evet arkadaşlar her kesin konu ile ilgili yorumlarını bekliyorum.
siz ce bilinmeyen soruları tanrıya bağlamak mı mantıksal yoksa bilinmediğini kabullenip bilimin bulmasını beklemek ve araştırma yapmak mı mantıksal vede akla bilime uygun???![]()
evet arkadaşlar her kesin konu ile ilgili yorumlarını bekliyorum.
siz ce bilinmeyen soruları tanrıya bağlamak mı mantıksal yoksa bilinmediğini kabullenip bilimin bulmasını beklemek ve araştırma yapmak mı mantıksal vede akla bilime uygun???![]()
Elbetteki cevabını bilmediğimiz soruları Tanrı ya havale ederek bir yere varamayız. Eğer ki yürekli, cesur ve de inanmayan insanlarda sorunlarını Tanrıya havale ederek çözmeye çalışsalardı bugün mümkün mertebe ateş yakıp öyle haberleşiyor olurduk...
Dindeki dogmatizm, tarihin her döneminde pozitif bilimlerin karşısında olmuştur... Yer düz ise dünya da büyük ihtimalle düzdür anlayışı binlerce yıl hüküm sürmüş, bu görüşe karşı olanlar dindışı olmakla itham edilip yakılmışlardır.
Ortaçağda Engizisyona karşı gelmek zaten ölümü kabullenmek demekti. Ama Kopernik gibi bilimadamları kilisenin(dolayısıyla da dinin) bu karşı konulmaz gücünü kırmış ve Avrupa da pozitif bilimlerin çağını başlatmıştı.
Kopernik gibi yürekli ve inanmayan insanların sayesinde insanoğlu hayal dahi edemeyeceği şeyler başardı. 1900 lerde Jules Verne in yazdığı Aya Seyahat adlı kitap fantastik bir kurguydu. Oysaki bugün Mars a gidildi. (insansız da olsa)
Kimilerine göre imkansız gelen şeyler kahramanlar için idealdir... Din ise kimilerinin yanındadır. Hangi din vardır ki insanları sürekli bir gelişmeye ve büyümeye teşvik edebilsin??? Din in amacı yayılmadır ve kendine daha çok taraftar toplayıp insanlar üzerinde mutlak hakimiyet kurmayı amaçlar.
Bilim ise herzaman yalnızdır... Kendine taraftar toplamak bir yana dinin dogmatizmi yüzünden mevcut taraftarlarınıda kaybeder...
Okuyanlara saygılar...
:x BYE BYE TÜRKÇE BİRLİĞİ :x
EFE ADAYI<<<Paylasim Ve Dostluk Platformu>>>
Tabiki acı çekeceksin, görmenin bedelidir bu!!!
Başkalarının kurallarını uygulamak, insanın kendisini yönetmesinden çok daha kolaydır!!!
Nietzsche...
Sen Nietzsche yi ne kadar da cabuk harcadin be arkadasim. Oysa Nietzsche yi biraz tanisaydin onu anlamanin bu kadar kolay olmadigini ögrenecektin.
Sorduğun soru net değil angel.Ama anladığım kadarına cevap vereyim,insan oğlunun her zaman cevabını bulamadığı sorular olacak.Eh o zamanda ALLAH'a bağlamaktan başka çare kalmıyor.
Çocuklara bakın, içinde yaşadıkları dünyayı anlamak için merakla sorular sorarlar. İnsan bir kez sormaya başlarsa bunun sonu gelmez. Bu yüzden geleneksel kültür insanlara daha çocukken önce sorgulamamayı öğretir.
Soru sormanın önünü kesmenin iki temel yolu vardır:
1-Fiziksel gerçeklere aykırı dahi olsa, sorulara "mutlak doğrular" yaratarak yeni soruların önünü kesmek
2-Sorgulamalr devam ederse maddi-manevi ceza ve yıldırmalar uygulayarak sindirmek
Gelişmiş toplumlar önce bu engelleri ortadan kaldırmıştır.
Bilimde mutlak doğru yoktur.
Bilim sorgulamayı-araştırmayı gerektirir. Ve varolduğumuz sürece gelişimve değişimi de.
Gelişim ve değişim ise cesaret ister, korkaklar başaramaz.
Herkes insanlığı değiştirmeye çalışıyor;
Kimse, kendini değiştirmeyi aklından geçirmiyor.
Tolstoy
Keyifler değildir yaşamı değerli yapan.
Yaşamdır, keyif almayı değerli kılan
Bernard Shaw
bilinmeyen soruları tanrıya bağlamak bilgisizliğimizi ve araştırmacı olmadığımızı gösterir.
Tanrının bile insanlara ilk sözü OKU olmuştur.. oku derken bence kitap oku bişeyler oku anlamında değil.. yani bilimselleş demek istediği kesin.
Ama insanlar genelde telbel ve kısa yolu seçerek herşeyi tanrıya bağlayarak işin içinden kolayca sıyrılmanın yoluna bakmıştır..
eğer Allah'ın bize sınırlı bir akıl verdiğini kabul ediyorsak belli bir noktadan sonra (ki bu noktalar daha çok metafizik konular) bataklıkta çırpınan bir kurbağaya döneriz.varacağımız nokta inançsızlık,tanrısızlık olur.fakat metafizik olmayan bilimsel konularda bu durum geçerli değildir.ben şahsen Dinim gereği Allah'ın insanlara sınırlı bir akıl verdiğini düşünüyorum.eğer ki bize sınırları daha geniş bir akıl verseydi zaten birçok sorumuza cevap bulmuş olurduk.Ama bu durumda bizim dünyaya gönderiliş amacımıza ters düşer.sınırı iyi belirlemeliyiz.
Yeni Bir Dünya
Yaşanabilir Bir Dünya
Yeniden Büyük Türkiye
MİLLİ GÖRÜŞLE
aslında Erbakan fobisi yaşayan insanlar Erbakan Hocanın fikirlerini zerre kadar bilmeyen,basında orda burda duyduğu şeyler kadar düşünebilen,konuşabilen bir sürüdür.(bkzavar)
ortalama zeka seviyesinde olan insanların anlamadıkları şeyleri allahın işi diyerek geçiştirmeleri çok normal. zaten onlar dünyaya yemek yemek evlenmek çocuk yapmak ve ölmek için geliyorlar. anlamadıkları konulara pek kafa yormaya gelemezler. daha zeki olan insanlar anlamadıkları konuları araştırıp toplumun gelişimine katkıda bulunmaya çalışırlar.
Araştırmak ve bilimin bulmasını beklemek gerekir Misal evrenin yoktan varedilişi gibi kuramların bilimle kanıtlanması'yla bilinmeyin soruları 1'e dayandırarak cevaplayabilmek akla ve mantığa uygundur.
Bu mesaj en son " 03.11.05 " tarihinde saat 22:00 itibariyle exodus tarafından düzenlenmiştir...
Varlık yanlız Bir'dedir, toplam bölüm hep Bir'de
Devam eden yalnız Bir, sayıda dört tekbirde..
N.F.K.
Bilinmeyen soruları yaratıcıya bağlayacak olursak insan aklının herhangi bir işlevi kalır mı dersiniz?