insan her şeyin ölçüsüdür” neden?
insan her şeyin ölçüsüdür” neden?
Çünkü herşeyi sen belirlersin.Standartları sen belirlersin.Duygularının kontrolü sendedir.
Herhanngi bir olay olur,ondan sonra nasıl davranacağın sana kalmıştır.İster çok üzülürsün,ister umursamazsın,ister kızarsın.Demek istediğim senin insiyatifindedir hareket etme şeklin.
Bu yüzden insan herieyin ölçüsüdür derim ben![]()
bu söylediklerinin bana hatırlattığı bir söz;Yalnızkurt tarafından gönderildi.
“Eğer bir dış etken sizi üzerse, duyduğunuz acı o şeyin kendisinden değil, sizin ona verdiğiniz değerden geliyordur,
onu da her an ortadan kaldırma gücünüz vardır”
Marcus Aurelius.
zaten ölçü insanların yarattığı bir kavramdır. kimisi evrensel kimisi göreceli
***online oyunda yeni yöntem***>>>HAMACHI Hakkında Herşey<<<
;J OnLine Oyun Oynayanlar Birliği! ;J
Counter Strike - Quake 3 - Empire Earth
Sinema Tutkunları Birliği
Sinema Bir Yaşam Biçimidir Diyenlerin Buluşma Noktası
İnsan her şeyin ölçüsüdür. Oysa onu tanımak çok zordur. İç dünyamızın sonsuzluğunda her şeyin bir manası vardır. Onların arasından duygularımıza, keyfimize, zekamızın ilmi ve felsefi şekline göre yalnız uygun düşeni almalıyız.
Uyumlu ilişkiler içinde güvenli bir aile ortamında sevgi ve anlayışla büyüyen çocuk olgunlaşır. Kişilik kazanır. Kendi kanatlarıyla uçmayı öğrenir. Sevildikçe güven duygusu pekişir.
Desteklendikçe öz saygısı artar. Anlayış gördükçe hoşgörülü olmayı, sorumluluk aldıkça bağımsız davranmayı öğrenirler.
İnsanlar doğal olarak sever, özgeci ve dürüsttürler. Öğrenme kalıcı davranış değişikliğidir. Psikoloji de bunu inceler. İnsan iyi veya kötü değil öğrenmelerinin ürünüdür.
Ruhsal bakımdan sağlıklı bir insanda aranacak özellikler şu şekilde sıralanmaktadır:
Kişinin kendisi ile uyumlu olması
Yakın ve uzak çevre ile uyumlu olması
Sevgiye ve saygıya dayalı bağlar kurmalı
Kendine güveni olmalı
Toplumda bir yeri olduğunu düşünmeli
Geleceğe dönük tasarıları olmalı
Güç durumlar için yedek gücü olmalı
Bağımsız olarak girişimcilik yapabilmeli
Yaşadığı çevre ve toplumla ters düşmeyen değerleri olmalı
Mesleği dışında ek uğraşı olmalı.
İsteğin olmadığı yerde sevgi bulunmaz . Sevgi geriye bırakmakla artmaz. Bulunduğumuz anın değerlendirilmesi ile olur. Sevgi kişilere görev yüklemeden oldukları gibi kabul etmedir. Gerçek sevgi ve teklifsizlik kendiliğinden ve içten gelmekle ortaya çıkar. Leo Buscaglia’nın dediği gibi kişiler sevginin ifade edilişini tanıyıp bilmekten bıkmazlar.
Sevgi ve teklifsizlik tutkuyu gerektirir. Diğer kişiyle birlikte duyumsamadıkça sevemeyiz. Eşyaları kullan insanları sev sözü geçerlidir.
Doğayı severiz, insanları severiz. Sevmek yeterli değil Anlamalıyız da. İnsanları ve her şeyi anlamalıyız. Bu anlamda anlamadan tanımak, tanımadan sevmek mümkün değildir. Cummings'in şöyle dediğini açıklamaktadır: Seni diğerlerinden farksız yapmaya bütün gücünle gece gündüz çalışan bir dünyada kendin olarak kalabilmek dünyanın en zor savaşını vermektir. Bu savaş bir başladı mı, hiç bitmez demektir.
Psikolojide Hümanistik ve insancıl yaklaşım bireyin eşsiz oluşuyla ilgilidir. İnsanları benzer ortamlarda farklı davranışlara gitmesine yol açan husus ise onların benlikleridir. Bu yaklaşımda iki husus önemlidir. Birey merkezli davranış esastır.
Fenemenolojide evren bireyce algılanan ve kabullenen evrendir. Bu bireyi etkiler. Üçüncü husus ise bireyin her zaman değerli oluşudur.
Eğer anne babalar çocuklarına yeterince sevgi göstermezlerse çocuklar da sevmeyi öğrenemez. Giderek şunu diyebiliriz. İnsanlar birbirini severse sevgi öğrenilebilir.
Eric Fromm, Alfred Adler ve Carl Rogers'a göre sevgi olgusunundan![]()
Plotinus
> '' İnsan herşeyin ölçüsüdür '' Kendinin bile ...
Protagoras algıya dayalı bilgilerin, algılayan kişinin bulunduğu duruma göre değişiklik gösterdiğini düşünür..
Kimine göre güzel olan bir şeyin bir başkasına göre çirkin olması, güzellik anlayışının insandan insana değiştiğini gözterir. Bu insanın öznel yanıdır.
"Hakikatin ve değer yargılarının insanlara göre değiştiği durumlarda insan kendine yararlı olanı aramalıdır."
Tüm bilgiler duyumdan gelir ve duyum insandan insana farklılık gösterir. "Bir şey bana nasıl görünürse benim için böyledir, sana nasıl görünürse yine senin için de öyle.. üşüyen insan için rüzgar soğuk, üşümeyen insan için soğuk değildir" diyerek insanı tüm şeylerin ölçüsü yapar. İşte bu nedenle Protagoras, “insan herşeyin ölçüsüdür” demiştir.
"Kötü adamı sevdim hep,kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinekkaydı tıraşlı, kıravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık,yolları kırık adamları. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardanda hoşlanırım;çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü bende serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam...."
Pis moruk
herşey ona göre var.
Biz bugün ''canlı''nın nerede yaşadığını,neden ibaret olduğunu,adını sanını bile bilmiyoruz.Bizi tek başımıza bırakın,elimizden kitapları alın o saat şaşkına döner,ne yana gideceğimizi,kimden yana çıkacağımızı,kimi sevip,kimden nefret edeceğimizi bilemeyiz.İnsan olmak,yani gerçek,kendi vücuduna sahip,kanlı canlı bir insan olmak dahi bize güç geliyor ; bundan utanıyor,ayıp sayıyor,bildik,genel anlamda insan olmaya çabalıyoruz hep.Aslında biz ölü doğmuş yaratıklarız ; zaten çoktandır canlı olmayan babalardan dünyaya geliyoruz ve bundan da gittikçe daha çok hoşlanıyoruz.Bundan zevk alıyoruz.Yakında bir kolayını bulup doğrudan doğruya fikir dölleri olarak dünyaya geleceğiz.
Dostoyevski
Herşeyin Ölçüsü Gerçektir...
&
Hamlet: Yaptığı işin farkında değil mi bu adam ? Türkü söulüyor mezar kazarken.
Horatio: Alışmış, umursamıyor artık!
Shakespeare
herşeyin ölçüsü insandır çünkü dünya da ki herşey insanla anlam kazanıyor.
insan öylesine fazla ve çeşitli hatalar yapıyor ki doğrudur o bakıp ta hata yapmamıza engel tek ölçüdür-ne yazık kendisine faydası olmayan bir ölçü...