaylar , Yunanlı yazar Pausanias'tan alınmıştır ve Arkadya'da geçer.Arkadlar , her yıl düzenli olarak , Tanrıça Diana'ya bir bakire kurban etmektedirler.Dini görevli Montano , Herakles'e giderek , kahinlerin görüşlerini iletir.Bu görüşlere göre;gökyüzünde iki kişi , aşk ile birleşmedikçe , kötülüklerin ardı arkası kesilmeyecektir.Montana , bu kötülükleri uzaklaştırmak için;oğlu Silvio'yu , bir Nympha ile birleştirmek ister.Ancak , Silvio'nun gözü , avcılıktan başka bir şey görmemektedir.Ayrıca , Amarili ile de nişanlıdır.

    Çoban Mirtillo ise , Amarilli'ye aşıktır.Corisca da , çoban Mirtillo'ya aşıktır. Ancak , Mirtillo sevdiğine sadıktır.Corisca , sevdiğine kavuşabilmek için , bir hileye başvurur ve yaptığı bir planla , Amarilli ve Mirtillo'yu bir mağarada buluşturur.Arkadya yasalarına göre;nişanlısını aldatmış olan Amarilli'nin , Tanrıça Diana'ya kurban edilmesi gerekmektedir.Mirtillo , Amarilli'nin yerine kurban edilmesini ister.Bu sırada , Mirtillo'nun babası Carino gelir ve aslında , onun kendi oğlu değil ; Montano'nun oğlu , yani , Silvio'nun da kardeşi olduğunu söyler. Böylelikle , karışıklık çözülür. Mirtillo , Amarilli ile;Silvio ise , aşık olduğu Dorindo adlı bir çoban kızı ile evlenir.

    Eser;karmaşık yapısı , yan olayların ve yardımcı kişilerin etkili biçimde kullanılma tekniği ve yüksek nitelikli koşuklu diliyle , ön plana çıkar.Eser , fazlasıyla ayrıntılı ve akıllı bir kurguya sahiptir.Tüm neden-sonuç ilişkileri , titizlikle kurulmuş ve her olay , olabildiğince geniş ve incelikle işlenmiştir.Ancak , yine de , Sophokles ve Shakespeare ekolüne alışmış olan okuyucuyu , düş kırıklığına uğratmaktadır.

    Sanki , olaylar sahnenin dışında geçiyor ve seyirciler ise;sahnede yalnızca , olayların sonuçlarını sergileyen durağan bir tablo seyrediyor gibidir.Oyun , sadece biçimsel olarak değil;içerik ve duyguların , durağan anlatımına uygun müzik seçimi açısından da lirik bir eser sayılır.Karakterler , ustaca oluşturulmuş ve görkemli bir canlılıkla sunulmaktadır.

    Soğuk ve hırslı avcı Silvio , sevecen ve romantik Mirtillo ile karşıtlık oluşturmaktadır.Corisca'nın uyanık tavırları ve sahte güzelliği de , Amarilli'nin saf aşkına karşıttır.Guarini , Carino tiplemesinde , kendi bireysel deneyimlerini yansıtmış ve Ferrara sarayını acımasızca yermiştir.Corisca'da , şehir hayatının bozduğu bir birey portresi çizilmektedir.Yazar , düşsel ve ülküsel Arkadya ülkesinin tekdüzeliğini gidermek amacıyla , yergiden böylece yararlanmış olmasına karşın;oyunda , çağının İtalyan toplumundaki değişim ve çağdaş duyarlılığı da yansıtmıştır.

    "Sadık Çoban" , hep duygusallıkla anılmışsa da;söz oyunlarıyla pekiştirilmiş ve alçakgönüllülükten yoksun betimlemeleri , kışkırtıcı bulunmuştur.Oyunun tanımladığı aşk , yırtıcı ve kontrolsüzdür.Duyguların arka planında , tutku ve kösnüllük vardır.Kardinal Bellarmine , yazara , kendisinin yumuşak başlılığı ve dalkavukça tutumuyla ; Luther'in , başkaldırısıyla , Hıristiyanlığa yaptığından daha çok zarar verdiğini itiraf etmiştir.Oyunun dili ise;klasik , hayranlık uyandırıcı ve inceliklidir.Yazarın özdeyişlerle dolu anlatımı , onun ahlakçı yönünü ortaya çıkarmaktadır.

    "Sadık Çoban" , sanat değerinden çok , neden olduğu sayısız tartışmalar yüzünden önem taşır.Trajedi ve komedi türlerini birleştirmesi , yani;trajikomedi adlı yeni bir türün ortaya çıkması , farklı görüşleri doğurmuştur.Guarini'ye göre , ozanın görevi;sadece eğitmek değil , eğlendirmektir de.Birlik ilkesinin dışlanarak , birkaç aşk öyküsünün bir arada işlenmesi ve eserdeki ahlak anlayışı da tartışmalara yol açmıştır.Özellikle , Aristo'cu çevreler , esere karşı çıkmıştır.

    Tasso'nun , "Aminta" adlı eserinden esintiler taşıyan bu oyun;"Aminta" 'nın lirik yalınlığına ulaşamasa da , kısa sürede , ondan daha büyük başarı elde etmiş ve döneminin , başka dillere en çok çevrilen ve öykünülen eserlerinden biri olmuştur. Oyun , etkisini 200 yıl boyunca sürdürmüştür.Pastoral bir eserin , edebiyat tarihinde bunca önemli bir yer tutması şaşırtıcıdır.Hele 16.yüzyılın sonunda , İtalya'nın kendisini , "Sadık Çoban" 'ın ana düşüncesiyle tanımladığı ve devrim çağına dek , bu oyunun , tüm Avrupa sanatını da etkilediği düşünülürse;bu şaşkınlık daha da artacaktır.

    3) Sıska Kadın 1584

    Guarini'nin ikinci oyunu olan bu eser;daha önceki oyunun yapısal yöntemi içinde , sağlam olay örgüsüne dayalı , incelikli bir düzyazı dilini içeren bir komedidir.

    4) Sekreter

    Guarini'nin , diyaloglar içeren bir eseridir.

    5) Mektuplar 1593

    6) Gerçekler I , Gerçekler II 1590'lı yıllar

    Bu iki eserde , Guarini'nin polemik yazıları vardır.

    7) Şiirler 1598

    8) Politik Özgürlük Üstüne Bir Deneme 1599 - 1600

    Guarini'nin , Floransa'daki Medici yönetiminin desteğiyle hazırlamış olduğu bu eserde , yazarın politik tezleri vardır.

    9) Trajikomedi Üstüne 1601

    Guarini'nin;ilk oyunu olan "Sadık Çoban" 'ın yapısı nedeniyle , aldığı eleştirilere karşı yazmış olduğu savunma yazısı.Özellikle , Padova'lı G. de Nores'in kendisine yönelttiği eleştiriler nedeniyle yazdığı bu eserinde , yazar; trajikomedinin , hem trajedi hem de komedi ögelerini taşıyan , kendine özgü bir tarz olduğunu savunur.

    Ona göre Aristo , trajediye;korku ve acıma duygularını uyandırarak , seyirciyi kötü duygulardan arındırma(Katharsis) işlevi yüklemiştir.Guarini , artık insanlara , iyiliği ve doğruyu öğretecek olan İncil bulunduğu için , trajediden bunu beklemenin yersiz olduğunu düşünür.Ona göre;komedi de , gerçek anlamını yitirmiştir.Tuluat tiyatrosu ise , komediyi bayağılaştırmıştır.Guarini , bu monotonluğu ve sıkıntıyı önlemek için , klasik geleneklerde yenilik yapılmasını savunur.Ona göre , trajikomedi yani pastoral dram;trajedi ve komedi türlerinden alınan ögelerin bir sentezi sayılmalı ve değişen zaman koşullarının yarattığı , yeni ve bağımsız bir tiyatro türü olarak kabul edilmelidir.

    10) Bedeni Su Toplamış Kişi 1609

    Sanatı :

    Sağlıklı ve güçlü bir akla sahip olan Guarini;amaçlarında kararlı , kendi gücüne inanan , sağlam ilişkiler kurmada yetkin biridir.Ancak , yetilerini kullanabileceği olanağı bulamamıştır.Sarayın zorunlu pasifizmi , onu;çabuk öfkelenen ve tutarsız tepkiler veren biri durumuna getirmiştir.Şiirden , sözde bir alçakgönüllülükle söz eden şair;şiirin , boş zamanlarda oyalandığı bir uğraş olduğunu söylemiştir.Ölümünden sonra ortaya çıkan şiirleri;şaire , kalıcı bir ün sağlayacak kaliteden uzaktır.

    Guarini , trajedi ve komediyi birleştirerek , trajikomediyi yani pastoral dramı oluşturmuştur.Rönesans döneminin bu yazarı , Tasso ile birlikte , pastoral tiyatronun kurucusu sayılır.

    Kaynakça :

    - İtalyan Edebiyatı Tarihi Süheyla Öncel
    İtalyan Kültür Heyeti / 1986

    - Tiyatro Ansiklopedisi Aziz Çalışlar
    Kültür Bakanlığı Yayınları / 1995

    - Batista Guarini Encyclopedia Britannica / 1911

    - Batista Guarini The Catholic Encyclopedia / 1999

    - Dictionnaire Biographique des Auteurs
    Laffont - Bompiani / 1964

    - Le Nouveau Dictionnaire des Oeuvres
    Laffont - Bompiani / 1994

    - Ana Britannica Ana Yayıncılık 1986

    - Büyük Larousse Gelişim Yayınları 1986

    - Türk Ansiklopedisi Milli Eğitim Yayınları / 1946
    Her vazgeçişin; bir içhesaplaşması ve bir mağlubiyeti vardır ama her vazgeçen kaybetmiş değildir!
    Öğrendik ki; Kazanmak için bazen çekip gitmek gerekir..."

  2. #2
    destina adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-11-2004
    Mesajlar
    1,740
    Karizma Gücü
    0

    Yazardan Seçmeler

    Sıkıyorum Yumuşacık Elini

    Sıkıyorum yumuşacık elini ,
    Acıyla kapıyorsun gözlerini;
    Haksız ve acımasızsın diyorlar bana.
    Bütün zevk benimmiş de ,
    Acıyı sen çekiyormuşsun gibi güya;
    Benim kalbimi bu eller tutuyor görmüyorsun.
    Acı hakçadır , tamam da;
    Onu sıkarken kalbimi acıtıyorum aslında.


    Giovanni Battista Guarini
    Her vazgeçişin; bir içhesaplaşması ve bir mağlubiyeti vardır ama her vazgeçen kaybetmiş değildir!
    Öğrendik ki; Kazanmak için bazen çekip gitmek gerekir..."

  3. #3
    destina adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-11-2004
    Mesajlar
    1,740
    Karizma Gücü
    0

    Yazardan Seçmeler


    Gidecek miyim ,
    Kalacak mıyım Yoksa?


    Gidecek miyim , kalacak mıyım yoksa? Ah!
    Nasıl kalabilir insan , giderken beden;
    Nasıl gidebilir insan , ruh kalırken?
    Ve eğer , ruh yaşamsa;
    Yoksunluğun işte ondan.
    Neden ölmedim hala?
    Nasıl öleceğim , yaşarken böyle acıyla?
    Ah!Korkunç veda:Aşıkların ayrılması ,
    Yaşarken ölmekmiş ;
    Acımasız kader öğretti bunu bana!

    Giovanni Battista Guarini
    Her vazgeçişin; bir içhesaplaşması ve bir mağlubiyeti vardır ama her vazgeçen kaybetmiş değildir!
    Öğrendik ki; Kazanmak için bazen çekip gitmek gerekir..."

  4. #4
    destina adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-11-2004
    Mesajlar
    1,740
    Karizma Gücü
    0
    Birlikte Yandık

    Birlikte yandık , güzel sevgilimle ben ,
    Apansız parlayan bir ateşte;
    Birbirimizin bakışındaki alevlerle ,
    Duyduğumuz ortak arzunun ateşinde.

    "Ah , bu ne tutkulu bir aşk!"
    Der gibiydi gözleri ,
    Kıvılcımlar saçarak bana doğru;
    "Yanıp kül ol , benim gibi!"
    Ah!O an anladım ki;
    Gizlendikçe aşk ve uzaklaştıkça ,
    Benim kalbimde yanıyor , onunsa bakışlarında

    Giovanni Battista Guarini
    Her vazgeçişin; bir içhesaplaşması ve bir mağlubiyeti vardır ama her vazgeçen kaybetmiş değildir!
    Öğrendik ki; Kazanmak için bazen çekip gitmek gerekir..."

  5. #5
    destina adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-11-2004
    Mesajlar
    1,740
    Karizma Gücü
    0

    Yazardan Seçmeler

    Mutlu Bir Kalbi Olsun İsteyen

    Mutlu ve neşeli bir kalbi olsun isteyen ,
    Acımasız aşkın peşinden gitmez.
    Ne acımasız dalkavuktur o aşk ki;
    Kahkahalar atar , öldürürken sizi.
    Giderek azalır büyüsü , güzelliği;
    Diner tatlı esintisi , acımasızca aldatır böylesi.
    Yalvarmalarına kulak asmayıp , inanmayın
    Sözlerine!Hemen kaçın oradan;
    Eğer , yanınıza gelirse.Ayartan
    Çekiciliğinin oklarından , kendinizi sakının!


    Giovanni Battista Guarini
    Her vazgeçişin; bir içhesaplaşması ve bir mağlubiyeti vardır ama her vazgeçen kaybetmiş değildir!
    Öğrendik ki; Kazanmak için bazen çekip gitmek gerekir..."

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •