• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
2 sonuçtan 1 --- 2 arası gösteriliyor
  1. #1
    ESHQUIA adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-06-2005
    Mesajlar
    2,184
    Karizma Gücü
    0

    Burgund Efsanesi

    Bu kahramanlık şarkısı , eski edda şarkılarının en son bölümüne aittir."Hamdismal" ve Hun savaş şarkısı olan "Hlodskvida" ; toplumsal göç dönemindeki doğu Germen halklarının , tarihi olaylarını konu alır.Atlakvida ise , Hun tarihini konu edinir.Burgundların , Hun kralı Atilla'ya karşı düzenledikleri seferleri işleyen konusu , başka edebiyat eserlerinde de işlenmiş ve Alman "Nibelungen" destanında en tanınmış şeklini almıştır.Bu eski Nordik şiir , Alman destanıyla karşılaştırılınca belirgin farklılıklar gösterir.

    Burgund kralları olan iki kardeş , Gunnar ve Högni ; kayınbiraderleri olan Hun kralı Atli'den , bir yığın zengin hediye vaat eden bir davet alırlar.Bu daveti alan iki kardeş şaşırırlar.Çünkü , onlar , hediyeye gereksinim duymayacak kadar zengindirler.Onlar , efsanevi Niflungar hazinesinin sahibidirler.Ancak , kız kardeşleri Gudrun , onlara bir yüzük yolladığı için , davete gitmeye karar verirler.İki kardeş , orduları olmadan ve zırhsız olarak yola çıkarlar.Tüm Hun topraklarını , atlarını kırbaçlayarak geçerler.

    Ancak Atli'nin askerleri , iki kardeşi yakalar.Askerler Gunnar'a , Niflungar hazinesinin yerini sorarlar.Gunnar , kardeşinin kalbinin kendisine getirilmesi koşuluyla hazinenin yerini söyleyeceğine söz verir.Askerler , Högni'nin kalbini kesip çıkartırlar.Högni , bu durumdayken gülmektedir.Kalp , bir tepsiye konup , Gunnar'a sunulur.Kalbi görünce sevinen Gunnar , kardeşinin ölümünü niçin istediğini açıklar.Gunnar , kardeşine hayranlık duymuş ; onun benzersiz gücü karşısında , kendini güvende hissetmemiştir.Artık , hazinenin yerini bilen tek kişi kendisidir.Ve kimse , ondan bunu öğrenemeyecektir.Gunnar'dan bilgi alamayan askerler , onu yılan dolu bir hendeğe atarlar.Gunnar , ölümü beklerken arp çalar.

    Erkek kardeşlerinin ölümünden sonra , hayatta yalnız kalmış olan Gudrun ; oğulları olan , Erpr ve Eitil'i öldürür.Onların kalplerini pişirip , kocası Atli'ye ve sarhoş Hun askerlerine sunar.Yemek bittikten sonra , durumu açıklar.Ancak , sarhoş olan Atli , bu durumu kavrayamaz ve yatağına yatar.Buna sinirlenen Gudrun , kocasının kalbine bir kılıç saplar.Daha sonra , şatodaki uşakları ve köpekleri uzaklaştırarak , şatoyu ve tapınakları ateşe verir.Böylece eski putlarla birlikte Hun ırkı yok olmuş olur.

    Bu şiirin kökeni , tarihe dayanır.Şiirde adı geçen Atli , yani tarihteki ismiyle Atilla ; sarhoş bir şekilde , kanla dolu bir yatakta Hildiko adındaki eşinin yanında ölmüştür.Ancak , bu doğal bir ölümdür.Atilla , durmadan kanayan burnu nedeniyle boğularak ölmüştür.Nordik yorumda , bu bayağı ölüm şekli , anlatıcının hayal gücüyle olağanüstü değişmiştir.Ayrıca , Gunnar'ın , yılan dolu bir hendeğe atılmışken , arp çalması , kaçınılmaz bir ölüm karşısında , kahramanın soğukkanlılığını koruması ; bize , tarihteki bir olayı anımsatıyor ve o olayla karşılaştırma olanağı sağlıyor.Prokopius tarafından anlatılan , Romalılar ve Vandallar arasındaki Afrika savaşında ; Vandal kralı Gelimer , kuşatılmış bir şekilde açlıktan ölürken , Romalılardan bir arp ister.Ve acısını dindirmek için şarkı söyler.Hayal ürünü ile tarih birbirine yaklaşmaktadır.Kuşkusuz bu , yüzyıllar boyunca süregelmiş modellerdendir.

    Bu şiirde , Gudrun , iki kardeşinin öcünü eşinden alırken ; "Nibelungen" destanında bu farklıdır.Atilla'nın nordik tablosu da , Nibelungen destanından veya başka Alman şiirlerinden farklıdır.Onlarda ; Hun kralı hoşgörülü , dengeli bir hükümdarken ; nordik metinde ise saldırgan , gaddar , servet düşkünü bir zorba olarak betimlenmektedir."Edda" şiirinin Atli'si , tarihi Atilla'ya ; daha eski , özellikle doğu Roma'lı tarihçilerin , örneğin Priscus'un belirttiği gibi , Alman şiirindeki Etzel'den daha yakındır.Bundan , eski nordik şiiri , olasılıkla bir doğu Germen gotik şiirine dayanmış olduğu ; Almanya'yı dolaştıktan sonra , değişim yaşayarak , İskandinavya'ya ulaşmış olduğu sanılmaktadır.Çünkü , şiir , stilik ve dilsel özellikler göstermektedir.Ve bu da , batıdan bir göç yolunu daha olası kılar.Buna göre , aslında bir Burgund şarkısı ; Frenk'lerden , aşağı Saksonya'ya 8. yüzyılda gelmiş , oradan İskandinavya'ya geçmiş ve 9. yüzyılda , orada ozan Thorbjörn Hornklofi tarafından bir kez daha uyarlanarak , bugün elimizdeki şekline ulaşmıştır.

    Kaynakça :
    A History of Icelandic Literature
    Stefan Einarsson/1957

    Kindlers Neues Lexion 1992

    Alman Kahramanlık Destanları Hermann Schneider
    Roswitha Wisniewski

    Ege Üniversitesi Edebiyat
    Fakültesi Yayınları / 1992
    "Kötü adamı sevdim hep,kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinekkaydı tıraşlı, kıravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık,yolları kırık adamları. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardanda hoşlanırım;çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü bende serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam...."
    Pis moruk

  2. #2
    ortega adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-05-2005
    Mesajlar
    128
    Karizma Gücü
    0
    konu ise ilginç saol.
    Bu mesaj en son " 06.10.05 " tarihinde saat 03:23 itibariyle finito tarafından düzenlenmiştir... Neden: hocam bu bölümde sadece edebiyatla ilgili görüşlerinizi sununuz lütfen ilgili yerler düzeltildi
    FENERBAHÇE

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. matrix efsanesi..!!
    2005 Konuları bölümünde digitalll tarafından açılmış
    Yanıt: 6
    Son Mesaj: 08.06.05, 09:06

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •