• Reklam

Anket: Simyacı kitabına kaç puan verirsiniz?

+ Konuyu Yanıtla
Sayfa: 1 | Toplam: 3 123 SonSon
29 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    PaSTaFaRYaN adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-01-2005
    Mesajlar
    4,323
    Karizma Gücü
    0

    Simyacı (Paulo Coelho) Özeti, Konusu, Karakterleri ve Okur Yorumları

    SİMYACI


    Yazarı : Paulo COELHO
    Yayınevi : Can Yayınları
    Çevirmen : Özdemir İNCE
    Kapak / Resimleyen : Phıl BOATWRIGHT
    Basım Yeri / Tarihi : İSTANBUL / 1999 - Ocak
    Sayfa Sayısı : 166

    KİTAPIN ÖZETİ
    Romanın kahramanı Santiago’nun anne ve babası rahip olması için onu papaz okuluna göndermiştir. Santiago, okuldan arta kalan zamanlarında babasına ait koyun sürüsünü otlatmaya götürür, bu sayede dağ, taş, tepe demeden Endülüs’ü gezerdi. Onaltı yaşına geldiğinde rahip olmak istemediğini, okuldan ayrılmayı ve gezginci olmak istediğini babasına söyler. Bunun üzerine babası da, oğluna içinde üç adet altın İspanyol parası olan bir kese vererek oğluna “git, kendine bir sürü al ve en iyi şatonun bizim şatomuz ve en güzel kadınların bizim kadınlarımız olduğunu öğreninceye kadar dünyayı dolaş” der ve oğlunu kutsar.

    Santiago’nun sırtında bir heybesi ve içinde de yatarken yastık olarak başının altına koyduğu bir kitabı ve yamçası vardı. Önce, babasının vermiş olduğu parayla bir koyun sürüsü alır ve yaşamının büyük düşünü gerçekleştirmeye başlar; artık geziyordur. Bazen “Papaz okuluna Tanrı’yı aramak için nasıl gidebilirdim? ” diye düşünüp bunun kendisini sıktığını düşleyip tekrar kendi yazıgısı doğrultusunda bir başka yolculuğa çıkıyordu. Ancak dünya çok büyüktü, sonu gelmiyordu. Kısa bir süre de olsa koyunlarının kendisine yol göstermesine izin verse de sonunda bir yığın ilginç şeyler keşfederek tekrar onların peşinde sürüklenmekteydi. Her gün yeni bir yere gittikleri otlaklar değiştiği halde bazen mevsimlerin bile birbirine benzemediğini dahi anlamıyorlardı. Koyunların yiyecek ve sudan başka bir kaygıları yoktu. Dağ, taş, köy kasaba geçip akşam hava karardığında koyunları kurtlara karşı emniyete alacak müsait bir yer bulduklarında yatıyor ve sabah hava aydınlanıncada tekrar aynı şekilde gezmeye başlıyordu.

    Ancak akşam yattığında uykusunda gördüğü rüyaların da etkisinde kalarak; gördüğü bir düşün gerçekleşme olasılığının yaşamını ilginçleştireceğini düşünüyor ve o şekilde hareket ediyordu. Romanın ana konusunu teşkil eden Mısır Piramitleri’ne gitmesi ve orada hazine bulacağı ona rüyasında söylenmişti. Romanın kahramanı, rüyasını gerçekleştirmek için önce bir falcı kadına rüyasını anlatır. Falcı kadın, kendisine tatmin edici bir cevap veremez, ancak bulacağı hazinenin onda birini kendisine vermesini ister. Bunun üzerine bir daha düşlere inanmamaya karar vererek oradan ayrılır ve yine koyunlarıyla dolaşmaya devam eder. Ancak daha sonra geldiği kasabada karşılaştığı ve kendisini Salem kralı olarak tanıtan yaşlı adamla konuşur, kendi amaçlarını anlatır. Yaşlı adam, hayatın gizemleri hakkındaki bilgiye karşılık Santiago’dan sürüsünün onda birini vermesini ister. Sarayına davet eder ve çobanı bir teste tabi tutar. Bir yemek kaşığının içine sıvı yağ koyarak kaşığı ağzında tutarak sarayını gezmesini ister. Bu testin amacı, “mutluluğun gizi dünyanın bütün harikalarını görmektir ama kaşıktaki iki damla yağı unutmadan” der. Çoban, mesajı almıştır. Yaşlı adam, Santiago’ya biri beyaz diğeri siyah olmak üzere iki adet gizemli taş verir ve siyah olanı “evet”, beyaz olanı “hayır” anlamını taşıyan bu taşları “zora düştüğün zamanlarda kullanırsın ancak kendi kararını kendin vermeye çalış” der.

    Santiago, falcı kadından ve yaşlı adamdan aldığı işaretlerden sonra Mısır’a gitmek için önce koyun sürüsünü satar ve parasını cebine koyarak yola çıkar. Afrika’nın bir liman şehri olan Tanca’da kendisinin turizm danışmanı olduğunu söyleyen bir Arap çocuğu ile tanışır, Mısıra gidebilmek için sahranın geçilmesinin gerektiği bunun içinde deve almak üzere Arap çocuk ile beraber pazara giderler. Fakat Arap paralarla birlikte kaçarak Santiago’yu bu şehirde parasız pulsuz bırakır. Bunun üzerine Santiago para kazanmak için bir billuriyeci dükkanında çalışmaya başlar. Billuriyeci ile ilişkilerini geliştirdikçe ikisinin de hayallerinin benzer olduğunu farkeder. Ancak billuriyecinin yıllardır kutsal yolculuğa (hacca) gidişini gerçekleştiremediğini öğrenir ve hayallerine ulaşmak için daha değişik yöntemlerle para kazanmalarının gerektiğini anlatır.6 ay kadar burada çalıştıktan sonra Santiago yeterli parayı kazanarak tekrar yola koyulur. Yolda bir İngiliz’le karşılaşır. İngiliz de aslında simyacıyı aramak için çölü geçmek istemektedir. Birlikte bir deve kervanıyla çölü geçmek üzere yola çıkarlar.

    Santiago, çölden de daha birçok şey öğrenebileceğini düşünerek dikkatli gözlemler yapmaktadır. Fakat İngiliz arkadaşı ise elindeki kitapları okumakla meşguldür. Yolda karşılaştıkları güçlüklerde kendi kişisel menkıbelerini aramak üzere yola çıktıklarını söylüyorlardı. Kendi kişisel menkıbesini yaşayan kimse, “her şey bir ve tek şeydir” sonucuna varır ve neye ihtiyacı varsa onu elde edebileceğini bilirdi. Simyacı, evrendeki sonsuz yolculuğunda en büyük sorunun her şeyin bir ve tek olduğunu anlamak ve bu biricik şeyin kendi gerçek görevini yerine getirmesiyle her şeyin mümkün olacağını bilirdi.

    Santiago, yüreğinin söylediklerini dikkatle dinleyerek çölde ilerlemesine devam etti.Karşılaştıkları güçlükler karşısında hep kendi kişisel menkıbesine güvendi ve sonunda kumullar tepesine ulaştı. Piramitler, bütün görkemiyle karşısında yükseliyordu. Dizüstü düşüp ağladı ve kişisel menkıbesine ulaşırken rastladığı insanlar için Tanrı’ya şükretti. Hazineye ulaşmak için kumulu bütün gece boyunca kazdı. Sabah gün doğarken doğruldu ve piramitlere baktı. “Gerçekte kendi kişisel menkıbesini yaşayan kimseye karşı hayat cömerttir” diye düşündü. Piramitlerin de ona gülümsediğini hissederek yüreği neşeyle dolu olarak o da piramitlere gülümsedi. Sonunda hazinesini bulmuştu.

    Sonuç olarak; Romanın kahramanı Santiago babasının verdiği parayla aldığı koyun sürüsü ile birlikte geceyi geçirdiği eski, yıkık bir kilise bahçesindeki incir ağacı altındadır. Sabah uyandığında gerçekten bulunduğu yeri kazmış ve içi mücevher dolu bir sandık bularak rüyasında gördüğü ve Mısır’a piramitlere kadar gidip bulmayı arzuladığı hazineye kavuşmuştur.

    Simyacı’yı okumak, herkes daha uykudayken güneşin doğuşunu izlemek için şafak vakti uyanmaya benziyor.

    YAZAR HAKKINDA
    Paulo Coelho, 1947 yılında Brezilya'da doğdu. Yazarlığa başlamadan önce ülkesinde tanınan bir şarkı sözü yazarıydı. Bir süre gazetecilik de yapan Paulo Coelho, 1986 yılında Hıristiyanların Batı Avrupa'dan başlayıp İspanya'da Santiago de Compostela kentinde sona eren geleneksel hac yolculuğunu yaptı. Bu deneyimini Hac adlı kitabında anlattı. 1988 yılında yayınlanan romanı Simyacı, Coelho'yu en çok okunan çağdaş yazarlardan biri yaptı. 42 ülkede yayınlanan, 26 dile çevrilen Simyacı, benzersiz bir başarıya ulaştı. Paulo Coelho'nun kurduğu Paulo Coelho Enstitüsü, ülkesindeki yoksul çocuk ve yaşlılara yardım etmektedir. Coelho, Unesco'nun Kültürlerarası Diyaloglar programında danışman olarak görev yapmaktadır. Aynı zamanda İsviçre'nin Davos kentindeki Dünya Ekonomik Forumu'nu düzenleyen Schwab Vakfı'nın yönetim kurulundadır. Yapıtlarıyla pek çok ödül ve nişan alan Paulo Coelho, Brezilya'nın Rio de Janeiro kentinde yaşamaktadır.

  2. #2
    _mAvEriCk_ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    25-09-2004
    Mesajlar
    253
    Karizma Gücü
    0
    muhtesem bi kitap...diger postlarımda yazdım bu adam kesinlikle okunması gereken bi yazar...hatta defalarca okunması gereken bi yazar...
    hala üzerinde bal mumu olmayan bi çoçuğum...

  3. #3

    Kayıt Tarihi
    11-08-2005
    Mesajlar
    1
    Karizma Gücü
    0
    teşekkürler

  4. #4
    DELIRIOUS AGAIN vampyré adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-08-2004
    Mesajlar
    2,585
    Karizma Gücü
    8
    annem sağolsun ilk çıktığında bulup almıştı kitabı, ilk 12 yaşımda okumuştum, her 2-3 senede bir okurum tekrar Rahatlıkla 5 üzerinden 5 verebileceğim bir kitap.

  5. #5
    syhgndlf adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-04-2005
    Mesajlar
    1,628
    Karizma Gücü
    0
    tam gaz kitabı,
    okuduktan sonra insan hayallerinin ulaşılmaz olmadığını ve hayali için yaşamak gerektiğini anlıyor. birilerini hayattan ümidi kesilmişse okuması gereken kitaplardan biri.
    MEHMEDİM

    Gayrı anlatılmaz bu savaş bence
    Dağ taş konuşmuştu kendi dilince
    Hücum diye bir ses duydum ilk önce
    Sonra allah allah dedi mehmedim

    Ne ana ne sıla ne yar hayali
    Bir gör mehmetteki kükremiş hali
    Kırpmadı gözünü yağmur misali
    Mermi yedi havan yedi mehmedim
    Can askerim

    Öyle bir iman öyle ihlaski
    Secde eder cümle can ve bitki
    Bir temmuz akşamı allah şahitki
    Şaha kalkmış vatan idi mehmedim

    Bu akşam yıldızlar saramış gibi
    Tepeler titreşir hava kış gibi
    Bir dağın sırtında dağ varmış gibi
    Omuzlamış bir mehmedi mehmedim
    Can askerim



    Mesaj SAYIM =1903

  6. #6
    Ebruli adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-01-2005
    Mesajlar
    6,886
    Karizma Gücü
    0
    Bu kitabı 94 yılında okumuştum...O zaman çok beğenmiştim kitabı...Yalnız şu anda içeriği hafızamda yarım...Bir de önsözünü hiç unutmuyorum...Nergis çiçeğinin hikayesii...Çok beğenmiştim..Bu hikayeyi net üzerinde çok aradım ama birebir aynısını bulamadım...Gölün içinde gözyaşlarından çiçek doğuyordu...
    Oylamam yarım hatırladığım için 5 üzerinden 4
    Gözlerime bakınca ağlıyorum, insan gözlerine bakınca ağlar mı?..

    Herkes her an herşeyi yapabilir...

  7. #7
    ๖ۣۜ♥(ㅑㅅㅣㄴ'ㅣㅁ)๖ۣۜ♥ <span style='color: #FF1493'>мerve</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    28-07-2005
    Mesajlar
    10,074
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9
    Yazarın masalsı anlatımı sayesinde çok kez kendimi çöl&#252;n ortasındaymışım gibi hissettiğim olmuştur. &#199;ok k&#252;ç&#252;kken okumuştum hala da elime geçtikçe kısa kısa okurum ve sanırım bu y&#252;zden çoğunlukla o çöl r&#252;yama giriyor. Harika bir konu harika bir yazarın elinde şekillenirse ortaya "Simyacı" çıkar.
    мiiiiiiv
    dinim aşktır benim, senin yüzünü gördüm göreli,
    benim dinim senin yüzünle övünür, ey sevgili.
    Aşk'a düştüm , üstüm başım 'Sen' oldu...


  8. #8
    Yalnızca GAZİ!.. maki adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-02-2005
    Mesajlar
    2,868
    Karizma Gücü
    0
    ortaokuldayken edebiyat hocamız kitap okuma ödevi vermişti
    ben de simyacıyı seçmiştim
    şu anda yarım-yamalak hatırlıyorum ama 5 &#252;zerinde 5 veririm(hatta demin 5 verdim)
    bir insan hayalleri için yaşar diye bir laf vardı
    sanırım kitabın ana d&#252;ş&#252;ncesi de bu

  9. #9
    Ebruli adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-01-2005
    Mesajlar
    6,886
    Karizma Gücü
    0
    Kitabın &#214;zeti :

    Romanın kahramanı Santiago’nun anne ve babası rahip olması için onu papaz okuluna göndermiştir. Santiago, okuldan arta kalan zamanlarında babasına ait koyun s&#252;r&#252;s&#252;n&#252; otlatmaya göt&#252;r&#252;r, bu sayede dağ, taş, tepe demeden End&#252;l&#252;s’&#252; gezerdi. Onaltı yaşına geldiğinde rahip olmak istemediğini, okuldan ayrılmayı ve gezginci olmak istediğini babasına söyler. Bunun &#252;zerine babası da, oğluna içinde &#252;ç adet altın İspanyol parası olan bir kese vererek oğluna “git, kendine bir s&#252;r&#252; al ve en iyi şatonun bizim şatomuz ve en g&#252;zel kadınların bizim kadınlarımız olduğunu öğreninceye kadar d&#252;nyayı dolaş” der ve oğlunu kutsar.

    Santiago’nun sırtında bir heybesi ve içinde de yatarken yastık olarak başının altına koyduğu bir kitabı ve yamçası vardı. &#214;nce, babasının vermiş olduğu parayla bir koyun s&#252;r&#252;s&#252; alır ve yaşamının b&#252;y&#252;k d&#252;ş&#252;n&#252; gerçekleştirmeye başlar; artık geziyordur. Bazen “Papaz okuluna Tanrı’yı aramak için nasıl gidebilirdim?” diye d&#252;ş&#252;n&#252;p bunun kendisini sıktığını d&#252;şleyip tekrar kendi yazıgısı doğrultusunda bir başka yolculuğa çıkıyordu. Ancak d&#252;nya çok b&#252;y&#252;kt&#252;, sonu gelmiyordu. Kısa bir s&#252;re de olsa koyunlarının kendisine yol göstermesine izin verse de sonunda bir yığın ilginç şeyler keşfederek tekrar onların peşinde s&#252;r&#252;klenmekteydi. Her g&#252;n yeni bir yere gittikleri otlaklar değiştiği halde bazen mevsimlerin bile birbirine benzemediğini dahi anlamıyorlardı. Koyunların yiyecek ve sudan başka bir kaygıları yoktu. Dağ, taş, köy kasaba geçip akşam hava karardığında koyunları kurtlara karşı emniyete alacak m&#252;sait bir yer bulduklarında yatıyor ve sabah hava aydınlanıncada tekrar aynı şekilde gezmeye başlıyordu.

    Ancak akşam yattığında uykusunda görd&#252;ğ&#252; r&#252;yaların da etkisinde kalarak; görd&#252;ğ&#252; bir d&#252;ş&#252;n gerçekleşme olasılığının yaşamını ilginçleştireceğini d&#252;ş&#252;n&#252;yor ve o şekilde hareket ediyordu. Romanın ana konusunu teşkil eden Mısır Piramitleri’ne gitmesi ve orada hazine bulacağı ona r&#252;yasında söylenmişti. Romanın kahramanı, r&#252;yasını gerçekleştirmek için önce bir falcı kadına r&#252;yasını anlatır. Falcı kadın, kendisine tatmin edici bir cevap veremez, ancak bulacağı hazinenin onda birini kendisine vermesini ister. Bunun &#252;zerine bir daha d&#252;şlere inanmamaya karar vererek oradan ayrılır ve yine koyunlarıyla dolaşmaya devam eder. Ancak daha sonra geldiği kasabada karşılaştığı ve kendisini Salem kralı olarak tanıtan yaşlı adamla konuşur, kendi amaçlarını anlatır. Yaşlı adam, hayatın gizemleri hakkındaki bilgiye karşılık Santiago’dan s&#252;r&#252;s&#252;n&#252;n onda birini vermesini ister. Sarayına davet eder ve çobanı bir teste tabi tutar. Bir yemek kaşığının içine sıvı yağ koyarak kaşığı ağzında tutarak sarayını gezmesini ister. Bu testin amacı, “mutluluğun gizi d&#252;nyanın b&#252;t&#252;n harikalarını görmektir ama kaşıktaki iki damla yağı unutmadan” der. &#199;oban, mesajı almıştır. Yaşlı adam, Santiago’ya biri beyaz diğeri siyah olmak &#252;zere iki adet gizemli taş verir ve siyah olanı “evet”, beyaz olanı “hayır” anlamını taşıyan bu taşları “zora d&#252;şt&#252;ğ&#252;n zamanlarda kullanırsın ancak kendi kararını kendin vermeye çalış” der.

    Santiago, falcı kadından ve yaşlı adamdan aldığı işaretlerden sonra Mısır’a gitmek için önce koyun s&#252;r&#252;s&#252;n&#252; satar ve parasını cebine koyarak yola çıkar. Afrika’nın bir liman şehri olan Tanca’da kendisinin turizm danışmanı olduğunu söyleyen bir Arap çocuğu ile tanışır, Mısıra gidebilmek için sahranın geçilmesinin gerektiği bunun içinde deve almak &#252;zere Arap çocuk ile beraber pazara giderler. Fakat Arap paralarla birlikte kaçarak Santiago’yu bu şehirde parasız pulsuz bırakır. Bunun &#252;zerine Santiago para kazanmak için bir billuriyeci d&#252;kkanında çalışmaya başlar. Billuriyeci ile ilişkilerini geliştirdikçe ikisinin de hayallerinin benzer olduğunu farkeder. Ancak billuriyecinin yıllardır kutsal yolculuğa (hacca) gidişini gerçekleştiremediğini öğrenir ve hayallerine ulaşmak için daha değişik yöntemlerle para kazanmalarının gerektiğini anlatır. 6 ay kadar burada çalıştıktan sonra Santiago yeterli parayı kazanarak tekrar yola koyulur. Yolda bir İngiliz’le karşılaşır. İngiliz de aslında simyacıyı aramak için çöl&#252; geçmek istemektedir. Birlikte bir deve kervanıyla çöl&#252; geçmek &#252;zere yola çıkarlar.

    Santiago, çölden de daha birçok şey öğrenebileceğini d&#252;ş&#252;nerek dikkatli gözlemler yapmaktadır. Fakat İngiliz arkadaşı ise elindeki kitapları okumakla meşguld&#252;r. Yolda karşılaştıkları g&#252;çl&#252;klerde kendi kişisel menkıbelerini aramak &#252;zere yola çıktıklarını söyl&#252;yorlardı. Kendi kişisel menkıbesini yaşayan kimse, “her şey bir ve tek şeydir” sonucuna varır ve neye ihtiyacı varsa onu elde edebileceğini bilirdi. Simyacı, evrendeki sonsuz yolculuğunda en b&#252;y&#252;k sorunun her şeyin bir ve tek olduğunu anlamak ve bu biricik şeyin kendi gerçek görevini yerine getirmesiyle her şeyin m&#252;mk&#252;n olacağını bilirdi.

    Santiago, y&#252;reğinin söylediklerini dikkatle dinleyerek çölde ilerlemesine devam etti.Karşılaştıkları g&#252;çl&#252;kler karşısında hep kendi kişisel menkıbesine g&#252;vendi ve sonunda kumullar tepesine ulaştı. Piramitler, b&#252;t&#252;n görkemiyle karşısında y&#252;kseliyordu. Diz&#252;st&#252; d&#252;ş&#252;p ağladı ve kişisel menkıbesine ulaşırken rastladığı insanlar için Tanrı’ya ş&#252;kretti. Hazineye ulaşmak için kumulu b&#252;t&#252;n gece boyunca kazdı. Sabah g&#252;n doğarken doğruldu ve piramitlere baktı. “Gerçekte kendi kişisel menkıbesini yaşayan kimseye karşı hayat cömerttir” diye d&#252;ş&#252;nd&#252;. Piramitlerin de ona g&#252;l&#252;msediğini hissederek y&#252;reği neşeyle dolu olarak o da piramitlere g&#252;l&#252;msedi. Sonunda hazinesini bulmuştu.

    Sonuç olarak; Romanın kahramanı Santiago babasının verdiği parayla aldığı koyun s&#252;r&#252;s&#252; ile birlikte geceyi geçirdiği eski, yıkık bir kilise bahçesindeki incir ağacı altındadır. Sabah uyandığında gerçekten bulunduğu yeri kazmış ve içi m&#252;cevher dolu bir sandık bularak r&#252;yasında görd&#252;ğ&#252; ve Mısır’a piramitlere kadar gidip bulmayı arzuladığı hazineye kavuşmuştur.

    Simyacı’yı okumak, herkes daha uykudayken g&#252;neşin doğuşunu izlemek için şafak vakti uyanmaya benziyor.
    Bu mesaj en son " 20.06.06 " tarihinde saat 16:30 itibariyle Ebruli tarafından düzenlenmiştir...
    Gözlerime bakınca ağlıyorum, insan gözlerine bakınca ağlar mı?..

    Herkes her an herşeyi yapabilir...

  10. #10
    ysfaky adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-04-2005
    Mesajlar
    1,362
    Karizma Gücü
    8
    Güzel bir kitaptı.Okuduktan sonra çocukça bir hevesle rüzgar olup uçmağa çalışmıştım...
    1.Simyacı
    2.Bir Çift Yürek
    Bence ikisi de alanlarında bir numara...


    Sevdiklerimizin ruhlarında oluşan anlık değişimleri, duygu sıçramalarını, her zaman çok da belirli nedenlere bağlı olmayan yakınlaşmalarını ve uzaklaşmalarını, bilinçlerinin alt kısımlarındaki ulaşılmaz bölgelere saklanmış arzularının değişik biçimlerde ve beklenilmeyen zamanlarda ortaya çıkışını izleyebilseydik, herhalde sakin bir denizde suların arasından aniden yükselen bir canavarı gördüğünde zavallı bir balıkçının hissedeceği korkuyu ve şaşkınlığı hissederdik.
    Ürkütürlerdi bizi.

    Ahmet Altan - Aldatmak

 

 

Bu konuyla ilgili etiketler

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •