• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
Sayfa: 1 | Toplam: 4 1234 SonSon
35 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    nemfoman nymphe adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-06-2005
    Mesajlar
    104
    Karizma Gücü
    0

    Tanrı kötülüğü önlemeyi istemiyormu?

    Tanrı bunu yapmaya gücü olduğu halde kötülüğü önlemeyi istemiyormu, eğer öyleyse bu durumda kötü niyetli omazmı?

    Yok önlemek istiyor da bunun için gücü yoksa aciz mi oluyor?

    Hem kötülüğü önlemek istiyor hemde önlemek için gücü varsa kötülük nereden geliyor?

    Cevap vermek isteyenlerin kutsal kitaplardan alıntı yapmadan cevap vermesini istiyorum. Aksi takdirde konuyu görmezden gelebilirsiniz...

  2. #2

    Kayıt Tarihi
    08-12-2004
    Mesajlar
    32
    Karizma Gücü
    0
    Özellikle müslüman insanlar, doğduklarından itibaren çocuklarına dünyanın bir sınav olduğunu öğretir durur.. Evet dünya bir sınav, Tanrı insanın özgür iradesi ile var olup doğru yolu bulmasını ister belki diyeceksin; "nasıl bir sınav bu, hiç adaletli değil, kimi şan şöhret para pul içinde kimisi ile açlıkla bu sınava tabi tutuluyor,aç insanın dini olurmu?" ama benim düşüncelerime göre buradaki yanlışlık Tanrı'nın bizim dünyada sahip olduklarımızla değil, sahip olduklarımızı ne amaçla kullandığımız açısından bir sınava tabi tuttuğu yönünde.. iyi veya kötü olmak insanın beyninde oluşan bir olay, milyarlarca yıllık bu dünya da nice kötüler iyi olmuş ne iyiler hainlik etmiş.. Kısacası kötü veya iyiyi dengede tutmak insanın elinde, Tanrı'nın değil. Düşünsene herkezin iyi olduğu bir dünyayı.. Ne kadar sıkıcı olurdu

  3. #3
    jiyan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-11-2004
    Mesajlar
    77
    Karizma Gücü
    0
    felsefe bolumunde guncel bi konu gordum neden yaşıyorus diye fakat bu knouyu gorunce cok ilgimi cekti....
    Yaratıcı, insanlara akıl vermiş ve her insan cenete gitmez ceheneme de gitmez .eger herkes cenete gitseydi veya ceheneme gitseydi bu soruyu şoyle deiştirmeliydin neden alah bizi dunyaya gonderdi madem herkesi aynı yere gondericekse??? bu defa boyle bi soru sacma demiyorum konunun cidiyeti bozulmasın
    birileri cenete birileri ceheneme gidecek bu eiştlik deilmi sence?
    eşitligi heryerde ararıs dunyada az calışan kazanır calışmayan kaybeder
    şimdi gelelim senin soruna sen hem iylik hem kotuluk yapabilme yetisine sahip dielmisin
    ..... (evet)
    ama her ikisini birden yapabilirmisin bi insana hem kotuluk hem iyilik bu sacma deilmi sence
    alah ta insanlara kendi iradesiyle hareket etmsi için akıl vermiş ben isterdim şimdi guzel bi bayanla veya bi disko da barda eylenmeyi bircogumuz sosyal hayatımızla kendimizi yuce insanlarmış gibi gorurus oysa huzurlu insan hakı tadandır gormek isteyen kalbini dinler istemeyen bunalır bunaltır. islam
    neden yaşıyorus? sorusuna islamı yaşamak için diye bi cevap verebilirs cunku islam hayatın ta kendisidir insan kendi istekleriyle hareket eder beklentilerimiz bize sunulan şeylerden ibaret zanederis bu dunya da sadece insanlar deil başka varlıklar da yaşar ornein cinler onlarda bizim gibi iylik kotuluk ypaabilirler
    cinler hakında geniş araştırma yaptım şeytan denilen varlık yani azalzil adında ateşten yaratılmış bir melek DEİL dikat edin melek deil cindir .onlarda insan gibi hem iylik hem kotuluk yapabilir alah lanetledikten sonra bu şeytan sıfatını almış yani başka bi varlık haline donmuş konuyu fazla uzatmak istemyorm ilk 4 paragrafta alatmak istediklerimi anlatım saygılar
    Paltalk mesengerda turkforumclub odamız artık 24 saat acıktır

  4. #4
    ...__... adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-09-2005
    Mesajlar
    193
    Karizma Gücü
    0
    Belki bu doğrudur.Belki tanrı, hepimiz için birer zar atmıştır.Belki de bizi yalnız bırakmıştır.(The Devil's Advocate) tabi bunnarı şeytan kardeşimiz mırıldanıyor. bi de yaratıcı dinlemek lazım.

    sanırım yaratıcı yaratma işini gerçekleştirdikten sonra kurallarını koymuştur.(şöyle olun, böyle yapın, sakın bunu yapmayın yakarım walla) sonra ellerini birbirine kavuşturup olan biteni uzaklardan seyretmektedir. onun kötülüğün malubiyeti yada iyiliğin galibiyeti gibi bi derdi yok.

    her birimiz için zarlar atılmış ve o bizi dünyada yalnız bırakmıştır.
    Mona Lisanın Eteğindeki El Benim

  5. #5
    ESHQUIA adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-06-2005
    Mesajlar
    2,184
    Karizma Gücü
    0
    “Tanrılar kötülükleri yeryüzünden kaldırabilir mi veya kaldıracak mı veya istese de kaldırabilir mi; yoksa bunu yapamaz mı, yoksa yapmayacak mı, veya nihayette Tanrılar hem yapabilir ve hem de yapmak istiyorlar mı? .. Eğer Tanrılar yeryüzünden kötülükleri kaldırmak istiyorlar da kaldıramıyorlarsa o zaman onlar her şeye gücü yeten değillerdir. Eğer yapabilirler de, yapmak istemiyorlarsa o zaman onlar iyiliksever değillerdir. Eğer onların kötülüğü kaldırmaya ne güçleri ne de istekleri varsa o zaman onlar ne her şeye gücü yeten, ne de iyilikseverlerdir. Ve son olarak eğer Tanrı’lar kötülüğü kaldırma gücüne sahipseler ve kaldırmayı istiyorlarsa o zaman kötülük nasıl ortaya çıkmıştır? ”
    Epikuros



    Tanrılık kötülüğü ortadan kaldırmayı istiyor mu, yoksa buna gücü mü yok? Gücü var da niyeti mi yok? O zaman kötü niyetli(bedbah) mıdır? Tanrı kötülüğü kaldırmak için hem güce sahiptir ve hem de istekli midir.? O zaman kötülük niye vardır?

    Epikurosçuluğun kurucusu Epikuros’ un sorduğu bu sorular henüz yanıtlarını bulmamıştır. Kimbilir belki de kendisi de materyalist olan Epikuros materyalist düşüncenin doğruluğunu kanıtlamak için sormuştur.
    "Kötü adamı sevdim hep,kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinekkaydı tıraşlı, kıravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık,yolları kırık adamları. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardanda hoşlanırım;çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü bende serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam...."
    Pis moruk

  6. #6
    DüŞeS adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-11-2005
    Mesajlar
    50
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı mtaner tarafından gönderildi.
    Özellikle müslüman insanlar, doğduklarından itibaren çocuklarına dünyanın bir sınav olduğunu öğretir durur.. Evet dünya bir sınav, Tanrı insanın özgür iradesi ile var olup doğru yolu bulmasını ister belki diyeceksin; "nasıl bir sınav bu, hiç adaletli değil, kimi şan şöhret para pul içinde kimisi ile açlıkla bu sınava tabi tutuluyor,aç insanın dini olurmu?" ama benim düşüncelerime göre buradaki yanlışlık Tanrı'nın bizim dünyada sahip olduklarımızla değil, sahip olduklarımızı ne amaçla kullandığımız açısından bir sınava tabi tuttuğu yönünde.. iyi veya kötü olmak insanın beyninde oluşan bir olay, milyarlarca yıllık bu dünya da nice kötüler iyi olmuş ne iyiler hainlik etmiş.. Kısacası kötü veya iyiyi dengede tutmak insanın elinde, Tanrı'nın değil. Düşünsene herkezin iyi olduğu bir dünyayı.. Ne kadar sıkıcı olurdu
    son iki cümlede söylediklerine katılıyorum
    ama gülmekten
    galiba sen hiç kötü bir insanın zulmüne uğramadın ve doğal olarak sıkılıyorsun
    enteresann

  7. #7

    Kayıt Tarihi
    27-09-2005
    Mesajlar
    7
    Karizma Gücü
    0
    iyilik ve kötülük kavramları siyahla beyaz gibidir eger birini tamamen devreden çıkarırsan diğeri nereden beslenecek?

  8. #8
    FikrimYok adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-06-2005
    Mesajlar
    1,518
    Karizma Gücü
    0
    "Kötülük" kavramı "iyiliğin" karşıtı olarak vardır. Kötülük olmasa, iyilik de olmayacaktı. Marvel de açıklamış zaten;

    Marvel:iyilik ve kötülük kavramları siyahla beyaz gibidir eger birini tamamen devreden çıkarırsan diğeri nereden beslenecek?
    İşte böyle..

    Dilerim; içinde iyiliği bol barındıran kişilerden oluruz..
    Ne kervan kaldı, ne at, hepsi silinip gitti,
    "İyi insanlar iyi atlara binip gitti."


    ...Nasıl saat günün bir parçasıysa, ben de bütünün bir parçasıyım.. Saat gelir ve geçer, ben de gelir geçerim...

    piktetos_

    Epiktetos, başlangıçta bir köle. Topal da.. Efendisi bir gün bir kıskaçla bacağını burkarak kendince eğlenir. Zavallı esir Epiktetos efendisine "efendim, kıracaksınız der.." Efendisi hiç istifini bozmadan eğlencesine devam eder ve en sonunda bacağını kırar. Epiktetos hiç bir sıkıntı ve acı emaresi göstermeden, büyük bir soğukkanlılıkla "efendim söylemiştim, kırdınız!" der.

  9. #9
    venometal adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-05-2004
    Mesajlar
    812
    Karizma Gücü
    0
    tanrı bu dünyaya karışmaz.olan ya da olmayanı ona mal etmek aptal tesellisinden başka bi şe deil.
    "i have dreams of hammering your skulls
    fantasies of bashing in your brains
    obsessively,
    i am watching, i am stalking, i am following
    and then the massacre begins"

    Gone But Never Forgotten[OZ]

  10. #10
    mablak
    Ziyaretçi
    "Dünya bir imtihan salonudur. insan ise, sınanmaktadır, diyorsunuz. Allah bana sormadan karar vermiş ve beni yaratmış. Belki de ben var olmak istemeyecektim... Buna ne dersin?"

    "Allaha inanıyor musun?"

    "inanmıyorum!"

    "Öyleyse bu soruyu sormaya hakkın yok."

    "Neden?"

    "Çünkü, iman etmeyen bir kimse, inanmadığı birinin kendisini dünyaya getirdiğine ve imtihan ettiğine de inanmaz, inanmamalı. Mantık bunu gerektirir. Aksi halde çelişkiye düşmüş olur. Sana doğrudan sual konusunu anlatmaya çalışmak abesle iştigaldir. Önce Allaha iman meselesini konuşmamız gerekir. Kabul edersin veya etmezsin, bu sana kalmış."

    "Ya, Allaha ve onun beni imtihan için yarattığına inanıyor, ama yine de bu soruyu soruyorsam..?"

    "O zaman, bu sorudan yaratıcının hükmüne razı olmamak gibi bir isyan manası çıkar."

    "Evet, diyelim ki ben inananlardanım, ama yine de soruyorum. Bana niçin, var olmak istiyor musun, diye sorulmadı?"

    "Sana bu soru sorulamazdı, çünkü henüz sen yoktun. Olmayan birine soru sorulamaz. Yok olan var olamaz ki, soru sorulabilsin. Yokluktakinin ne aklı vardır anlayacak, ne duyguları vardır hissedecek, ne de dili vardır söyleyecek."

    "Soru sormak için yaratabilirdi..."

    "Evet yaratabilirdi ve sen var olurdun. O zaman, yaratmış olduğu bir varlığa, "Seni yaratmamı ister misin?" diye sormanın hiçbir anlamı olmazdı. Zaten yaratmış sen de var olmuşsun, niçin sorsun, bu aşamadan sonra sormanın ne anlamı olur."

    "Benim fikrimi almadan var etmesi bir haksızlık değil mi?"

    "Asla! Sen yoktun ki, hakkın var olabilsin. Olmayan birinin hakkı da olamaz. Düşünsene, sen, ancak var edildikten sonra "sen" oldun da "benim hakkım" diyebiliyorsun. Kaldı ki, var olmak en büyük nimetlerden biridir, bunu niçin anlamak istemiyorsun! Bütün iyilikler ve güzellikler varlıktan gelir. Bütün çirkinlikler ve kötülükler yokluktandır. Zenginlik varlıktır, fakirlik yokluk, malı olmayana fakir denilir, olana değil. Sıhhat varlıktır, hastalık yokluk, yani sıhhatin yokluğu. Afiyet varlıktandır, musibet yokluktan, yani afiyetin yokluğundan. Bu örnekleri uzatmak mümkün..."

    "Bana, imtihan sonunda cehenneme gideceğim söylenseydi, ben hemen o anda yok olmak isterdim..."

    "Sana cehenneme gideceğin söylenemezdi, çünkü bu durumda imtihanın anlamı kalmazdı. Sınıfta kalacağını kesin olarak bilen bir öğrenci sınava bile girmek istemez. Nitekim şimdi de hiç kimse cennete mi, cehenneme mi gideceğini bilmiyor.

    Seni dünyaya gelişine pişman eden ne? Sahip olamadıkların mı? Başına gelen belalar, musibetler ve hastalıklar mı? Bunların hepsi gelip geçicidir. Böyle olmasa bile, dünya hayatı sayılı günlerden ibaret olduğu için, ondaki kötü haller de geçip gidecektir. Hem de bu dünya da iyilikler, güzellikler asıl, kötülükler ve çirkinlikler ayrıntıdır. Niçin hep yok olanlara, sana gelen kötülüklere ve çirkinliklere bakıp duruyorsun, bir de sahip olduğun güzelliklere bak. Varlık, hayat, insanlık gibi büyük nimetleri tattın. Gerçi sahip olmadığın güzellikler de var, ama bir de senin olanlara baksana!

    Şunu da düşün ki, sana gelen ve hoşuna gitmeyen haller senin itirazınla yok olacak değiller. Bu isyanınla yok olacak bir tek şey var, o da senin imanındır, yani sana ebedi saadet kapısını açacak olan anahtarın.

    Seni isyana ve itiraza sevkeden sebeplerden biri de şu: Günahlara dalmışsın, bu dünyada ilahi emirlere tabi olmak istemiyorsun, nefsinin arzuları peşinde koşmak istiyorsun, ama cehennem azabından da korkuyor, onu her fırsatta hatırlıyor, acı çekiyorsun.

    Allah ile savaşacağına nefsinle savaş, onu ıslah etmeye çalış. Tevbe kapısı her zaman açık, oradan girmeye ne mani var? Tevbe suyuyla yıkan da temizlerden ol, günahlarla zaten kirlenmişsin, bir de isyana bulaşıp iyice kararma!

    Evet, bu dünyaya isteyerek gelmedin, isteyerek de gitmeyeceksin. Getiren getirmiş, götüren götürüyor. Gitmek istemeyince burada kalacak değilsin. Şu halde seni yaratanın iradesine tabi ol, iman et ve rahatla. Başka çıkış yolun yok, tek gerçek bu, anlamıyor musun!"

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •