“Burada bir adam var uzakta…”
28 Mayısın toz kaldıran günleri…
Boylu boyunca uzanmışım sensiz açtığım pencerenin peçeli bakışlarına…
Hiçbir şeyden haberinin olmadığı düş takviminden, bir yaprak daha kopartıyorum bizim için…
Hadi bakalım, birlikte yol alalım...
Alfabemde yer bulmanın sevinciyle, yaklaşıyorsun ayaklanan bir geceye daha… Eteğinde yepyeni bir sabah yazısıyla…
Hesapsız bir gülümseme yerleşiyor dudak kenarlarıma. Aynanın terkisine bıraksam gözlerimi, biliyorum derinliğimden çatlar ayna bu defa…
Bazen yalnızca gülümsemek bile hallediyor işte her şeyi…
Ben de aranmadan etrafta, doyasıya yaşamaya bırakıyorum gelişinin üzerimdeki etkisini…
Ve titretmeden her bir düş damlasını başlıyorum okumaya döktüklerini…
Ya bugün benim densiz göz yaşlarımın yine gidecek bir yer bulamamasından; ya da seni sesli okumanın verdiği bir zayıflıkla, dört damla gözyaşıyla bitirdim yazını...
Yazmıştın yine…Ne denir ki!
Senin olukların hep içe doğruydu. İçten içe…
Belki de bu yüzden darmadağın oluyordu sokaklarım…O kör yolculukta çarpa çarpa yol alıyordu bedenim…
Durduramıyordum duvarlarımda bıraktığın lekelerin canımda açtıklarını. Bir pencere böylesine yakın düşecek miydi düşlerime?
Neyse, sabah sabah azıcık göz yaşı iyi gelirmiş… Toz falan varsa temizlemiştir günden kalan deyip örtüyorum bir yazıyı daha üzerime…
Kelimeleri seviyorum… Yeni baştan cümlelerde, bambaşka anlamların tazeliğinde dolanıp durmayı…Kim bilir bir zaman senin de söylediğin gibi, farklı farklı oltalarım vardır benim de sandığımda bekleyen…
Son söz…
Sen henüz hiçbir başlığına son söz koyamamıştın hayatta…
Hem, hangi dize tamdır ki…
Aslolandır…
Kıyılarımıza vuran dalgaların getirdikleri ne zaman tam anlamıyla istediklerimiz olmuştur ki.?
Yaşam, biraz da eksik kaldığı yerde tamamlıyor sanki bizleri…
Ben en iyisi kaşıntılarımı duşun sağanak bakışlarına bırakayım...
Döneceğim…
siyahbeyazoykuler


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla
muyordum…

