• Reklam
10 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    beegee adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-10-2005
    Mesajlar
    348
    Karizma Gücü
    0

    Tartışma Kahraman Türk Kadınları


    Mustafa Kemal'in Kağnısı derdi, kağnısına
    Mermi taşırdı öteye, dağ taş aşardı.
    Çabuk giderdi, çok götürürdü Elifcik,
    Nam salmıştı asker içinde
    Bu kez herkesten evvel almıştı yükünü,
    Doğrulmuştu yola, önceden önceden…




    Yeri geldi kağnısıyla yeri geldi sırtında cepheye mermi,erzak,giyecek taşıdı…
    Yeri geldi hemşire oldu,askerin ağrısını dindirdi, yarasını sardı…
    Yeri geldi halkı işgale karşı uyandırmak için protesto mitinglerine,yürüyüşlere katıldı…
    Yeri geldi silahını kaptı, mücadeleye katıldı…
    O,
    KAHRAMAN TÜRK KADINIYDI




    HAZIRLAYAN: BEE_GEE

    NENE HATUN
    1857-1955

    Erzurum’un Pasinler ilçesine bağlı Çeperler Köyü’nde dünyaya geldi.Henüz 20 yaşında bir gelinken 1877-1878 yılları arasında yapılan Türk-Rus Savaşı’nda (93 Harbi) Aziziye Tabyası’nı sopayla,taşla, kazma, kürekle savunanlara katılarak cesurca savaştı.Daha sonra oğlunu Çanakkale Savaşı’nda şehit verdi. Kurtuluş Savaşı başladığında yaşı ilerlediği için cepheye gidip eskisi gibi savaşamadı. Atatürk’ü çok sever ve takdir ederdi. 1954 yılında 3. Ordu Müfettişi Orgeneral Nurettin Baransel Paşa’nın gayretleriyle kendisine “3. Ordunun Nenesi” ünvanı verildi. Cüzi de bir maaş bağlandı.1955 yılında anneler gününde “Yılın Annesi” seçildi. Erzurum manevraları sırasında Amerikan Generali Ridgway bu yüce insanın elini öptü. Nene Hatun bir kahramanlık ve analık sembolü olarak 98 yaşına kadar yaşadı. 22 Mayıs 1955’te zatürre hastalığından vefat etti.Kabri, uğruna savaştığı topraklarda, Aziziye Şehitliği’ndedir.


    HALİDE ONBAŞI (EDİP ADIVAR)
    (1884-1964)

    İşgallerin ardından İstanbul'da yaptığı konuşmalarla halkı işgallere karşı uyandırmaya çalıştı.1919'da Sultanahmet Meydanı'ndaki mitingde yaptığı etkin konuşma sonrası hakkında tevkif kararı çıkınca, eşi ile birlikte Anadolu'ya kaçarak Kurtuluş Savaşına katıldı. İstanbul Hükümeti tarafından Mustafa Kemal ile birlikte hakkında ölüm kararı verilen altı kişiden biriydi. Mustafa Kemal onu Garp Cephesine tayin etti. Kendisine önce “onbaşı” , sonra da “üstçavuş” rütbesi verildi. Savaşı izleyen yıllarda Cumhuriyet Halk Fırkası ve Atatürk ile siyasal görüş ayrılığına düştü. 1917'de evlenmiş olduğu ikinci kocası Adnan Adıvar ile birlikte Türkiye'den ayrıldı. 1939'a kadar dış ülkelerde yaşadı. 1939'da İstanbul'a dönen Adıvar 1940'ta İstanbul Üniversitesi'nde İngiliz Filolojisi Kürsüsü Başkanı oldu, 1950'de Demokrat Parti listesinden bağımsız milletvekili seçildi. 1954'te istifa ederek evine çekilmiş ve 1964'te ölmüştür. Değerli yazarımız Kurtuluş Savaşını ve Türk kadınlarının mücadelesini anlatan ve Türk klasikleri arasına giren pek çok esere imza atmıştır.


    NEZAHAT ONBAŞI
    Eşini yitiren 70. Alay Komutanı Hâfız Hâlid Bey, 8 yaşındaki kızı Nezahat'ı kimseye emanet edemeyip, yanına almıştı. Küçük Nezahat Çanakkale cephesinde muharebe havasına alışmış, Alay İzmit'e nakledildiğinde talimlere katılarak mükemmel at binmesini, silah kullanmasını öğrenmiş ve 12 yaşında "onbaşı" rütbesini almıştı. Babasının yanında cepheden cepheye koşmuş, çarpışmalara girmiş ve 100'den fazla düşman askeri öldürmüştü.
    Nezahat Onbaşı 30 Ocak 1921 yılında T.C.’nin İstiklal Madalyası ile ödüllendirilmesi önerilen ilk vatandaşıdır. Bursa Milletvekili Operatör Emin (Erkul) Bey'in bununla ilgili önergesi şöyledir:
    "Büyük Millet Meclisi Riyâsetine,
    Muhtelif cephelerde, bilhassa son Gördes ve İnönü muhârebelerinde bilfiil çarpışmalara katılan ve her an askerleri teşcî eden 70. Alay Kumandanı Hâfız Hâlid Bey'in kerîmesi 12 yaşlarındaki Nezahat Hanım'a ilk İstiklâl Madalyası'nın verilmesini teklif ve bu teklifin hey'et-i umumiyenin tasdikine arz edilmesini ricâ ederim."
    Bu öneri TBMM’ de hararetle kabul edilmiş, ancak Kurtuluş Savaşı’nın hengamesi içinde işleme konulamamış, daha sonra da kararın yerine getirilmesi unutulmuştu. Kendisi de hiçbir zaman ne "Madalyamı verin!" talebinde bulundu, ne de TBMM Başkanlığınca alınmış kararın yerine getirilmesi için müracaat etti.Nihayet karardan 65 yıl sonra 78 yaşında bir nine iken TBMM’nin “Şükran Belgesi’ne” kavuşmuştu ve bu duygulu anda gözyaşlarını tutamamıştı.


    ŞERİFE BACI

    1921 yılı Kasım ayında İnebolu'ya önemli miktarda savaş malzemesi gelmiştir. Malzemenin bir an önce Kastamonu'ya iletilmesi gerekir. Cepheye gidemeyip de köylerinde kalan yaşlılar sakatlar, kadınlar, Menzil komutanlığının malzeme taşınması haberi üzerine kağnılarla yola çıkarlar. İnebolu'dan kağnılara yüklenen cephaneler Kastamonu'ya doğru yol alır. Bu cephane kollarında hep kadınlar vardır. Bunlardan biri de Şerife Bacıdır. Şerife Bacı top mermileri ıslanmasın diye kazağını mermilerin üzerine örtmüş, yavrusu ölmesin diye üzerine abanmış ve soğuktan ölmüştür, ama ölene kadar vücut sıcaklığını yavrusuna vermiştir.
    Bugün Kastamonu'da şanına layık güzel bir anıtı var (üstteki resim). Kastamonulular şehit Şerife Bacının adını her yerde yaşatıyorlar.
    Bu mesaj en son " 26.01.06 " tarihinde saat 13:01 itibariyle beegee tarafından düzenlenmiştir...



    Bağımsızlık Karakterimdir!
    MUSTAFA KEMAL ATATÜRK



    KAHRAMAN TÜRK KADINLARI



    Sessizlik haksızlığa alkıştır. Haklılığın onuru yaşatır insanı... Susmanın utancı öldürür.
    CAN DÜNDAR (HAYATA VE SİYASETE DAİR' den)

  2. #2
    beegee adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-10-2005
    Mesajlar
    348
    Karizma Gücü
    0

    FATMA SEHER ERDEN
    (ERZURUMLU KARA FATMA)

    1888’de Erzurum’da doğdu. Subay Suat Derviş Bey ile evlenip Balkan Savaşı’na katıldı.I. Dünya Savaşı’nda Kafkas Cephesi’ne gitti.1919'daki Kongre günlerinde, Mustafa Kemal'le bizzat görüşebilmek için Sivas'a gitti.Bu görüşmenin ardından, Milis Müfreze Komutanı olarak Batı Cephesinde görevlendirildi. 300 kişiyi aşkın birliği ile Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nde Mehmetçikle birlikte destanlar yazdı. Büyük Taarruzun ilk günlerinde General Trikupis‘in birliğine esir düşmüşse de, kaçarak yeniden Müfrezesinin başına geçmişti. Kahraman kadın Kurtuluş Savaşı’ndan sonra “üstteğmen” rütbesi ile emekli oldu. Emekli maaşını Kızılay’a bağışladı. 1954 yılında TBMM kendisine yeni aylık tespit etti.


    HALİME ÇAVUŞ (KOCABIYIK)

    Kastamonu’da doğan, anne-babasının “kızım gitme” şeklinde yalvarışlarını dinlemeden mücadeleye katılan Halime Çavuş, uzun yıllar Halim Çavuş zannedildi. Kurtuluş Savaşı’na giderken erkek kılığına girdi, erkek gibi traş oldu, saçını kazıttı ve kimseye kadın olduğunu söylemeden Türk askerinin arasına karıştı.Mühimmat taşımada birçok görev yaptı. Bir Düşmanın açtığı ateş sonucu bir ayağı sakat kaldı.Bir keresinde İnebolu’dan cepheye cephane taşırken Mustafa Kemal Paşa’ya rastladı. Ancak rastladığı kişinin O olduğunu bilmiyordu (daha önce resmini bile görmemişti ki). Mustafa Kemal Paşa “Sen üşüyor musun böyle?” diye sordu. “Bey, 100 bin kişi kurtulacak. Ben öleceğim de ne olacak?” dedi. Paşa kafa kağıdını istedi. Verdi. “Sen kız mısın?” “Evet.”
    Gün geldi savaş bitti, ancak o ne asker üniformasını çıkardı ne de her sabah traş olmaktan vazgeçti. Savaş sonrası Mustafa Kemal tarafından Ankara’ya çağrıldı. Ailesi önce korktu, Paşa Halime’yi neden çağırıyordu ki? “Gitme” dediler,o yine dinlemedi ...Kapıda yavere “Paşa hangisi bilmiyorum” dedi. Yaverin “soldaki ” demesiyle koşup elini öptü. O’nun “ Seni yollamıyorum, bizim kızımız ol” önerisine “Annem babam beni bekler” şeklinde cevap veren Halime Çavuş, “Ben ana-babaya itiatli evlada saygı duyarım” diyen Mustafa Kemal Paşa tarafından çeşitli hediyeler verilerek tekrar evine yollandı ve kendisine maaş da bağlandı.75 yaşında hayata gözlerini yumdu.

    HAFIZ SELMAN İZBELİ

    Kastamonu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Kadınlar Kolu kurucularından ve Kastamonu’da ilk kadın meclisi üyesi, sıkı bir Atatürk hayranı ve kendi deyimiyle bir “Cumhuriyet kadını”idi…
    Kurtuluş Savaşı sırasında Kastamonu’ daki kadınları toplamış, asker için çorap, kazak, fanila ördürüp cepheye göndermişti.Varlıklı bir aileden geliyordu. Asker Kastamonu’ya geldiğinde hepsini yolda karşılayıp doyurmuştu. Hep “Ben Cumhuriyetçiyim” dermiş. Savaştan sonra yeni baştan herkes gibi Türkçe harflerle okuma yazmayı öğrenmişti.Hafız Selman Hanım’a milletvekilliği de önerilmişti. “Hafız olduğum için başımı açamam. Başımı açamayacağım için de milletvekili olamam” diyerek kabul etmemişti. Mustafa Kemal’in Kastamonu’ya geldiği sırada İzbeli Konağı’nı ziyaret ettiği ve karşılıklı kahve içtikleri söylenmektedir.


    GÖRDESLİ MAKBULE HANIM

    1921’de eşi Ustrumcalı Ali Efe ile birlikte Milli Mücadelede çete savaşlarına katılmıştır. 17 Mart 1922’de Akhisar Sungurlu hududu üzerinde bulunan Koca Yayla’da elinde silah düşmanla en ön safta savaşırken başından vurularak şehit edilmiştir.

    ÇETE EMİR AYŞE


    Yunan askeri Aydın’a doğru geldiğinde iki arkadaşı ile birlikte Menderes’in diğer tarafına geçmeye çalışan Emir Ayşe, arkadaşlarının kayıktan düşüp boğulması sonucunda geri dönmüş ve Çanakkale’de ölen kocasından kalan tek hatıra elmas küpelerini bozdurup kendine bir tüfek almış, dağa çıkmış, Yörük Ali Efe’ye katılmıştı. Aydın’ın kurtuluşu olan 7 Eylül tarihine kadar Yunanlılarla savaşmıştı.Çete savaşları yapmıştı. Aydın kurtulduktan sonra silahını Ali Efe’ye teslim edip memleketi İmamköy’e dönmüştü. Savaş sonrası Atatürk İstasyon Meydanı’nda Çete Emir Ayşe’nin de aralarında bulunduğu kahramanlara İstiklal Madalyası takmıştı. “Savaştım Yunana karşı, elimde kalan en değerli şey Atatürk’ün göğsüme taktığı İstiklal Madalyasıdır” demişti.

    TAYYAR RAHMİYE


    Osmaniye’nin Kaziyeler Köyü’nden olan Rahmiye Hanım 9.Tümenin 1920 yılında Fransızlar ile yaptığı muharebeye müfrezesiyle katılmıştı. Başlıca görevi, keşif ve cephe gerisinde kundakçılık yapmaktı. Osmaniye yakınındaki demiryolu tünelini o patlatmıştı ve bölgedeki düşmanın cephane ikmalini büyük sekteye uğratmıştı. 1920’de Fransızlara karşı harekete geçildiği sırada askerlerde bir duraksama olunca “Ben kadın olduğum halde ayakta duruyorum da siz erkek olarak yerlerde sürünmekten utanmıyor musunuz?” demiş ve aynı muharebede ateş hattında kalan iki arkadaşını korumak için ileriye atıldığında şehit olmuştu.

    TARSUSLU KARA FATMA (ADİLE ONBAŞI)

    Asıl adı Adile olan, Adile hala, Adile Onbaşı diye bilinen kahraman silah arkadaşları arasında “Kara Fatma” olarak anılırdı. 8-10 kişilik milis kuvvetiyle Afyon Savaşına katılmış, Tarsus’un kurtarılmasında da büyük yararlılıklar göstermiştir.

    KILAVUZ HATİCE


    Adana’da Fransızlar’a karşı verilen mücadelede yer alan ve milis kuvvetlerine katılan Kılavuz Hatice, 8 Mayıs 1920’de milli kuvvetler Pozantı’da taarruza başladığında, kritik bir duruma düşen Fransızları kandırarak kılavuzluk eder. Hatice, kılavuzluk yaptığı Fransızlar’a yanlış yol göstererek Karboğazı’na sokar. Boğazda sıkışan Fransızlar, Türk askerine esir düşer.
    Bu mesaj en son " 26.01.06 " tarihinde saat 13:03 itibariyle beegee tarafından düzenlenmiştir...



    Bağımsızlık Karakterimdir!
    MUSTAFA KEMAL ATATÜRK



    KAHRAMAN TÜRK KADINLARI



    Sessizlik haksızlığa alkıştır. Haklılığın onuru yaşatır insanı... Susmanın utancı öldürür.
    CAN DÜNDAR (HAYATA VE SİYASETE DAİR' den)

  3. #3
    beegee adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-10-2005
    Mesajlar
    348
    Karizma Gücü
    0
    SAİME HANIM

    Milli Mücadele döneminde 15 Mayıs 1919’da Kadıköy’de düzenlenen mitinge katılmış mitingden sonra tutuklandıysa da kaçarak mücadeleye katılmış, yaralanmış ve İstiklal Madalyası almıştı. Savaştan sonra İstanbul Lisesinde edebiyat öğretmenliği yapmıştır.

    YİRİK FATMA

    Gaziantep’te Fransızlara karşı verilen savaşta (1 Nisan 1920-8 Şubat 1921) çete teşkilatına katılmak isteyen Yirik Fatma gelmesini istemeyenlere karşı «Benim kanım, sizinkinden daha mı şirindir?» cevabını vermiş ve çetecilerle birlikte yola çıkmıştı.

    NACİYE HANIM

    20 Mayıs 1919 tarihinde İstanbul Üsküdar’da düzenlenen mitinge katılan ve söz alan kahramanımız bu mücadelede kadınların da erkeklere yardım edeceği konusunda teminat vermişti.

    FAİKA HAKKI

    Erzurum’da toplanan “Şark Vilayetleri Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti”nin (Temmuz- Ağustos, 1919) de etkisiyle kadınlar da protesto hareketine giriştiler. 1919’un Kasım ayında Erzurum Kız Lisesi Müdiresi Faika Hakkı, Muradiye Camii’nde toplanan kadınlara hitaben yaptığı konuşmada, onları etkin protestolarda bulunmaya çağırmıştı. Onun teklifi ile İstanbul’u işgal etmiş olan İtilaf kuvvetleri temsilcilerine ve ABD Senatörlerine tepki telgrafları çekilmişti.

    SULTAN HANIM

    Adana bölgesinde çarpışan partizan müfrezesi geçici olarak Toros Dağlarından geri çekilirken, Sultan Hanım da inekleriyle beraber onlara katılmış, çete dağda kaldıkça ineklerinin sütüyle onları beslemişti. Müfrezedekiler onu sevgiyle “anne” diye çağırmıştı.

    SÜREYYA SÜLÜN HANIM

    Van doğumlu Süreyya Hanım, Erek kasabasında 500 kişilik bir çeteye katılmış, 1,5 aylık bir çatışmadan sonra yaralanınca Erzurum’a dönmüştü.

    NAZİFE KADIN

    9 Mart 1922’de Çanakkale Bigadiç civarını kuşatan Yunan ordusu Komutanı Nazife Kadın’dan bilgi istemiş, ancak o bilmediğini, bilse bile asla söylemeyeceğini ifade etmiş, bunun üzerine Yunanlılarca fırına atılarak şehit edilmiştir.

    DOMANİÇLİ HABİBE

    Kurtuluş Savaşı sırasında cahil evladının düşmana yol gösterdiğini duyunca İnegöl’e inmiş, bir kurşunla oğlunu yere serip ardına bakmadan geldiği dağlara geri dönmüştür.

    SATI ÇIRPAN

    Millet mekteplerinde okuma yazmayı öğrenen Satı Hanım, Kurtuluş Savaşında cepheye sırtında mermi taşımıştı. 1934 yılında Atatürk’ün kadınlara seçme ve seçilme hakkı vermesiyle meclise giren ilk 18 kadın milletvekilinden biri olmuştu.

    BİTLİS DEFTERDARININ HANIMI

    Kahramanmaraş’ta düşmana karşı verilen mücadelede en fazla yararlılık gösterenlerin arasında bulunmaktaydı. Kayabaşı Mahallesi’nde 8 düşmanı öldürmüş daha sonra erkek elbisesi giyerek milis kuvvetlerine katılmıştı.


    İnönü Savaşlarına Katılan ve Madalya Alan 12 Kadından İsimleri Tespit Edilenler: Ali kızı Alime, Hacı Osman kızı Fatma, Besim kızı Şükriye, Musa kızı Fatma, Veli Onbaşı kızı Ayşe, Molla İbrahim kızı Fatma, Ali kızı Ayşe, Molla Hasan kızı Fatma…

    VE...
    belgelerde adına rastlanmayan daha binlerce eli öpülesi, kahraman Türk kadını…


    HEPSİNİ SAYGIYLA ANIYORUZ


    “Dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir milletinde Anadolu köylü kadınının üstünde kadın çalışmasını zikretmeye imkan yoktur ve dünyada hiçbir milletin kadını "Ben Anadolu kadınından daha fazla çalıştım, milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte Anadolu kadını kadar himmet gösterdim" diyemez.”

    MUSTAFA KEMAL ATATÜRK



    KAYNAKLAR:
    *Kurtuluş Savaşının Elifleri (Nene Hatun, Hafız Selman İzbeli,Halime Çavuş ve Çete Emir Ayşe’nin yakınları ile yapılan röportajlar)(Milliyet, 30.08.2004)
    *Balkan,I. Dünya ve Kurtuluş Savaşlarında Türk Kadını/Aynur Durmuş
    http://www.lightmillennium.org/isikb...rk_kadini.html
    *Kültür Bakanlığı web sitesi
    *Bütün Dünya Aylık Dergi (Başkent Üniversitesi Kültür Yayını ,Nisan 2005)
    *Milli Mücadelede Türk Kadını (Sevim Can)
    http://www.diyanet.gov.tr/diyanet/agu99/gundem4.htm
    *İstiklal Savaşımızın Kadın Kahramanları (Şahap Osman Aras/Yerel Gündem)
    http://www.yerelgundem.com/?pg=yazar...sman-aras&id=4
    *http://www.sj.k12.tr/html/biliyormuy...ysel/menu.html (Nezahat Baysel)



    Bağımsızlık Karakterimdir!
    MUSTAFA KEMAL ATATÜRK



    KAHRAMAN TÜRK KADINLARI



    Sessizlik haksızlığa alkıştır. Haklılığın onuru yaşatır insanı... Susmanın utancı öldürür.
    CAN DÜNDAR (HAYATA VE SİYASETE DAİR' den)

  4. #4
    beegee adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-10-2005
    Mesajlar
    348
    Karizma Gücü
    0
    CUMHURİYETİN İLKLERİ

    *İlk kadın profesör: Fazıla Şevket GİZ
    *İlk kadın rektör: Prof. Safet ALPAR
    *İlk kadın avukat: Süreyya AĞAOĞLU
    *İlk kadın savcı: Meliha SAND
    *İlk kadın sayıştay: Fahrünnisa YETMEN
    *İlk kadın danıştay: Şükran ESMERER
    *İlk kadın belediye başkanı: Şadiye ARDAHAN
    *İlk kadın emniyet müdür: Feriha ŞANERK
    *İlk kadın sendika başkanı: Dervişe KOÇ
    *İlk kadın subay: Ülkü Sema TOKSÖZ
    *İlk kadın polis: Betül DİKER
    *İlk kadın doktorlar: Fitnat Celal TAYGUN, Safiye ALTAN
    *İlk hemşire: Safiye ELBİ
    *İlk kadın veteriner hekim: Sabire AYDEMİR
    *İlk hostes: Müesser CENAP
    *İlk kadın diş tabibi: Ferdane Bozdoğan ERBERK
    *İlk kadın mimar: Münevver GÖZELER
    *İlk meclisin ilk kadınları: Satı Çırpan KARAMEMET, Nakiye ELÜN
    *TBMM’ nin ilk kadın başkanvekili: Nermin NEFÇİ
    *İlk kadın büyükelçi: Filiz DİNÇMEN
    *İlk kadın askeri pilot: Sabiha GÖKÇEN
    *İlk dünya güzelimiz: Keriman Halis ECE

    KAYNAK: MİLLİYET

    Dipnot: İlk hemşiremiz Safiye Hüseyin ELBİ hakkında açılmış bir konumuz var. Buradan erişebilirsiniz.
    Bu mesaj en son " 23.11.05 " tarihinde saat 20:15 itibariyle AlpeR tarafından düzenlenmiştir...



    Bağımsızlık Karakterimdir!
    MUSTAFA KEMAL ATATÜRK



    KAHRAMAN TÜRK KADINLARI



    Sessizlik haksızlığa alkıştır. Haklılığın onuru yaşatır insanı... Susmanın utancı öldürür.
    CAN DÜNDAR (HAYATA VE SİYASETE DAİR' den)

  5. #5

    Kayıt Tarihi
    30-05-2005
    Mesajlar
    20
    Karizma Gücü
    0
    Çok güzel ve emek harcanmış bir çalışma ellerine sağlık kendi adıma teşekkür ederim.
    Ruhları Şadolsun.

  6. #6
    hotchocolate adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-07-2005
    Mesajlar
    671
    Karizma Gücü
    0

    Cevap: Kahraman Türk Kadınları

    Yüzü yeşil boyalı kadın savaşçılar

    &#199NAKKALE Savaşı hakkında yıllardan beri araştırmalar yapan Prof. Dr. Mete Tuncoku, "Buzdağı’nın Altı" adlı son kitabında bir Anzak askerinin mektuplarına yer vermiş. Mektup şöyle:

    "Benim de vurulduğum 8 Eylül 1915 günü keskin nişancı bir Türk kızı pusuda çarpışıyordu. Gizlendiği yerden gün boyu ateş etti ve çok sayıda adamımızı vurdu. Ancak gün batmadan bir Avustralyalı tarafından vurulmasına gene de üzüldüm. Güzel, yapılı ve tahminen 19-21 yaşlarında genç bir kızdı."

    25 Nisan 1915 ile ilgili bir mektuptan:

    "O bir Türk kadın savaşçısıydı, durmaksızın saklandığı evden ateş ediyordu."

    Bir başka anlatış:

    "Burada pusuya yatıp çarpışan keskin nişancıların çoğu kadın veya kız, kendilerini yeşile boyayıp ağaçlar ve bodur bitkilerle uyum sağlamışlar." (15 Ağustos 1915)

    Çanakkale Savaşı erkekler savaşı sanılırdı. Öyle olmadığını, ninelerimizin Çanakkale’de de dövüştüklerini sayın Tuncoku ortaya çıkardı.
    Sadece erkek savaşı değildi

    Türk kadını Çanakkale’de de Türk erkeğiyle birlikteydi. Siperde kurşun sıkanından, cephe gerisinde Mehmetçik için mermi yapıp, elbise dikenine kadar.

    turgut özakman hürriyet gazetesi

  7. #7
    AlpeR adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-07-2004
    Mesajlar
    8,269
    Karizma Gücü
    9

    Cevap: Kahraman Türk Kadınları

    Alıntı hotchocolate tarafından gönderildi.
    Yüzü yeşil boyalı kadın savaşçılar

    ÇANAKKALE Savaşı hakkında yıllardan beri araştırmalar yapan Prof. Dr. Mete Tuncoku, "Buzdağı’nın Altı" adlı son kitabında bir Anzak askerinin mektuplarına yer vermiş. Mektup şöyle:

    "Benim de vurulduğum 8 Eylül 1915 günü keskin nişancı bir Türk kızı pusuda çarpışıyordu. Gizlendiği yerden gün boyu ateş etti ve çok sayıda adamımızı vurdu. Ancak gün batmadan bir Avustralyalı tarafından vurulmasına gene de üzüldüm. Güzel, yapılı ve tahminen 19-21 yaşlarında genç bir kızdı."

    25 Nisan 1915 ile ilgili bir mektuptan:

    "O bir Türk kadın savaşçısıydı, durmaksızın saklandığı evden ateş ediyordu."

    Bir başka anlatış:

    "Burada pusuya yatıp çarpışan keskin nişancıların çoğu kadın veya kız, kendilerini yeşile boyayıp ağaçlar ve bodur bitkilerle uyum sağlamışlar." (15 Ağustos 1915)

    Çanakkale Savaşı erkekler savaşı sanılırdı. Öyle olmadığını, ninelerimizin Çanakkale’de de dövüştüklerini sayın Tuncoku ortaya çıkardı.
    Sadece erkek savaşı değildi

    Türk kadını Çanakkale’de de Türk erkeğiyle birlikteydi. Siperde kurşun sıkanından, cephe gerisinde Mehmetçik için mermi yapıp, elbise dikenine kadar.

    turgut özakman hürriyet gazetesi
    Türk kadınının cephe ve gerisindeki fedakarane çalışmaları elbette ki takdir edilmesi gereken türdendir. Savaş sonrası toplum hayatındaki başarıları ise apayrı bir tartışma konusu.

    Fakat "Çanakkale cephesinde keski nişancı" ifadesi ciddi şekilde araştırılması gereken bir konu. Sn. Çubukçu bizleri gururlandıran bu satırlara imza atarken, araştırmacı-yazar Sn. Yetkin İşçen de, sitesinde bu saplantıya mantıklı varsayımlarla yanıt veriyor. http://www.gallipoli1915.org/keskinnisanci.htm

    Milletimizin üstün gurur ve vefa örneklerini son derece yalın haliyle Çanakkale ve Kurtuluş savaşlarında görmek mümkün. Ne var ki ciddi kaynak ve belgelere dayanmayan bazı olay ve kişiler, bizi varolmamış kahramanlık hikayelerine saplayıp ilerlememizi ve gelişmemizi engeller durumdadır.

    Beni övme sözlerini bırakınız. Gelecek için neler yapacağız, onları söyleyiniz !
    MUSTAFA KEMAL



  8. #8
    PaSTaFaRYaN adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-01-2005
    Mesajlar
    4,323
    Karizma Gücü
    0

    Cevap: Kahraman Türk Kadınları

    Çok önemli bir çalışma için çok teşekkür ederim beegee
    Satırı satırına tekrar okunması gereken bir konu
    Türk Kadınına Türk toplumunda Orta Asyada bile çok büyük önem verilirken çeşitli yanlış inanışlardan dolayı ne yazık ki bir süre Türk toplumunda kötü bir yaşantıları oldu
    Ancak Kadınlarımız bu ülkeye ne kadar bağlı olduklarını herşeye rağmen gösterdiler ve Atatürk de sonunda onlara hakettikleri hakları verdi
    İşte biz bu kahramanlarımız sayesinde yaşıyoruz
    Hepsine Allah rahmet eylesin mekanları cennet olsun

  9. #9
    beegee adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-10-2005
    Mesajlar
    348
    Karizma Gücü
    0

    Cevap: Kahraman Türk Kadınları

    Alıntı Bektaşi80 tarafından gönderildi.
    Çok önemli bir çalışma için çok teşekkür ederim beegee
    Satırı satırına tekrar okunması gereken bir konu
    Türk Kadınına Türk toplumunda Orta Asyada bile çok büyük önem verilirken çeşitli yanlış inanışlardan dolayı ne yazık ki bir süre Türk toplumunda kötü bir yaşantıları oldu
    Ancak Kadınlarımız bu ülkeye ne kadar bağlı olduklarını herşeye rağmen gösterdiler ve Atatürk de sonunda onlara hakettikleri hakları verdi
    İşte biz bu kahramanlarımız sayesinde yaşıyoruz
    Hepsine Allah rahmet eylesin mekanları cennet olsun
    Vatanına, milletine bağlı, cesur, onurlu, gözü kara kadınlar...hepsinin mekanı cennet olsun.Çalışmışlar, didinmişler, vatanın her noktasında emekleri bulunmakta.Atatürk de bunu karşılıksız bırakmamış ve haklarını teslim etmiş...

    Ancak günümüzde haklarını kendi elleriyle teslim etmeye razı kadınlar bulunmakta. Cami avlusunda slogan atanlar gibi, kendilerini karanlığa hapsedecek partilerin peşinden gidenler gibi... Cehalet midir, ezilmişlik midir belki de erkeklerce uygulanan baskı ve kullanılmışlıktan bilmiyorum. Bir kadın kendi esaretini nasıl ister? Aydınlıktan nasıl vazgeçip de karanlığa gömülmek ister? Kendini eve hapseden, çarşaflara sarmalayan zihniyetin nasıl peşinden gider anlayamıyorum...ama çok üzülüyorum...



    Bağımsızlık Karakterimdir!
    MUSTAFA KEMAL ATATÜRK



    KAHRAMAN TÜRK KADINLARI



    Sessizlik haksızlığa alkıştır. Haklılığın onuru yaşatır insanı... Susmanın utancı öldürür.
    CAN DÜNDAR (HAYATA VE SİYASETE DAİR' den)

  10. #10
    beegee adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-10-2005
    Mesajlar
    348
    Karizma Gücü
    0

    Cevap: Kahraman Türk Kadınları

    NASIL ÇARŞAFI ÇIKARDIK

    ......şunu söyleyeyim ki çarşafı atmakta en istical gösteren kadın benim. Erkeklere fes yasak olmuştu, kadınlara da isterlerse şapka giymeye müsade ediliyordu. Bunu gazete ilk okuduğum zaman hemen Beyoğlu'na gittim, kırmızı kadifeden küçük bir şapka aldım ve Kadıköy vapuruna şapka ile bindim. Herkes cesareti medeniyetime şaşar vaziyette idi.Fakat bir hafta on gün sonra benim gibi çarşafın esaretine isyan etmiş olan Türk kızlarının adedi artık sayılamayacak kadar çoğalmıştı.

    SUAT DERVİŞ

    KAYNAK: Cemal Kutay'ın Sunumuyla Renkli Fotoğraflarla Atatürk Albümü/İBRAHİM KARATAŞ

    Bu mesaj en son " 26.01.06 " tarihinde saat 13:03 itibariyle beegee tarafından düzenlenmiştir...



    Bağımsızlık Karakterimdir!
    MUSTAFA KEMAL ATATÜRK



    KAHRAMAN TÜRK KADINLARI



    Sessizlik haksızlığa alkıştır. Haklılığın onuru yaşatır insanı... Susmanın utancı öldürür.
    CAN DÜNDAR (HAYATA VE SİYASETE DAİR' den)

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Yanıt: 25
    Son Mesaj: 11.05.07, 19:41
  2. türk kadınları göbek şampiyonu
    2005 Konuları bölümünde PROPHET tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 03.03.05, 12:34

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •