• Reklam
5 sonuçtan 1 --- 5 arası gösteriliyor
  1. #1
    Zindan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-05-2004
    Mesajlar
    658
    Karizma Gücü
    0

    Weber’in protestan ahlaki ve kapitalizm

    Oncelikle tarihi gercekler haricinde butun yazdiklarim yoruma aciktir,

    Max Weberin biyografisi tarzinda Turkce bir kaynak bulamadim.Kisaca dilim dondugunce kendisini anlatayim.Asagida kisaca anlattigim gibi kendisi 1800 lerin ortalarinda (1864-1920) dunyanin cok guclu donusumleri yasadigi bir donemde dogmustur.Donemin sikintilarini genelde sosyoloji, felsefe ekseninde, ozelde ekonomi felsefesi veya ekonomi sosyolojisi kapsaminda degerlendirmis bir sosyologtur.Kendisi Almandir.Weberin eserlerinde ayrica burokrasi, devlet sistematigi, din sosyolojisi, ekonomi, rasyonalist doktrin gibi konular islenmektedir.


    Weber’in yazilarini kaleme aldigi donemi inceleyecek olursak sanayi devriminin o ilk hasin yillarinin geride birakilmis oldugunu goruruz.
    Yeni anlayisla isci sinifinin dogusu, bu sinifin calisma kosullarinin insanilik sinirlarina cekilmesi, kitlesel olarak hareket bilincinin olusma doneminin baslamasi hep bu donemlere rastlamaktadir.Sendikalar ve isci haklari yine bu donemin sinifsal acidan ana karakteristigini olusturmaktadir.Ote yandan burjuva sinifi teknolojik yapida olusan koklu degisimlere parallel olarak yeni bir uretim biciminin onculugunu yapmisdir.

    Siyasal ve sosyal yasamda sermaye sinifinin etkinligi giderek artmaya baslamistir.Yine bu donemde rasyonel dusunus ve bilimsellik, uretim teknolojisine coktan belirli bir ivme kazandirmis ve hatta uretim sorun olmaktan cikmis hammadde onem kazanmaya baslamistir.
    Bu donemin detayi fazladir, genel havayi koklayabilmek acisindan bu kaba hatlar yeterlidir sanirim.

    Bu meyanda sureci bizatihi etkileyen bir doktrin kapsaminda degerlendirilemez Weberinki. O, daha ziyade donemin genel ruhuna uygun ve -o ani ve ondan sonrasini- yonlendirebilecek bir saptamalar butunu dile getirmistir.Weberin zihnindeki insan, tanrinin buyuklugune boyun egmis, onun sistemine kendi gucu nispetinde katkida bulunan bir varliktir.
    Ona gore insan bu dunyada calismali ve ote dunyanin bu dunyada yapilan islerle belirlenecegine inanmalidir. Iste weberin bu zorunluluklari, insani kapitalistik uretimin ana ogesi haline getiriyor.

    Weberin Amerikayi ziyateri ve protestan insan topluluklarini tahlil etme firsati bulmasi onun fikirlerini kendi icin daha da dogru kilmistir. Dini aidiyetin kapitalistik uretimle baglantilarini fikirlerinde uzun uzun islemistir.
    Ona gore topluluklarin bu dusuncede olusu sermaye birikiminin ana sebebidir, zira tuketimi ve kisisel rafahi gunah gormus, uretimi ve calismayi kendisine ana siar edinmis insan, sermaye birikimine kaynaklik edecektir.
    Aslina bakilirsa bu fikirler en temel sekliyle idealize etmektir. Yiginlara model olacak sistemin yapi taslarini meydana getirecek bir prototip olusturmaya calimistir. Ongorulen zihniyet degisimi protestan topluluklarinda buyuk bir kabul gormustur. 200 sene oncesinde olumsuz bakilan kapital olusturma, bu topluluklar icin mesruiyet zeminini bulmustur. Uretim karakteristigiyle dinsel inanislar arasindaki bag kurma dusuncesi ise Weber uzerinden yapilan toplum muhendisliginin iyi bir ornegidir.

    Rasyonellesmeyi ise yalnizca hiristiyan topluluklarin basarabilecegi tezine en onemli tarihi cevabi uzakdogu ulkelerinde olusan gelisme dalgasi vermistir, zira Weber, budizmin ve islamiyetin kaderci ve teslimiyetci oldugundan dolayi bu sureclerde etkin rol oynayamayacagini dusunmustur.
    Bu dusunceler isiginda tez, donemin dinamiklerini iyi yakalamis fakat dogal olarak gelisen toplum ihtiyaclarina cevap vermekten uzaktir.
    Sanayi devrimi uzerinden uretim sistematigi acisindan iki asama daha gecmistir. Bu yonuyle varsayim, gelistirilmesi gereken bir din-uretim iliskisi acilimidir.

    Yeni donemin dinamiklerindeki sekuler(laiksist) ve invidualist (bireyselci) toplum yapisi sekli, felsefeyi Weberin dusuncelerine benzer fakat koklerini baska olgulardan alan bir teori ihtiyaci icine sokuyor.(Ihtiyac kismen karsilanmistir aslinda)


    Zindan

    Saygilar…

  2. #2
    »¤ §hâdóW ¤«
    Kayıt Tarihi
    03-04-2005
    Mesajlar
    3,431
    Karizma Gücü
    0
    Max Weber
    Alman düşünür ve sosyolog.


    1864 - 1920 yılları arasında yaşamış olan Weber’in büyük önemi, onun Emile Durkheim’la birlikte, ayrı ve bağımsız bir disiplin olarak modern sosyolojinin kurucusu olması olgusundan kaynaklanmaktadır. O, sosyal bilimlere felsefi bir temel, sosyolojiye de kavramsal bir çerçeve kazandırmıştır. Başka bir deyişle, Weber bir bilim olarak sosyolojinin genel kavramsal çerçevesini en iyi bir biçimde ortaya koyduğu, tutarlı bir sosyal bilimler felsefesi geliştirdiği ve nihayet, modern endüstri toplumunun temel özelliklerini sağlam bir biçimde kavrayıp ifade ettiği için, modern sosyolojinin kurucusu olarak tanınır.

    Zira, Durkheim’ın sosyoloji bilimini kurma, sosyoloji iyi temellendirme girişimi, zamanının pozitivizmine dayandığı yerde, entelektüel gelişimi Windelband ve Rickert’in de içinde yer aldığı Yeni-Kantçı gelenek içinde gerçekleşmiş olan Weber, öncelikle sosyolojinin insan davranışıyla ilgili olarak, doğa bilimlerininkine benzer, genel-geçer yasalara ulaşamayacağını iddia etmiştir. Diğer bir deyişle, Yeni-Kantçı felsefenin algılanan dünya ya da fenomen ve algılayan bilinç ya da numen ayırımını benimseyen Weber’de söz konusu ayırım doğa bilimleriyle sosyal bilimler arasındaki bir ayırım haline gelmiştir. Buna göre, biz doğa bilimlerinde evrensel yasalara ulaşmaya çaturkforum.netlışırız. oysa bu , toplumsal eylemleri tikel, tarihsel bağlamları içinde anlamayı amaçlayan sosyal bilimlerin amacı olamaz.

    Sosyolojinin yöntemi ve felsefi problemleriyle ilgili analizinde Yeni-Kantçı bir bakış açısı sergileyen Weber, her şeyden önce sosyolojinin insan davranışıyla ilgili olarak, doğa bilimlerininkine benzer, genel-geçer yasalara ulaşamayacağını, insan toplumları söz konusu olduğunda, evrim niteliği taşıyan bir gelişmeyi doğrulayıp temellendiremeyeceğini öne sürmüştür. Fakat Weber bir yandan da, sosyolojinin eylemlerin anlamını kavramayı amaçlamak durumunda olduğunu, onun buradan hareketle, karşılaştırmalı bir temel üzerinde, ideal eylem tiplerine ya da formel davranış modellerine yönelmesi gerektiğini ve dolayısıyla, sosyolojinin yalnızca eyleme ilişkin öznel bir yorum olmadığını savunmuştur.

    Şu halde, sosyolojinin konusunun sosyal eylem olduğunu öne süren Weber, sosyal eylemi dörtlü bir başlık altında sınıflamıştır.

    Bu dört eylem türü sırasıyla:

    -Geleneksel eylem.
    -Duygulara dayalı eylem.
    -Nihai ve en yüksek değerlere yönelmiş değer temelli rasyonel eylem.
    -Araçsal eylem.


    Bu dört eylem türünden rasyonel eylem kapsamı içine sadece son ikisinin girdiğini söyleyen Weber, rasyonalizasyonu kapitalist Batı toplumundaki en temel ve belirgin eylem olarak görmüştür. Rasyonalizasyonun her alanda izlerini süren ünlü düşünür, söz koturkforum.netnusu rasyonalizasyonun bir kaynağının Proturkforum.nettestan ahlâkının yol açtığı kültürel değişmelerde bulunduğunu savunmuştur. Buna göre, Protestan ahlâkı, her ne kadar kapitalizmin ilk ve temel nedeni olmasa da, bireyciliğin, sıkı çalışma ve disiplinin, rasyonel davranış ve özgüvenin önemini vurgulayan bir kültür doğurduğu için, kapitalizmin doğuşunda ve gelişiminde önemli bir rol oynamıştır.

    Weber’in sosyal bilimlere yaptığı bir başka önemli katkı da, onun sıklıkla naif bir nesnellik inancı diye yanlış yorumlanmış olan değerden bağımsızlık teorisinden meydana gelir. Weber’e göre, bilim ve sosyoloji tercihi, araçsal akılcılık temeli üzerinde hiçbir zaman meşrulaştırılamayacak olan bir tercihtir. Aynı durum, bilimsel ve sosyolojik araştırma konularının seçiminde de geçerlidir. Bununla birlikte, söz konusu tercih ve seçimler bir kez yapıldıktan sonra, sosyolojik bir araştırma, rasyonel tutarlılığın bilim cemaatinin eleştirilerine tabi olması anlamında, değerden bağımsız ve yansız olmak durumundadır.

    Weber, buradan da anlaşılacağı üzere, ekonomik determinizme karşı çıkıp, kültürün, özellikle de dinin, insan davranışını biçimlemedeki rolünü vurguladığı; insan ilişkilerinde, bireylerin öznel yönelimlerini ön plana çıkardığı, ve nihayet, kapitalizmin yıkılacağı tezine karşı eleştirel bir tavır takınıp, sosyalist toplumlardaki planlı ekonominin rasyonalizasyonu güçlendirdiğini söylediği için, Friedrich Nietzsche’yle birlikte, 19. yüzyılın en önemli düşünürlerinden biri olarak gördüğü Karl Marx’ı olmasa bile, kurumsallaşmış Marksizm'i şiddetle eleştirmiştir
    DüN TarihtiR, YarıN BilinmeyendiR, BugüN BiR HediyediR....



  3. #3
    Profesör paskalya adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-07-2004
    Mesajlar
    3,189
    Karizma Gücü
    0
    paylaşimlariniz için teşekkürler
    TFBeşiktAŞK


    İMZAM YOK PARMAK BASSAM OLURMU ?

    BENİ ESKİLER TANIR, YENİLER TANIMAYA ÇALIŞIR, TANIYANLAR ANLATIR...

    SuSKunLuĞuM aSaLeTiMDeNDiR ...
    HeR LaFa VeReCeK CeVaBım Var ...AmA... Bir LaFa BaKaRım LaF Mı DiYe...
    BiR De SöyLeyeNe BaKaRım aDaM Mı DiYe...

  4. #4
    finito adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-06-2005
    Mesajlar
    15,172
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    10
    Metinler için teşekkürler arkadaşlar.

    Kendi içinde yaşadığı dönemi düşündüğümüz zaman Max Weber din ile ekonomiyi ilişkilendirme metodunda Hristiyanlığın sanayi devriminde etkili olduğu ve başka bir dine mensup ülkelerin bunda başarıyı yakalayamayacakları tezi biraz yaşadığı zaman gibi içine dönük bir tez gibi durmuştur.

    Zindanın yukarda metninde verdiği gibi sanayileşmeyi uzak doğu ülkeleri büyük ölçüde başarmışlardır ve yüksek büyüme oranları ile dünya ülkelerini şaşırtmaya devam etmektedirler.

    Hatta ve Hatta üretim anlayışına yenilik getirerek ( Japonya ) üretimin etkinliğini arttırmak için kıtalar arası yolculuklarda üretim aşamalarını gerçekleştirmişlerdir. ( gemi üzerinde araba üretimi vs. )

    Sorun burada Hristiyanların vakti zamanında rasyonelleşmesi ya da başkalarının olamayacağı değildir bence bu yüzden. Hristiyanların başarısı ekonomide büyümenin yolunu kendi dinleri ile sentezleyebilmeleridir.

    Bunu sentezleyebilen ve çağın ekonomik koşullarında kendi bilgi ekonomilerini üreten diğer dine mensup ülkeler de bu konuda ilerlerleyeceklerdir muhakkak.
    EFELER BiRLiĞi
    Paylaşım Ve Dostluk Platformu
    ©º° SKYMOON EFE toprağın bol mekanın Cennet olsun °º©


    Türkforum'a bugüne kadar gönderilen her 58 mesajdan birinin Efeler Birliği başlığına gönderildiğini biliyor muydunuz?

  5. #5
    Zindan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-05-2004
    Mesajlar
    658
    Karizma Gücü
    0

    Cevap: Weber’in protestan ahlaki ve kapitalizm

    Eklemeler icin tesekkurler.

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Protestan İslam veya Siyonist Müslüman
    SİYASET ve POLİTİKA ARENASI bölümünde Dostluk ve barış tarafından açılmış
    Yanıt: 5
    Son Mesaj: 18.09.11, 15:26
  2. Bu Densizlik Ahlaki Değil
    2005 Konuları bölümünde detays tarafından açılmış
    Yanıt: 6
    Son Mesaj: 15.10.05, 12:33

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •