"İki çeşit acımak vardır. Bunlardan, gerçekten kalbin sabırsızlığından başka bir şey olmayan, duygusal ve güçsüz biri, yabancı bir felaketin üzücülüğünden elden geldiğince çabuk kurtulmak ister; bu acımak, acıya ortak olmak değil, yabancı bir felaketten içgüdüsel olarak korunma çabasıdır. Duygusalllıktan uzak ama yaratıcı olan öteki ise gerçek acımadır; o ne istediğini bilir. Gücünün sonunda kadar ve hatta o sonun sınırlarını aşsa bile, tüm acılara katlanarak, o felakete ortak olmaya kararlıdır."
Stefan Zweig böyle açıklamış acımayı.
Peki ya sizce;
İnsan neden acır?
Niçin birilerine karşı merhamet duyar ve onun sorunlarına üzülür?
Bu bir ihtiyaçmıdır?
Yoksa bunun sebebi kaygılarımız mı?
Kendimizi onun yerine koyup da kendimize mi üzülürüz?
Olmasa hedonist mi oluruz?


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla

