• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
8 sonuçtan 1 --- 8 arası gösteriliyor
  1. #1
    srsm05 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-12-2004
    Mesajlar
    994
    Karizma Gücü
    0

    Oktay Sinanoğlu Kimdir? Hayatı, Biyografisi ve Yaşamı Hakkındaki Yazılar (1935 - ....)

    Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu (1935-...)

    1935 yılında babasının başkonsonsolos olarak görevli bulunduğu İtalya’nın Bari kentinde doğdu. 1939’da Annesi Rüveyde Hanım (Karacabey), babası Nüzhet Haşim Sinanoğlu ve kız kardeşi Esin ile II. Dünya Savaşı’nın çıkmasıyla birlikte Türkiye’ye döndüler. 1953’te Atatürk tarafından kurulmuş TED Yenişehir Lisesi’nde burslu olarak okudu ve birincilikle bitirdi. Okulun bursuyla kimya mühendisliği okumak üzere ABD’ye gitti. 1956’da ABD Kaliforniya Üniversitesi, Berkeley Kimya Mühendisliği’ni birincilikle bitirdi. 1957’de MIT’yi sekiz ayda birincilikle bitirerek Yüksek Kimya Mühendisi oldu. 1959’da Kaliforniya Üniversitesi Berkeley’de iki yılda kuramsal kimya doktorasını tamamladı. 1959-1960 yıllarında ABD’de Atom Enerjisi Merkezi’nde araştırmalar yaptı; araştırmaları uluslararası dergilerde yayınlandı, pek çok üniversiteden teklifler almaya başladı. 1960’a gelindiğinde Yale Üniversitesi’nde "yardımcı profesör” olarak çalışmaya başladı. 1961-1962 yıllarında " Öğecik (atom) ve özdeciklerin (moleküllerin) çok eksicikli (elektronlu) kuramı" ile profesörlüğe adım attı.

    Temel fizik kanunlarından başlayarak çeşitli maddelerin kimyasal ve fiziksel özelliklerini bulmak için gerekli bu temel kuramla, 50 yıldır çözülemeyen bir matematik kuramını bilim dünyasına kazandırmış oldu. Ve profesörlüğe yükseldi. 1962’de Yale Üniversitesi’ndeki profesörlüğünün yanında Harvard Üniversitesi’nde kendisinin bulduğu "yeni kuantum (nicem) kimyası ve fiziği" üzerine üst düzey dersler verdi. 26 yaşında, son 300 yıldır Batı’da en genç yaşta profesör olan kişi olarak Yale Üniversitesi tarafııidan dünyaya tanıtıldı. Aynı yıl Türkiye’ye geldi ve Haziran ayında Ankara Ortadoğu Teknik Üniversitesi’ni (ODT&#220 ziyaret etti. " Alfred P. Sloan " Ödülü’nü aldı. Temmuz 1963’te Yale Üniversitesi’nde resmen "tüm" profesör oldu. Temmuz 1964’te ODTÜ’ye danışman profesör oldu. Eğitimin Türkçe yapılması gerektiği üzerine konuşmalara başladı. 1964’te Yale Universitesi’nde ikinci kürsüye atandı; bu kürsü dünyada yeni kurulmaya başlanan " Moleküler Biyoloji " idi. Kalıtımı sağlayan DNA molekülünün yapısının neden çift sarmal olduğunu ve bunu bir arada tutan kuvvetlerin ne olduğu üzerine yaptığı çalışmasıyla ("solvofobik" - "çözgen iter kuvveti" kuramı) moleküler biyolojinin kurucuları arasına katıldı.

    İstanbul’da, 19 Ağustos ile 5 Eylül 1964 tarihleri arasında uluslararası bilimsel yaz okulunu düzenledi. Bu yaz okulu " Nicem Kimyası” üzerineydi; savaş sonrası ve soğuk savaş nedeniyle birbirinden kopuk olan dünyanın dört bir yanındaki bilimcileri böylece bir araya getirdi ve bu alandaki alışverişle bilimsel anlamda yeniliklere adım atılmasını sağladı. Tamamen ayrı bir saha olan yüksek enerji fiziği üzerine çalışmaları sonucu "yeni sekiz mezon (maddeyi oluşturan temel taneciklerden sekizi) ve özellikler kuramı”nı buldu. Ayrıca 1964’te NIH’ye (Amerikan Ulusal Sağlık Bilimleri Kurumu) danışman ve Ulusal Bilimler Akademisi’nde " Kuramsal Kimya " Üst Komitesi’nin üyesi oldu. 1965-1966 yılları arasında Miami Üniversitesi, Coral Gables, Florida’da hem fizik, hem moleküler biyoloji bölümlerinde ziyaretçi prof. olarak bulunup yoğun bir şekilde yüksek enerji fiziği üzerinde çalışırken, orada " Kurumsal Bilimler Merkezi "nin kurucularından oldu. 1966’da T&#220İTAK Bilim Ödülü’nü alan ilk kişi oldu. Haziran 1967 Kanada’nın Montreal kentinde Nicem Kimyası Sempozyumu’nun onur komitesine seçildi. Temmuz 1967’de İtalya’da, Frascati’de NATO’nun Uluslararası Araştırmalar Enstitüsü’nün düzenlediği atom ve moleküllerin etkileriyle ilgili uzmanlara üst düzey seminerler verdi. 1967-1970 yılları arasında ABD, Ulusal Argon Atom Enerjisi Laboratuarları’nda sadece beş bilimcinin seçildiği Teftiş Kurulunun üyesi oldu. 1968’de ODTÜ’de Kuramsal Kimya Bölümü’nü kurdu.New York’ta ilk olarak düzenlenen Atom Fiziği Uluslararası Konferansı’na baş konuşmacı olarak katıldı. 1969’da Sovyet Bilimler Akademisi’nin davetlisi olarak bu ülkede bilimsel konuşmalar yaptı, kuramlarını tüm Sovyetler’den özel olarak toplanan üst düzey bilimcilere anlattı. 1970’te Atom Fiziği üzerinde çalıştı; atomların temel yapısı üzerine çok ayrıntılı bir kuram geliştirdi; " Atom fiziğinde atomların yapısı ve elektronik özellikleri kuramı "nın gök-fizik alanındaki uygulamalarıyla güneş ve yıldızlardaki kimyasal öğeler hesaplanabilir oldu. ABD Ulusal Standartlar Kurumu’nun kataloglarındaki yanlış bilgiler düzeltildi.

    1970-1973 yılları arasında ABD Ulusal Argon Atom Enerjisi Laboratuvarı’nın başkanlığını yaptı. Eylül 1971’de Paris’te, ancak çok üst düzey matematikçi ve fizikçilerin kabul edildiği " Institut Des Hauts Etudes Scientifiques "te kimyaya matematiği sokma alanında uzun yıllar sürecek çalışmalarına başladı. Bulduğu yeni matematik temeller, farklı alanlarda bilim dünyasına büyük katkı sağladı. 1971 Amerikan Bilim ve Sanat Akademisi’ne üye olarak seçildi. Ayrıca ABD’de Savunma Stratejileri Kurulu Üyeliği yaptı. Ekim1972’de Arizona’da atom fiziğinde yeni keşfedilmiş olan "ışın-yaprak (beam-foil) tayflaması" sempozyumunda danışma kurulu üyesi. 1973’te Boğaziçi Üniversitesi’nde MEB’in teklif ettiği rektörlüğü reddedip danışman profesör olarak çalıştı. Mayıs1973’te Almanya’nın en yüksek bilim ödülü olan " Alexander von Humboldt Bilim Ödülü"nü aldı. Bu ödülü alan ilk bilimciydi . 1974’te Milli Eğitim Şurası’na katıldı ve bilim ve teknoloji eğitiminin Türkçe olması gereği üzerine konuşmalar yaptı.

    1975’te Asya’yı keşfetti. Japon Hükümeti’nin " Uluslararası Seçkin Bilim Adamı " ödülünü almak için gittiği bu ülkede altı ay boyunca çeşitli bilimsel konuşmalar yaptı, iki ülke arasında (Türkiye ve Japonya) kültürel ve bilimsel ilişkinin kurulması için çalıştı. Neredeyse tüm Japonya’da " İpek Yolunun İki Ucu: Türkiye ve Japonya " başlığını taşıyan ve iki ülke arasındaki kültürel ve tarihi benzerlikleri anlatan konuşmalar yaptı. Japon televizyonu NHK ile İpek Yolu projesini başlattı. 1976 Hindistan Hükümeti’nden " Devlet Misafiri " olarak aldığı davet üzerine bu ülkeye gitti. Bayan Gandi’nin bakanları ve cumhurbaşkanı Fakruttin Bey ile yine iki ülke arasında güçlü bağların oluşması için çalışmalar yaptı.

    T.C. Üniversitelerarası Kurulun verdiği " Türkiye Cumhuriyeti Profesörü" unvanını aldı. Aynı yıl Balıkesir’de askerliğini yaptı. 1977-1978 yıllarında iki yıl İ.Ü. Kimya Fakültesi’nde görev yaptı. Türkiye’de çeşitli bilimsel araştırmalar yürüttü. 1970’lerde Almanya’da başladığı matematik temelleri geliştirmeye ve kimyaya yeni bir bakış açısı getirmeye yönelik çalışmalarının sonucunda 1980 yılında " Kimya’nın temellerini yeni matematiklere oturma kuramı"nı buldu. Yeni nicem kanununu geliştirerek kimyayı ezber yerine yeni matematik fizik temellerine bağladı. 1982-1988 yılları arasında Yale’de düzenlediği kimyanın matematik temelleri üzerine bir dizi seminere çeşitli ülkelerden bilim adamlarını davet etti.

    Böylece "matematiksel kimya" diye yeni bir dalın ortaya çıkmasına, J. Mathematical Chemistry dergisinin ve uluslararası kurultayların örgütlenmesine önayak oldu. İlk kurultayda açılış konuşmasını yaptı. Derginin yayın kurulu üyesiydi. 1985’te yaklaşık on yıldır üzerinde çalıştığı ve teorisinin matematiğini 180 teoremden çıkardığı araştırmasını anlatmak üzere dünya turuna çıktı. ABD, Kanada, Batı ve Doğu Almanya, İsviçre, Japonya ve Kore’nin çeşitli üniversite ve kurumlarında konuşmalar yaptı. 1988’de Amerikan basını, 180 teoremden çıkardığı ve fizik ve kimyaya yeni bir bakış getiren teorisini çocuklara resimli oyunlarla anlattığı için kimyayı herkesin türetebileceğini ispatladığını yazdı. 1991’de TC Kültür Bakanlığı’nın Bilgi Çağı Ödülü’nü aldı. 1993’te Merkezini Yale Üniversitesi’nden Türkiye’ye taşımaya karar verdi.

    1994-1995 yıllarında Yıldız Teknik Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü’nde profesör ve rektör danışmanı olarak görev yaptı. 1995’te ILESAM " Üstün Hizmet Ödülü "nü, GESİAD " Yılın Bilam Adamı Ödülü ", Türkiye Yazarlar Birliği " Yılın Fikir Adamı " ödülünü aldı. 1996’da Türk-Kazak Hoca Ahmet Yesevi Üniversitesi Mütevelli Heyeti Üyesi oldu. 1999’da Elazığ’da düzenlenen 1. Türk Dünyası Matematik Kurultayı’na katıldı. Yıldız Teknik Üniversitesi’nde çok sayıda öğrenciye kimya, matematik, moleküler biyoloji alanlarında doktora, lisans tezi yaptırdı. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi, Kıbrıs Doğu Akdeniz Üniversitesi, Manisa Celal Bayar Üniversitesi, Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi, Elazığ Fırat Üniversitesi ve İstanbul Marmara Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fen Bilimleri’nde konuşmalar yaptı. Malatya’da halka " Dünyada ve Türkiye’de Eğitim " konuşması yaptı. Eylül 1999 DPT Yükseköğretim ve İktisadi Gelişme Uzmanlar Kurulu’na katılan yüzü aşkın akademisyen tarafından başkan seçildi.

    2000 yılında Miami Üniversitesi Matematik Bölümü’ne ”adjunct profesör” olarak getirildi. Aynı yıl Yale Üniversitesi’nde " Kimyanın yeni temel kuramı ve organik ve anorganik kimyaya uygulamalar " lisans üstü dersler verdi. 2001 yılında Yerel Gazeteler Birliği'nce " Halk Kahramanı Ödülü " verildi. 2002’de Uğur Mumcu Bilim Ödülünü ve TÜRKSAV Türk Dünyası'na Hizmet Ödülünü aldı. Yıldız Teknik Üniversitesi'nden yaş sınırında (67) emekli oldu. Yale'deki hayat kaydıyla, ömür boyu olan iki kürsülü profesörlüğünü, Türkiye'nin ve Türkçe'nin başına gelenlerle daha verimli mücadele edebilmek için, "emeritus professor" unvanına çevirterek Türkiye'deki faaliyetlerini daha da yoğunlaştırdı. O ara Türkiye genelindeki herhangi bir üniversitede yetenekli gençlere, fizik kimya, matematik, moleküler biyoloji dallarında mastır, doktora araştırmaları yaptırması, her şeyi YÖK'ten soran rektörlerce engellendi. Halen ABD Yale Üniversitesi’nde iki kürsü (fiziki-kimya, moleküler biyokimya / biyofizik) profesörü. Kuramsal Fizik Merkezi’nin üyesi. Yıldız Teknik Üniversitesi Kimya Bölümü’nde profesör.

  2. #2
    Malatyasporlu adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    16-10-2004
    Mesajlar
    568
    Karizma Gücü
    0
    işte her zaman örnek aldığım,tüm yapıtlarını irdelemeye, anlamaya çalıştığım kişi.. ülkemiz için çok değerli bir insan aslında söyleneyecek çok söz var hakkında..

    teşekkürler srsm05 , eline sağlık..

  3. #3
    Her Nefs Ölümü Tadacaktır
    Kayıt Tarihi
    13-11-2004
    Mesajlar
    2,139
    Karizma Gücü
    8
    1935'te doğan Sinanoğlu, 1953'te Atatürk tarafından 1928 yılında kurulmuş TED Yenişehir Lisesini burslu olarak okudu ve birincilikle bitirdi. Okulun bursuyla kimya mühendisliği okumak üzere ABD'ye gitti. 1956'da ABD Kaliforniya Üniversitesi, Berkeley Kimya Mühendisliği'ni birincilikle bitirdi.

    1957'de Massachusetts Institute of Technology ' yi ( MIT ) 8 ayda birincilikle bitirerek Yüksek kimya Mühendisi oldu. 1960'ta Yale Üniversitesinde "asistant professor" (yardımcı doçent ) olarak çalışmaya başladı.

    26 yaşında iken atom ve moleküllerin çok elektronlu kuramı ile "associate professor" (doçent) ve 50 yıldır çözülemeyen bir matematik kuramını bilim dünyasına kazandırdı ve "full professor" ( profesör ) ünvanını aldı. Bu ünvan ile modern üniversite tarihinin ve Yale Üniversitesi tarihinin en genç profesörü oldu.

    1964'te ODTÜ'ye danışman profesör oldu. Yale Üniversitesinde ikinci bir kürsüye daha profesör olarak atandı. Dünyada yeni kurulmaya başlayan Moleküler Biyoloji dalının ilk birkaç profesöründen biri oldu. (Watson ve Crick sarmal modelindeki dna sarmalının çözelti içinde o halde nasıl durduğunu keşfeden adam - solvofobik kuvvet ) Amerikan Ulusal bilimler akademisine Üye olarak seçildi. Buraya seçilen ilk ve tek Türk oldu.

    İki defa Nobel' e aday gösterildi. Defalarca Nobel Akademisinin isteği üzerine Nobel'e adaylar gösterdi. Dünyanın sayısız yerinde sayısız buluşları ve teoremleri ile ilgili sayısız konferans verdi.

    26 yaşından beri devam ettiği Yale Üniversitesinde Moleküler biyoloji ve kimya olmak üzere iki kürsüde profesör ve son 7 senedir görev yaptığı Yıldız Teknik Üniversitesinde ise Kimya dalında olmak üzere bir kürsüde Profesör olarak görevini sürdürüyor.

    Sayın Profesör Doktor Oktay Sinanoğlu; dünyanın en genç yaşta profesör olmuş kişisi ve Nobel adayı. 1953 yılında Ankara’da TED’in Yenişehir Lisesini birincilikle bitirdi. O zaman lisenin eğitim dili tamamen Türkçe’ydi, takviyeli yabancı dil dersleri vardı, sonradan kolej oldu. TED tarafından Amerika’ya burslu Kimya Mühendisliği için gönderildi. 1956 yılında Amerika Birleşik Devletleri Kaliforniya Üniversitesi, Berkeley’de Kimya Mühendisliğini birincilikle bitirdi. 1957’de Amerika Birleşik Devletlerinde MIT’den birincilikle Yüksek Kimya Mühendisi oldu. Alfred Sloan ödülünü aldı. 1959’da Kaliforniya Üniversitesi, Berkeley’de; Kuramsal Kimya Doktorasını yaptı, doktorasını yaparken iki ödül kazandı. 1959-1960 yıllarında Amerika Birleşik Devletleri Atom Enerjisi Merkezinde araştırmalar yaptı. 1961’de hem Harward, hem de Yale’de kendisinin yeni Nicem (“Kuvantum”)Kimyası ve fiziği üzerine teorileri hakkında üst düzey derslerde yeni buluşlarını anlattı. 1962 yılında Batının 300 yılda en genç profesörü oldu (26 yaşında Yale Üniversitesinde); 1962 yılında Ortadoğu Teknik Üniversitesi mütevelli heyeti yalnız Oktay Sinanoğlu’na mahsus olmak üzere kendisine Danışman Profesör unvanını verdi. Türkiye’de de kuramsal kimya bölümünü kurdu. Ortadoğu Teknik Üniversitesinde eğitimin Türkçe olması için uğraş verdi. Ama, tabii olmadı. 1964’de Moleküler Biyoloji konusunda ikinci kürsüsüne Yale Üniversitesine atandı. 1973’te Almanya’nın en yüksek Aleksander von Humboldt Bilim Ödülünü ilk kazanan kişi oldu. 1975’te Japonya’nın Uluslararası Seçkin Bilimci Ödülünü kazandı; yine 1975 yılında özel kanunla Oktay Sinanoğlu’na ilk ve tek, Türkiye Cumhuriyeti Profesörü unvanı verildi. 1976’da Japonya’ya Türkiye Cumhuriyeti Özel Elçisi olarak gönderildi. Kendisi Türk-Japon kültür, bilim ve eğitim ilişkilerinin temellerini atmıştır. Amerika Bilim ve Sanat Akademisinin ilk ve tek Türk üyesidir. Hindistan’ın Devlet Misafiri olarak, Hintli Bakanlarla ve Cumhurbaşkanıyla görüşmüştür. Meksika’da aynı seviyede Üçüncü Dünya Bağımsızlığı için çalışmıştır. Yıldız Teknik Üniversitesi'nden yaş sınırında (67) emekli oldu.Yale'deki hayat kaydıyla, ömür boyu olan iki kürsülü profesörlüğünü, Türkiye'nin ve Türkçe'nin başına gelenlerle daha verimli mücadele edesilmek için, "emeritus professor" ünvanına çevirterek Türkiye'deki faaliyetlerini daha da yoğunlaştırdı. O ara Türkiye genelinde ki herhangi herhangi bir bir evrenkentte (üniversitede) yetenekli gençlere, fizik kimya, matematik, moleküler biyoloji dallarında Mastır, doktora araştırmaları yaptırması, herşeyi YÖK'ten soran rektörlerce engellendi.Ama Oktay Sinanoğlu, bir yandan bilimsel araştırmalarına dış ülkelerde devam ediyor. 1962’den günümüze dek ilk TÜBİTAK Bilim Ödülünü, ilk Sedat Simavi ödülünü, 1992’de Bilgi Çağı, 1995’te İLESAM Üstün Hizmet Ödülünü, ayrıca Yılın Fikir Adamı, Yılın Bilim Adamı ödüllerini aldı. Yesevi Kazakistan ve benzeri bir çok kuruluşta profesör, mütevelli heyeti üyesi, Atatürk Kültür Kurumu asli üyesidir. 2001'de Yerel gazeteler Birliği'nce "halk Kahramanı Ödülü" verildi. Bu yılda Antalya'da Uğur Mumcu Bilim Ödülü (2002), TÜRKSAV Türk Dünyası'na Hizmet Ödülü (2002) verildi. 250 kadar uluslararası bilimsel yayını, bilim kuramları, çeşitli dillere çevrilmiş kitapları vardır. Türkiye’de de Türkçe pek çok yayın yapmıştır. Değişik ülkelerde iki kez Nobel’e aday gösterilmiştir.
    Bu mesaj en son " 02.03.06 " tarihinde saat 12:04 itibariyle vAlinOr tarafından düzenlenmiştir... Neden: arka arkaya atılan mesajlar birleştirildi..
    Fa-hişe fikirli bencil bir sapık.
    Sinir bozucu derecede sakin ve umarsız.
    Akıllara ziyan derecede yanlışlara sevdalı.
    Herşeyi yaşamışçasına önyargılardan arınmış.
    Yanlış zaman cesaretlerinin sindirdiği bir korkak.
    Oynama özürlü bir oyuncu.
    Hastalık derecesinde iyimser.
    Mükemmellikten uzak bir et yığını.
    BEN
    20 Ağustos 2009 itibariyle foruma döndüğüm sanılıyor...

  4. #4
    finito adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-06-2005
    Mesajlar
    15,172
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    10
    Oktay Sinanoğlu ülkesini seven gerçek bir vatansever.
    Bilimin insanlık için olduğunu hiç bir zaman unutmamış ve çalışmalarıyla bunu her zaman göstermiştir.

    Entellektüel düzeyinin oldukça yüksek olması her konuya hakim olmasını sağlıyor. Yaşantısıyla örnek alacağım büyük bir bilim adamı.
    EFELER BiRLiĞi
    Paylaşım Ve Dostluk Platformu
    ©º° SKYMOON EFE toprağın bol mekanın Cennet olsun °º©


    Türkforum'a bugüne kadar gönderilen her 58 mesajdan birinin Efeler Birliği başlığına gönderildiğini biliyor muydunuz?

  5. #5
    orkunpusat adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-12-2005
    Mesajlar
    2,784
    Karizma Gücü
    7
    Günümüz Türkiyesinin böyle insanlara gerçekten ihtiyacı var. Bir Türk aydını Oktay Sinanoğlu gibi olmalıdır.

  6. #6

    Kayıt Tarihi
    30-06-2005
    Mesajlar
    668
    Karizma Gücü
    0
    kesinlikle katılıyorum ama her değerli insan gibi bence hakettiği ilgiyi ve sevgiyi ülkemizde görmüyor...onun gibi bir vatansever çok zor; dahi derecede bir bilim adamı ise belkide hiç gelmez...bu iki önemli sıfat bir kişide toplanmış kıymetini bilmeliyiz...kaybetmeden

  7. #7
    uray35 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-10-2005
    Mesajlar
    1,573
    Karizma Gücü
    0
    böyle adamları nadiren yetiştiriyoruz ama onların da değerini bilmiyoruz maalesef...
    1919 Ruhu İle...
    DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ
    DİL VE KÜLTÜR TOPLULUĞU

    SU SESİ,PARA SESİ,KADIN SESİ...

    Ahan da ben Merak ediyorsanız buyrun...

    NAZLI ÖZTARHAN


  8. #8
    Misafir Zeuss adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-12-2005
    Mesajlar
    884
    Karizma Gücü
    0
    Bu adam örnek alınılması gereken bir kişilik.

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •