Bir zaman sınavından geçtim seninle. Çok, çok zamanlar beraberdik. Her an
değildi belki ama yine de yaşıyorduk, beraberdik seninle.
Yağmurlar yağıyor sokaklara. Her yer ıslak. Her yer soğuk. Uzun zamandır
ıslanmamışım tek başıma. Yapayalnız kaldım yollarda yürürken bu akşam.
Ellerim üşüyünce montumun cebine soktum. Islanınca kabaran saçlarıma
kızmadım bu kez. Umurumda değildi hiçbir şey. Her şeyi bırakmış gibi
yürüyordum sadece. Umurumda olan bir tek sen varsın. Peki gerçekten umurumda
olmalı mısın?
Beyaz A4’ e yazıyorum şuan da. Perde açık. Ara ara kafamı çeviriyorum cama
doğru. Cama yansıyan yüzümle karşı karşıya kalıyorum önce. Sonra ayağa
kalkıyor ve dışarıya bakıyorum. Sadece yollar değil ıslak olan. Ağaçlar,
arabalar, kiremitler, sokak lambaları…
Hani ben eve çıkıncaya kadar, lambanın altında beklerdin o anlar geldi
aklıma. O lamba da ıslak şuan da. Odam az aydınlık. Müzik sesi kısık. Bir
Türkçe bir yabancı dinliyorum karıştırarak radyoları. Ruh halime ayak
uyduramıyor notalar. Bir kulağım müzikte, diğerin de ise rüzgarın sesi var.
Cep telefonumun sesi bile kısık. Düşün ki aramayacağından o kadar eminim
ki:”çalarsa duyamam.”diye bir korku da yok üzerimde.
Bu bir ara mı? Film araları kadar kısa mı yoksa çok uzun bir ara mı bu
yaşadığımız? Yoksa, yoksa bu gerçek bir ayrılık mı? İnandıramıyorum kendimi!
Artık neye inanmam gerektiğini bile unutmuş gibiyim. Karasız, düşünceli ve
boğuk bir zaman dilimi içinde yazdığım her satır ikimiz için şuan da.
Bilmediğin üzüntülü duygularımın şahidi yine bu kelimeler sanırım.
Bilmem gereken senin gerçek düşüncelerin. Ve sen bana söyleyinceye kadar
beklemek gerek sanırım. Uzun zamanlar uzun uzun konuşmaları gerektirebilir.
Ve telefonum çalarsa ve sen beni aramış isen hep gitmek isteyip de bir türlü
gidemediğimiz yerde buluşalım. Sen anlat ben sana bir şey demeden dinliyim.
Bu kez iki kulağım da sende olsun.
Bekliyorum…


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla

