• Reklam
6 sonuçtan 1 --- 6 arası gösteriliyor
  1. #1
    NaciG adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    31-08-2005
    Mesajlar
    911
    Karizma Gücü
    0

    çıldıracağım

    Bir kızım var ellerinizden öper.. İlkokul dörde gidiyor.. Tabi okuldan gelince bir baba olarak , getir kızım bakalım ödevlerine yardımcı olalım diyoruz.. Babalık manifestosunun birinci kuralı çocuğunuza ödevlerine yardımcı olabilecek bir babasının olduğunu hissetirmektir.

    Aman efendim aman aman !

    Önce şunu okuyun, yazıma sonra devam edeceğim...

    Bir doğru açı 4 değişik açıdan oluşmuştur. Açılardan her biri diğerinden 20 derece fazla olduğuna göre bu doğru açıyı oluşturan açıların en büyüğü kaç derecedir?

    Allahım... Okurken , " kızım, bana ilkokul matematik kitabı yerine üniversite master kitabı falan mı verdiniz" diyerek kitabın kapağına baktım...

    Ben bu soruları 1980 lerde lisede ve üniversite giriş sınavlarında görmüştüm.. Öyle hatırlıyorum..

    Ve ben bu soruyu yapamadım.. Kızıma, " kızım yaparım ama hep ben yapıyorum annen alınıyor, götür bu sefer de ona ver, onun da sevinmek hakkı değil mi bırakalım bu problemi de o yapsın " diyerek nezaketimi de göstermiş oldum.. (Yapamadım desem eksi karizma verecek, yemezler )

    Annesi Kimyager.. Allahın hikmetine bakın o da çözemedi.. X lerden Y lerden oluşan iki sayfa çözüm yaptı ve ben yapamıyorum , yapamadım diye ağlayarak mutfağa gitti, yarım saat gelmedi... Kızıma, " elleme kızım annen ağlasın, babamın oğlu var beni neylesin" dedim.. Tam ham meyveyi kopardılar dalından türküsüne benzedi...

    Şunu sormak isterim, eğetim sistemimizi belirleyen şey nedir?

    Biz eskiden aptalmıydık ki bunu lisede üniversitede gördük de, şimdi bu problemler ilkokul dörde kadar geldi... Yani bu matematik, fen bilgisi. sosyal bilgiler kitaplarındaki konular gerçekten onların anlayabileceği düzeyde mi?

    Aziz Nesin'in dediği gibi , şimdiki çocuklar harika mı?

    Yalnız bu yıl değişik bir sistem gördüm.. Önceki yıl kızım eve devamlı test soruları ile geliyordu.. Vermişler bir soru ve 5 seçenek , işaretle babam işaretle... Biz eskiden klasik eğitim görürken, üç soru sorarlardı, mecburen bunlara yanıt verirken yazmak zorundaydınız.. Bizim dönemimizin Türkçe'de kuvvetli olmasının bir nedeni budur.. Yazmak zorundasın, yazmak için bilmek zorundasın, biliyorsan güzel yazmak zorundasın.. Dediğim gibi tam bu test işine kafayı takmışken, Allahtan bu sene kızımın devamlı yazarak yanıt verdiğini ve Türkçesinin, yazımının düzeldiğini farkettim...

    Allah devlete millete zeval vermesin ...

    Şimdi soruyorum, bu çocuklar , benim çözemediğim problemleri çözecek kadar zeki ve bilgili mi?

    Eğer öyleyse, ben niye farkına varmadım?

  2. #2
    DELIRIOUS AGAIN vampyré adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-08-2004
    Mesajlar
    2,585
    Karizma Gücü
    8
    ilkokul 4'ten lise sona kadar 7.snıf hariç her sene dersaneye giden biri olarak, yarış atlarından biri olarak şunu söyleyebilirim. Eğitim sistemi çok çok kötü diyemem ama herkesi aynı yapmaya çalışan bi sistem. Herkesi mühendis yapmak isteyen bi sistem maalesef Sosyal yönü çok zayıflatılmış, zorla matematik zerkeden bir yapı var. Bilmiyorum belki fen lisesinde okudum diye ama ortaokulda da öyleydi, ilkokulda da. Öğretmenim beni sınavlara hazırlamak için rontlardan çıkarmıştı ilkokulda (hoş tam ben gireceğim sene ansızın 8 yıllık eğitim geldi ve hazırlandığım sınav kalkıverdi, o da ayrı bi boyutu olayın) Belli bi yere kadar normalde, yok trigonometriydi, yok türevdi falan bunları üniversiteye saklamak lazım. Tabii bunun için de özellikle büyük üniversitelerde gelen hocaların, siz nasılsa biliyosunuz diye limit falan anlatmadan türeve integrale differansiyale geçmemesi lazım. Diyeceğim sosyal yönü kesiliyor öğrencilerin. Bu yüzden de inek olmak istemeyen gürûh da kendini dersleri ekmekle, dersi bozmakla gösteriyo.
    Bu arada abi sorunun cevabını özeline yolluyorum. Ayrıca herkese söylüyorum, çözemediğiniz soru olursa buraya bekliyoruz

  3. #3
    syhgndlf adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-04-2005
    Mesajlar
    1,628
    Karizma Gücü
    0
    iyi seninki 4 e gidiyormuş bizim alt komşunun 2. sınıfa giden oğluna öğretmeni şöyle bir ödev vermiş

    "Atatürkün getirdiği yenilikleri ve faydalarını bulun, bu konulşarla ilgili resimleri konu başlıklarının altına ekleyerek getirin"

    çocuğun annesi tüm apartmanı dolaştı, birinden konuları buldu birinden resimleri buldu ve ödevi oğlu ile beraber hazırladı. ii tamam güzel konu da daha yazmasını yeni öğrenmiş bir çocuk bunu nasıl yapacak..



    --------------------
    180=x+(x+20)+(x+20+20)+(x+20+20+20) --> x=15 ---> büyük açı eşittir 75 derece... çok sazan bir zekilik hissettim kendimde :4
    MEHMEDİM

    Gayrı anlatılmaz bu savaş bence
    Dağ taş konuşmuştu kendi dilince
    Hücum diye bir ses duydum ilk önce
    Sonra allah allah dedi mehmedim

    Ne ana ne sıla ne yar hayali
    Bir gör mehmetteki kükremiş hali
    Kırpmadı gözünü yağmur misali
    Mermi yedi havan yedi mehmedim
    Can askerim

    Öyle bir iman öyle ihlaski
    Secde eder cümle can ve bitki
    Bir temmuz akşamı allah şahitki
    Şaha kalkmış vatan idi mehmedim

    Bu akşam yıldızlar saramış gibi
    Tepeler titreşir hava kış gibi
    Bir dağın sırtında dağ varmış gibi
    Omuzlamış bir mehmedi mehmedim
    Can askerim



    Mesaj SAYIM =1903

  4. #4
    bree mevcut adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-01-2004
    Mesajlar
    12,090
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    11
    Madem öyle bende bir itirafta bulunayım

    Geçen hafta meslek hayatımın ilk yazılılarını yaptım. Pazartesi günü 2 tane 5. sınıfım var. Daha önce diğer öğretmen ders veriyordu. Sonra program değişti yazılıdan iki hafta önce ben girdim çocukların derslerine. İlk sınavımıda onlara hazırladım. Ama yazılıları okurken anladımki baya zor sormuşum İki soruyu iptal ettim artık, o puanları diğer sorulara aktardım. Birazda kolay puan vererek olayı çözdüm

    İş gene öğretmende bitiyor yani. O ödevi veren öğretmenin biliyo olması gerekir o çocuk o seviyede mi değil mi? Gerçi müfredat değişti diye baya bi şikayetçi olan sınıf öğretmenide var. Onlarda haklı kendilerince. Belki de o öğretmeninde benim gibi acemiliğine denk gelip öyle bir ödev vermiştir. bilemiyorum

    "Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur!"

  5. #5
    revenger3 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-11-2005
    Mesajlar
    17
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı NaciG tarafından gönderildi.
    Bir kızım var ellerinizden öper.. İlkokul dörde gidiyor..
    Aman efendim aman aman !

    Bir doğru açı 4 değişik açıdan oluşmuştur. Açılardan her biri diğerinden 20 derece fazla olduğuna göre bu doğru açıyı oluşturan açıların en büyüğü kaç derecedir?

    Ben bu soruları 1980 lerde lisede ve üniversite giriş sınavlarında görmüştüm.. Öyle hatırlıyorum..

    Ve ben bu soruyu yapamadım.. Kızıma, " kızım yaparım ama hep ben yapıyorum annen alınıyor, götür bu sefer de ona ver, onun da sevinmek hakkı değil mi bırakalım bu problemi de o yapsın " diyerek nezaketimi de göstermiş oldum.. (Yapamadım desem eksi karizma verecek, yemezler )

    Annesi Kimyager.. Allahın hikmetine bakın o da çözemedi.. X lerden Y lerden oluşan iki sayfa çözüm yaptı ve ben yapamıyorum , yapamadım diye ağlayarak mutfağa gitti, yarım saat gelmedi... Kızıma, " elleme kızım annen ağlasın, babamın oğlu var beni neylesin" dedim.. Tam ham meyveyi kopardılar dalından türküsüne benzedi...

    Şunu sormak isterim, eğetim sistemimizi belirleyen şey nedir?

    Biz eskiden aptalmıydık ki bunu lisede üniversitede gördük de, şimdi bu problemler ilkokul dörde kadar geldi... Yani bu matematik, fen bilgisi. sosyal bilgiler kitaplarındaki konular gerçekten onların anlayabileceği düzeyde mi?

    Yalnız bu yıl değişik bir sistem gördüm.. Önceki yıl kızım eve devamlı test soruları ile geliyordu.. Vermişler bir soru ve 5 seçenek , işaretle babam işaretle... Biz eskiden klasik eğitim görürken, üç soru sorarlardı, mecburen bunlara yanıt verirken yazmak zorundaydınız.. Bizim dönemimizin Türkçe'de kuvvetli olmasının bir nedeni budur.. Yazmak zorundasın, yazmak için bilmek zorundasın, biliyorsan güzel yazmak zorundasın.. Dediğim gibi tam bu test işine kafayı takmışken, Allahtan bu sene kızımın devamlı yazarak yanıt verdiğini ve Türkçesinin, yazımının düzeldiğini farkettim...

    Allah devlete millete zeval vermesin ...

    Şimdi soruyorum, bu çocuklar , benim çözemediğim problemleri çözecek kadar zeki ve bilgili mi?

    Eğer öyleyse, ben niye farkına varmadım?


    Sevgili NaciG

    sen bu soruları kaç yılında çözüyorsun bilmiyorum ama. Senin doğruların biraz çağ dışı kaldı artık. Sorularıma cevap verirsen ışığı bulursun:
    1.) Senin döneminde renkli tv varmıydı?
    Eğer yoksa çocuğunun renkli tv seyretmesine karşımısın?
    2.) Senin lise de çözemediğin sorular artık ilköğretimde soruluyorsa bu olay çocukların çağın şartlarına hazırlandığı anlamaına gelmiyor mu?
    3.) Eğer annesi kimyager olarak soruyu çözemiyorsa bu eşinizin sorunu değil mi
    4.) Öğrencilere girdikleri sınavların tamamında çoktan seçmeli soruşar soruluyor. Klasik sorular sizin döneminizde kaldı. Artık klasik sorular sorulmuyor. Gelişime siz ayak uyduramıyorsunuz desem artık kabullenirmisiniz?

    Siz sormuşsunuz:
    Şimdi soruyorum, bu çocuklar , benim çözemediğim problemleri çözecek kadar zeki ve bilgili mi?

    Evet sizden, bizden ve sizin fikrinizde olanlardan daha zeki. Tıpkı şimdiki neslin bizden, bizim kuşağımızın öncekilerden daha zeki olduğu gibi. Bu tür fikirler ancak dinazorlar kendini nimet saymayıp sustuğunda daha değerli olacak.

    Şuna adım kadar eminim ki:
    İlkokula giden çocuğunuzun lise ve üniversite seviyesindeki konularda eğitim gördüğünü sizden başka kimse bilmiyordur. Ben eğitimci olarak anlattıklarınızı ilk defa duydum. Anlattığınız saçmalıklar var da siz bunu ilgili merciilere şikayet etmiyorsanız, bu kandi kendinize konuşmaktan öte değil ......

  6. #6
    qadro adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    28-06-2005
    Mesajlar
    454
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı NaciG tarafından gönderildi.

    Biz eskiden aptalmıydık ki bunu lisede üniversitede gördük de, şimdi bu problemler ilkokul dörde kadar geldi... Yani bu matematik, fen bilgisi. sosyal bilgiler kitaplarındaki konular gerçekten onların anlayabileceği düzeyde mi?

    Aziz Nesin'in dediği gibi , şimdiki çocuklar harika mı?
    Şimdi ki çocuklar gerçekten harika. Eskiden 50 yılda 60 yılda kuşak dönerken şimdi nerdeyse 5 - 10 yılda bir kuşak dönüyor. Kendinden 5 yaş küçük biriyle farklı dilde konuşuyorsun. Anlaşamıyorsun.

    Ben limitler zorlansın derim. Çocuklar bunları kaldıracak seviye ve düzeydeler (Fakat ekonomik ve coğrafi olumsuzluklar bunun dışında ). Biz eskiden aptal mıydık da Cin Ali, Can Ayşe'yi gördük . Hayır aptal değildik bize verileni aldık sadece. İşte böyle platformlarda bu konuları konuşacak ebeveynlerimiz olsaydı durum biraz daha farklı olabilirdi.


    Alıntı mevcut tarafından gönderildi.
    Madem öyle bende bir itirafta bulunayım

    Geçen hafta meslek hayatımın ilk yazılılarını yaptım. Pazartesi günü 2 tane 5. sınıfım var. Daha önce diğer öğretmen ders veriyordu. Sonra program değişti yazılıdan iki hafta önce ben girdim çocukların derslerine. İlk sınavımıda onlara hazırladım. Ama yazılıları okurken anladımki baya zor sormuşum İki soruyu iptal ettim artık, o puanları diğer sorulara aktardım. Birazda kolay puan vererek olayı çözdüm

    İş gene öğretmende bitiyor yani. O ödevi veren öğretmenin biliyo olması gerekir o çocuk o seviyede mi değil mi? Gerçi müfredat değişti diye baya bi şikayetçi olan sınıf öğretmenide var. Onlarda haklı kendilerince. Belki de o öğretmeninde benim gibi acemiliğine denk gelip öyle bir ödev vermiştir. bilemiyorum
    Büyük bir erdem örneği sergilemişsin tebrik ederim. İlk yazılında zor sorduğunu farkedip düzeltmeseydin, dönülmez bir yola girer, tutarsızlıklar içinde boğulurdun. Diyeceksin ki sen bu konularda usta mısın? Hayır sadece tutarsızlıklar içinde boğuluyorum.

    Bir de ben şimdi ki çocuklardan bir örnek vereyim. Öğretmen arkadaşlardan birisi ilkokul 3. sınıfa giden çocuğu için bilgisayarlarına oyun yüklememi istedi. Ben de Garfield ve Mario Forever (sanırım ) diye iki oyun yükledim. Çocuk "Bunları silin öğretmenim, bunlar ne biçim oyun! Medal Of Honor'u , Fifa'yı, GTA'yı kurun. " Biz onlar gibi düşünemiyoruz. Sanırım empati kurma yüzyılındayız.
    119. "Vücutta bir kalp, ağır bir yüktür.Hauru No Ugoku Shiro (2004) ."
    " Kong'u uçaklar değil, güzellik öldürdü. Carl Denham . King Kong (2005).




    EĞİTİM & ÖĞRETİM
    Üniversiteler-Liseler-Meslekler

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •