byteCode tarafından gönderildi.
Hayatta kendime en çok güvendiğim, en başarılı olduğum gün bir sperm olarak yaşadığım son gündür herhalde. O günden beri hiç bir yüzme yarışmasında birinci olamadım, hiç bir kalabalık grubu bu denli dalga geçercesine arkamda bırakmadım.
Üstüne üstlük koca bir deneme yanılma tahtasının üzerinde gezindim, hem kendim yazdım, hem kendim sildim.
İlkokulda kadına karşı yapılacak her türlü cinsel eylemin kadını rahatsız ettiğini sandım. Salt bu yüzden ilk aşık olduğum kızın yüzüne zor baktım.
17 yaşımda yapacak başka birşey yok diye bilgisayar programlamaya başladım. Programcılığın en iyi meslek olduğuna inandım. Öğrendim.
Lisede şiir okuyan edebiyat öğretmenime gerizekalı muamelesi yaptım. Ondokuz yaşımda aklımı başımdan alan kız arkadaşım yüzünden edebiyata merak sardım, şiir yazdım. Edebiyattan haz almayanlara gerizekalı muamelesi yaptım.
Üniversitede bayanların gerçekten kandırılabileceği duygusuna kapıldım. Sonra, gerçekte kadınların kurduğu şizofren alemde erkeklerin dalgınca oynatıldığını kavradım. Belki yarın da böyle düşündüğüm için yanıldığımın farkına varırım.
İnsanlığın hayvanlar aleminden farklı olarak - doğadan kopuk, şizofrenik, üst düzey, entellektüel bir dünyada yaşadığını sanardım. Hayvanların yaşantısına zeka faktörünü koyduğumda arada bir fark kalmadığını anladım. Hatta para kazanmak için çalışan bir gençle, komşu ülkeye saldırma planları yapan ordunun her lafı geçtiğinde aklıma ceylanlarla aslanları getirir oldum.
Kahve içmek en büyük zevkim olmuştu. Böbrek taşlarının kumsaldaki ayağa batan kumlardan daha çok acı verdiğini anlayana dek.
Tek bir üzüm tanesinin yarım küp şekere eşdeğer olduğunu anladığımda ilk kez bu kadar içten ohaa dedim.
Umarım bu şaşırmalarım sağlık dışında olur.
Edebiyatı hiçledim. Şiiri aşağıladım. Romanı lekeledim.
Ontolojik sorunların aslında yaşama engel olmadığını, bütün bunların rahatlık üzerine yapılan felsefe olduğunu anladım. İnsanın ancak ve ancak hayatta sağlam bir duruş elde ettikten sonra tanrı var mıdır diye düşündüğünü gördüm.
Gerçek acıların, sessizliği, insanların ağzına tıktığını algıladım.
Bir güzel kız yüzünün bütün bir ömre bedel olduğunu,
hayatta en değerli şeyin yaşamak ve
yarın da yaşayacağını bilmek olduğunu,
Linus'un da söylediği gibi, insanın son kertede eylence için yaşadığını anladım.
Hayatı yaza sile yaza sile yaşadım.