• Reklam
5 sonuçtan 1 --- 5 arası gösteriliyor
  1. #1
    cihan_zg adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    17-07-2005
    Mesajlar
    588
    Karizma Gücü
    0

    Risk Yonetimi - Risk Management

    Arkadaslar bu meslek avrupada gelecegin meslegi olarak gorunuyor su an.Dunyanin en buyuk banka,finans kuruluslari ve Firmalari bu dalda uzman ariyor.Turkiyede nasil bir potansiyel var?

    Kolay Gelsin,


    Ekonomi & Finans Hakkinda Aradiginiz Bir Konu Mu Var?


    Ödevler & Sunumlar & Tezler & Makaleler


    Ezelden evveli bir Hakk'ı bildik
    Hak'dan nida geldi Hakk'a Hak dedik
    Kırklar meydaninda yunduk pak olduk
    İstemem taharet yundum de geldim
    (Şah Hatayi)

    Her nereye gitsem yolum dumandır
    Bizi böyle kılan and u amandır
    Zencir boynum sıktı halim yamandır
    Açılın kapılar Şah'a gidelim
    (Pir Sultan Abdal)

    ๘۩ TürkYaşamAslanları ๘۩
    Senin Sevginle Yaşıyoruz Galatasaray...


    ceteris paribus
    turkyaşamdaki ekonomi, işletme ve finans çevreleri burada herkesi bekliyoruz

  2. #2
    abraxas adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    31-01-2004
    Mesajlar
    28
    Karizma Gücü
    0
    dediğin gibi bende adını çok duyuyorum ama bu meslek mi ,üniversitelerde böyle bi bölüm varmı bilmiyorum.ekonometri ve sigortacılık okudugum dan sunu dıyebılırm risk yönetimi özellikle bankacılık sektorunde on plana cıkıcak ama turkıyede bu işler nasıl yuruyo herkes bıldıgı ıcın bence turkıyenın daha cok yolu var rıskı yonetmek ıcın .(bakınız krizler).ama bu işi bilen insanlar herzaman aranan insanlar olucak gibime geliyo.

  3. #3

    Kayıt Tarihi
    06-11-2005
    Mesajlar
    56
    Karizma Gücü
    0
    bu bir tür uzmanlık dalıdır meslek dalı olarak görülmemeli..zaten asıl alanı da lisans üstü seviyedeki araştırmaların sonucu ortaya çıkmaktadır..dediğiniz gibi önemi yüksek ama türkiye gibi gelişmekte olan bir ekonomi de ne kadar fayda sağlanabilir şüpheli orası..

  4. #4
    ejakabo adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-09-2004
    Mesajlar
    2,425
    Karizma Gücü
    0
    Risk Yönetimi Nedir?

    Risk Yönetimi bankanın karlılığını olumsuz yönde etkileyecek risk faktörlerinin belirlenmesi, ölçülmesi ve en alt düzeye indirilmesi sürecidir. Risk Yönetimi tüm banka düzeyinde uygulanmalı, farklı risk faktörlerinin birbirleri ile etkileşimleri göz önünde bulundurulmalıdır.

    Risk Yönetimi için BDDK tarafından hazırlanmış bir sunum [35 sayfa]

    Sayıştay'ın e-Kütüphane'sinde bi kaç ingilizce döküman buldum ...

    Kredi Riski

    Kredi riski borçlu kişi veya kuruluşun anlaşma şartları dahilinde taahhüt ettiği yükümlülükleri yerine getirmeme olasılığıdır. Kredi riski yönetiminin amacı bankanın kredi riskini ölçmek ve risk düzeyine uygun şekilde fiyatlama yaparak riske ayarlı getiri oranının en üst düzeye çıkarılmasıdır.

    Kredi riski tüm finansal kuruluşların karşı karşıya olduğu temel risk faktörlerinden biridir. Basel prensipleri çerçevesinde düzenleme ve denetleme kurullarının koymuş olduğu kurallar bu önemli riskin kontrol edilmesi ve riske karşı gerekli özkaynağın ayrılmasını sağlar. Bir çok banka için müşterilere verilen krediler kredi riskinin en büyük kaynağı olmasına rağmen hazine işlemleri ve bilanço dışı faaliyetlerden kaynaklanan diğer kredi riskleri de unutulmamalıdır. Interbank işlemleri, döviz işlemleri, vadeli işlemler ve akreditif gibi örnekler bankaların karşılaştığı müşteri kredileri dışındaki diğer kredi riskleridir. Kredi riski yönetimi münferit krediler ve işlemlerin tek tek kontrolüne ek olarak tüm portföy düzeyinde yönetimini kapsar. Belli bir sektör veya coğrafi lokasyonda oluşacak yoğunlaşma portföy riskinin artmasına neden olacaktır. Yoğunlaşmadan kaynaklanan portföy riskine ek olarak bankalar kredi riskinin piyasa ve operasyonel risk gibi diğer belli başlı risk kategorileri ile ilişkilerini göz önüne almalılardır. Bu yaklaşım bankaların uzun vadede sağlıklı işlemesini sağlayacaktır.

    Kredi riski yönetimi dört ana adımdan oluşur.

    1) kredi kültürünün oluşturulması

    2) kredi onay sürecinin oluşturulması

    3) kredi onay sürecinin performanısın ölçülmesi

    4) onay sürecinde karşı karşıya kalınan riskler için gerekli kontrol mekanizmalarının oluşturulması.

    Her ne kadar bu dört adım farklı bankalarda banka yapısının ve kredi işlemlerinin karmaşıklığına göre farklı şekillerde uygulanabilse de genel hatları ile başarılı bir kredi riski yönetiminin temel taşlarını oluştururlar.

    Kredi riskinin olçülmesinde en önemli nokta kredi riskinin kaynağının belirlenmesidir. Kredi riski iki kategoriden oluşmaktadır. i) temerrüt olasılığı ve ii) temerrüt durumunda oluşacak kayıp. Temerrüt olasılığı borçlunun finansal durumuna bağlı olup ülkenin ekonomik durumu gibi dış faktörlerden de etkilenmektedir. Temerrüt durumunda oluşacak kayıp ise bankanın kredi onayını verirken anlaşma şartlarında talep ettiği ipotek, teminat ve özel şartlara bağlıdır. Risk yönetimi temerrüt olasılığının olçülmesi ile yüksek olasıkların daha kapsamlı ipotek ve teminat şartları ile desteklenerek olası kayıpların en düşük düzeyde tutulmasını sağlar.

    Temerrüt olasılığını ölçmek için geliştirilen bir çok model bulunmaktadır. Bunların dünyada en yaygın kullanılanları Moody’s KMV, Moody’s RiskCalc, Risk Metrics, McKinsey Creditview ve Kamakura Risk Manager’dir. Ayrıca, Altman Z-score gibi akademik çalışmalar da bir çok banka tarafından kullanılmaktadır. Kredi derecesine göre tarihsel temerrüt olasılığı verilerine buradan ulaşabilirsiniz.

    Temerrüt durumunda oluşacak kaybı ölçmek için geliştirilmiş model sayısı çok daha azdır. Moody’s tarafından geliştirilen LossCalc bu modellerin en yaygın orneğidir. Bankalar temerrüt durumunda oluşacak kaybı ölçmek için pahalı modeller yerine ürün bazında tarihsel kayıp ortalamalarını kullanmayı tercih ederler. RMA tarafından önde gelen 16 ABD ve Kanada bankası arasında yapılan bir araştırmaya göre bireysel kredilerde temerrüt durumunda oluşacak ortalama kayıp ürün bazında aşağıdaki gibidir.

    Ev kredileri %15
    Kredi Kartları %95
    Bireysel Leasing %55
    Oğrenci Kredileri %65
    Küçük İlletme Kredileri %45
    Bireysel Krediler %95
    Teminatlı Bireysel Krediler %55
    Operasyonel Risk

    Operasyonel risk, yetersiz ve sorunlu iş süreçleri, personel ve sistemlerden veya dış etkenlerden kaynaklanan kayıplardır. Yakın geçmişte yaşanan Barings, Daiwa, Deutsche Morgan Grenfell ve Sumitomo örnekleri operasyonel riskin önemini bir kez daha gözönüne getirmiştir. (bkz. How banks make sure they stay off the Barings path)

    Teknolojinin ve ürünlerin hızla gelişmesi, iş süreçlerinin buna bağlı olarak karmaşıklaşması ve sistem üzerindeki kontolün zorlaşması ile birlikte, hata veya doğrudan dolandırıcılıktan kaynaklanan operasyonel riskler olağanlaşmıştır. Bu gelişmeleri gözönünde bulunduran Basel Komitesi Basel I uzlaşısına ek olarak Basel II'de Operasyonel Riski de sermaye yeterliliği hesaplamalarına dahil etmiştir.

    Diğer risk kategorilerinden farklı olarak, Operasyonel Risk bir çok nedenden kaynaklanabilir. Bütün bu değişik faktörlerin ölçülmesi ve buna bağlı VaR hesaplamalarıyla gerekli sermayenin belirlenmesi çok maliyetli bir işlem olabilir. Bu nedenle Basel II'de farklı yaklaşımlar önerilmektedir.

    1) Basit Gösterge Yaklaşımı: Brüt gelir gibi bir göstergenin baz alınarak bu göstergeye bağlı oranda sermaye ayrılması yaklaşımıdır.

    2) Standart Yaklaşım: Bankanın her iş koluna özel bir göstergenin baz alınarak bu göstergeye bağlı oranda her iş kolu için ayrı sermaye ayrılması yaklaşımıdır. Basit Gösterge Yaklaşımı'na çok benzemekle beraber değişik iş kollarındaki farklılıkları dikkate aldığı için daha doğru sonuç vermektedir.

    3) Dahili Ölçüm Yaklaşımı: Bu yaklaşım bankanın gerçek kayıp verilerini kullanarak ortaya çıkaracağı kayıp dağılımları ve olasılıklar üzerine sermaye gerekliliğini hesaplamasıdır. Bu hesaplamanın yapılabilmesi için geçmiş verilerin detaylı bir şekilde toplanıyor olması gerekmektedir. Henüz çoğu banka bu seviyede değildir.

    Operasyonel risk'e karşı bankanın kendisini korumasında risk karşılığında ayırılacak sermaye kadar bir önemli faktör de bankanın olası operasyonel risklere karşı kendini sigortalaması ve operasyonlarının etkilenmesini en alt düzeye indirmek için gerekli altyapı yatırımlarını yapmış olması gerekmektedir. Terorizm örneğini ele alırsak, HSBC'nin Istanbul'da yaşamış olduğu olay sonrasında bankacılık işlemlerinin aksamadan yürütülebilmesi, maddi zararların sigorta şirketlerince karşılanması ile olası büyük olumsuz sermaye etkileri bertaraf edilmiştir.
    Faiz Riski

    Makro-ekonomik istikrarsızlık ve faiz oranlarındaki belirsizlik nedeniyle faiz riski Türk bankacılığının karşı karşıya olduğu en önemli risk faktörlerinden biri olmuştur. Faiz riski bankanın aktif ve pasifleri arasındaki Bağlanma (Duration) farkının faiz oranlarındaki beklenmedik değişimler nedeniyle bankanın Net Faiz Geliri ve Ekonomik Değerini olumsuz etkilemesidir. Faiz oranlarındaki değişimler, faiz gelirlerini etkilediği gibi faiz dışı gelirleri de etkilemektedir. Bu sebeple bankanın faiz riski hesaplanırken faiz dışı gelirlere etkisi de hesaplanmalıdır.

    Faiz riski üç ana bileşenden oluşur:

    1) Yeniden Fiyatlandırma Riski (Parallel Shift Risk) faiz oranlarinin artması veya azalması sonucu bankanın aktif/pasif durumuna göre Net Faiz Gelirinin ve Ekonomik Değerinin olumsuz etkilenmesi riskidir.

    2) Gelir Eğrisi Riski (Yield Curve Twist Risk) gelir eğrisinin eğiminde oluşacak değişimlerin Net Faiz Gelirini ve Ekonomik Değerini olumsuz etkilemesi riskidir.

    3) Baz Riski (Basis Risk) bankanın ikili anlaşmalarda baz olarak kullandığı iki farklı faiz oranından (ornek: LIBOR ve US T-Bill) birinin diğerine gore artması veya azalmasından oluşan riskdir.

    4) Opsiyon Riski (Option Risk) bankanın içinde olduğu opsiyon anlaşmalarının değerindeki değişim riskidir.

    Faiz riski iyi yönetildiği taktirde bankalar için önemli bir karlılık kaynağıdır. Faiz oranlarındaki değişimi tahmin etmek ve buna göre pozisyon almak suretiyle bankalar karlılıklarını artırmayı amaçlarlar. Fakat unutulmamalıdır ki faiz oranındaki değişimlerin doğru tahmin edilmesi çok zordur. Bu nedenle bankaların faizlerdeki olumsuz değişimlere karşı kendini muhafazakar bir Aktif-Pasif yönetimiyle korumalıdır.

    Faiz riskinin etkisi (1) Net Faiz Geliri ve (2) Ekonomik Değer'deki değişimle ölçülebilir. Geleneksel bir yaklaşım olan net faiz geliri bankanın o dönemki gelir tablosunun nasıl etkileneceğini gösterir. Gelir tablosundaki etkiler bankanın Kredi Notunu ve güvenilirliğini, dolayısıyla para maliyetini artırabilir. Faiz riskinin bankanın ekonomik değeri üzerindeki etkisi ise gelecekteki nakit akışlarının bugünkü değerinin faiz oranlarındaki değişimlerden etkilemesi nedeniyle oluşur.

    Faiz riskinin iyi yönetilmesi için yeterli teknolojik altyapının yanı sıra riskin düzenli olarak ölçülmesi ve limit prosedürleri ile kontrol altına alınması gerekmektedir. Bu amaçla düzenli olarak toplanacak aktif-pasif komitesi geçen dönemki performansı değerlendirmeli ve faiz oranlarındaki beklentilerine göre yeni limitler belirleyerek aktif pasif yapısını şekillendirmelidir.
    Kur Riski

    Bir çok şirket gibi bankalar da kur riskinden etkilenirler. Kur riskinin doğrudan etkisi uluslararası piyasalarda aktif olan veya FX işlemi yapan bankalara olsa da, sistemdeki tüm bankalar dolaylı olarak portföylerindeki şirketlerin olumsuz etkilenmesi ve portföyün kredi riskini artmasıyla kur riskinden etkilenirler.

    Kur riskinin etkileri üç kategoride özetlenebilir:

    1) Operasyonel Etkiler

    Gelecekteki nakit akışlarının kurdaki değişiklik nedeniyle ortadan kalkması riskidir. (örnek: batık kredilerin artması, kredilerin zamanından önce geri ödenmesi, bazı ürünlerin pazarının yok olması v.b.)

    2) İşlemsel Etkiler

    Yabancı para Aktif ve yabancı para Pasifler arasındaki fark (açık pozisyon) olduğu durumlarda, kurdaki değişiklik sonucunda ortaya çıkacak farktan dolayı olusan risktir.

    3) Muhasebeleştirme Etkileri

    Finansal raporlamada muhasebesel hesaplamalardan yabancı para kayıtların Turk Lirası kaydı nedeniyle kaynaklanan farkların oluşturduğu risktir.

    Kur riski Türk bankaları için önemli bir risk faktörüdür. 2001 yılında tüm bankacılık sisteminin kambiyo zararı yaklaşık 7 katrilyon TL olmuştur. Kur riskinin daha iyi yönetilmesi amacıyla kurulan vadeli işlem piyasası halen kur oranlarındaki volatilite nedeniyle istenilen düzeye ulaşmamıştır. Vadeli işlemlerin tabana yayılması ile bankaların portföylerindeki şirketlerin kur riskinden olumsuz etkilenmeleri en alt düzeye indirilebilir, bankalar tarafından da aktif ve pasiflerin kontrollü bir şekilde yönetilmesiyle işlemsel etkiler azaltılabilir. Böylece kur riskinin bankacılık sistemini 2001'deki gibi derinden etkileyen bir faktör olmaktan çıkarabilir.

  5. #5
    cihan_zg adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    17-07-2005
    Mesajlar
    588
    Karizma Gücü
    0
    Arkadaslar bilgiler gercekten cok faydali,paylasimlariniz icin cok tesekkurler,Bende en yakin zamanda,elimdeki bilgileri scan edip,bir kitapcik halinda sizlere sunacagim.Arkadasimizin dedigi gibi gercekten uzmanlik isteyen bir konum.Internetten nezaman is ilanlarina baksam,kesinlikle en az 30-40% Risk Manager istekleri ile dolu


    Ekonomi & Finans Hakkinda Aradiginiz Bir Konu Mu Var?


    Ödevler & Sunumlar & Tezler & Makaleler


    Ezelden evveli bir Hakk'ı bildik
    Hak'dan nida geldi Hakk'a Hak dedik
    Kırklar meydaninda yunduk pak olduk
    İstemem taharet yundum de geldim
    (Şah Hatayi)

    Her nereye gitsem yolum dumandır
    Bizi böyle kılan and u amandır
    Zencir boynum sıktı halim yamandır
    Açılın kapılar Şah'a gidelim
    (Pir Sultan Abdal)

    ๘۩ TürkYaşamAslanları ๘۩
    Senin Sevginle Yaşıyoruz Galatasaray...


    ceteris paribus
    turkyaşamdaki ekonomi, işletme ve finans çevreleri burada herkesi bekliyoruz

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Risk 2
    2005 Konuları bölümünde viper17 tarafından açılmış
    Yanıt: 1
    Son Mesaj: 29.07.05, 17:27

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •