• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
1 sonuçtan 1 --- 1 arası gösteriliyor
  1. #1
    alp3r3r adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-08-2005
    Mesajlar
    56
    Karizma Gücü
    0

    Tartışma Erkeklik Klişelerimiz

    Erkeklik Klişelerimiz

    Klişelerimiz vardır bizim… Toplumsal klişelerimiz. Erkek adam çapkın olur. Uçkuru düşüktür. Ağlamaz. Çok gülmez. Ciddidir. Delikanlıdır. Maçodur. Yanındaki kızları hep sahiplenmelidir onların fikirlerine, duygularına, düşüncelerine danışmadan yapmalıdır bunları. Ne kadar kızla birlikte olursa o kadar iyidir. Kalbi yol geçen hanı gibidir biz erkeklerin.. Ne giren bellidir ne de çıkan. Haddi hesabı da göz önünde bulundurulmaz zaten. Önemli olan bunun olmasıdır. Ne kadar kızla olursa o kadar erkektir.


    Öylesine fazla klişelerimiz vardır ki toplumda artık erkekler için AŞK kelimesinin anlamı sadece yatmak, sevişmek, yanında güzel durması ve bunun gibi aptalca tabirlerle yer değiştirmeye başlamıştır. Yüzünü gördüğünde titrediğin insanlar olur hayatında. Sana karşı çok baskın insanlar, yanındayken konuşacak bir kelime bulamadığın, koluna girdiği zaman ölsen de, dünyalar üzerine gelse de sana hayatın en güzel anındaymışsın hissini veren arkadaşların, sevgililerin olur. Belki bunları o an düşünemezsin ama öyledir. Bu tip insanlara karşı hep bir duygu vardır içinde. Düşünürsün… Sadece bir arkadaşlık duygusu olamaz dersin veya bir dostluk veya başka bir duygu. Çünkü bu tip iletişimleri hep yaşamışsındır ve hiçbirinde böyle olmamışsındır. Çok rahat ve konuşkan bir insan olmana rağmen susmaya başlamak çok koyar… Böyle bir duyguyu tabir edecek tek kelime vardır. Aşk… Tabi yaşayana. Ve inan çok eğlenceli olur böyle yaşamak. Onu beklemek, konuşamamak, aşksal bir çekingenlik, değişen bakış açıların, kimliğin, giyim tarzın, sesin, nefes alışın, kalp atışın yani değişen tamamıyla SEN. Ürkütücü geliyor değil mi? Oysa diğer yandan düşünürsen ne kadar kolay. Bu gece barda gönlüm hovarda deyip sazları çaldırıp, kızları oynatmak. Sevmediğin insanlarla veya dostlarının sevmediği insanlarla mutluluk oyunları oynamak. Âşık olmamak. Olmayı istememek. Aşktan korktuğundan değil de uğraşmak istemediğinden. Boynuna tasma takılmasını aşk kelimesi ile aynı kefeye koyduğundan ne bileyim milyonlarca neden var âşık olmamak için. Ama tersini de düşün. Milyonlarca güzellik. Hiç bir şeyi olmasa bile adın var. Âşık! Hakaret gibi mi geliyor yoksa? Umarım öyle değildir. Yani umarım tam bir anti-aşk insanı değilsindir.
    Klişesel topumun uç bir parçası olmak çok kolay kardeş. Hayatına elbet kızlar girip çıkacak. Ama sen, ben ve bizim gibiler bunu uçkur sevdasına dönüştürürse, sevmeden, hoşlanmadan, kalbinde ona karşı hiçbir şey hissetmeden insanlarla ilişkiler kurmak geleceği de tehdit etmiyor mu? Uçkur sevdasına kızları kullanmak biraz adice değil mi? Kim olursa olsun… Ne gerek var. Çok daha ucuza işlerini halledebileceğin yerler yok mu? Çok mu genel oldu, çok mu büyüttüm? Asla… Etrafına bir bak… Seni örnek alan insanlara. Konuşmalarında etkilenenlere. Seninle kızlar ve aşk hakkında konuşanlara… İnsanlara mantık yoluyla ulaşmak, onların fikirlerini, görüşlerini, kimliklerini konuşarak değiştirmek o kadar kolay ki… Ayda ortalama 5 erkekle konuşsan bu konuları yılda 60 erkek eder.. 5 yıl daha konuşsan 300 erkek. Tabi fikirlerini değiştirdiğin erkeklerin fikirlerini değiştirdiği insanları hiç saymıyorum. Bu en iyi ihtimal. Böyle gittiğini düşün. Ne yapacağız? İleride kızlarımızı sokağa mı çıkarmayacağız? Veya bu hareketlerimizden pişman olduğumuzu ve artık aşka inandığımızı kanıtlamak istediğimiz de “senin için ölürüm” sözünü sevdiğimiz kişiye göstermek için intihar mı edeceğiz? Nasıl insanların güvenini kazanacağız tekrar... Yine mi çok büyüttüm? Sence gerçekten öyle mi? Hiçbir şey olmasa aşktan soğutulan insanlar ne olacak. İster 1 olsun ister 1000. sevdiğin kişinin sıcak ellerini tutmak varken neden buz gibi elleri tutmak için çaba gösteriyorsun. Daha mı kolay? Nereye kadar devam edecek bu kolaylık? Seni sevmediğin insanla evlendirmeye zorlayacakları güne kadar mı? Beklide analarımız bu yüzden bizim için liste hazırlıyor.. Görücü usulü… Ne mal olduğumuz bilmeyen insanlarla bizi evlendirmek onların hayatlarını karartmak için. Beklide görücü usulünün temelinde bu yatıyordur… Olamaz mı?
    Yapma kardeş. Aşk insanı olmak için kimse diploma istemiyor. Belirli bir üniversite mezunu olmaya da gerek yok. Şiir, hikâye, roman, makale de yazmayacaksın. Veya yaz. Sana kalmış. İçinden gelirse…
    Bilmiyorum kardeş. Ama böyle davranmak doğru değil gibime geliyor. En azından bu tip şeyleri marifet saymak…
    Yazıyı bitiriyorum. Belki ağır olmuştur, belki salakça, belki monoton… Ama içinde ki bazı şeylerin doğru olduğunu düşünüyorum… Ve hep düşüneceğim…
    Kendine iyi bak kardeş. Kendine Mukayyet ol…


    Yazan
    Alper ER
    Bu mesaj en son " 02.11.05 " tarihinde saat 23:17 itibariyle alp3r3r tarafından düzenlenmiştir...
    AlpER ~ Bir Arızalı Günce

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Erkeklik ölmedi ama azalıyor!
    2005 Konuları bölümünde dalyan tarafından açılmış
    Yanıt: 1
    Son Mesaj: 03.08.05, 08:46

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •