İlginç bir denklem öyle değil mi? Bu sonuca nasıl ulaştın derseniz cevabı çok basit. İnternette en çok kullanılan arama motoru google''da basit bir araştırma yaparsanız sizde aynı sonuca ulaşacaksınız.
Önce kısaca google nasıl işliyor ondan bahsedelim. Aramak istediğiniz konu ile ilgili anahtar kelimeyi giriyorsunuz ve ara butonuna tıklıyorsunuz. Karşınıza, anahtar kelimenin yer aldığı sayfaların sıralandığı bir liste geliyor.
Arama sonuçlarının yer aldığı sayfanın sağında ise sponsor bağlantıları var. Sponsor bağlantılarında da, aradığınız anahtar kelime ile ilgili hizmet ve ürünlerini müşterilere ulaştırmaya çalışanların verdikleri reklam bağlantıları sıralanıyor. Örneğin, new books (yeni kitaplar) yazıp arama yaptığınızda, sponsor bağlantılarında, internet üzerinden satış yapan kitapçıların ilanı beliriyor. Bu şekilde kitapçı, yeni kitap arayanlara, yani hedef kitlesine ulaşma imkanı buluyor.
Turkey + EU (Türkiye+AB) yazdığınızda ise, sayfanın sağındaki sponsor bağlantlarında, sözde Ermeni soykırımını anlatan site bağlantıları beliriyor. Yani internet üzerinden İngilizce olarak, Türkiye ve Avrupa Birliği konusunda arama yapan herhangi bir kişi, sonuçların yer aldığı listede, sözde soykırımın propagandasının yapıldığı bu sayfalara yönlendiriliyor.
Doğrusunu söylemek gerekirse, sözde soykırımcılar belirledikleri hedef kitleye doğrudan ulaşıyorlar. Bu hem bir pazarlama taktiği hem de bir halkla ilişkiler ve tanıtım becerisidir.
Dünyanın herhangi bir köşesinden, Türkiye konusunda hiçbir fikri olmayan bir kişi bu araştırmayı yaptığında, karşısına çıkan bu soykırım bağlantılarına girmese bile, bundan böyle "Türkiye ve soykırım" kelimeleri bilinçaltında birarada yer alacaktır. Bu da sözde soykırım konusunda Türkiye aleyhinde yapılan tüm faaliyetlerin amacına ulaşması anlamına gelir.
Hep söylüyorum, mesele bu tür konuları kendi kendimize anlatmaktan ibaret değil. Mesele kendimizi, tarihimizi ve gerçekleri dünyaya anlatabilmek. Bunu yaparken de her türlü mecrayı doğru kullanabilmek. Peki bunu başarabiliyor muyuz? Ne yazık ki başaramıyoruz.
İnternet üzerinde, Ermeni tezlerini savunan ve soykırım olduğunu iddia eden yüzlerce sayfa ve döküman bulmak mümkün. Üstelik bu sayfalar sadece kendi dillerinde değil, İngilizce, Almanca, Fransızca gibi pek çok dile de çevrilmiş. Peki ya internet üzerinde Türk tezlerini yabancı dilde anlatan kaç sayfa var? Yok denecek kadar az. Üstelik tanıtımları da yapılmadığı için kimsenin bu sayfalardan haberi yok.
Türkiye, sadece Ermeni meselesinde değil, başına sarılmak istenen pek çok problemli konuda kendi tezlerini dünyaya duyurmalı. Günümüzde bu iş oturduğunuz yerden basın toplantılarıyla ya da basit açıklamalarla olmuyor maalesef! Önemli olan hedef kitlenin ayağına gidebilmek. Eğer biz de karşı tezlere aynı yöntemlerle karşılık verebilirsek, yani internet ya da sinema filmleri gibi mecraları da kullanabilirsek, hem daha çok kişiye ulaşır, hem de daha hızlı sonuç alabiliriz.
Lale SIVGIN


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla

ŞAMPİYONGALATASARAY ?tatlis
YILDIZ GALATSARAY
KANLI GALATASARAYLI
