Allah'ın madem ki bizlerin namazına orucuna v.s ihiyacı yoksa bizleri niçin yaratmıştır? Teşekkürler!
Allah'ın madem ki bizlerin namazına orucuna v.s ihiyacı yoksa bizleri niçin yaratmıştır? Teşekkürler!
Zâriyât Sûresinin 56 . Ayetinde
"Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım."
Mü’minûn Sûresinin 115 . Ayetinde
“Sizi boşuna yarattığımızı ve bize tekrar döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?”
Fa-hişe fikirli bencil bir sapık.20 Ağustos 2009 itibariyle foruma döndüğüm sanılıyor...
Sinir bozucu derecede sakin ve umarsız.
Akıllara ziyan derecede yanlışlara sevdalı.
Herşeyi yaşamışçasına önyargılardan arınmış.
Yanlış zaman cesaretlerinin sindirdiği bir korkak.
Oynama özürlü bir oyuncu.
Hastalık derecesinde iyimser.
Mükemmellikten uzak bir et yığını.
BEN
arkadaşın dedi doğru bide ben bi şey daha eklim dedim.. ayetin arapçası yani kuranda olduğu gibi...
وما خاقت الجن والانس الا ليعبدون)
Zâriyât Sûresinin 56 . Ayetinde
Vatan istediler..Alın dedik..
Bizi kendileri gibi dönek sandılar..
Biz alında sizin olsun demedik,
Alabiliyorsanız alında görelim demek istedik.....!
Tabiki hazreti allahın bizim yaptığımız ibadetlerin hiçbirine ihtiyacı yok.bizi yarattığında direk cehenneme atsaydı rabbim bizi neden cehenneme atıyorsun bizim suçumuz ne derdik.bu yüzden hazreti allah bizi dünya sahnesine koyduki onun emrettiği gibi yaşaıyacakmıyız.yani mahşerde cehenneme atıldığımızda biz bunu haketmedik demiyelim.sevabımızıa günahımızıda kendimiz görelim.biz şimdi bir tiyatrodayız ve oyuncular biziz.bir gün gelecek bu tiyotro bitecek ve perdeler kapanacak.
“Ben cinleri ve insanları ancak (beni bilsinler) bana ibadet etsinler diye yarattım.” buyuruyor. (Zâriyat: 56)
Hakk Celle ve Alâ Hazretleri’nin bizi buraya niçin gönderdiğini anlamamız gerekiyor. Dünyada tek gaye O’nu bilmektir. O’nu bilen O’nu gördü demektir.
Meselâ; bir eve geldik, evde çok kıymetli ziynetler var, ev sahibi yanımızda bakıp dururken, o ziynetleri alabilir miyiz? Tabi ki alamayız. Çünkü ev sahibi görüyor.
Peki Hazret-i Allah her an bizimle olduğu ve bizi gördüğü halde nasıl günah işliyoruz? Demek ki, ev sahibinden çekindiğimiz kadar Hazret-i Allah’tan çekinmiyoruz. Bu çekinmeyiş, Hazret-i Allah’ı gerçekten bilemeyişimizdendir.
Güzel geldik, güzel gidebilmemiz için güzel olmamız lâzım. Bu güzellik Hazret-i Kur’an’ın nur ışığı altında yürümekle, nur olmakla kazanılır. Rabb’im bizi bırakmasın, yoksa Rabb’imizin sevgilileri de bırakır. Halkın sevgisini toplamamak için çok dikkat etmeliyiz, bize Allah-u Teâlâ yeter. Hazret-i Allah’ın sevgisi artarsa, sevdiğine de sevdirir. Herkesin ayakları kayarken, onun ayakları kaymamış olur. Rızâ noktasında nur sayesinde daim kalır. Ona ihsan edilen iyilik bir sermayedir. O sermayeyi harcar, o iyilik, o sermaye Hazret-i Allah’tan gelen bir nurdur. Işığını o nurdan alır, o bir hidayet nurudur, zulümâtı o nurla deler
bu arkadaşımız çok güzel yazmış tebriklerHATMİGÜL tarafından gönderildi.
"tabiatı bile ayrılık üzerine yaratmamışmı yaradan!seviyorum derken bile ayrılır sözler dudaklardan"
Varmı beni içinizde tanıyan, Yaşanmadan çözülmeyen sır benim ,Kalmasada şöhretimi duymayan,Kimliğimi tarif etmek zor benim ,
Kimsesizim hımsımda yok hasmımda ,Görünmezim resmimde yok cismimde,Dil üzmezim tek hece var ismim de,Barınağım gönül denen yer benim,Benim adım aşk,BENİM ADIM AŞK
arkadaş iyi açıklamışHATMİGÜL tarafından gönderildi.
peki bi şey sorucam...
alllah (c.c.) yani bazı insanların dedi gibi en tepedemidir...
bu soruya bi cevap lütfen...
..................saygılar..............
Vatan istediler..Alın dedik..
Bizi kendileri gibi dönek sandılar..
Biz alında sizin olsun demedik,
Alabiliyorsanız alında görelim demek istedik.....!
Ben hiç Allah en tepededir diyen duymadım. Yani bu bir hiyerarşik düzen değildir ki tepesi olsun, altı olsun.
Ayrıca biz zaten o namazı ve orucu kendimiz için yapmaktayız. Zaten biraz olsun araştırırsak göreceğizki din adı altında gelen tüm çalışmalar bizim ve toplumun iyiliği için gelmiştir.
Allah-u Teâlâ Âyet-i kerime’sinde buyurur ki:
“İçinizde... Görmüyor musunuz?” (Zâriyat: 21)
bence bu ayeti kerime herşeyi açıklar diye düşünüyorum.çünkü hazreti allah içimizdedir.mesela bişey söylerken sitem eder gibi genellikle yukarı bakılır.sanki hazreti allah yukarıdaymış gibi.ama o heryerdedir.herşey ondan ibarettir.şimdi düşünürsek bu dünya ve içindekiler onun nurundan yaratıldığına göre herşey ondan ibarettir.bir ağaç,bir çiçek,bir insan aslında herşey onun nurudan ama biz kör olduğumuz için göremiyoruz o başka...
doğru arkadaşım tamamen katılıom sana...
ama duduğum bi hadis var esir bi kadına hz. muhammet (sav) sormuş:
(allah nerdedir.. esirde: 7 semaaların tepesinde...
ben kimim.. esir: resulullah) demiş... hz. muhammet(sav) derki: bırakın bu kadın o bir mumindir... demiş...
bide arkadaşım allah her yerde yani allah bizim içimizde nolup ne bittini bilir veya bir ağaça bak allah hatırlarsın.. v.s...
hz. muhammetin (sav) belirtti gibi eli var ama hiç bi şey onun gibi değildir.. v.s...
(bakkara suuresi)
" ليس كمثله شيء وهو السميع البصير "
(şuura suuresi / 11)
Vatan istediler..Alın dedik..
Bizi kendileri gibi dönek sandılar..
Biz alında sizin olsun demedik,
Alabiliyorsanız alında görelim demek istedik.....!