• Reklam

Anket: Kitabın Değerlendirilmesi

+ Konuyu Yanıtla
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
18 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Her Nefs Ölümü Tadacaktır
    Kayıt Tarihi
    13-11-2004
    Mesajlar
    2,139
    Karizma Gücü
    8

    Siyah Kan (Jean-Christophe Grangé) Özeti, Konusu, Karakterleri, Yorumları

    Siyah Kan

    Yazarı: Jean-Christophe Grangé
    Çevirmen: Şevket Deniz
    Yayınevi: Doğan Kitap
    Basım Tarihi: Mayıs 2005
    Sayfa Sayısı: 464
    Orijinal adı ve dili: La Ligne Noir - Fransızca
    Orijinal yayın yılı: 2004





    KİTAP HAKKINDA
    J. C. Grangé yine işbaşında. 2003 yılında çıkardığı romanı "Kurtlar İmparatorluğu"yla hem dünyada hem de ülkemizde ününe ün katan Grange yeni kitabıyla Türkçe’de. Yine kanlı, yine delice, yine korkutucu bir roman var karşımızda: "Siyah Kan".Yazarın bir yıl gibi kısa bir sürede kaleme aldığı kitap serbest dalış şampiyonu bir katil ile eski paparazzi, kötülük fikrine ve kaynağına takıntılı bir gazeteciyi karşı karşıya getiriyor. Katil hapiste… Ama daha önce Kamboçya, Tayland, Malezya’da kan dökmüş. Kadınların kanı… Gazetecinin onunla temasa geçmek için oynadığı oyun romanın temelini oluşturuyor. Ama katil bu yemi bir süre sonra yutmuyor. İşte gerçek heyecan da orada başlıyor. Kim av, kim avcı, birbirine karışıyor. Grangé hayranlarını hayal kırıklığına uğratmayacak bir roman "Siyah Kan". Paris’ten Asya’ya doğru deliliğin sınırında bir yolculuk… Dört yüz küsur sayfalık gerilimli bir kâbus… Çok çekici… Yazarın ustalığı kendini bir kez daha çarpıcı bir şekilde gösteriyor. "Siyah Kan"ı okurken kötülüğün ve kötülerin dünyasına doğru nefes nefese bir koşu tutturduğunuzu fark ediyorsunuz. Bu çılgınca koşuya karşı koymak imkansız!

    Kitaptan
    Güneydoğu Asya’da, Yengeç Dönencesi ile Ekvator çizgisi arasında bir yerlerde bir yol vardır.

    Siyah kanla çizilmiş bir yol.

    Korkunun ve ölümün hakim olduğu bir yol.

    Paris. İlk temas. Kuala Lumpur. Hayat Yolu. Uçuşan ve Çoğalan. Sonsuzluğun İşaretleri. Kamboçya. Bal ve Fresk. Tayland. Arınma Odası. Dünyadan soyutlanmış bu mekanda neler olduğunu anlayacaksınız! Bangkok. Gerçeğin Rengi aynı zamanda Yalanın da Rengi’dir!

    Ve Paris. Her şey sona ermedi, yeni başlıyor.

    Çabuk saklan, Baba geliyor!






    OKUR YORUMU
    " Hiç havasızlıktan boğulmuş bir kimsenin kanının rengini merak ettiniz mi? Ya da bir kavanoz balın ne gibi zararlar verebileceğini? Siyah Kan'ı kitapçıda gördüğümde bunların ilginç gelebileceğini tahmin etmiyordum. Ama kitabı okudukça ürperdim. Katilin cinayet ritüeli beni şok etti. Gerçek dışı bir durum söz konusu değil ve baştan sona kadar tutarlı bir anlatım. Jean-Christophe Grangé, Gerilim / Macera türünde ne kadar usta olduğunu bir kez daha kanıtladı. " Aslında bir "bünye" meselesi bu kitabı okumak. Hani kan görmeye dayanamayanlarımız vardır. Siyah Kan'dan sonra artık kan kelimesini okumaya da dayanamaz hale geliyorsunuz. Ama kendini de bir çırpıda okutan bir roman. Aklın sınırlarını çoktan aşmış bir seri katil ve "olamaaazzz" dedirten cinayetler.. Siyah Kan, Fransız yazarın 5. kitabı. Diğerleri gibi bu da bir anda bestseller listelerinde zirveye yerleşmeyi başardı. Kitabın Fransızca ismi "La Ligne Noire". İngilizce baskılarında ise "Black Line" olarak geçiyor. Her ikisi de dilimize "Siyah Yol" olarak çevrilebilir. Ancak ülkemizde yayımlanan baskısında kitabın ismi "Siyah Kan" olarak geçiyor. Mantıklı bir isimlendirme olmuş. Çünkü kitap boyunca siyah kan ve günahlardan arınma arasındaki ilişki, törensel ve kriminal bir bakış açısı ile verilmiş. Artık seri katil filmlerinde ya da kitaplarında alışageldiğimiz gibi; katilin kimliğinin başlarda saklanması ve sonrasında ise kahramanlarımızın bu esrarengiz kişiliği ortaya çıkarması gibi bir durum söz konusu değil. Yazar daha kitabın ilk sayfalarında katille ve "akıl almaz" cinayet ritüeliyle yüzleştiriyor bizi. Tabi ilk başta okuyucunun kafası soru işaretleriyle doluyor. Sonra sonra anlıyoruz korkunç gerçeği. Müstehcenlik ve vahşet ilginç şekilde bir araya getirilmiş. Ve gayet başarılı da bir birliktelik olmuş. Bir seri katilin cinayetlerinin arkasında temel itki nedir? Kitapta Marc Dupeyrat adlı gazetecimizde bu sorunun cevabını arıyor. Bahsi geçen katil ise Jacques Reverdi kimliğinde. (Masum bir isim gibi görünüyor..) Tabi söz konusu olan bir macera romanı ise kahramanımızın (Marc) yanına bir de bayan karakter lazım. O da Hatica isminde bir manken. Marc cinayet itkisini öğrenmeye çalışırken aklına hapishanedeki Reverdi ile temas kurmak geliyor. Bir bayan kılığında (Sahte bayan ismi Elizabeth, sahte fotoğrafı ise Hatica'ya ait..) mektup yollamaya başlıyor azılı katilimize. Hemen şunu belirteyimki yazar bu katile aşırı bir zeka yüklemiş. Oldukça kurnaz. Ve de planlı çalışıyor. Geçmişinde serbest dalışta birçok rekora imza atmış olan Reverdi "Elizabeth" den gelen bu mektupları okuyor ve sonra aklına bir oyun oynamak geliyor. Kendisine cinayet işleten duyguyu bu kıza (Marc'a) bizzat yaşatacak. Böylece Güney Doğu Asya'ya bir yolculuk başlıyor. Katil mektuplaşmalarla Marc'ı cinayet işlediği yerlere götürüyor ve sırlarını anlamasını sağlıyor. Romanın sonlarında Marc Dupeyrat'ı bu sırların hepsini anlamış olarak görüyoruz. Hem de bu konuda bir kitap yazacak kadar.. Çığlık filmini izleyenleriniz bilir. Film içinde film çekilir. Ve çekilen bu filmin ismi de Çığlık'tır. Bu romanda da benzeri bir durum var. Kahramanımız bir kitap yazmaya başlıyor. Ve yazdığı kitabın ismi de Siyah Kan. Kısa süre de çok satanlara yerleşiyor. Ancak baştan beri korktuğu şey başına geliyor. İdama mahkum olan Reverdi olay yeri tatbikatı sırasında kaçmayı başarıyor. Ve bilin bakalım nereye gidiyor? Sırlarını çalıp tüm dünyayla paylaşan Marc'ın ve sahte kimliğindeki fotoğrafın sahibi Hatica'nın yaşadığı yere, Paris'e! Marc'ı ve Hatica'yı bir korku sarıyor tabiki. Ölüm korkusu. Biraz ilerleyince de unutulmaz bir sahne (sayfa) ile karşılaşıyorsunuz. Jacques Reverdi, Marc ve Hatica'yı yakalamış, bir oda da tam karşılarında oturuyor. Tabiki korkunç cinayetlerine yenilerini eklemek için. (Eminim Marc işte o anda merak ettiği cinayet itkisini anlamıştır..) Ama kurtuluyorlar. Mantıklı bir biçimde. Hani yoksa yazar kurguya uydurmak için saçmalamış derdik. Ancak burada da gayet başarılı. Derken polis kaçmaya çalışan Reverdi'yi öldürüyor. Bundan sonra bende rahat bir nefes aldım. Ama halen kitabın bitmesine yaklaşık 50 sayfa vardı. Tekrar bir huzursuzluk kapladı içimi. Ve ilerleyen sayfalarda ne oldu dersiniz? Şu söz konusu "cinayet itkisi" ni anlayan Marc, meğer bir katilmiş. Hemde Reverdi'nin hayranı bir katil! (O andan itibaren Marc bizim kahramanımız değildir artık :) Üstelik öldürmeyi düşündüğü kişilerin başında da güzeller güzeli Hatica geliyormuş! Kitabın özeti böyle. Okurken tuttuğum notlarıma baktığımda birkaç önemli noktayı daha hatırladım. Bunlardan biri Marc'ın kişilik betimlemesindeki eksiklik. İnanın uzun bir süre bu karakterin boyu, kilosu ve saçlarının rengi konusunda çelişkide kaldım. Ana karakteri zihninizde canlandıramayınca okumak nasıl bir hal alır tahmin edersiniz.. Bir diğer önemli nokta ise kitabın kapağı. Kırmızı arkaplan üzerinde siyah yazı ve çizim. Ancak bu çizim kandan çok sigara dumanı hissi uyandırdı bende. Fransızca baskısındaki kapağında cinayetlerin işlendiği ormanlık alan bulunuyor ve kitap için bu çok daha uygun olurdu. Son söz; jean-Christophe Grangé gerilim severler için kaçırılmayacak bir kitaba imza atmış. Seri katillerle ilgili yazılıp çizilecek bir şey kaldı mı diyenlere farklı tarzıyla güzel bir cevap.






    YAZAR HAKKINDA
    Fransız yazar Jean-Christophe Grangé 1961’de Paris’te doğdu. Serbest gazeteci olarak çeşitli haber ajansları ve gazeteler için çalıştı. "Paris-Match" için gezi-macera röportajları, "Figaro Magazine" için bilimsel röportajlar hazırladı. Leyleklerin göçü üzerine hazırladığı yazı dizisinden esinlenen "Leyleklerin Uçuşu" adlı ilk romanı 1994’te yayımlandı. Bu kitap sekiz bölümlük bir TV dizisi haline getirildi. Fransa’da 450 000 adet satan ve dünyada 20 dile çevrilen "Kızıl Nehirler" yazarın ikinci romanı. Grangé’nin üçüncü romanı "Taş Meclisi" ise eylül 2000’de çıktı ve yalnız Fransa’da kısa sürede 150 000 adet sattı. Mathieu Kassovitz tarafından filme çekilen ve başrollerini Jean Reno ve Vincent Cassel’in oynadığı "Kızıl Nehirler" Hollywood’u keşfetmek için iyi bir koz.
    Fa-hişe fikirli bencil bir sapık.
    Sinir bozucu derecede sakin ve umarsız.
    Akıllara ziyan derecede yanlışlara sevdalı.
    Herşeyi yaşamışçasına önyargılardan arınmış.
    Yanlış zaman cesaretlerinin sindirdiği bir korkak.
    Oynama özürlü bir oyuncu.
    Hastalık derecesinde iyimser.
    Mükemmellikten uzak bir et yığını.
    BEN
    20 Ağustos 2009 itibariyle foruma döndüğüm sanılıyor...

  2. #2
    celebra adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-08-2004
    Mesajlar
    1,247
    Karizma Gücü
    0
    grange'dan tam bir hayal kırıklığı bence. diğer kitaplarına göre çok basit kalmış sırf yazmış olmak için yazılmış bir kitap.
    önce, polisin dedektiflerin bile elde edemediği bilgileri bir gazeteci bu kadar kolay nasıl elde ediyor anlamak zor. adam saraylara girip hiç bir engelle karşılaşmadan prenseslerle konuşuyor, aradaığı insanları ıssız ormanlarda bile anında buluyor. bu ve benzeri ayrıntılar hikayeyi inandırıcılıktan çıkarıyor.
    bir de kitabın içine gereksiz yere aşırı cinsellik katılmış ve hikayeyi boğmuş biraz....
    bence grange'ın yazdığı kitaplar arasında en kötüsü olmuş...
    hayatta var olduğu için düşlenen şeyler vardır ve düşlendiği için var olacak şeyler...


    bu kadar adaletsizse dünya ve bu kadar acizse yalnızlık karşısında,
    güneşin aşkıyla pervane, dönüp durması niye?

  3. #3
    _mAvEriCk_ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    25-09-2004
    Mesajlar
    253
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı celebra tarafından gönderildi.
    grange'dan tam bir hayal kırıklığı bence. diğer kitaplarına göre çok basit kalmış sırf yazmış olmak için yazılmış bir kitap.
    önce, polisin dedektiflerin bile elde edemediği bilgileri bir gazeteci bu kadar kolay nasıl elde ediyor anlamak zor. adam saraylara girip hiç bir engelle karşılaşmadan prenseslerle konuşuyor, aradaığı insanları ıssız ormanlarda bile anında buluyor. bu ve benzeri ayrıntılar hikayeyi inandırıcılıktan çıkarıyor.
    bir de kitabın içine gereksiz yere aşırı cinsellik katılmış ve hikayeyi boğmuş biraz....
    bence grange'ın yazdığı kitaplar arasında en kötüsü olmuş...
    kitabı gecen hafta alma fırsatı buldum ama hala okuma zamanı bulamadım...umarım dedigin kadar kotu degildir...ben diger dordunden sadece taş meclisinin finalini begenmemiştim digerleri cok güzel...grange tam anlamıyla bilgisini konusturmanaın bi yolunu buluyor kitaplarında...en kısa zamanda okucam ve ben de yorumumu yazıcam...)
    hala üzerinde bal mumu olmayan bi çoçuğum...

  4. #4
    syhgndlf adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-04-2005
    Mesajlar
    1,628
    Karizma Gücü
    0
    taş meclisinden güzel ama kurtlar ile yarışır kötü olma sırasında ,

    gezi ve psikoloji olarak diğer kitaplarından daha derinlere dalmış bu kitabnda grange amca ama diğer kitaplarını okuyan ve grange ın stilini biraz çözen bir insan kitabın yarısında sonunu anlayabiliyor.

    Kurguyu daha güzel yapmış olsaydı çok güzel bir kitap çıkacakmış meydana ...
    MEHMEDİM

    Gayrı anlatılmaz bu savaş bence
    Dağ taş konuşmuştu kendi dilince
    Hücum diye bir ses duydum ilk önce
    Sonra allah allah dedi mehmedim

    Ne ana ne sıla ne yar hayali
    Bir gör mehmetteki kükremiş hali
    Kırpmadı gözünü yağmur misali
    Mermi yedi havan yedi mehmedim
    Can askerim

    Öyle bir iman öyle ihlaski
    Secde eder cümle can ve bitki
    Bir temmuz akşamı allah şahitki
    Şaha kalkmış vatan idi mehmedim

    Bu akşam yıldızlar saramış gibi
    Tepeler titreşir hava kış gibi
    Bir dağın sırtında dağ varmış gibi
    Omuzlamış bir mehmedi mehmedim
    Can askerim



    Mesaj SAYIM =1903

  5. #5
    pinturicchio adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-03-2006
    Mesajlar
    11,162
    Karizma Gücü
    9
    polisiye tarzını severim ben çok beğendim.

  6. #6

    Kayıt Tarihi
    03-12-2007
    Mesajlar
    1
    Karizma Gücü
    0
    Ben Sİyah Kan İle Leyleklerİn UÇuŞunu Okudum Her İkİsİde Harİkaydi

  7. #7

    Kayıt Tarihi
    27-11-2005
    Mesajlar
    9,261
    Karizma Gücü
    8
    Bir arkadaşım hayranıdır kendilerinin onun ısrarı ile bir kitapla (Taş meclisi)başladım okumaya.Hayalgücü oldukça kuvvetli bir yazar.Gerçekten olaylar iyi kurgulanmış.Oldukça başarılı.Bu kitaptada öyle.Bu tarzı sevenler için kesinlikle tavsiye edilir efendim
    ....

  8. #8
    tufan20 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-01-2005
    Mesajlar
    1,011
    Karizma Gücü
    0
    haksızlık etmeyin çok farklı tarzda bi kitap leyleklerin uçuşu kadar başarılı olmasa da iyi bi çalışma birazda hayal gücü çalıştırmak lazım özellikle başlarda ve sonlarda olaylar biraz karışık
    GALATASARAY


    :AKayserİ38;*) Birliğİ:A

    MATRAX üyesi
    uA - HerYerdeyiZ


    ...::: {Super**68TuRKFoRuM KaMPüS {Super**68 :::...
    SELÇUK Üniversitesi




  9. #9
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    17-11-2007
    Mesajlar
    586
    Karizma Gücü
    0
    haksızlık etmeyin be ben o adamın siyah kan,leyleklerin uçuşu,kurtlar imparaorluğu, taş meclisi yani hemen hemen bütün kitaplarını okudum o kadar güzel ki anlatamam

  10. #10

    Kayıt Tarihi
    28-05-2008
    Mesajlar
    1
    Karizma Gücü
    0

    Mutlu Siyahh Kann

    siyahh kan bence çok başarılı olmuş..grange nin kitaplarıından kızıl nehirleride okumuştum oda çok etkileyici bir roman polisiye-gerilim herkese tavsiye ederimm

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Jean Christophe Grange
    2005 Konuları bölümünde siyahgandalf tarafından açılmış
    Yanıt: 8
    Son Mesaj: 12.07.05, 10:43

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •