sana veda ettiğimde, yine bir menekşe aldım.. mor olanından.. hani şu küçük bir saksıya yalnız başına dikilen, sonra solsun diye beklenen, rengi solmayan ama bir gün ansızın kaçıp giden.. işte o menekşeden aldım..
ama bu sefer içimden bir dilek tuttum.. dedim ki, sen gitmezsen menekşe, ben de gitmem.. sen kal, ben de kalayım.. eğer uslu durursan, bu bir veda olmayacak..
sana veda ettiğimde, yarım bıraktığım bütün öykülerimi bir daha okudum.. iyi ki yarım kalmışlar dedim.. sonra, hepsini birbirine bağladım.. ama hep aynı cümleyle: “keşke farklı olsaydı, belki de böyle:”
dışarı çıktım saçlarımı kestirdim, menekşenin bir yaprağını kopardım..
bir paket kısa 2 bin aldım... bütün pencereleri kapattım, ışıkları söndürdüm.. içim daraldı, tekrar açtım.. sezen’in son şarkılarını dinledim.. aklıma çok eskiden duyduğum bir söz geldi: “aşk, sezen şarkılarını anlamaktır” bi nane anlamadım.. ama sevdim, çok sevdim.. yaşlanıyorum ya, normaldir dedim..
evdeki gofretleri bitirdim, çöpü kapıya koydum.. menekşenin iki yaprağını daha kopardım..
bir arkadaşıma, “noolacak benim bu halim?” dedim.. “iyisin iyi, devam et” dedi.. sonra birlikte taa heykele kadar yürüdük.. tophanenin yanında ben biraz ağladım, açıldım.. yemek yedik, dinlendik.. gece oldu, dönmedik.. çok geç oldu.. eski günlerden konuştuk, “sen gittin, reytingler düştü” dedi.. güldük, güldük..
eve geldim, duş aldım.. menekşenin bir yaprağı daha gitti..
sana veda ettiğimde, mavi aynı mavi, hava güzel, kedi yine huysuz, türküler yine aynı türkülerdi..
küçük harflerle başlayan cümlelerimi düzelttim, sonlarına tek nokta koydum.. küstüler bana, özür diledim.. hiç tanımadığım insanlara mail yazdım, iki nokta üst üste koyup bir de parantez kapattım.. canım sıkıldı, yeni bir kitap okumaya başladım “rüyalar, masallar ”..
yan komşuma merhaba dedim, kadın şaşırdı.. utandım.. menekşenin son yaprağını da kopardım..
sana veda ettiğimde,
sana veda ettiğimde, “oh be!” dedim.. sonra shockhaber’e bi bakayım dedim, baktım bir soru: “dünya’ya en yakın yıldız hangisidir?”.. “alfa century, 4 ışık yılı” dedim.. meğer güneşmiş.. bildiğimiz güneş.. “kesin salaksın sen kızım” dedim..
küçük saksıyı atmaya kıyamadım, sakladım...


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla




