• Reklam

Anket: Kitabın Değerlendirilmesi

Bu ankette forum üyesi olmayanlar da oy kullanabilirler.

+ Konuyu Yanıtla
6 sonuçtan 1 --- 6 arası gösteriliyor
  1. #1
    ESHQUIA adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-06-2005
    Mesajlar
    2,184
    Karizma Gücü
    0

    Budala (Dostoyevski) Özeti,Konusu,Karakterleri ve Yorumları


    BUDALA



    Yazar: Fyodor Dostoyevski
    Çevirmen: Nihal Yalaza Taluy

    Yayınevi: CAN YAYINLARI / Dünya Klasikleri Dizisi
    Basım Tarihi: Şubat 1994
    Sayfa Sayısı: 656
    Isbn: 975-510-592-1



    "Niyetim bütünüyle güzel bir insani anlatmaktır."



    Dostoyevski, 1868 yılı başında bitirdiği Budala adlı romanı için, romanın zengin bir konusu olmadığını, düşündüklerinin onda birini bile dile getiremediğini söylüyordu, ama Budala, bu büyük yazarın ölümsüz romanlarından biri olarak bugünlere gelmeyi başarmıştır. Romanın kahramanı Prens Mışkin, saralıdır. Tedavi gördüğü İsviçre’den döndüğünde elindeki giysi çıkınından başka hiçbir şeyi yoktur. Yaşamı kendi iç dünyasını seyre dalmakla geçmektedir. İnsanlarla her türlü alışverişten arınmıştır. Budalalık derecesinde iyi olan Prens Mışkin, tam bir ermiş kişidir, sevmekten başka bir şey gelmez elinden. Müthiş bir zekâ sahibidir. Çevresindekiler onu her zaman yadırgarlar, ama onsuz da edemezler. Kendisi de saralı olan Dostoyevski, romanın kahramanına kendi kişiliğinden pek çok şey koymuştur. Prens Mışkin’in anıları, aslında Dostoyevski’nin anılarıdır. Prens Mışkin’in romanın bir yerinde anlattığı, siyasal görüşlerinden dolayı kurşuna dizilme cezası alan bir adamın öyküsü, aslında Dostoyevski’nin başından geçmiş bir olaydır. Bir tutku romanı olan Budala, Dostoyevski’nin yazdığı ilk büyük aşk romanıdır.


    Yazar Hakkında
    Rus romancısı Fyodor Mihayloviç Dostoyevski, 1821'de Moskova'da doğdu, 1881'de Petersburg'da öldü. Annesini küçük yaşta kaybetti; babası Dostoyevski'yi Petersburg Mühendislik okuluna yazdırdı; babası da bir süre sonra öldü. Mühendislik okulunun bilimsel ve askeri disiplini, okumak, kitaplar yazmak isteyen Dostoyevski'nin eğilimleriyle hiç bağdaşmıyordu. Bu nedenle, öğrenimini bitirdikten sonra yoksul kalma pahasına kendini kitap yazmaya verdi; geçimini sağlamak içinse, çeviriler yapıyordu. Ancak, adını yavaş yavaş duyurmaya başlamışken genç liberallere katılmasıyla yaşamının akışı önemli ölçüde değişti. I. Nikolay'ın polisi tarafından tutuklandı; 8 ay hücrede kaldıktan sonra ölüm cezasına çarptırıldı. İnfaza birkaç saniye kala cezası dört yıllık Sibirya sürgününe çevrildi. Sürgününden uzun süre sonra, yeniden Petersburg'a dönme iznini elde etti; bu koşullar altında yeniden yazmaya başladı; yazdıklarıyla Çar II. Aleksandr'ı bile etkiledi. Yapıtlarının ses getirmesine karşın, Dostoyevski paraya kavuşamamıştı. Bundan sonra özel yaşamında büyük sıkıntılar yaşadı; sürgünden sonra sara nöbetlerinden de bir türlü kurtulamamıştı; ancak bu dönem, onun Karamazov Kardeşler, Ecinniler, Suç ve Ceza gibi en ünlü yapıtlarını kaleme aldığı dönem oldu. 28 Ocak 1881'de bir kanama sonucu öldüğünde, Rusya, bu eski mahkum için, görülmemiş bir cenaze töreni düzenledi. Dostoyevski'nin yapıtlarındaki en değerli yön, kuşkusuz, olağanüstü güçteki psikolojik tahlillerdir.



    "Kötü adamı sevdim hep,kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinekkaydı tıraşlı, kıravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık,yolları kırık adamları. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardanda hoşlanırım;çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü bende serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam...."
    Pis moruk

  2. #2
    sıyahgandalf adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-12-2005
    Mesajlar
    2,071
    Karizma Gücü
    0
    kitabın sonu Türk filmlerini aratmaz....

  3. #3
    Zerenk adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    16-02-2007
    Mesajlar
    109
    Karizma Gücü
    0
    Bana göre en tutkulu,en etkleyici,en sıradışı romanı.Yıllar önce balesini de izlemiştim,çok etkilenmiştim.Favorim,bir numaram...
    GALATASARAY

  4. #4
    ๖ۣۜ♥(ㅑㅅㅣㄴ'ㅣㅁ)๖ۣۜ♥ <span style='color: #FF1493'>мerve</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    28-07-2005
    Mesajlar
    10,074
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9
    Okumadım ben bu romanı
    Konu g&#252;zelmiş.Sınavım bitince okumayı d&#252;ş&#252;n&#252;yorum. Tanıtım için teşekk&#252;rler
    ESHQUIA
    мiiiiiiv
    dinim aşktır benim, senin yüzünü gördüm göreli,
    benim dinim senin yüzünle övünür, ey sevgili.
    Aşk'a düştüm , üstüm başım 'Sen' oldu...


  5. #5
    Auf der anderen Seite pulcet1905 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-01-2007
    Mesajlar
    7,789
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    dostoyevski nin karamazov kardeşler den sonra en beğendiğim kitabı...
    prens mışkin gibi bir kahraman hayatın her anında karşımıza çıkacak türden...


    Gretchen: Donnie Darko? Ne biçim bir isim bu böyle? Bir çeşit süper kahraman veya buna benzer bir şeysin gibi..
    Donnie: Sana olmadığımı düşündüren nedir?




  6. #6

    Kayıt Tarihi
    28-03-2010
    Mesajlar
    335
    Karizma Gücü
    3
    her bulduğum kitabını okurum ancak budala'yı özel buluyorum

 

 

Bu konuyla ilgili etiketler

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •