• Reklam
3 sonuçtan 1 --- 3 arası gösteriliyor
  1. #1
    espriler adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-07-2004
    Mesajlar
    14,832
    Karizma Gücü
    10

    Fenerbahçe’nin Avrupa’da başarı yolculuğu başladı... (Cengiz Çandar)

    Fenerbahçe’nin Avrupa’da başarı yolculuğu başladı
    Tamam. Fenerbahçe, Avrupa’da “başarı yolculuğu”na başladı. Milan karşısında son iki dakikada yenilmekten ötürü dövündüğümüz maçta, bu yolculuğun aslında başlamış olduğu sinyallerini almıştık ama PSV’yi 3-0’la, üstelik ezerek geçtikten sonra, bu, “Avrupa’da başarı yolculuğu”nun başladığı kesin.

    Skora bakarak söylemiyoruz. Sahadaki mükemmel futbola, oyun disiplinine, koca bir 90 dakika, rakibe ceza sahası içinde 1,5’luk gol pozisyonuna, bu arada rakip kaleye atılan sayısını unuttuğumuz şuta, rakip ceza sahasını yol geçen hanına çevirmiş olmamıza bakarak söylüyoruz. Fenerbahçe, muhteşem bir Avrupa takımı gibi oynayarak, PSV’yi 3-0 ile aştı. Daha da farklı bir skor beklenebilirdi.
    İhtiyatı ve alçakgönüllülüğü elden bırakmayarak, 19 Ekim’deki Schalke 04 maçını da bekleyebiliriz ama o maçın skoru ne olursa olsun (böyle giderse Schalke’yi de stadımızdan eli boş göndereceğiz demektir) bu gözlemimiz pek zor değişir.
    Çünkü, Fenerbahçe artık Avrupa’nın iyi takımlarından biri görüntüsünü veriyor. Schalke’nin sahasında da, Eindhoven’da da böyle bir takım, pekala puan çıkartır. Neresinden baksanız, çok yüksek bir pas isabetiyle, büyük bir konsantrasyonla ve kondüsyonla oynayan, içinde her an tabelayı değiştirebilecek ve seyrinden zevk alınan Anelka ve Alex gibi yıldızları var. Makine gibi çalışan Appiah’lı, Selçuk’lu, Aurelio’lu bir orta bloku var. Son derece başarılı bir takım savunması yapan geri dörtlü bloku var. İki-üç kişilik oynayan, defansta ve ofansta aynı derecede etkili bir Serkan’ı var. Kaleyi güvenle kaplayan bir Volkan’ı var.
    Bu takım, bu görüntüsüyle iyi bir Avrupa takımı oldu. Bunun kanıtı da, PSV’yi ezerek geçilen 3-0’lık maç oldu.
    PSV deyince bir durmamız gerekiyor. Dünya çapında firma takımlardan. Geçen yılın Şampiyonlar Ligi yarı-finalisti. Milan, PSV’yi zar zor aşarak finale tırmanmıştı. Üstelik, Şampiyonlar Ligi’nin en tecrübeli takımlarından. Rakip sahada da olsa, pek 3-0’lık mağlubiyeti yoktur. Böyle bir PSV’yi sürklase ederek 3-0 yenebilen bir takım iyi bir takımdır. Fenerbahçe, öyledir.
    Bu PSV maçı, birçok dersle dolu aslında. Birincisi, böyle bir takımı oluşturmuş ve böyle bir disiplinle oynatabilmiş olduğu için Daum’a şapka çıkarın. Futbol ulemasının iki yıldır yerden yere vurduğu Daum’u her seferinde savunmakta nasıl haklı çıktığımı görmekten memnunum. Her yaptığı basın açıklaması fırtınalar koparttı, ama hepsi de doğruydu. Geçen yıl, başarının taşları konuluyordu. Manchester United’lı, Lyon’lu gruptan 9 puanla çıkmak başarıydı. Emeksiz ve tecrübesiz başarı olmazdı. Daum, tecrübenin önemine değindiğinde, kendisine nasıl saldırıldığını, “Dahi Daum” diye nasıl alay edildiğini bir hatırlayın.
    PSV karşısındaki Fenerbahçe’nin nasıl tecrübe kazandığını gördük. Bu stadda geçen yıl Lyon ve Real Zaragoza karşısında seyrettiğimiz Fenerbahçe ile bu Fenerbahçe ne kadar farklıydı. Maçın birinci dakikasından itibaren, gayet serinkanlı, kendisine özgüven sahibi, saha iç dayanışması yerinde, oturaklı bir takım.
    Alex oynadı mı, işte böyle oynuyor. Alex’i seyretmek özel bir zevk. Ve, dünya çapında pek de eşi olmayan (Shevchenko, Ronaldo gibi eşi olabilen) bir Anelka. Topu ayağına her aldığında binlerce seyirci doğruluyor; sprinte kalktığında tüm tribünler ayağa kalkıyor. Zira, Anelka driplinge başladığında her an her şey olabilir duygusu herkesi sarıyor. Nitekim de öyle oldu. Alex’in harikulade bir pasıyla ceza sahasına dalıp, topu –ikinci golde- Alex’in kafasını adrese gönderen oydu.
    Bir büyük dersi de, Türkiye’nin en bilinçli ve terbiyeli seyircisi verdi. Bir takım nasıl desteklenir herkese gösterdiler.
    Vizyon sahibi bir Başkan (Aziz Yıldırım), böylesine muhteşem bir stadı inşa eden yönetimle, bir takım nasıl inşa edilir ve gelecekte başarı dolu bir yolculuğa çıkartılır; PSV maçında gördük.
    PSV kategorisinde bir takımın, Şampiyonlar Ligi tarihinde Türkiye bu kadar ezildiğini gören pek olmadı. Bir istisna, Beşiktaş’ın Barcelona’yı 3-0 yendiği maçtı. Ama, böyle eze eze değil. Fenerbahçe, Manchester United’ı geçen yıl 3-0 yendiğinde de, böylesine eze eze değildi. Real Madrid, Lyon’a 3-0 yenilirken, böylesine ezilmemişti.
    Evet, bu maçı gördükten sonra, güvenle söyleyebilirim: Fenerbahçe, Avrupa’da başarı yolculuğuna ARTIK çıktı!


    Cengiz Çandar
    29.09.2005

    ________________________

  2. #2
    wellhi4 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-10-2004
    Mesajlar
    919
    Karizma Gücü
    0
    Gerçekten güzel bir yazı olmuş.Herşey güzel olacak diyorduk , bunun meyvelerini toplamaya başlıyoruz.Çok güçlü bir kadro ve oyun sistemi oluşturduk.Artık kendimize güvenimiz tam...

  3. #3
    mimaks adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-08-2004
    Mesajlar
    870
    Karizma Gücü
    0
    harbiden eze eze yendik
    Gözyaşları gözlerin görme yeteneğini arttırırlar. Ağladıkça daha iyi görmeye başlar insanlar, daha iyi gördükçe daha çok ağlamaya...

    GEMİLERİ KARADAN SUYA İNDİRMEYİ DÜŞÜNEBİLMEK VE BUNA CESARET EDEBİLMEK,
    MEHMETLERDEN BİRİNİ FATİH YAPAR...


    :4
    ██████



    FENERIUM

    ?pg ?pg ?pg ?pg ?pg ?pg ?pg ?pg ?pg ?pg ?pg ?pg

    :mkoro: Yahoo! Messenger :mkoro:

    Y! Multi Messenger - Yahoo Araçları ve Kullanımı


    ?pg ?pg ?pg ?pg ?pg ?pg ?pg ?pg ?pg ?pg ?pg ?pg

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •