• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
5 sonuçtan 1 --- 5 arası gösteriliyor
  1. #1
    destina adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-11-2004
    Mesajlar
    1,740
    Karizma Gücü
    0

    İspanyol Edebiyatından Luis de Leon

    Hayatı

    Luis de Leon , 1527'de , İspanya'nın Aragon bölgesinin Belmonte şehrinin Cuenca kasabasında , soylu bir Yahudi ailesinin oğlu olarak dünyaya gelir.Babası , kral yanlısı bir kişidir.İlk eğitimini Madrid'te alan Luis de Leon , daha sonra , Melchor Cano'nun öğrencisi olarak ; Madrid , Vallodolid'de öğrenim görür.

    14 yaşına kadar Vallodolid'de kalan şair , Latince ve hukuk eğitimi almak için , üniversitede profesör olan amcası ile Salamanca'ya gider.Birkaç ay sonra , burada , Augustinus tarikatına girer.29 ocak 1544'te ise , keşişlik yemini ederek , sürekli bu görevi seçmiş olur.

    1555 yılına kadar , Salamanca üniversitesinde , Tanrıbilim ve çeşitli sanatlar üzerine eğitim alır.1558'de ise , tezlerini vererek , Tanrıbilim dalında master derecesini alır.1560 yılında , Tanrıbilim kürsüsüne atanır.Daha sonra , Alcala üniversitesine kayıt yaptırır.Ve Toledo'da olgunluk sınavını kazanıp , erginlik (Yetkinlik) sanını alır.Üniversitede , kürsü elde etmek için çekişmeye girmeyen Luis de Leon ; 1565'te , büyük bir başarı kazanarak , Salamanca üniversitesinin Durando ve Saint-Thomas kürsüsüne getirilir.

    Profesörlük kariyerinin başlangıcından itibaren , düşüncelerinin özgünlüğü ve adalet anlayışının güçlülüğüyle dikkat çekmeye başlayan yazar , üniversitede birçok düşman kazanır.Dinsel tarikatlar arasındaki çekişmelerin arttığı dönemlerde , bu çevrelerden de tepki alır.

    Salamanca'nın entelektüel çevresinde çoğunluğu oluşturan Dominikenler , onu kendilerine düşman seçmişlerdi.Diğer tarikatlar ve hatta kendi tarikatı arasında bile , durumu iyi değildir.Augustinus tarikatında , İbranicenin kökeni hakkındaki düşünceleri nedeniyle , ona karşı bir cepheleşme vardır.Ona karşı olan ; Leon de Castro , Bartolome Medina ve Juan Gallo ile mücadele eder.Özellikle Leon de Castro , onun 1567-69 arasında yazdığı , "İman Üzerine" adlı çalışması hakkında sert eleştirilerde bulunur.

    O dönemde , Trent Konsilinin , Vulgata (Aziz Hieronymus'un latince İncil çevirisi)'nın güvenirliği konusunda aldığı kararlar da , Salamanca'lı profesörler arasında tartışma konusu oluyordu.Grajal ve Martinez de Leon gibi profesörler , derslerinde , İbranice metinleri ve eski Ahit'in Yunanca çevirisini kullanmayı sürdürürken ; Leon de Castro ve Bartolome Medina gibi diğerleri de , bunun konsilin kararına aykırı hareket etmek anlamına geldiği ve Vulgata'nın vasat olduğu gerekçesiyle , adı geçen profesörleri , 1571 yılının aralık ayında , engizisyona ihbar ederler.

    1572 yılının başlarında , Grajal ve Martinez de Leon , sapkınlık suçlamasıyla Salamanca'da tutuklanırlar.27 Mart'ta da , Louis de Leon , Vallodolid'de gözaltına alınarak , engizisyon zindanlarına götürülür.Yazıların incelenmesi ve tanıkların dinlenmesinin ardından , engizisyon mahkemesi ; yazara yöneltilen suçlamaları , 17 başlık altında toplar.Bu tutanaklarda , Louis de Leon ve diğerleri ; sapkınlıkla değil , Vulgata hakkındaki saygısızca değerlendirmelerinden dolayı suçlanıyorlardı.

    Valladolid'deki dava 5 yıl sürer.Louis de Leon , bu dava boyunca sakin davranarak , kendini çok iyi savunur.Önceleri , yargıç onu sorguya çekmek istemişse de , onun ılımlı tutumu üzerine bundan vazgeçmiştir.Ancak , Louis de Leon , yine de suçlu bulunur ve zincire gerilerek , cezalandırılmasına karar verilir.Kararın Madrit'teki yüksek konsey tarafından onaylanması gerekmektedir.Yüksek konsey , 7 aralık 1576'da , bu kararı bozarak ; Louis de Leon'un beraatına karar verir.Ayrıca , üniversitedeki kürsüsüne geri dönebileceğini ; ancak , derslerinde daha dikkatli olmasını söyler.Yazar , 11 aralık 1576'da özgürlüğüne kavuşur.

    30 aralıkta Salamanca'ya dönen Louis de Leon , üniversitede coşkuyla karşılanır.Manastırına kadar , müzik ve yer yer alkış eşliğinde uğurlanır.Bu arada , yazar , kendini ihbar edenleri affetmiştir.Dava süresince , kendi kürsüsünde ders veren Castillo baba'nın da , yerinde kalmasına izin verir.Kendisi ise , aldığı tazminat ve ek ders öğretmenliğiyle geçinmeye başlar.Ancak , üniversite yönetimi ; onu , kutsal yazılar kürsüsüne getirir.Louis de Leon , büyük bir kalabalık eşliğinde , yeni görevine gelir.Ve ilk dersine de , "Dün diyorduk ki..." diyerek başlar.

    Daha sonra , sırasıyla ; 1577'de skolastik , Tanrıbilim , 1578'de ahlak felsefesi kürsüsüne getirilir.Aynı yıl , Gregoryen takvimi için kurulan , reform hareketi komisyonuna üye olur.1579'da , İncil kürsüsüne getirilir.1582'de , Aziz Augustinus'un kaza ve kader'e ait öğretisine karşı çıktığı için , engizisyonla tekrar sorun yaşamaya başlar.Toledo'daki , yüksek engizisyon mahkemesine çıkarılarak uyarılır.Ancak , yine de , Toledo başpiskoposu Quiroja'nın aforozuna uğrar.1587'de , Vulgata'nın düzenlenmesi amacıyla oluşturulan komisyona katılma önerisini kabul etmez.Bunun nedeni , eldeki çevirinin , orijinaliyle karşılaştırılması sonucunda yapılacak değişikliklerle , İbranice içerikten uzaklaşılacağı kaygısıdır.

    Yaşamının son yıllarına doğru , üniversitede bir görev alır.Üyesi olduğu tarikatta , bir reform girişiminde bulunur.Bir ara , Kastilya eyaleti bölge başkanlığı ve başpiskoposun yardımcılığı görevini üstlenir.Louis de Leon , 23 ağustos 1591'de , Madrigal de las Altas Torres'in Avila şehrinde ölür.
    Her vazgeçişin; bir içhesaplaşması ve bir mağlubiyeti vardır ama her vazgeçen kaybetmiş değildir!
    Öğrendik ki; Kazanmak için bazen çekip gitmek gerekir..."

  2. #2
    destina adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-11-2004
    Mesajlar
    1,740
    Karizma Gücü
    0

    Eserleri

    Eserleri :

    1) İman Üzerine 1567-69

    Luis de Leon'un İbranice yazdığı bu esere , çağdaşı Leon de Castro sert eleştiriler getirmiştir.

    2) İlahiler İlahisi 1571

    Luis de Leon'un , engizisyon mahkemesince tutuklanarak cezaevine gönderilmeden kısa bir süre önce , Kastilya diline çevirdiği eser.Eserde , yazarın uzun yorumları vardır.

    3) İlahiler ilahisinin açıklaması 1580

    4) İsa'nın Adları 1583

    Eserin tam adı , "Kutsal Yazılarda Geçen İsa'nın Adları" 'dır.Eser , yazarın , Valladolid cezaevindeyken esinlendiği bir düşünce sonucu ortaya çıkmıştır.İncil'in bir dizi heterodoks yorumuna giriştiği için , 1572-76 yıllarını cezaevinde geçiren yazar ; bu esere , 2 bölüm daha eklemiş ve 1583'te yayınlamıştır.Kitabın 3. baskısı ise , yazarın ölümünden sonra , 1595'te yapılmıştır.

    Luis de Leon , bu düzyazı eserinde , İsa'nın 13 adını açıklar.Ona göre , İsa'ya verilmiş olan ya da kutsal metinlerde ona adanmış olan adlar ve sanlar, onun ilahi özünü yansıtan sembollerdir.İsa'nın özü olan bu semboller , Kudas ayinleri aracılığıyla insan zekasına aktarılmıştır.Herkes , bu özü , bu semboller aracılığıyla kabul eder.Louis de Leon , İsa'ya adanan bu adları , diyaloglar biçiminde ; ruhun bu adları nasıl kabul ettiğini ve anladığını açıklamaya çalışır.Kutsal kitapların , çeşitli pasajlarından oluşan bir doktrin oluşturmaya çalışan yazar , bazı adlandırmalara girişir : Filiz ya da Meyve , Yol , Tepe , İsa , Çoban , Tanrı Dağı , Tanrı'nın Oğlu , Tanrı'nın Yüzü , Tanrı'nın Kolu , Barış Prensi , Sevilen Kişi , Agneau , Regetol , Eş , Gelecek Yüzyılın Babası.Yazar , bu adların 13'ü üzerinde durur.

    5) Kusursuz Eş 1583

    Luis de Leon , 21 bölümden oluşan bu eserini , Maria Verela Osoriu'nun evliliği dolayısıyla kaleme almıştır.Savarona'lı bu soylu kadına sunulmuş olan eser , genç bir kadın için oldukça aydınlatıcı ve bilgece düşüncelerden oluşan bir kılavuz niteliğindedir.Eser , kadınların yüksek ahlaki zorunluluklarını da açıklamaktadır.

    Luis de Leon , bize ; kadınların uçarılığını ve zayıf yönlerinin analizini , tüm psikolojik derinliği içinde ve şaşırtıcı bir şekilde sunmayı bilmiştir.Yazar ; kadınların giysileri , saç biçimleri ve sürdükleri esanslara dair şaşırtıcı derecede çok bilgiye sahiptir.

    Süleyman'ın özdeyişlerinin son bölümünün de yorumlandığı eser ; yazara , büyük bir popülarite kazandırmıştır."Kusursuz Eş" , 16. yy. pedagoloji edebiyatının en yetkin örneklerinden biridir.

    6) Şiirler 1631

    Luis de Leon'nun kendi şiirlerinin ve Yunan , Latin , İtalyan şairlerinden yaptığı çevirilerin yer aldığı ve 1631'de Francisco de Quevedo tarafından yayınlanan şiir kitabı.El yazması metinlerle aynı düzenleme içinde sunulmuş olan bu şiirler , 3 bölümden oluşmaktadır :

    A) Yazarın özgün şiirleri :

    Luis de Leon'un kendi şiirleri ; kalabalıktan uzak , kendi köşesine çekilmiş bir ruhun , sonsuz gerçeklikler içindeki özgür düşünümleridir.Saf Kastilya dilinin ve ayrıntılarla zenginleşmiş bir düşüncenin , incelikli ve bilgece görünümlerini yansıtan bu şiirler ; yazarın , özgün yanlarını anlatması bakımından önemlidir.Luis de Leon'da Vergilius tarzı ekloglar ya da Horatius tarzı derin düşünce izlerini görmek olanaklıdır.Onun isteği , doğanın sessizliğine gömülmüş bir ruhun esenlik arayışıdır.

    "Dingin Gece" , "Francisco Salinas'a" ve "Felipe Ruiz'e" adlı şiirleri ; ateşli bir inanç düşüncesiyle dolu ve tüm ayrıntıları yansıtan inceliklerden kuruludur.Ateşli bir mistisizm ve coşkunun ürünü olan bu şiirler , ilahi aşka duyulan özleme ve azizlerin iman birliğine adanmıştır.

    Horatius etkisi görülen "Tagus'un Kehaneti" adlı şiirde , Vizigot kralı Rodrigue'nün sonu ve krallığının çöküşü anlatılır."Müzik İçin Lirik Şiir" adlı şiirde ise , yazar ; sonsuz yaşam ve göğe doğru yükselişi en iyi şekilde anlatır.Bu şiir ; yıldızların , gezegenlerin ve kısacası uyumlu evrenin en güzel müziğini düşleyen bir ruhun , tüm eğilimlerini yansıtır.

    Louis de Leon'un diğer şiirleri ise şunlardır : "Kalabalıktan Uzak Yaşam" , "Yalnızlık" , Işıltılı Bölgenin Besleyiciliği" , "Tırmanış" , "Tarlaların Yaşamı" , "Miraç İlahisi".

    B) Çeşitli yazarlardan çeviriler :

    a) Yunan eser çevirileri :

    Pindaros'tan çeviriler.

    b) Latin eser çevirileri :

    Horatius'un odlarından 30 adet çeviri.Vergilius'un "Georgicalar" 'ından ve Tibullus'un ağıtlarından çeviriler.

    c) İtalyan eser çevirileri :

    Petrarca ve Bembo'dan , sone ve şarkı çevirileri.

    C) Dinsel eserlerden çeviriler :

    Bu kategoride ; mezmurların 20'ye yakın versiyonu , "Yakub'un Kitabının Açıklaması" 'nın bazı bölümlerin uyarlamaları ve çeşitli ilahilerden 40 adet çeviri vardır."Yakub'un Kitabının Açıklaması" adlı bölüm , İbranice bir metnin açıklayıcı yorumlarının ve 3 kıtalık dizelerden oluşan kimi bölümlerinin bir çevirisini içerir.Luis de Leon'un , Stoacılık ve Hıristiyan çileciliği karışımı felsefesi , bu bölümde , net bir şekilde ortaya konmaktadır.

    7) Azize Teresa'nın eserlerinin yeni baskısı

    Luis de Leon , hayatının sonuna doğru , Azize Teresa'nın eserlerini gözden geçirerek yayınlar.

    Luis de Leon'un eserleri , 1806-16 yılları arasında , Madrit'te 6 cilt halinde yayınlanmıştır.İlk 5 ciltte , Kutsal Kitap yorumları ve İlahiler İlahisi ; 6. ciltte ise İsa'nın Adları , Kusursuz Eş , İlahiler İlahisi'nin Açıklaması ve Yunan , Latin , İtalyan yazarlardan yaptığı çeviriler yer almaktadır.
    Her vazgeçişin; bir içhesaplaşması ve bir mağlubiyeti vardır ama her vazgeçen kaybetmiş değildir!
    Öğrendik ki; Kazanmak için bazen çekip gitmek gerekir..."

  3. #3
    destina adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-11-2004
    Mesajlar
    1,740
    Karizma Gücü
    0

    Sanatı

    Sanatı :

    Üslubundaki bazı pürüzlere rağmen , Luis de Leon , Kastilya lirik şiirinin en büyük ustalarından biridir.Hem dindar hem yurtsever olabilen , güçlü ulusal duyarlılığı , eşine az rastlanır klasik yalınlığı , soylu doğallığı ve olumlu yargıları ; onu , bilgiçlik taslamaktan ve yapmacılıktan koruyan önemli özelliklerdir.

    Luis de Leon'un üslubundaki savsaklamalar ; dilin yalınlığı , anlatımın inceliği , dizelerin müzikal niteliği ve bağlamların baskın uyumu dolayısıyla , neredeyse hiç göze batmaz.Onun , hem bireysel hem de klasik lirizmine hayran olmamak elde değildir.Üçlü kıtalar , bağlamlar ve Cancioneiro (İspanyol ve İtalyan şiirinin etkilerini taşıyan , aşk ve yergi temalı , Ortaçağ Portekiz lirik şiiri) şeklindeki değişik şiirsel kombinezonlar kullanır.Bu kombinezonlar , ona ; ruhunun , tüm titreşimlerini açıklamasına olanak sağlar.Luis de Leon , üslupta sadelik ve ölçülülük anlayışını benimseyen "Salamanca Okulu" 'nun öncülüğünü yapmıştır.

    Augustinus'cu şair , filozof , dilbilimci ve hukukçu olan Luis de Leon , kutsal metinlerin Kastilya diline çevrilmesinin yasak olduğu bir dönemde , cesurca bu çevirileri yapmış ; tüm baskılara rağmen , gerek kutsal metinlere ilişkin çalışmaların , gerekse de diğer bilimsel metinlere ilişkin çalışmaların Latince değil , halkın konuştuğu dilde yapılmasını savunmuştur.

    İbrani , Hıristiyan ve klasik kültürlerde derin bir bilgisi olan Luis de Leon'un dini eserlerinde , Rönesans etkisi sezilmektedir.O , Rönesans düzyazısının kurucuları arasında yer alır.Dini ve ahlaki değerleri ön planda tuttuğu şiirlerinde ise , bu dünyanın ikiyüzlülüklerle dolu olduğu ; insanın gerçek esenliğe , ancak kalabalıktan uzak bir yaşam sürmekle kavuşabileceği düşüncesi vurgulanmaktadır.

    Özgürlük ve tinsellik , Luis de Leon'u niteleyebilecek iki sözcüktür.Ona göre , özgürlük , içsel düzenin sağlanmasına aracı olurken ; tinsellik , yaratılmış olan her şeyin yüceliğinin duyumsanmasına hizmet edecek bir esenliği simgelemektedir.

    İncilden , antikiteden , Yunan ve Latin edebiyatından beslenen yazar ; kendini , yeryüzünden çok gökyüzüne daha yakın hissettiği için , yüce zirvelere ulaşabilmiştir.Ayrıca , o ; Juan de Almeda , Alonso de Espinosa , Arias Montana ve Ponce de Leon gibi yazarlar üzerinde derin etkiler bırakmıştır.
    Her vazgeçişin; bir içhesaplaşması ve bir mağlubiyeti vardır ama her vazgeçen kaybetmiş değildir!
    Öğrendik ki; Kazanmak için bazen çekip gitmek gerekir..."

  4. #4
    destina adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-11-2004
    Mesajlar
    1,740
    Karizma Gücü
    0

    Yazardan Seçmeler

    Kalabalıktan Uzak Yaşam

    Ne dingin yaşam ;
    Dünyanın çılgın kalabalığının uzağındaki
    Ve mutluluğa adanmış.
    Pek az bilgenin oysa ki ,
    Kalabalıklardan aşırılmış bu yaşam!

    Esenlikli yürek ; karmaşadan uzak , kıpırtılı.
    Hiçbir bayağılığın erişemediği.
    Yaldızlı bir derinlik , apak ;
    Esmer bir sanatçının usta yapıtı.

    Adının önemi yok ,
    Şarkı ve esenlikle yan yana ;
    Hiçbir şey engel olamaz ona.
    Gerçek bir kanıt , işte onun varlığı ;
    Dalkavukluklar arasında.

    Kalabalığa verdiğim yanıt ,
    İşte , hoşnutluğum benim ;
    Kaygı ve korkunun soluduğu !
    Kulağımı her şeye kapadım ;
    Artık çıkmayacağım içine insanların.

    Tepe , ırmak ve kaynak suları ;
    İncelikli bir gizemin sığınağı.
    Bir sandal gitmiş gibi alıp başını ;
    O verimli esenliğinize doğru.
    Ben bir denizim ; döven topraklarınızı.

    İrkilmesiz bir uyku ,
    Saf ve neşeli günler ; istediğimiz gibi tıpkı.
    Çatık kaşlı bir alın değildir hayat ,
    Ne de sahte bir içtenlik ;
    Yalnız altın ve ünvanla satın alınan.

    Beni sabahları uyandıran ;
    Onların , kuşlardan öğrenilmiş cesur şarkıları.
    Ne beklenmedik tasalar var burada ,
    Ne de nefret , kuşku ve umut ; boşuna.

    Yalnızım , kendimle baş başa ;
    Yalnızca gökyüzüne borçluyum.
    İyiliklerden yararlanmak istiyorum ;
    Tanıksız ve yalnız ,
    Attığım her adımda.

    Tepelerin yamacında ,
    Elimde yeşeren asma dalları ,
    Çiçeklerin bağışladığı bir ilkyaz ,
    Meyvaların güvenli dostluğu ;
    İşte benim dünyam , asma bahçeleri !,

    Nasıl da sabırsızca ,
    Çoğaltıyor güzelliğini ,
    Tıpkı saf bir kaynak gibi ,
    Şu dorukların canlılığı ;
    Onun aşkına kapılıyor yüreğim.

    Sabahleyin , otların yanında
    Ve ağaçlar arasında çağıldayan dereler ,
    Geçerken insanın kulağını tırmalayan o sesler ;
    Kokulu toprakta , uyumsuz
    Dansı çiçeklerin.

    Duvarları yelpazeleyen hava ,
    Binlerce kokuyu getirir duyularıma.
    Küçük yaprakları kıpırdatır rüzgar ,
    Yumuşak bir salınımla ;
    Unutulur o anda , tüm zenginlikleri yeryüzünün.

    Bıraktım tüm hazineleri ,
    Kırılgan yüreklerine onların.
    Benim dünyamın , kuzey-güney
    Rüzgarları ; yalayıp geçecek açgözlülüklerini ,
    Kısır çekişmelerini.

    Çekişmelerinin altında , çatırdayacak
    Bütün organları.Gündüz ; karanlık
    Geceye dönecek ansızın.
    Gökyüzüne doğru , binlerce çığlığın ,
    Karışıp gidecek içine.
    Ve deniz çoğaltacak denizkabuklarını.

    Benim yetingenliğim ,
    Hoş yiyeceklerden yoksun bir masa.
    Önümde , altından bir sofra ,
    Kısmetim de orada.
    Kim korkar , artık yıkımlardan?

    Yine de yanıp yıkılacak diğerleri ,
    Susuzluktan yok olacaklar bir bir.
    Sert bir gücü var , doğru ;
    Ama , kalıcı değil yine de.
    Bense , şarkı söyleyebiliyorum gölgeler altında.


    Luis de Leon
    Her vazgeçişin; bir içhesaplaşması ve bir mağlubiyeti vardır ama her vazgeçen kaybetmiş değildir!
    Öğrendik ki; Kazanmak için bazen çekip gitmek gerekir..."

  5. #5
    destina adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-11-2004
    Mesajlar
    1,740
    Karizma Gücü
    0

    Yazardan Seçmeler

    Sone

    İşte , şafakla birlikte ışıdı dünyam
    Ve hoş bir düğüm attı gündüze.
    Kuyrukluyıldız gibi yansıdı yüze ,
    Altından gözkapakları ve acımasız zaman.

    İşte , kutsal ve temiz olan ; göğe doğru geceleyin ,
    Ellerini kaldırıp dikti gözlerini bana !
    Kaygım yok artık , kötülükten yana ;
    Neşeyle oyunlar oynayıp , şarkılar söyleyin !

    Yanılttı beni hep yumuşak tenler ,
    Yanılttı gözlerimin önünden gelip geçenler ;
    Alçakgönüllülük ve tutku olmalıydı onlar oysa.

    Ama kösnül ruh yeniden ele geçirdi
    Ve kendi kararsızlığına döndü yeniden ;
    Sürekli gözyaşlarına alıştı beden.


    Luis de Leon
    Her vazgeçişin; bir içhesaplaşması ve bir mağlubiyeti vardır ama her vazgeçen kaybetmiş değildir!
    Öğrendik ki; Kazanmak için bazen çekip gitmek gerekir..."

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •