• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 7 1234567 SonSon
69 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1

    Kayıt Tarihi
    14-09-2005
    Mesajlar
    337
    Karizma Gücü
    0

    "Kur'ân (...)"

    Merhaba,

    "PROFESÖR DOKTOR" ÜNVANI ALMI$ HATTA "DiYANET i$LERi BA$KANLIGI" YAPMI$ BiRiNiN YORUMU...


    Kur'an kendinden önceki kutsal kitapları doğrular




    SORU: Kur'ân'dan önceki kutsal kitaplardan Tevrat, Zebur ve incil'in akıbeti ne olmuştur? Bu kutsal kitaplar insanlar tarafından tahrif edilmiş midir? (Özden Tok)



    20.06.2005
    SORU: Kur'ân'dan önceki kutsal kitaplardan Tevrat, Zebur ve incil'in akıbeti ne olmuştur? Bu kutsal kitaplar insanlar tarafından tahrif edilmiş midir? (Özden Tok)



    CEVAP:Kur'ân, kendinden önceki kutsal kitapları doğrulamakta ve kendisinin anlattıklarının, Tevrat ve incil'de de mevcut olduğunu belirtmektedir. inanmayanlara Tevrat'a bakmalarını, bu anlatılanların o kitapta da bulunduğunu bildirmektedir.


    Ayrıca Tevrat bağlılarının Tevrat'ın, incil sahiplerinin de incil'in hükümlerini uygulamalarını, kitaplarının hükümlerini uygulayanlann mutluluk, bolluk ve bereket içinde yaşatılacaklarını, kitaplarının hükümleri uyarınca giden kitap ehlinin de cennete gideceğinibildirmektedir.

    Kur'ân bu kadar açık biçimde o kitapları doğrularken ve bağlılarına, kitaplarının hükümlerini uygulamalarını vurgularken o kitapların tahrif edildiğini söylemek Kur'ân'in söylediğini kabul etmemek olur.

    Nitekim "ibn Haldun" da Tevrat ve incil'in tahrif edildiğini söylemenin küfür olacağını ifade etmiştir.


    Kur'ân o kitapları değil, yorumlarıyla o kitapların özünü çarpıtmış, dine, tevhide aykırı inançları sokmuş olanların davranışını kınamaktadır.


    Kur'ân'in temel misyonu, önce muhatabı olan ve bir kitapları bulunmayan Araplara ilahi mesajı iletmek, sonra önceki kutsal kitapların çarpıtılmış yorumlarını, onların ruhuna aykırı inançlan düzeltmektir. Ama dinlerinin ruhuna bağlı iyi niyetli kitap ehlinin cennete gideceğini her vesileyle vurgulamaktadır. Bu konuda ayrıntı için "Kur'ân Ansiklopedisi" adlı eserimizde "Tahrif" maddesine bakınız.




    Eski Diyanet işleri Başkanı
    Prof. Dr. Süleyman Ateş

    Fax: 0212 356 26 81
    E-Mail:
    suleymanates@gazetevatan.com


    GERçEKTEN "SAMiMi" BiR YAZI!



    Bu yaziyi KAYNAGINDAN görmek isteyen buyursun TIKLASIN:

    http://www.vatanim.com.tr/root.vatan...oryid=4&wid=31





    Ho$çakalin...
    Bu mesaj en son " 18.11.05 " tarihinde saat 20:23 itibariyle YESHUA tarafından düzenlenmiştir...

  2. #2

    Kayıt Tarihi
    09-08-2005
    Mesajlar
    920
    Karizma Gücü
    0
    yeshua.
    Kuran Allah kelamıdır de.
    nu söylediklerinin bir manası olsun.
    2 insanın görüşünü veriyorsun. ben sana 500 tane aykırı görüş sıralarım, üstelik delilleri çok daha net ve sağlam.

    ne yapmaya çalıştığın hiç belli olmuyor. Müslümanlara ne anlatmaya çalışıyorsun. "insanlar : Aaa kuranda geçiyorsa doğrudur derse senin dinine mi geçecek. bu nasıl bir mantıktır. Kuranda geçene inanıyorsa zaten Hristiyan olmaz."

    Bu mantıksızlıktan kurtulman dileğiyle..
    İnsanlığın düşüncesine hakim olan hakikat ölçüsü, insanın kendi hayati menfaatleri, şahsi hesapları ve istekleridir; zevkleri veya alışkanlıklarıdır. İnsan kendinin olan bu ölçüleri fikirlere tatbik ediyor ve bu ölçülerle fikirlerinin doğruluğunu araştırıyor.; hükmünü onlarla veriyor. Ondan sonra kendi kendi verdiği bu hükme uygun, onu destekleyici sebepleri etrafında topluyor. Peşin vermiş olduğu hükmünü onlarla haklı ve meşru gösteriyor. Görülüyor ki düşünmek, kendimizi eşyaya değil, eşyayı kendimize uydurmaktır. Gerçek düşünce ise bundan farklıdır.
    [ varolmak, Nurettin Topçu ]

  3. #3
    F-100 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-10-2005
    Mesajlar
    46
    Karizma Gücü
    0
    Bir soru.Yanıtını verenlere teşekkürler.

    Kur'an ayetlerinde,Tevrat ve İncilden isimde vererek açıkça bahsettiği halde,neden İncil Kur'andan isimde vererek söz etmez...?

    Hoşçakalın.

  4. #4

    Kayıt Tarihi
    30-06-2005
    Mesajlar
    668
    Karizma Gücü
    0
    bu konuya ve daha önce bu kullanıcının açtığı diğer konulara cevap yazan arkadaşlar size kişisel fikrimi yazayım ben bu yeshua nikli kullanıcının açtığı bir konuyu okudum...kullanıcının niyeti gayet basit! bu açtığı konuyu okumadım bile...diğer konularına olduğu gibi buna da cevap verme ihtiyacı duymuyorum...bence konuyu açana bakın altında bu isim yazıyorsa ne yazmış diye merak dahi etmeyin...zamanla unutulur gider...saygılar...

  5. #5
    samiramis adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-10-2005
    Mesajlar
    369
    Karizma Gücü
    0
    HRİSTİYAN BİLİM ADAMLARININ KENDİ AĞIZLARINDAN İNCİL HAKKINDAKİ İTİRAFLARI
    Moody İncil Enstitüsünden Dr.Graham SCROGGİE;”İncil Allah kelamımıdır?” adlı kitabının 17. sayfasında diyor ki: ”Evet kitab-ı mukaddes(İncil) insan eseridir.Bazı kimseler neden olduğunu anlamadığım sebeplerden ötürü bu gerçeği inkar etmektedirler.Kitab-ı mukaddes insanların aklında teşekkül etmiş,insanlar tarafından,insan dili ve eli ile yazılmış ve tamamen insan karakteri taşıyan bir eserdir.”
    Prof.Dr. F.C.BURKITT;”Canon of the testament” adlı eserinde şöyle diyor:”İsa’nın dört ayrı incilde dört ayrı tasfiri vardır.Bunlar birbirinden farklıdır.Yazarları (matta, markos, luka, yuhanna) bu dört kitabı bir araya getirmek istememişlerdir. O yüzden biri diğerinden farklı malumat vermekte ve bunlar arasında hiçbir bağlantı bulunmamaktadır.Yazılardan biri eksik kalmış bir hikayeye, diğeri ise meçhul bir eserden alınmış bir parçaya benzemektedir.” Nitekin Prof.Burkitt’in söylediği gibi bu çelişki ve zıtlıkları bir sonraki bölümde ayrıntılı olarak görebileceksiniz.
    Tekrar Dr.Graham SCROGGİE ye dönelim:”İnsan kitab-ı mukaddesi (İncil) okuduğu zaman,birbirini tutmaz bahisler içierisinde kaybolup gidiyor.Çok fazla miktarda acaip ve anlaşılmaz isimler yer alıyor.Hele tekvin kısmında yalnız şecereler(soy ağacı) dikkate alınmış.Kim kimden doğdu? Nasıl doğdu? Hep bunlardan bahsediliyor.Bütün bunlardan bana ne! Bunların ibadEt ve Allah’ı sevmekle ne alakası var.Genellikle efsaneler var.Daha gündüz anlatılmadan geceye geçiliyor…”
    Rahip Kenneth KRAGA yapılan bir ropörtajda şöyle demektedir:”İncil’in Ahd-i Cedid kısmı Allah sözü değildir.Burada doğrudan doğruya insanların anlattıkları hikayeler ve herhangi bir işin nasıl yapıldığını gören kişilerin görgü şahitliği vardır.Sadece insan sözü olan bu kısımlar kilise tarafından insanlara ısrarla Allah kelamı gibi nakledilmektedir.”
    Tolog Prof.Dr.GEYSER şöyle diyor:”İncil şu haliyle Allah kelamı değildir.Bunu kimse iddia etmemeli…Fakat eski haliyle Yaratıcının gönderdiği kutsal kitaplar arsında yer almalıdır.”
    Encyclopedia of religion and Ethics’in 2.cildinin 582. sayfasında:”isa hiçbir yazılı eser bırakmamıştır ve şakirdlerinden hiç birisine herhangi bir şey yazması için emir vermemiştir.” Şeklinde bir açıklama yer almaktadır.Din ve ahlak ansiklopedisinin bu ifadesi dikkate alınırsa mevcut İncillerin ne kadar Allah kelamı olduğu ortaya çıkmaktadır.
    1822 Yılında Thomas HARTWELL yayınladığı tefsirin 4.cild 2.Babında şöyle diyor:” İncillerin (matta, markos, luka, yuhanna) telif zamanları hakkında bizlere ulaşan nakil ve haberler,tamamen eksik ve neticesizdir.İncillerin sıhhati hususnda bizlere herhangi bir yardımları yoktur.Hristiyanların ilk din adamlarının ilerigelenleri,batıl ve yanlış ifadeleri kabul ederek durmadan yazdılar.Daha sonra gelenlerde onlara hürmeten hiç düşünmeden yazdıklarını kabul ettiler.İşte bu yalan yanlış ifadeler bir nüshadan diğerine nakledilerek günümüze kadar geldi.Üzerinden yüzyıllar geçtikten sonra İncilleri batıl rivayetlerden temizlemek olnaksızlaştı.”
    Amerika’da yayımlanan “AWAKE” Dergisinin 8Eylül 1957 tarihli sayısında şöyle bir makale çıkmıştır:”Meğer incilde 50.000(ellibin) hata varmış! Geçenlerde genç bir hristiyan kjv (kral James beyanı) olan incilden bir tane satın almış.Tabi aldığı incili Allah kelamı olarak kabul ettiğinden,içinde hiçbir hata olmadığını kabul ediyormuş. Fakat eline geçen bir look mecmuasında “İncil hakkındaki hakikatler” ismindeki bir makalede 1720 yılında kurulan bir dini meclisin kral James tarafından hazırlatılan incilde 20.000 hata bulunduğunun meydana çıktığını okuyunca şaşırıp kalmış.İnanılmaz derece üzülüp meseleyi ruhani kişilerle konuşmayı uygun bulmuş.Onlarda 20.000 değil 50.000 hata var demişler.Bu durum karşısında genç adam dehşete kapılıp bize soruyor.Allah aşkına söyleyin bizim Allah kelamı znnettiğimiz İncil böyle hatalarlamı dolu?”
    Şuan günümüzde geçerli olan İncillerin (matta, markos , luka,yuhanna) nasıl ortaya çıktığının tarihi seyrini inceliyelim; Hz.İsa’nın vefatının ardından 350 yıl gibi kısa bir süre geçmeden mevcut İncil sayısı 360’ı bulmuştu.M.S.325 Yılında Roma imparatoru Konstantin ,Hristiyanlığı kabul ederek serbestlik tanıdı.Fakat Konstantin bu kaos ortamını birtürlü sonlandıramıyordu.Tek çare olarak Ruhban Meclisini toplamaya karar verdi. 325 Yılında İznik’te toplanan bu konsülün zabıtlarından elde edinilen bilgiye göre;İsa’nın Allah’ın oğlu olduğu inancı benimsendi.Bu görüşü İmparator Konstantin,İskenderiye Patriki Aleksandrus ve İstanbul Psikoposu Atnas taraftarları benimsediler.Diğer taraftan İsa’nın bir peygamber ve sonuçta insan olduğunu kabul eden Aryus ve taraftarları ise dinsiz ilan edilip aforoz edildi.Yanlışı ve doğruyu ayırt etmek amacıyla mevcut İncillerin 54 tanesi hakkında çeşitli münazaralar yapıldı.Bunlardan dört tanesinin (matta,markos,luka,yuhanna M.S.70-140 arası yazılmışlardır) doğru ,diğer elli nüshanın yanlış ve batıl olduğu kabul edildi.Bu seçim yapılırken hangi kriterler göz önünde bulunduruldu? neden bu dördü seçildi? bilemiyoruz.
    Oysa ki;Allah’ın İsa’ya vahyettiği orijinal şekline çok yakın İnciller reddedilmiştir.Bu İncillerden en ünlüsü kuşkusuz Baranabas incilidir. Hristiyanların şiddetle karşı çıktıkları bu incilde;Allah’ın bir ve Hz.İsa’nın onun kulu ve peygamberi olduğu tevhid inancı kabul edilmektedir. Barnabas incili M.S.325’e kadar İskenderiye kiliselerinde Kanonik(resmi olarak kabul görmüş) olarak kabul ediliyordu.Teslise karşı çıkıp tevhid inancını savunan İraneus (130-200) yazılarında,putperest fikirlerin hristiyanlığa girmesinden sorumlu tuttuğu Pavlos’a karşı kendi fikirlerini desteklemek için Barnabas incilinden geniş alıntılarda bulunmuştur.Theodor ZAHN’ın ifadesiyle,M.S.140-180 Senelerinde “Allah’a, Kadir-i Mutlak’a inandım” ifadesi değiştirilerek Kadir-i Mutlak’ın önüne BABA kelimesi eklenmiştir.
    Görüldüğü üzere İsevilik ve onun kutsal kitabı olan incilin nasıl dejenere edildiği, tarihi delilleriyle ortadadır.

    kişilerin yorumları önemliyse buyur sende bunu açıkla gerçi hiçbir soruma cevap vermedin buna vermezsin artık

  6. #6

    Kayıt Tarihi
    07-10-2005
    Mesajlar
    147
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı F-100 tarafından gönderildi.
    Bir soru.Yanıtını verenlere teşekkürler.

    Kur'an ayetlerinde,Tevrat ve İncilden isimde vererek açıkça bahsettiği halde,neden İncil Kur'andan isimde vererek söz etmez...?

    Hoşçakalın.

    Ehm... Bu sorunun cevabini azicik uzucuk kafamizi kullanarak cok rahat bir sekilde bulabiliriz.

    Kur'an i Kerim incil'den bir kac yuzyilcik sonra Allah tarafindan Hz. Muhammed vasitasi ile insanlara bagislanmistir.

    Haliyle incil bir kac tane kisi tarafindan farkli kitaplar halinde hazirlanmistir ve de haliyle bu insanlar yuzlerce yil oncesinde yasadiklari icin kendilerinden yuzlerce yil sonra bizlere verilecek Kur'an dan haberdar olamazlardi.

    Azicik bir dusunmek lazim. Demogoji yapmaya calisarak cevaplari kolay sorular sorulunca komik duruma dusebilir insanoglu.

    Ayni sey tevrat vs icin de gecerlidir.

  7. #7

    Kayıt Tarihi
    07-10-2005
    Mesajlar
    147
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı samiramis tarafından gönderildi.
    HRİSTİYAN BİLİM ADAMLARININ KENDİ AĞIZLARINDAN İNCİL HAKKINDAKİ İTİRAFLARI
    Moody İncil Enstitüsünden Dr.Graham SCROGGİE;”İncil Allah kelamımıdır?” adlı kitabının 17. sayfasında diyor ki: ”Evet kitab-ı mukaddes(İncil) insan eseridir.Bazı kimseler neden olduğunu anlamadığım sebeplerden ötürü bu gerçeği inkar etmektedirler.Kitab-ı mukaddes insanların aklında teşekkül etmiş,insanlar tarafından,insan dili ve eli ile yazılmış ve tamamen insan karakteri taşıyan bir eserdir.”
    Prof.Dr. F.C.BURKITT;”Canon of the testament” adlı eserinde şöyle diyor:”İsa’nın dört ayrı incilde dört ayrı tasfiri vardır.Bunlar birbirinden farklıdır.Yazarları (matta, markos, luka, yuhanna) bu dört kitabı bir araya getirmek istememişlerdir. O yüzden biri diğerinden farklı malumat vermekte ve bunlar arasında hiçbir bağlantı bulunmamaktadır.Yazılardan biri eksik kalmış bir hikayeye, diğeri ise meçhul bir eserden alınmış bir parçaya benzemektedir.” Nitekin Prof.Burkitt’in söylediği gibi bu çelişki ve zıtlıkları bir sonraki bölümde ayrıntılı olarak görebileceksiniz.
    Tekrar Dr.Graham SCROGGİE ye dönelim:”İnsan kitab-ı mukaddesi (İncil) okuduğu zaman,birbirini tutmaz bahisler içierisinde kaybolup gidiyor.Çok fazla miktarda acaip ve anlaşılmaz isimler yer alıyor.Hele tekvin kısmında yalnız şecereler(soy ağacı) dikkate alınmış.Kim kimden doğdu? Nasıl doğdu? Hep bunlardan bahsediliyor.Bütün bunlardan bana ne! Bunların ibadEt ve Allah’ı sevmekle ne alakası var.Genellikle efsaneler var.Daha gündüz anlatılmadan geceye geçiliyor…”
    Rahip Kenneth KRAGA yapılan bir ropörtajda şöyle demektedir:”İncil’in Ahd-i Cedid kısmı Allah sözü değildir.Burada doğrudan doğruya insanların anlattıkları hikayeler ve herhangi bir işin nasıl yapıldığını gören kişilerin görgü şahitliği vardır.Sadece insan sözü olan bu kısımlar kilise tarafından insanlara ısrarla Allah kelamı gibi nakledilmektedir.”
    Tolog Prof.Dr.GEYSER şöyle diyor:”İncil şu haliyle Allah kelamı değildir.Bunu kimse iddia etmemeli…Fakat eski haliyle Yaratıcının gönderdiği kutsal kitaplar arsında yer almalıdır.”
    Encyclopedia of religion and Ethics’in 2.cildinin 582. sayfasında:”isa hiçbir yazılı eser bırakmamıştır ve şakirdlerinden hiç birisine herhangi bir şey yazması için emir vermemiştir.” Şeklinde bir açıklama yer almaktadır.Din ve ahlak ansiklopedisinin bu ifadesi dikkate alınırsa mevcut İncillerin ne kadar Allah kelamı olduğu ortaya çıkmaktadır.
    1822 Yılında Thomas HARTWELL yayınladığı tefsirin 4.cild 2.Babında şöyle diyor:” İncillerin (matta, markos, luka, yuhanna) telif zamanları hakkında bizlere ulaşan nakil ve haberler,tamamen eksik ve neticesizdir.İncillerin sıhhati hususnda bizlere herhangi bir yardımları yoktur.Hristiyanların ilk din adamlarının ilerigelenleri,batıl ve yanlış ifadeleri kabul ederek durmadan yazdılar.Daha sonra gelenlerde onlara hürmeten hiç düşünmeden yazdıklarını kabul ettiler.İşte bu yalan yanlış ifadeler bir nüshadan diğerine nakledilerek günümüze kadar geldi.Üzerinden yüzyıllar geçtikten sonra İncilleri batıl rivayetlerden temizlemek olnaksızlaştı.”
    Amerika’da yayımlanan “AWAKE” Dergisinin 8Eylül 1957 tarihli sayısında şöyle bir makale çıkmıştır:”Meğer incilde 50.000(ellibin) hata varmış! Geçenlerde genç bir hristiyan kjv (kral James beyanı) olan incilden bir tane satın almış.Tabi aldığı incili Allah kelamı olarak kabul ettiğinden,içinde hiçbir hata olmadığını kabul ediyormuş. Fakat eline geçen bir look mecmuasında “İncil hakkındaki hakikatler” ismindeki bir makalede 1720 yılında kurulan bir dini meclisin kral James tarafından hazırlatılan incilde 20.000 hata bulunduğunun meydana çıktığını okuyunca şaşırıp kalmış.İnanılmaz derece üzülüp meseleyi ruhani kişilerle konuşmayı uygun bulmuş.Onlarda 20.000 değil 50.000 hata var demişler.Bu durum karşısında genç adam dehşete kapılıp bize soruyor.Allah aşkına söyleyin bizim Allah kelamı znnettiğimiz İncil böyle hatalarlamı dolu?”
    Şuan günümüzde geçerli olan İncillerin (matta, markos , luka,yuhanna) nasıl ortaya çıktığının tarihi seyrini inceliyelim; Hz.İsa’nın vefatının ardından 350 yıl gibi kısa bir süre geçmeden mevcut İncil sayısı 360’ı bulmuştu.M.S.325 Yılında Roma imparatoru Konstantin ,Hristiyanlığı kabul ederek serbestlik tanıdı.Fakat Konstantin bu kaos ortamını birtürlü sonlandıramıyordu.Tek çare olarak Ruhban Meclisini toplamaya karar verdi. 325 Yılında İznik’te toplanan bu konsülün zabıtlarından elde edinilen bilgiye göre;İsa’nın Allah’ın oğlu olduğu inancı benimsendi.Bu görüşü İmparator Konstantin,İskenderiye Patriki Aleksandrus ve İstanbul Psikoposu Atnas taraftarları benimsediler.Diğer taraftan İsa’nın bir peygamber ve sonuçta insan olduğunu kabul eden Aryus ve taraftarları ise dinsiz ilan edilip aforoz edildi.Yanlışı ve doğruyu ayırt etmek amacıyla mevcut İncillerin 54 tanesi hakkında çeşitli münazaralar yapıldı.Bunlardan dört tanesinin (matta,markos,luka,yuhanna M.S.70-140 arası yazılmışlardır) doğru ,diğer elli nüshanın yanlış ve batıl olduğu kabul edildi.Bu seçim yapılırken hangi kriterler göz önünde bulunduruldu? neden bu dördü seçildi? bilemiyoruz.
    Oysa killah’ın İsa’ya vahyettiği orijinal şekline çok yakın İnciller reddedilmiştir.Bu İncillerden en ünlüsü kuşkusuz Baranabas incilidir. Hristiyanların şiddetle karşı çıktıkları bu incildellah’ın bir ve Hz.İsa’nın onun kulu ve peygamberi olduğu tevhid inancı kabul edilmektedir. Barnabas incili M.S.325’e kadar İskenderiye kiliselerinde Kanonik(resmi olarak kabul görmüş) olarak kabul ediliyordu.Teslise karşı çıkıp tevhid inancını savunan İraneus (130-200) yazılarında,putperest fikirlerin hristiyanlığa girmesinden sorumlu tuttuğu Pavlos’a karşı kendi fikirlerini desteklemek için Barnabas incilinden geniş alıntılarda bulunmuştur.Theodor ZAHN’ın ifadesiyle,M.S.140-180 Senelerinde “Allah’a, Kadir-i Mutlak’a inandım” ifadesi değiştirilerek Kadir-i Mutlak’ın önüne BABA kelimesi eklenmiştir.
    Görüldüğü üzere İsevilik ve onun kutsal kitabı olan incilin nasıl dejenere edildiği, tarihi delilleriyle ortadadır.

    kişilerin yorumları önemliyse buyur sende bunu açıkla gerçi hiçbir soruma cevap vermedin buna vermezsin artık

    Samiramis, yeshua kendisi baska bir folderda acik acik inandigi mukaddes kitabindan bahsederken kendisi acik acik diyor, bu kitap bir cok insanin eklemeleriyle su anki halini almistir, kitaba ekleme yapanlar arasinda ciftciler, balikcilar vs de vardi diye. Yani insanlarin yazdigi kitaba inaniyor, sonra geliyor burda lale lale folderlar aciyor, kendi inancindan emin olmadigi olamadigi icin bu isi yapiyor. Yani kendisi de biliyor ki bir balikcinin ciftcinin yazdigi dini kitabi kutsal kitap olarak gormek cok da mantikli bir yaklasim degildir haliyle.

    O yuzden kendi haline birakmak en guzelidir. Okusun balikcinin yazdiklarini, ciftcinin yazdiklarini.

  8. #8
    student adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-09-2005
    Mesajlar
    5,219
    Karizma Gücü
    8
    yeshua kuyuya taş atıyor , çıkaracam diye uğraşmayın , sonra tekrar atıyor

    kendi haline bırakın

  9. #9
    mukallid adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-11-2005
    Mesajlar
    419
    Karizma Gücü
    7
    doğru diyorsun atıyorda yanlış kuyuya yanlış delillerle atıyor.
    nediyelim
    "atma yesuha"
    birbirini tutmayan insan ürünü 4 kitaba inanan bir kimse gelip tek hak din olma vasfını taşıyan ve tek bir Kitabı olan bir din hakkında ima edemez.

    kedi bir yeri görünce yara sanarmış.sende kendi kitapların birbirini tutmuyorken diyanet işleri başkanı olmakla Alim olmuş sandığn kimsenin sözleriyle islama laf yetiştirmeye kalkma.

    "içinde 2000 den fazla yanlış var" diye kendi kutsal sandıkları kitabı eleştirenler biz değil sizsiniz.

  10. #10

    Kayıt Tarihi
    14-09-2005
    Mesajlar
    337
    Karizma Gücü
    0
    Merhaba arkada$lar,

    Bu yazi bana ait degil, bu ülkede "Diyanet i$leri Ba$kanligi yapmi$" + "Profesör Doktor" ünvani almi$ birine ait ve farkinda misiniz bilmiyorum ama TEK BiR YORUM EKLEMEDiM ancak ne himetse, ele$tirileriniz bana yönelik, ilginç dogrusu!

    Bu konuda ele$tirinizi bana degil, bu yaziyi yazan DiNDA$INIZA yöneltin:


    Eski Diyanet işleri Başkanı
    Prof. Dr. Süleyman Ateş
    Fax: 0212 356 26 81
    E-Mail: suleymanates@gazetevatan.com


    Ho$çakalin...

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. "KUR'AN ZİYAFETİ" KONUŞMASI SORUŞTURULMAYACAK
    2005 Konuları bölümünde DerinDevlet tarafından açılmış
    Yanıt: 8
    Son Mesaj: 16.04.05, 15:29

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •