Kişiler genel olarak kendi hayallerinde yaşattıkları insanlara aşık olurlar... Bir kıza ya da erkeğe aşık olmakta hayalimizdeki aşkın az da olsa somutlaşmasını görmektir...
Bir düşünün aşık olduğunuz insanı... Onun o güzel yüzünün altında kıpkırmızı bir et yığını, damarlarada dolaşan kanlar, mor renge çalan yüz kasları, ya da sürekli çalışan bir sindirim sistemi, çok kötü kokan bir mide ve asitleri ya da sigaradan simsiyah olmuş akciğerleri... Evet aşık olduğunuz insanlar da görünen güzel derinin altında bunlar var!!!
Aşık olduğumuz kişiden ziyade, aşık olmanın kendisine aşığız... Bir bakış, bir düşünüş, ya da bir konuşma hayallerimizde canlandırdığımız kişinin somutlaşmasına yol açıyor.. Ya da biz öyle zannediyoruz....Ondan sonra da bütün günümüzü bu insanı düşünerek geçirip boş ve anlamsız aşk, sevgi fantezileri üretiyoruz.... tamamen hayal ürünü olarak yaşıyoruz ve bazen hangi dünya da olduğumuzu karıştırıyoruz... Sabah kalkınca o kişiyi rüyamızda gördüysek sanki gerçekmiş gibi bir sevinçle uyanıyoruz... Aslında bunların hepsi sadece bir hayal!!!
Bizler modern dünyanın düşünceleri tutsak edilmiş, güvensiz, ve de ne düşüneceği bile kontrol altında olan köleleriyiz....!
Lütfen bir düşünün!!! Günde kaç saatinizi sevgilinizi, hayalinizdeki sevgiliyi-ya da platonik aşkınızı- düşünerek geçiriyorsunuz??? Ve eğer bu kadar zamanı onları düşünmek için harcamasaydınız bu zamanlarda neyi düşünürdünüz???
Boş yaşamaktansa hiç yaşamamak daha iyidir!!!
Bu yazı benim için sadece bir denemeydi... Yani yazdıklarım %100 kendi düşüncelerim değil... En azından bunlara çok fazla uyabildiğimi de söyleyemem...
Saygılar.....


LinkBack URL
About LinkBacks
Ondan sonra da bütün günümüzü bu insanı düşünerek geçirip boş ve anlamsız aşk, sevgi fantezileri üretiyoruz.... tamamen hayal ürünü olarak yaşıyoruz ve bazen hangi dünya da olduğumuzu karıştırıyoruz... Sabah kalkınca o kişiyi rüyamızda gördüysek sanki gerçekmiş gibi bir sevinçle uyanıyoruz... Aslında bunların hepsi sadece bir hayal!!!
Alıntı Yaparak Cevapla
