Geçen sene dersahanemde bir kız vardı. Ondan çok hoşlanıyodum. Ama gidip de ona herşeyi anlatamadım. Kız çok güzeldi bana neden baksınki diye düşündüm. Korktum birazda. ikinci dönem kızın da benden hoşlandığını öğrendim ama bir türlü cesaret toplayamadım. Bazı erkekler korkak olur.Arkadaşlarım hep bana onunla konuşmamı söyleyip durdu.
Zaman geçti bir sene bitti. Dershanenin olduğu semte işim düştü bu ay. Her yerde hatıralar. Her yerde O. Sonunda herşeyi göze alıp aldım telefonu ve aradım. Bugün buluştuk. Hayatımda İLK kez ROMANTİK müzikler çalan bir yere gittim. Muhabbet ettik. Bana geçen sene söylesem benimle çıkacağını söyledi ama şuan bir kaç aydır bir sevgilisi varmış. Onunla mutluymuş. Ama gözleri öyle demiyordu. Gözlerinde açıkça hüzün vardı. Mutluyum diyosa bunu bozmamak ve bencil olmamak için ısrar etmedim. Dışarı çıktık vedalaşırken ona 'Size mutluklular dilerim' dedim gerçekten de çok üzgündü. Giderken yağmur bastırdı. O hızlandı ben yavaşladım. Buna ihtiyacım vardı çünkü...Düşünmek için üzülmek için ihitiyacım vardı. Onu üzmek de üzüntümü arttırmıştı bir kaç kat. Hiç söylemesemiydim. Hiç bilmesemiydi. İkimiz birbirimize aşık. Birbirimize çok yakın ama elimizi uzatıp dokunamuyorus. Gitmesine izin vermek ızdırap. Onu üzmek ızdırap. Zamana hükmedememek ızdırap. Yaşamak ızdırap. Kim demiş metal dinleyenler ruhsuz diye. Kim demiş aşık olmazlar diye. İşte ben canlı kanıdıyım hala aşk şarkısı dinleyemiyorum. Ama...
Onu beklicem o yağmurların altında
Beni yoracak anılar dayanıcam,
Yorgunluktan durana kadar nefesim
Bağıracam hislerimi susmam artık
Sustum kaybedene dek,susmam artık Metallica nın Unforgiven şarkısını dinleyin, sözler deil ama müzikteki hisler beni anlatıyor...


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla



