• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
5 sonuçtan 1 --- 5 arası gösteriliyor
  1. #1
    angel_nili
    Ziyaretçi

    "kabul etmek" hemfikir olmak demek değildir; "değiştirmek" de zorlamak demek değildir

    Kabul edilmesi gereken, başkalarının zihninin işleyişine senin gücünün, senin zihninin işleyişine de başkalarının gücünün kapalı olduğu gerçeğidir; yani, başkalarının kendi seçimlerini yapma hakkına sahip olduklarını kabul etmek ve senin, başkalarıyla çelişme veya hemfikir olma, onları kabul veya reddetme, onlara katılma veya karşı durma konusunda, sadece kendi zihninin dikte ettiği tarzda davranman demektir. "Değiştirmek" konusunda anlaşılması gereken tek şey, tabiat konusunda olduğu gibidir: bilgi verme yoluyla ikna etmek; ki, bu, karşıdaki insanların aktif bir zihne sahip olduğunu varsayar; aktif bir zihne sahip olmayanlar, dinlemek istemeyenler, kendi hatalarının sonuçlarıyla başbaşa kalmak üzere rahat bırakılmalıdır. "İkisi arasındaki farkı bilmek" insan-yapısı kötülükleri (esasen kötülükleri zaten sadece insanlar yapabilir) asla tevekkülle karşılamamak, onlara asla gönüllü olarak teslim olmamak demektir. Karşısında direnmek için hiçbir eylemin yapılamadığı, en zorba bir diktatörlüğe esir düşülmüş olunsa bile; böyle bir diktatörlüğün zindanlarında işkence altında olunsa bile; bu diktatörlüğün kötülüğünü görmenin ve bu kötülüğü kabul etmiyor olmanın bilgisi; o şartlarda dahi duyulabilecek bir "huzur"un kaynağıdır. İnsanlarla zor yoluyla etkileşimde bulunmak, tabiatla ikna yoluyla etkileşimde bulunmak kadar imkansızdır. Bu yol, insanları zor yoluyla yönetirken; tabiata; dualarla, büyülerle, rüşvetlerle (kurbanlarla) yalvaran vahşi insanların siyasetidir. Bu siyaset işlemez ve tarih boyunca hiçbir insan toplumu için işlememiştir. Ne var ki, modern filozoflar; kendileri, bilincin önceliği nosyonuna geri dönerken, bütün insanlığı da böyle bir siyasete sevk etmektedirler. Modern filozofların bir gurubu; tabiata; pasif, mistik, "ekolojik" bir boyun eğiş önerirken; müttefikleri bir başka gurup, insanların kaba kuvvetle yönetilmesini tavsiye etmektedir. Kimlik Kanunu'nu insana tatbik etmemek, insanın kimliğini belirsiz bırakır; böyle olunca, insanın insan-olarak hayatta kalmasının zorunlu kıldığı maddi ve entellektüel ihtiyaçlar tam keşfedilemez.


    peki ya sizce

  2. #2
    ayj
    ayj çevrimdışı
    ayj adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    20-03-2005
    Mesajlar
    1,182
    Karizma Gücü
    0
    Öncelikle şunu söylemeden edemycem. yazı fontunu biraz daha büyütürsen çok daha kolay okunabilir bence. zaten çok felsefi ve karmaşık bir yazı bide küçük olunca ipin ucu kaçıyor bazen.

    gelelim yazın hakkındaki yoruma:
    bence insanlara zorlama ile birşeyler yaptırabilmek bir yere kadardır. ötesinde isyan başlar. bir kişi eğer düşüncelerini serbestçe söyleyebilmek istiyor ve karşısından bu düşünceleri hakkında bir tepki bekliyorsa. öncelikle oda değer vermeli karşısındakine. zaten fikirleri doğruyu yansıtıyorsa ne olursa olsun bu eninde sonunda açığa çıkar.

    "Doğrunun haritası yaşamın kendidir"ayj
    EFELER BiRLiĞi
    Paylaşım Ve Dostluk Platformu

    "Düşünmek Görmektir" Honore de Balzac


    AYJ ne demek???

  3. #3

    Kayıt Tarihi
    15-05-2009
    Mesajlar
    1
    Karizma Gücü
    0
    hayır ben buna katılmıyorum. bahsettiğinz demokratık bır yonetımın geeklılıgıdır ama gorulurkı dunaya uzerıne en basaılı olan yonetımler fasısıt yonetımlerdır.yanı tek kısının karar verme yetkısıne sahıp oldugu yonetım tarzlarıdır.ıtakyada almanyada bır zamanlar oldugu gıbı

  4. #4
    Kapatıldı Franchise adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-09-2005
    Mesajlar
    6,936
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    Bu doğru işte! Başarı daima faşist yöntemlerle gelir çünkü faşizmi faşistlere değil demokratlara uygulayabilirsiniz.Aslında demokrasi korku tabanlıdır.Çoğunluk korkusunu arkasında gizler ve şu işe bakın ki çoğunlukta demokraside daima faşist görüştür.

    Kısacası faşizm neyse demokraside odur.Birisi insanların korkusunu hedef alır,diğeri insanların korkusunu kullanır.Birisi korkmanızı ister diğeri korkunuzu gizlemenizi.Ama kimse korkuyla ilgili doğrudan bişey yapmaz.

    Bu sebeple aslında demokrasi, bir anlamda varlığını sürdürebilmek için faşizme muhtaçtır.Eğer yeterince demokrasi olursa demokrasi kendi kendisini zaten yok eder.Faşizm bunun sadece bir koludur.Ama bizim bilmediğimiz ve düşüş değilde bir yükseliş olabilecek diğer bir kol da varolabilir.

  5. #5
    Your Hustler <span style='color: #FF0000'>Ramataklan</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    02-09-2005
    Mesajlar
    3,814
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    bütün büyük demokrasiler ve milletler korkusuz varolamazlar ve bunu da sadece gizlemekte birakmiyorlar amerika ingiltere fransa anasini satim al hepsini durumlari ayni. eskiden nazi-almanya neydiyse simdi de abd'dir sadece taktigi farklidir ama ikisi de ayni hedefi takip ediyorlar.

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •