• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
11 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1

    Kayıt Tarihi
    22-12-2004
    Mesajlar
    249
    Karizma Gücü
    0

    Gel... Gel.... Ama nasıl ?

    Resmi ağızlar, Hz. Mevlana'yı kendi keyifleri doğrultusunda konuştururken, Müslümanla kafiri, Mecusiyi, putperesti aynı kefeye koyup; "Gel, gel, kim olursan ol gel... İster kafir, ister Mecusi, ister putperest ol yine gel. Bizim dergahımız ümitsizlik dergahı değildir. Tövbeni bin defa bozmuş olsan bile yine gel... " diyor, yerli ve yabancı bütün insanlar da Mevlana'yı adeta sadece bu sözüyle (!) tanıyorlardı. Bu arada daha ileri derecede hükümler verip, Mevlana'nın inancını, felsefesini Eski Yunan filozoflarına kadar götürüp dayandıranlar bile oluyordu.

    Kader bizi Konya Postası Gazetesi yazarlarından ve "Gönülden" adlı şiir kitabının sahibi Aşık Kul Sadi ile tanıştırdı. Mevlana Hazretlerine karşı büyük bir sevgisi vardı. Hatta, kendisini Mevlana yoluna adamışlardandı. Konu açılınca büyük üzüntüyle: "Hazret-i Mevlana çarpıtılıyor, dünya efkar-ı umumiyesi yanıltılıyor; bu anlatılan Mevlana değildir, olamaz" dedi. Kul Sadi, vaktiyle Konya turizm ve tanıtma Derneğinin içinde bulunmuş, Mevlana seminerlerini yakından izlemişti. Şimdi, "sahte"sinden nefretle söz ettiği Mevlevi dervişlerinin "hakiki"leriyle de iç içeydi.

    Resmi ağızların Mevlana'yı istismar ettiklerini, ticari meta haline getirdiklerini söylerken; Derviş Ahmet adlı bir hocadan, bir tarikat ehlinden bahsediyordu. Hemen, görüşmek istedim. Kendisiyle irtibat kurup görüşmemizi sağladı.

    Derviş Ahmet, Mevlana Hazretlerinin bir mürşit, bir Müslüman olduğunu söylüyordu. "Binaenaleyh, Müslümanla kafiri aynı kefeye koyup gel, gel... demiş olamaz. Bugün Hazret-i Mevlana adına söylenenler sahte, yapılanlar taklittir" diyordu.

    Başka kime, ne sorabiliriz derken, Konya Yüksek İslam Enstitüsü hocalarından sayın Kamil Yaylalı'nın adı geçti. Telefonla arayıp randevu istedik. Sağ olsunlar, lütfedip bizimle görüştüler. Kamil Hoca'ya bazı sorular yönelttik. Mevlana Hazretleri gerçekten hümanist midir? Bugüne kadar yazılıp çizilenlerin, anlatılıp söylenenlerin pek çoğunun odak noktası durumunda bulunan meşhur "Gel, Gel" rubaisi O'nun mudur, değil midir? Bu ve benzeri konularda görüşlerini almak istedim... Kamil Hoca içini çeke çeke: "Mevlana'nın kesinlikle hümanist olmadığını; Allah'a, Kur'an'a sıkı bağlılığı bulunan ve bunu ısrarla ifade eden birinin Allah'ı inkar ve ilhada izin veren bir icazetçi olamayacağını" belirtip; sorularımızın cevaplarını daha geniş ve düzenli bir biçimde "Mevlana'da İnanç Sistemi" adlı kitabında bulabileceğimizi söyledi.

    Kamil Hoca'nın adı geçen eserinde "Gel, Gel" rubaisinin Mevlana Hazretlerine ait olmadığını belirtip, "Ziya Paşa (Harabatında) bu rubainin sahibinin Baba Efzal Kaşi olduğunu yazmaktadır" deniliyordu. Sayfanın dipnotunda ise, şu bilgiler yer alıyordu:

    "Bu rubai, Hazreti Mevlana'nın eserlerini yayınlamayı, Mevlana ve eserleri hakkında etütler yapmayı kendisine gaye edinen Tahran Üniversitesi'nin değerli Profesörü merhum Bediuzzeman Firuzanfer'in en eski yazma nüshalarından faydalanarak, gayet nefis bir şekilde nüsha farklarını da göstererek neşretmiş olduğu ve tamamladığı ‘Divan-ı Kebir'in yalnız rubailere tahsis ettiği yedinci cildindeki 1983 rubai arasında bulunmadığı gibi... Mevlana'nın rubailerinin asıllarını Türkiye'de ilk defa olarak 1896 yılında İstanbul'da Ahter matbaasında basılan ve Mevlana'nın torunlarından merhum Veled Çelebi İzbudak tarafından neşredilen; 1642 rubaiyi ihtiva eden ve Rubaiyyat-ı Hazret-i Mevlana adlı eserde de yoktur. Yine bu rubai 1944 yılında merhum Asaf Haled Çelebi tarafından Mevlana'nın Rubaileri adı altında asılları ile beraber tercümeleri de neşredilen 276 rubai arasında da bulunmamaktadır."

    YİNE GEL Mİ, VAZGEÇ Mİ?

    Meşhur "Baza, Baza..." diye başlayan rubainin Hz. Mevlana değil de, bir başka şair tarafından söylendiği ilmi araştırmalarla ortaya konmuştur. Yukarıda işaret ettiğimiz gibi her türlü tartışmayı bir tarafa bırakarak, bir an için bu rubainin de Hazret tarafından söylendiğini varsayarsak bile, yine iddia edildiği gibi bu sözler onun dinler üstü bir anlayışa sahip olduğunu göstermez.

    Günümüz Mevlana uzmanlarından Selçuk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Doğu Dilleri Bölüm Başkanı Sayın Prof.Dr. Erkan Türkmen, adı geçen rubaideki "Baza" emrinin Farsça'da "Baz ameden" fiilinden yapıldığını, bunun da pek çoklarının zannettiği gibi "yine gel" manasından çok “vazgeç, bırak terk et” manalarına geldiğini ifade etmektedir. Semantik açıdan Hz. Mevlana döneminde "baz ameden" fiilinin zikredilen manada kullanıldığını da ilmi yönden ispat etmektedir.

    Evet Mevlana, insanı her türlü eğitim ve olgunluğun odak noktası olarak görmektedir. Fakat o, hiçbir zaman kendisini Mevlana yapan İslami değer ve ölçülere sırt çevirmiş değildir.



    Makale: sorularlaislamiyet.com
    Gerçeğe Doğru C : 3 , Zafer Yayınları

  2. #2
    catafalq adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    28-02-2005
    Mesajlar
    716
    Karizma Gücü
    0
    Bilgi için teşekkürler..

    SİGARA İÇİP PERİŞAN OLANLARIN RESİMLERİ İÇİN TIKLAYIN...(+18)


    7 Manevi Hastalık ;
    Şehvet,Şöhret,Servet,Riyaset,Kibir,Ucup,Haset vl:


    SİGARAYI BIRAKMANIN 13 ALTIN YOLU


    DÜNYA ÖBÜR ALEMİN EKİM YERİDİR. HAYIR EKEN SEVİNÇ BİÇER. ŞER EKEN İSE PİŞMANLIK DEVŞİRİR.(S.A.V)

    Çok tatlı bir çocuk (sanırım 3 yaşında) çubuk kraker yerken görülür ve gören kişiyle arasında şöyle bir konuşma geçer ;

    - Aa canım mama mı yiyorsun sen?
    - Iııı dubuk.



    Düşünüyorum...{Super**85

  3. #3

    Kayıt Tarihi
    22-12-2004
    Mesajlar
    249
    Karizma Gücü
    0
    Eyvallah.

  4. #4
    adal adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    29-04-2005
    Mesajlar
    330
    Karizma Gücü
    0
    Elbet bu arada Divan-ı Kebir'in de okunması dileği ile.

  5. #5
    syhgndlf adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-04-2005
    Mesajlar
    1,628
    Karizma Gücü
    0
    "Gel, Gel, ne olursan ol gel
    Ister kâfir, ister mecûsî, ister puta tapan ol gel
    Bizim dergâhimiz ümitsizlik dergâhi degildir
    Yüz kerre tövbeni bozmus olsan da yine gel"

    ben yazının iddiasının tam tersine Mevlana nın büyük bir hoşgörü ile tüm günahkarları bıkmadan usanmadan dine yenniden çağırdığını düşünüyorum. GİT demek yakışmaz böyle büyük Zatlara ....

    Bunun yanında Mevlana nın turizm için Müslüman kimliğinden çıkartılarak Hümanist bir kimliğe büründürüldüğü doğrudur...

    Müslüman kimliğinden kuşku duyanlar aramızda bile çıkabilir onun için

    Hazret-i Mevlana Kamil Bir Mürsid

    Yedi yil süren Halep ve Sam seyahatinden sonra Konya'ya dönen Mevlana, Seyyid Burhaneddin'in arzusu üzerine birbiri arkasina, candan istekle ve samimiyetle, üç çile çikardi. Yani üç defa kirkar gün (yüzyirmi gün) az yemek, az içmek, az uyumak ve vaktinin tamamini ibadetle geçirmek suretiyle nefsini aritti. Üçüncü çilenin sonunda Seyyid Burhaneddin, Mevlana'yi kucaklayip öptü; takdir ve tebrikle, "Bütün ilimlerde esi benzeri olmayan bir insan, nebilerin ve velilerin parmakla gösterdigi bir kisi olmussun... Bismillah de yürü, insanlarin ruhunu taze bir hayat ve ölçülemiyecek bir rahmete bog; bu suret aleminin ölülerini kendi mana ve askinla dirilt." Dedi ve onu irsad ile görevlendirdi. Seyyid Burhaneddin, daha sonra, Mevlana'dan izin alip Kayseri'ye gitmis ve orada ebedi aleme göçmüstür (1241-1242). Türbesi Kayseri'dedir. Mevlana Seyyid Burhaneddin'in Konya'dan ayrilisindan sonra, irsad (Allah Yolunu gösterme) ve tedris (ögretim) makamina geçti. Babasinin ve dedelerinin usullerine uyarak bes yil bu vazifeyi basari ile yapti. Rivayete göre dini ilimleri tahsil eden dört yüz talebesi ve on binden çok müridi vardi.


    http://www.konya.gov.tr/mevlana/hayati.htm#11
    MEHMEDİM

    Gayrı anlatılmaz bu savaş bence
    Dağ taş konuşmuştu kendi dilince
    Hücum diye bir ses duydum ilk önce
    Sonra allah allah dedi mehmedim

    Ne ana ne sıla ne yar hayali
    Bir gör mehmetteki kükremiş hali
    Kırpmadı gözünü yağmur misali
    Mermi yedi havan yedi mehmedim
    Can askerim

    Öyle bir iman öyle ihlaski
    Secde eder cümle can ve bitki
    Bir temmuz akşamı allah şahitki
    Şaha kalkmış vatan idi mehmedim

    Bu akşam yıldızlar saramış gibi
    Tepeler titreşir hava kış gibi
    Bir dağın sırtında dağ varmış gibi
    Omuzlamış bir mehmedi mehmedim
    Can askerim



    Mesaj SAYIM =1903

  6. #6

    Kayıt Tarihi
    13-09-2005
    Mesajlar
    33
    Karizma Gücü
    0
    güzel bir paylaşım teşekkür ederim

  7. #7

    Kayıt Tarihi
    22-12-2004
    Mesajlar
    249
    Karizma Gücü
    0
    @syhgndlf

    Mevlananın Hoşgörüsüz olmadığını güzel bir tebliğ ile davet bulunmadığını değl o söz üzerinden yapılan sömürü ve söz kaynağı hakkında açıklama yapıyor.

  8. #8

    Kayıt Tarihi
    22-12-2004
    Mesajlar
    47
    Karizma Gücü
    0
    Slm.Dostlarım Hz.Mevlanayı ancak layıkıyla onun gibi olanlar anlayıp bilebilirler.Hz.Mevlana Allah ın o son nefese kadar kuluna verdiği iman etme hakkını sonuna kadar tüm insanlığa açmıştır.Onlnlar yaradılmışı yaradandan ötürü sever.Onların bakışı şudur.Yaratılmış herşey Allah ın eseridir.Allah sevmediği hiçbirşeyi yaratmaz.Birşeyi yaratmışsa onun üzerinde Allah ın bir muradı ve hesabı vardır.Biz insanların küfrünü sevmeyebiliriz.Ama yaratılmış olarak her mahlıkatı sevmek zorundadır insan.Güzel bakmak zorundadır.
    Biz diyoruz ki Hz.Mevlana gibi zatlar günümüzdede yaşıyorlardır.O zatları bulup onlarla sohbet edip görüşmek gerekir.Allah adildir adeletlidir.Bu zatlar geçmişte varsa bu günde var yarında olacaktır.
    Kalın salıcakla.

  9. #9
    syhgndlf adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-04-2005
    Mesajlar
    1,628
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı dodo tarafından gönderildi.
    @syhgndlf

    Mevlananın Hoşgörüsüz olmadığını güzel bir tebliğ ile davet bulunmadığını değl o söz üzerinden yapılan sömürü ve söz kaynağı hakkında açıklama yapıyor.
    haklısın kardeş de açıklama yapan şahsiyetlerin açıklamalarının MEvlana ya yakışır tarzda olmadığını bahsetmeye çalıştım hani biraz daha yumuşak bir üslupla bunu belirtebilirlerdi...
    MEHMEDİM

    Gayrı anlatılmaz bu savaş bence
    Dağ taş konuşmuştu kendi dilince
    Hücum diye bir ses duydum ilk önce
    Sonra allah allah dedi mehmedim

    Ne ana ne sıla ne yar hayali
    Bir gör mehmetteki kükremiş hali
    Kırpmadı gözünü yağmur misali
    Mermi yedi havan yedi mehmedim
    Can askerim

    Öyle bir iman öyle ihlaski
    Secde eder cümle can ve bitki
    Bir temmuz akşamı allah şahitki
    Şaha kalkmış vatan idi mehmedim

    Bu akşam yıldızlar saramış gibi
    Tepeler titreşir hava kış gibi
    Bir dağın sırtında dağ varmış gibi
    Omuzlamış bir mehmedi mehmedim
    Can askerim



    Mesaj SAYIM =1903

  10. #10

    Kayıt Tarihi
    16-09-2005
    Mesajlar
    22
    Karizma Gücü
    0
    Evet,
    Mevlana'nın ünlü sözünün aslında ilk onun tarafından söylenmediği birçok ilimadamı tarafından söylenmişdi. Gariptir ki kimse ciddiye almadı. Sonuçda Mevlana bu.

 

 
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •