Tehlikeli İlişkiler
Yazarı : Choderlos De LACLOS
Yayınevi : Bordo Siyah Yayınları
Çevirmen : Semih ATAYMAN
Basım Yeri / Tarihi : İstanbul / 2002 - Aralık
Sayfa Sayısı : 629
KİTAP HAKKINDA
İlk görüşte çok sıkıcı ya da okunması zor gibidir fakat her mektubun sizi farklı bir yanınızdan 'sarsacak' içeriği vardır.
Bir çok kişi olmasına rağmen, kitabın ana karakterleri Valmont ve Tourvel'dir.
Ve ikisi arasında yaşanan o 'tehlikeli ilişki'...
Her insanın yaşamında olur böyle tehlikeli ilişkiler...
Öyle tehlikeli, öyle sakıncalı alakalardır ki, insana yaşamı zehir eder...
Bir tutku oluşur, alevle yanar insanın içinde, artık amaç ne olursa olsun o tutkudan kurtulmak,
o tutkunun yaktığı ateşi ne pahasına olursa olsun söndürmektir...
Ana Tema: Tutku ve Aşk
Laclos, Madam Tourvel ile Valmont’un o tutku dolu aşkını insanı hayrete düşüren, acı çektiren, gerçek aşkın gerçek saplantının ne olduğunu gösteren bir dille anlatır...
İki aşık arasında geçen bu yüce aşk karşılıksız değildir, ama tehlikelerle doludur, savaş vardır bu ilişkide...dolayısıyla ölüm...
Valmont başlangıçta öyle bir umutsuzluğa düşmüştür ki sevdiği kadına ulaşamama konusunda, o anki derin duygularını şu sözlerle ifade eder bir mektubunda:
“Size aşkımı söylemiyeyim diyorsunuz, Madame; bu yasağı tutmaya yeter yürek gücü var mı bende? Aslında elbette pek tatlı, ama sizin en yaman kıldığınız bir duygu ile, yalnız onunla bağrım dolu iken; dileyip de beni attığınız bu hasret diyarında yanıp yanıp erirken; her şeylerden mahrum, ömrüm sade üzgünlükler içinde geçip sönerken; sizin hep ilgisizliğinizi hatırlatarak bir kat daha acılaşan azaplar pençesinde kıvranırken, son avunma çaremi de bana çok mu görüyorsunuz? Aksın dediğiniz yaşları görmiyesiniz diye çevirecek misiniz gözlerinizi? Kurban olmamı istediniz, kurbanınız olduğumuda mu söylemiyeyim? ”
Kurban olmak....
Tek bir insan uğruna, sahip olduğun her şeyden, benliğinden, amaçlarından, yarınlarından, kendi canından vazgeçmek...
Valmont, bir insanı böyle çılgınca, böyle büyük bir tutkuyla sevdiği halde bu kadının değil onu bir parça sevdiğini, ona hiç acımadığını düşünüyordu.
Bu düşünce ile kendini öyle zavallı ve bir o kadar güçlü hissetti ki, en sonunda elde ettiği tek şey, sevgiden ve acımadan daha üstün olan o kaçınılmaz sondu.
Romanın sonunda bu ilişkide yaşanan hemen her şeye şahit olan Madam Volanges içler acısı, o insanın tüylerini diken diken eden mektubunda şöyle yazıyor:
“Bir tek tehllikeli alaka, insanın başına meğer ne belalar getirirmiş! Düşündükçe yürekler ürperiyor! Biraz daha düşünceli olsak, kendimizi ne büyük acılardan koruyabiliriz!
...Ama insan bunları hep olanlar olup bittikten sonra düşünüyor; böylece en ehemmiyetli, hem de hemen herkesin kabul ettiği bir hakikat, bizim düşüncesizliklerle dolu hayatımızın kasırgası içinde unutuluveriyor, kimseyi bir feleketten koruyamıyor.
Allaha ısmarladık, sevgili Madame; bu anda anlıyorum ki bizim felaketleri önlemekten aciz olan aklımız, teselli bulmamıza olsun yarıyamıyor! ”
Mutlaka okuyun, sarsılacaksınız...


LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı Yaparak Cevapla