Bir İstanbul akşamında başladı herşey......
Hayatımın en kötü akşamlarından birinde başladı....Bir ışık huzmesi girdi hayatıma,beni dipsiz bir kuyudan çekip alırcasına....
Umut oldu,hayat oldu,sevda oldu,inanç oldu...Herşeyden öte ışık oldu karanlıklara gömülmüş hayatıma.......
Hayal mi diye ovuşturdum gözlerimi defalarca,rüya mı diye uyanmaya çalıştım saatlerce....Gerçek mi diye sorguya çektim zihnimi gecelerce...
Ama gerçekti,eşsizdi.....Su gibi berrak,okyanuslar kadar engin bir eşsizlik.....
Evet,çıkıyordum artık o kuyudan.....Işığa doğru yükselen bendim,az önce balçık balçık karanlıklara saplanmış olan da ben....Ölümü beklerken,yaşama bağlanan ben....
Şimdi......
Acaba yalan mıydı? Olabilir mi?
İnanmak yaşamımken,nasıl yalan olduğuna katlanabilirim?
Dün güldüğüm anların bugün beni ağlatmasına müsade edebilir miyim?
Hayır.....
Sevda vazgeçilmek için değil,uğrunda savaşılmak içindir diye öğrettiler bana küçükken...Sevdiğini seni sevdiği için değil,sen onu sevdiğin için sev dediler....
Birşey bekleyerek değil birşeyler vererek sev ki sevdiğin kişiyi sadece ve sadece sevdiğin için mutlu ol....
Vazgeçmek mi? O da ne demek.....
Bir İstanbul akşamında başladı herşey ama bir İstanbul akşamında bitmeyecek....
Bir şarkı varki dilimde asla dilimden eksilmeyecek...
"Ben seni unutmak için sevmedim,
Gülmen ayrılık demekmiş bilmedim,
Bekledim sabah akşam yollarını,
Ölmek istedim bür türlü ölmedim..."
Eğerki uzaklarda bir ses bu şarkıyı artık söylemiyorsa,
Anlaki ben artık ölmüşüm bebeğim.....


LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı Yaparak Cevapla








