Yorgun bir Pazar akşamındayız, doğrusu yapılabilecek en güzel şey vurup kafayı uyumak. Bende öyle yaptım, ama…
"Acı insanı uyutmayan şeydi,kollarda başta en ufak güç bırakmayan, yastıkta başı bir yandan öbür yana çevirme cesaretini bile yok eden şeydi".
Ben de uyuyamadım. Kaç zamandır böyleyim. Bazen tamam diyorum hepsi geçti,her şey düzeldi, bir kabustu uyandım… Ama an geliyor yine aynı acıyı yürek denilen o et parçasının en ücra köşesinde hissediyorum. içim acıyor derler ya, işte tastamam öyle, buruklaşıyorum… İşte o vakit kalkıyorum,hafızamın neresinde olduğu ve ne zamandan kaldığı belli olmayan bir şarkının dizelerini mırıldanarak yazıyorum…
Allah'ından bulasın sen kerime,
Seninde ateşler düşsün yüreğine,
Ağlamaktan kan dolsun gözlerine,
Seninde hasretler çöksün yüreğine.
İnsan hafızası ne tuhaf, hiç olmadık zamanlarda, hiç olmadık yerlerde hiiç hatırlanması gereken şeyleri bulup çıkarıyor derinlerden. Bilmem kaç yıl önce gördüğüm bi rüyayı, aynı kekremsi tadı bıraktığı için seni her gördüğümde hatırlıyorum…
Uzaklarda hep aynı melodi çalıp duruyor. Bu masum olduğu kadar suçlu melodinin beni uyutmadığı çok geceler biliyorum… Yine çok geceler biliyorum bitsin diye dualar ettiğim, vücudumun her bir zerresinin titrediği, sarsıldığım, sarsılarak ağladığım… Sen bunu hiç yaşadın mı?
Vücudunun ruhuna dar geldiği oldu mu? Hiçbir yerde dinlemediğin bir melodiyi senden başka hiç kimsenin duymadığını bilerek, acı çekerek ama zevkle dinledin mi hiç?
Biliyorum küçük şeyler sence bunlar ve ben yine büyütüyorum küçük şeyleri. Ama tüm küçük şeyler basit değildir, basit olmadığını her geçen gün daha iyi anlıyorum…
Gece binlerce yıldızı üzerimize yağdırırken senin bir tek yıldıza bile değmeden tek bi haleden nasibini almadan yürüdüğünü görebiliyorum. Anlıyorum ki yalnızlık gemisi çoktan demir almış bu limandan benide beraberinde götürüyor. O geminin talihsiz yolcusu olduğumu hissedebiliyorum. Orhan Veli'nin o malum şiiri nakarat gibi dolanıyor dilime..
Bakakalırım giden geminin ardından
Atamam kendimi denize,
Hayat güzel
Serde erkeklik var ağlayamam…
Galiba benim ondan farkım bu geminin gözü yaşlı yolcusu olmam…
Bu yazdığım ilk ve son mektup sana,sadece bilmeni istedim seni çok sevdim…


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla
