• Reklam
3 sonuçtan 1 --- 3 arası gösteriliyor
  1. #1
    Red Fox heskin35 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-08-2004
    Mesajlar
    3,641
    Karizma Gücü
    8

    Çanakkalede Yaşanmış Bir Olay

    Gelen bir maili sizler ile paylaşmak istedim.

    Çanakkalede yaşanmış bir olay


    O zamandan bu zamana hangi ozelliklerini kaybetti ve ısrarla kaybettirilmeye devam ediyor da bu hale geldi bu millet dusunmek gerek...

    Kocadere köyünde büyük bir sargı yeri kuruluyor. Kimi Urfalı , kimi Bosnalı , Kimi Adıyamanlı , Kimi Gürünlü, Kimi Halepli çok sayıda yaralı getiriliyor...

    Bunlardan biri Lapsekinin Beybaş Köyündendir ve yarası oldukça ağırdır. Zor nefes alıp vermektedir.Alçalıp yükselen göğsünü biraz daha tutabilmek için komutanının elbisesine yapışır.Nefes alıp vermesi oldukça zorlaşır ama tane tane kelimeler dökülür dudaklarından.


    "Ölme ihtimalim çok fazla... Ben bir pusula yazdım...Arkadaşıma ulaştırın..."

    Tekrar derin nefes alıp, defalarca yutkunur:

    "Ben...Ben köylüm Lapseki'li İbrahim Onbaşından 1 Mecit borç aldıydım...Kendisini göremedim.Belki ölürüm.Ölürsem söyleyin hakkını helal etsin"

    "Sen merak etme evladım" der Komutanı, kanıyla kırmızıya boyanmış alnını eliyle okşar.

    Ve az sonra komutanının kollarında şehit olur ve son sözü de "söyleyin hakkını helal etsin" olur...

    Aradan fazla zaman geçmez. Oraya sürekli yaralılar getiriliyor. Bunlardan çoğu daha sargı yerine ulaştırılmadan şehit düşüyor. Şehitlerin üzerinden çıkan eşyalar, künyeler komutana ulaştırılıyor. İşte yine bir künye ve yine bir pusula.Komutan göz yaşlarını silmeye daha fırsat bulamamıştır.Pusulayı açar, hıçkırarak okur ve olduğu yere yığılır kalır. Ellerini yüzüne
    kapatır, ne titremesine ne de göz yaşlarına engel olamaz...

    PUSULADAKİ NOT:

    "Ben Beybaş Köyünden arkadaşım Halil'e 1 mecit borç verdiydim. Kendisi beni göremedi. Biraz sonra taarruza kalkacağız.Belki ben dönemem.Arkadaşıma söyleyin ben hakkımı helal ettim."

    Siz bu olayın neresindesiniz?

    Türklük davası güdüp de ecdadın ayaklarındaki toz olamayanların, vatan millet sevdasında! olup ülkeyi yiyip-bitirenlerin ve yetim hakkına bile göz dikip; haksızca hak iddia edenlerin gözlerine sokmanız için bu maili tanıdığınız herkese gönderin...

    ...onlar anlar...
    Return of The King...

  2. #2
    mimaks adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-08-2004
    Mesajlar
    870
    Karizma Gücü
    0
    işte ecdadımızın hali ve işte sadece 1-2 nesil sonrası bizim halimiz.
    Gözyaşları gözlerin görme yeteneğini arttırırlar. Ağladıkça daha iyi görmeye başlar insanlar, daha iyi gördükçe daha çok ağlamaya...

    GEMİLERİ KARADAN SUYA İNDİRMEYİ DÜŞÜNEBİLMEK VE BUNA CESARET EDEBİLMEK,
    MEHMETLERDEN BİRİNİ FATİH YAPAR...


    :4
    ██████



    FENERIUM

    ?pg ?pg ?pg ?pg ?pg ?pg ?pg ?pg ?pg ?pg ?pg ?pg

    :mkoro: Yahoo! Messenger :mkoro:

    Y! Multi Messenger - Yahoo Araçları ve Kullanımı


    ?pg ?pg ?pg ?pg ?pg ?pg ?pg ?pg ?pg ?pg ?pg ?pg

  3. #3

    Kayıt Tarihi
    09-08-2005
    Mesajlar
    920
    Karizma Gücü
    0
    ümitsizliğe gerek olmadığını düşünüyorum.
    Kültürümüzü ve dini hissiyatımızı dejenere etmeye çalışanlar artmış da olsa atalarımızın hissiyatına sahip nesillerin de yetişmeye başladığını Allah ın inayetiyle müşahade ediyoruz. Kutsal değerlerine sahip çıkan ve gerektiğinde herşeyini bunun için verebilecek gençlerin sayısı hergeçen gün artmaktadır, artacaktır.

    "Bayrak bu ülkede düşmüştür, düştüğü yerden, yine buradan kalkacaktır, Allah rasulü ruh-u manevisiyle burası benimdir demiştir, Anadolu genci bunun temsilcisidir bu ruh bayrağının taşıyıcısıdır."
    İnsanlığın düşüncesine hakim olan hakikat ölçüsü, insanın kendi hayati menfaatleri, şahsi hesapları ve istekleridir; zevkleri veya alışkanlıklarıdır. İnsan kendinin olan bu ölçüleri fikirlere tatbik ediyor ve bu ölçülerle fikirlerinin doğruluğunu araştırıyor.; hükmünü onlarla veriyor. Ondan sonra kendi kendi verdiği bu hükme uygun, onu destekleyici sebepleri etrafında topluyor. Peşin vermiş olduğu hükmünü onlarla haklı ve meşru gösteriyor. Görülüyor ki düşünmek, kendimizi eşyaya değil, eşyayı kendimize uydurmaktır. Gerçek düşünce ise bundan farklıdır.
    [ varolmak, Nurettin Topçu ]

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •