İnan bana, seçtiğini yazarsın dostum.
Kendimiz çizeriz yolumuzu, girişine hakim olamasak da, gelişme ve sonucunu biz yazarız yaşamımızın. Olması gereken değil, yani masumca, mükemmele yürüdüğümüz bir yol değil, bizim için birilerince yazılagelmiş ve yazılmakta olan bir tiyatrodur yaşam, bizim de bilincimiz geliştikçe geliştirdiğimiz bir oyun...
Bilincimiz ve öğretilerimiz genellikle finali olması gerekenden epey uzağa taşır dostum, ne yazık! Çok azı tek ve gerçek bilincin farkında olarak ve mutlu yaşamayı seçtiler…
Insanlar tanıdım dostum, yaşadıklarını kendilerine özel sanıyorlardı, biricik olduklarını, eşsiz olduklarını bile bile kahrettiler yaşamlarını, içi boşaltılmış tozlu kavramlar arasında kendilerine bir alt başlık arayıp durdular...
İçkinin dostluğunda sirozdan gitmeyi, soğuk bir demirin ya da sıcak bir merminin dahli ile ölmeyi seçenler oldu, kalbimde yaşattığım, mangal yürekli dostlardı. Sessiz feryatları gözlerimde birer damla, saklamaya çalıştığım...
Ya da tüm servetleri ile ölen, prensipleri ve hedefleri vazgeçilmez olan, sevgisiz, dostsuz yaşlanmış insanlar tanıdım, sevgiyi bilemeden gittiler...
Yarattıkları idealler uğruna ölenleri tanıdım. İdealleri öylesine vazgeçilmezdi ki. Çok güzeldiler. Çok da cesurdular...
Şehvetten bacak aralarında ölenleri tanıdım, aman tanrım, zevkten ölenleri. ********* hesaplaşmalarını. Overdose'dan kasılıp kalanları...
Altın vuruşları. Damar kalmadığında erkeklik organından enjekte edilen ölümleri tanıdım. Dostun dosta sırtından sapladığı bıçaklara ağladım...
Müflisler gördüm dostum, adeta kendileri yazmışçasına oynadılar oyunu, kaybettiklerinde kulislerine çekilmek yerine yaşamı terkettiler, kulise dönmeyecek kadar gururluydular...
Tanıdım dostum, sakallarımdaki aklar kadar insan tanıdım, aman tanrım ne kadar da farksızdık. Ama onlarla bir yanlarım öldüler. Tekrar doğmaları ise kaşlarımdaki çatılmayı dudaklarımdaki gülümsemelere dönüştürdü...
Tek gerçeğin ve tek sevgi bilincinin bedeli kolay değildi dostum. Kaybetmek mi, yine mi, allah kahretsin. Yine mi. Yeter! Görün artık! Asırlar gitti, zaman bitti, ne demiş : deniz bitti.
Çarptık duvara, istemesek de..
alıntı


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla

