• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
14 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    angel_nili
    Ziyaretçi

    Evrim Teorisini Doğrulayan Herhangi Bir Fosil Kaydı Var Mı?

    Evrim teorisi, bir türün bir başka türe dönüşmesinin milyonlarca yıllık uzun bir zaman dilimi içerisinde yavaş ve aşamalı olduğunu söyler. Buna göre, ilkel canlıdan karmaşık olana geçiş uzun bir zamanı kapsar ve kademe kademe ilerler. Bu iddianın doğal mantıksal sonucu ise, bu geçiş dönemi sırasında "ara-geçiş formu" adı verilen ucube canlıların yaşamış olmasını gerektirir. Evrimciler, tüm canlıların kademeli olarak birbirlerinden türediklerini iddia ettikleri için de, bu ara-geçiş formlarının türlerinin ve sayılarının milyonlarca olması gerekir.
    Eğer gerçekten bu tür canlılar yaşamışlarsa, fosil kayıtlarında bunların kalıntılarına da rastlanması gerekir. Çünkü bu teze göre, ara geçiş formlarının sayısının, bugün bildiğimiz hayvan türlerinden bile fazla olması ve dünyanın dört bir yanının fosilleşmiş ara-geçiş formu kalıntılarıyla dolu olması lazımdır. Dahası, evrimciler 19. yüzyılın ortasından bu yana dünyanın dört bir yanında hummalı fosil araştırmaları yaparak bu ara geçiş formlarını aramaktadırlar. Oysa, 150 yıla yakın bir süredir, büyük bir hırsla aranan bu ara geçiş formlarından eser yoktur.
    Aslında Darwin de bu ara geçiş formlarının yokluğunun farkındaydı. Fakat yine de en büyük beklentisi aranan ara geçiş formları gelecekte bulunmasıydı. Ancak bu ümitli bekleyişine rağmen, teorisinin en büyük açmazının bu konu olduğunu görüyordu. Bu yüzden, şöyle yazmıştı:
    Eğer gerçekten türler öbür türlerden yavaş gelişmelerle türemişse, neden sayısız ara geçiş formuna rastlamıyoruz? Neden bütün doğa bir karmaşa halinde değil de, tam olarak tanımlanmış ve yerli yerinde? Sayısız ara geçiş formu olmalı, fakat niçin yeryüzünün sayılamayacak kadar çok katmanında gömülü olarak bulamıyoruz... Niçin her jeolojik yapı ve her tabaka böyle bağlantılarla dolu değil? Jeoloji iyi derecelendirilmiş bir süreç ortaya çıkarmamaktadır ve belki de bu benim teorime karşı ileri sürülecek en büyük itiraz olacaktır.4
    Darwin'den bu yana yoğun bir şekilde hep bu fosiller arandı, fakat evrimciler için sonuç acı verici bir hayal kırıklığıydı. Bu dünyada hiçbir yerde -ne bir kıtada, ne de bir okyanusun derinliklerinde- tek hücreli organizmalarla kompleks omurgasızlar arasındaki herhangi bir ara geçiş formuna rastlanamadı.
    alıntı

  2. #2

    Kayıt Tarihi
    08-02-2005
    Mesajlar
    20
    Karizma Gücü
    0
    Bilimi Hacı-hocadan değilde
    Bilim adamından öğrenmeye başlasanız daha iyi olmazmı

    Bir canlının fosile dönüşme şansı 4 milyarda 1 dir...

    Buna rağmen bir çok fosil kaydı ve birçok ara geçiş formu bulunmuştur
    (nedense bu kadar arageçiş formunu göremeyen ve görmek istemeyen tek kişi HY ve kandırdığı insanlardır.)

    buyrun bu konuda küçük bir link
    http://talkorigins.org/faqs/faq-transitional.html

    Ayrıca bu konuda saygın dergileri takip etmenizi tavsiye ederim.

  3. #3

    Kayıt Tarihi
    09-08-2005
    Mesajlar
    920
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı explorer tarafından gönderildi.
    Bilimi Hacı-hocadan değilde
    Bilim adamından öğrenmeye başlasanız daha iyi olmazmı

    Bir canlının fosile dönüşme şansı 4 milyarda 1 dir...

    Buna rağmen bir çok fosil kaydı ve birçok ara geçiş formu bulunmuştur
    (nedense bu kadar arageçiş formunu göremeyen ve görmek istemeyen tek kişi HY ve kandırdığı insanlardır.)

    buyrun bu konuda küçük bir link
    http://talkorigins.org/faqs/faq-transitional.html

    Ayrıca bu konuda saygın dergileri takip etmenizi tavsiye ederim.
    bu yüzden mi sayısı binleri geçen Tanrı ya inanan bilim adamı var?
    Ya da bilim adamları da mı bilimsel düşünemiyorlar!!?

    Evrime inanmaya çalışan bilim adamları, materyalist düşüncenin iflas etmesinden sonra sarılmaya çalıştıkları bu son teoride de iflasa yaklaştılar.

    Evrimin isbatlanabilmesi bütün teolojileri yıkacağı halde Tanrıya inanan ve O'na dilbeste olan bilim adamlarıdır hergün sayıları artan, evrimciler değil.
    Evrimciler sadece çıldırıyor ve sadece insanların gönüllerini ve beyinlerini dolduran Allah düşüncesine karşı bulmayı umdukları delillerle ümitsiz çırpınışlara giriyorlar. Bu yıllardır gördüğümüz tablodur.
    İnsanlığın düşüncesine hakim olan hakikat ölçüsü, insanın kendi hayati menfaatleri, şahsi hesapları ve istekleridir; zevkleri veya alışkanlıklarıdır. İnsan kendinin olan bu ölçüleri fikirlere tatbik ediyor ve bu ölçülerle fikirlerinin doğruluğunu araştırıyor.; hükmünü onlarla veriyor. Ondan sonra kendi kendi verdiği bu hükme uygun, onu destekleyici sebepleri etrafında topluyor. Peşin vermiş olduğu hükmünü onlarla haklı ve meşru gösteriyor. Görülüyor ki düşünmek, kendimizi eşyaya değil, eşyayı kendimize uydurmaktır. Gerçek düşünce ise bundan farklıdır.
    [ varolmak, Nurettin Topçu ]

  4. #4
    title=
    Kayıt Tarihi
    22-07-2004
    Mesajlar
    7,476
    Karizma Gücü
    0
    Sanki Yaradılış Teorisini savunanlar çok ilmi bir düşünce ile karşı çıkabildilerde..
    Her sıkıştıklarında ayetler atıp dinbi kullanıyorlar..
    TAbi arada bilimi nerde ise dinsizlikle suçlamayıda ihmal etmiyorlar..

    Adı üstünde teori...Birçok bulguda mevcut..
    Zaman ne gösterir belli olmaz..
    Ya bu teori hep teori olarak kalır..
    Ya da günün birinde KURAL olur..
    Bu bilim gösteriir..
    Hatta büyük yazayım BİLİM..
    Ve tabiki de düşünce ve fikir üretme yetisiede önemli.
    YAni yorumlama ve irdelemekte..
    Çünkü bazı beyni geri kalmış insanlar da bu fikir anlayaşı mevcut değil.. ( YAni irdeleme yapısına sahip değiller..)
    KAPALI

  5. #5
    NaciG adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    31-08-2005
    Mesajlar
    911
    Karizma Gücü
    0
    Peki Tanrının varlığını kanıtlayabilen ve gözle görülebilen bir bulgu var mı?

    Kur'an demeyin sakın...

    Bir suça karışan iki kişi birbirinin suçsuzluğunu kanıtlamak için şahit gösterilmez... Başka bir şey söyleyin...

  6. #6
    cylmz35
    Ziyaretçi
    Alıntı NaciG tarafından gönderildi.
    Peki Tanrının varlığını kanıtlayabilen ve gözle görülebilen bir bulgu var mı?

    Kur'an demeyin sakın...

    Bir suça karışan iki kişi birbirinin suçsuzluğunu kanıtlamak için şahit gösterilmez... Başka bir şey söyleyin...

    NaciG, senin; çok akıllı, zeki, kültürlü ve belli bir bilgi birikimine sahip olduğunu çok iyi biliyorum..

    Bende senden şunu istesem...!!

    Hadi bana beyninde, ruhunda barındırdığın bu zekanı, sevgini, kinini ve düşüncelerini seninde yazıda istediğin gibi görebileceğim ve bir şekilde gösterirmisin?

    desem...!



    Bu arada, nili yazında bahsettiğin evrim konusunun boş bilgi ve bilimin yanılgılarından bir tanesi olduğu anlaşıldı.. artık eskisi kadar hararetli tartışılmıyor.. İklim, bölge ve çevre etkenlerin yarattığı minik ve doğal mutasyonların dışında evrim çürümüş bir maymun ölüsüdür..

  7. #7

    Kayıt Tarihi
    20-10-2005
    Mesajlar
    3
    Karizma Gücü
    0
    bence.aslında evet bulguların hepsi doğru bir cok fosil ve bulgular vardır ama şu da bir gercektir biz kimiz ve niye dünyaya geldik bizim yasamamızın sebebi nedir.bu tur soruların hiç birinin cevabı yoktur hiç düşündünüzmü biz niye dünyaya geldik ve biz kimiz ben cavabını bulamadım.bizi annemiz ve babamız dünyaya getirdi ama niye biz dünyaya geldik ve yaşıyoruz.tarihte yapılan herseylerin cevepı var .ama bu sorunun cevbı yok. bulamıyorum .öbur taraf içinmi bence hayır .insan öldümü tamam insanda bitmiştir.araplar pis bir miilet bunu herkes biliyor biride bunları temizlemiş kanla .ama bunları onlar biliyor belkide bilmiyor ama şu bir gercek fosiller dogru .durup duruken bir canlı olurmu belkide olur su da çıkan oranik madder.bekleyen birsu ne olur deneyin gorun .mantıklı düsünün ve cevabını bulursunuz

  8. #8
    ÇAKA BEY adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-07-2005
    Mesajlar
    763
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı cylmz35 tarafından gönderildi.

    Hadi bana beyninde, ruhunda barındırdığın bu zekanı, sevgini, kinini ve düşüncelerini seninde yazıda istediğin gibi görebileceğim ve bir şekilde gösterirmisin?

    desem...!




    yanılmıyorsam matematiksel zekanın sinir hücrelerinin birbirleri ile iletişim ağlarının gelişmişliği ve çokluğu ile alakalı olduğunu bir belgeselde izlemiştim.

  9. #9

    Kayıt Tarihi
    01-04-2005
    Mesajlar
    176
    Karizma Gücü
    0

  10. #10
    Merdogan47 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    20-09-2005
    Mesajlar
    1,258
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Kutsal kitapların tanımladığı anlamda bir tanrıya inanan kişiler asla bilim adamı olamazlar. Onlar inançlı geniş kitlelere yaranmak ve onlardan yararlanmak isteyen şarlatanlar olurlar ve bunlar menfaat gördükleri alanlarda kendilerini gösterirler.
    Gerçek bilim adamlarının dinle, imanla, tanrıyla hiç işi olmaz, dinle bilimi bağdaştırma gibi bir çabaları da asla söz konusu olmaz.
    İnanaç şüpheye yer bırakmaz, bilimin temelinde şüphe vardır.

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •