• Reklam
9 sonuçtan 1 --- 9 arası gösteriliyor
  1. #1
    PaSTaFaRYaN adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-01-2005
    Mesajlar
    4,323
    Karizma Gücü
    0

    Bu Yazı Hakkındaki Düşünceleriniz

    ...
    Müslümanlık öncesi Arap ve İranlı kadınların konumu ise tamamen tersine idi. Arap toplumunda kadın, toplumun en aşağılanan öğesini oluşturuyordu. Örneğin deve bile, kadından daha değerli sayılmaktaydı.
    Kız çocuk doğuran analar cezalandırılabiliyordu. Kadın mal gibi satılabiliyor, kocanın ölümünden sonra miras olarak devrediliyordu. Erkek istediği kadar kadınla evlenmekte ve kadını dilediği zaman terk edebilmekteydi.
    İranlılar ise, eski dinleri Zerdüşt'ün etkisiyle, Şamanizmin tam tersine, kadını kirliliğin ve kötülüğün simgesi sayılıyorlardı.
    İslam dini, İranlı ve özellikle de Arap kadınını, bir mal ya da hayvan konumundan kurtarıp, "ikinci sınıf" da olsa "insan" konumuna getirdi. Erkeğin yarısı kadar da olsa, bazı haklara kavuşturdu.
    Kızların öldürülmesi yasaklandı. Evlenme dört kadınla sınırlandırıldı. Boşanma erkeğin keyfine göre "sınırsız" bir hak olmaktan çıktı. Erkeğin karısına "iyi muamele" etmesi, çocuğun anasına da "saygı" göstermesi yükümlülüğü kondu.
    Müslümanlığın getirdiği kurallar, öncelikle Arap toplumundaki bozuklukların düzeltilmesine yönelikti. Ama Arap kadını, bu sayade erkeğin yarı değerindeki bir insan konumuna yükselirken, Türk kadını, erkekle eşit düzeydeki haklarını yitirdi.
    ...
    Ahmet Taner Kışlalı

    Kesinlkle her kelimesine katıldığım bir yazı.
    Sizin görüşlerinizi merak ediyorum.
    Yorumlarınız için şimdiden teşekkürler

  2. #2
    obi wan kenobi adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-07-2004
    Mesajlar
    1,533
    Karizma Gücü
    0
    Kesinlikle çok doğru. Özellikle islam öncesi Türk kültürü ve islam sonrası Türk kültürü arasında dağlar kadar fark var. Özellikle islam sonrası Türklerde Kadınlar çoğu hakkını yitirmiş ve ikinci sınıf insan konumuna düşmüştür.
    Eskiden kağan savaşa gittiğinde eşi divanın başına geçerken islamdan sonraki devletlerde içeri adım bile atamamışlardır.
    Ayrıca dikkat ederseniz eski Türklerin en büyük tanrılarından bitanesi Kibele'dir ve kibele doğayı simgeler ve kadındır ama nedense islam sonrası kadının bu şekildeki bi önemi kesinlikle kalmamıştır.
    GREENPEACE

    VAMPİR BİRLİĞİ
    :Q Zopacılar Birliği :Q
    <F><E><N><E><R><B><A><H><Ç><E>
    Ben ne camiye yararım, ne havraya!
    Bir başka hamur benimki, başka maya.
    Yoksul gavur, çirkin xxxxxx gibiyim:
    Ne din umrumda, ne cennet, ne de dünya!

    Ömer Hayyam.

  3. #3
    arghenecon adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-11-2005
    Mesajlar
    110
    Karizma Gücü
    0

    İslam araplara gönderilen bir din değildir!

    islamdan önceki arap dünyasındaki kadının yeri görüşü doğrudur.Ancak islam kadının ikinci sınıf bir vatandaş durumuna getirmemiştir.Sizin bahsettiğiniz durum, erkek egomanyasındaki dünyamızın sadece kültürel bir oluşumudur.Kadın fiziksel olarak zayıf olması her toplumda sömürülmüş veya cinsel bir obje olarak görülmüştür.Bunda islamın kusuru değil insanlğın kusuru vardır.Aksine islam kadını herzaman korumuştur,o bahsettiğiniz birden fazla kadınla evlenmekte bile.Aslında burda işine göre algılama farkı vardır .İslam 4 kadınla evlenmeye izin verdiği falan yoktur.Sadece ezilen,fuhuşa sürüklenen,veya savaşlarda erkek nüfüsunun azaldığı durumlarda veya yine savaşta kadını koruma altına almak amacı ile vede adaletli olmak şartı ile böyle bir durum söz konusudur.Lakin islamdaki bu ince düşünüş sadece ama sadece cinsel açıdan algılanıyor.Sanki islam erkeğin cinsel ihtiraslarını tatmin için 4 kadına kadar evliliğe izin vermiş gibi.İslamda miras konusunda bile kadın önceliklidir.
    Lütfen islamı kötülemek için veya ince düşünmeden yanlış yorum veya algılamalarda bulunmayalım.

  4. #4

    Kayıt Tarihi
    17-11-2005
    Mesajlar
    787
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı Bektaşi80 tarafından gönderildi.
    [CENTER][I]...
    Müslümanlık öncesi Arap ve İranlı kadınların konumu ise tamamen tersine idi. Arap toplumunda kadın, toplumun en aşağılanan öğesini oluşturuyordu. Örneğin deve bile, kadından daha değerli sayılmaktaydı.
    Kız çocuk doğuran analar cezalandırılabiliyordu. Kadın mal gibi satılabiliyor, kocanın ölümünden sonra miras olarak devrediliyordu. Erkek istediği kadar kadınla evlenmekte ve kadını dilediği zaman terk edebilmekteydi.
    İranlılar ise, eski dinleri Zerdüşt'ün etkisiyle, Şamanizmin tam tersine, kadını kirliliğin ve kötülüğün simgesi sayılıyorlardı.
    İslam dini, İranlı ve özellikle de Arap kadınını, bir mal ya da hayvan konumundan kurtarıp, "ikinci sınıf" da olsa "insan" konumuna getirdi. Erkeğin yarısı kadar da olsa, bazı haklara kavuşturdu.
    Kızların öldürülmesi yasaklandı. Evlenme dört kadınla sınırlandırıldı. Boşanma erkeğin keyfine göre "sınırsız" bir hak olmaktan çıktı. Erkeğin karısına "iyi muamele" etmesi, çocuğun anasına da "saygı" göstermesi yükümlülüğü kondu.
    Müslümanlığın getirdiği kurallar, öncelikle Arap toplumundaki bozuklukların düzeltilmesine yönelikti. Ama Arap kadını, bu sayade erkeğin yarı değerindeki bir insan konumuna yükselirken, Türk kadını, erkekle eşit düzeydeki haklarını yitirdi.
    "Arap toplumunda kadın, toplumun en aşağılanan öğesini oluşturuyordu. "

    Tam kuyruklu yalan. İşte ispatı.
    Hz . Hatice. Malı var, mülkü var, itibarı var, develeri ile kervanı var. Ülkeler arası ticaret yapıyor. 40 yaşında iken 25 yaşında bir delikanlı olan Hz .Muhammed'i iç güveyliğine alıyor.

    Esas ondan sonra kadınlar rezil duruma düşürülmüştür. 3 kadın ve sayısız cariye ile yaşama şartları dayatılmıştır kadına. Poligami bir yaşam uygun görülmüştür. İşte en aşağı yaşam budur insan olan için.

    Kadın sesi bile avret denilip her yerine her hakkına ambargo konulmuştur. Sudiler kadına nufus cüzdanı ve araba kullanmak için ehliyet bile vermiyorlar. Eksik olsun böyle hak.

    Sanki erkeğin yüzü saçları vucudu sesi niye avret değilse. Ona niye yasak yok. kadında erkekten ekileniyor o zaman.

    İran'da evlenme yaşı 13
    İslam'ın gereği hicaptır!
    Cezayir'de "Boş ol"
    Afganistanda ÇADIR.
    .............
    Şeriat kanunlarına göre, barışma ihtimalinin değerlendirilmesine karar veriyor.

    - Kocanı seviyor musun?
    - Hayır.
    - Barışmak istiyor musun?
    - Evet.
    - Ne yaptı sana?
    - Dövdü.

    Avukatlar araya giriyor.

    - Kocası üzgün bu durumdan ama dile getiremiyor, özür dileyemiyor
    diyorlar ve böylelikle kocanın hüznü konusunda ikna olunuyor

    ...............
    Şeriatın kadınlar açısından bir kurtuluş olmayacağı da çok açıktır. Bilindiği gibi, Şeriatta kadının hiçbir değeri yoktur. Kuran'a göre kadın ikinci sınıf bir varlıktır. Tanıklığı erkeğin yarısına eşittir, mirasta payı erkeğin yarısıdır. Kadından yönetici olmaz, yaratılış amacı erkeğe hizmettir. Kadın kocasının sözünden dışarı çıkamaz, başka erkeklerle bir araya gelemez, gerekirse dövülebilir. Eve kapatılması ve tanınmayacak şekilde örtünmesi gereklidir. Süslenmek, hatta güzel koku bile sürmek yasaktır. Kocasını üç kadınla ve sınırsız cariyeyle paylaşmak zorundadır. Kadının kocasından boşanma hakkı bile yoktur. İnsanlar için en büyük fitnedir, Cehennem kütüğüdür. Elbette dinin kadına yaklaşımı böyleyken İslam'ın kadın için kurtuluş olduğunu söylemek de mümkün değildir.

    İnsanlar, başka ülke yada halkların malına - mülküne tecavüzü ganimet ve kahramanlık sayıyor... Tabii KADIN en büyük ganimet.

    Eski Türk toplumlarında aile en önemli sosyal birlik olduğundan, ailenin temelini teşkil eden kadın, Türk destanlarında ve Türk felsefesinde öyle yüce bir mertebeye kurulmuştur ki kadını öylesine yüce bir varlık haline getiren töreye ve kültüre hayran olmamanın imkanı yoktur. Kadın, erkeğin biricik yoldaşı ve çocuklarının anası olmak gibi önemli bir vazifeyle görevlendirilmiştir. Daha da önemlisi Türk Milleti'nin tek bereket kaynağıdır. Kendisine verilen bir takım haklardan dolayı hanların, hakanların, cengaverlerin önünde saygıyla eğildikleri bir şeref abidesidir.

    Türk destanlarında kadın ilahi bir varlık konumuna gelmiştir. Öyle ki erişilip dokunulması, koklanması, kısaca beş duyuyla algılanmasının imkanı yoktur. Yaratılış Destanı'nda, Allah'a insanları ve dünyayı yaratması için fikir ve ilham veren "Ak Ana" adında bir kadındır. Oğuz Kağan'ın ilk karısı, karanlığı yararak, gökten inen mavi bir ışıktan, ikinci karısı ise kutsal bir ağaçtan doğmuş insanüstü varlıklardır. Yakutlar'da "Ak Oğlan" ağacın içinden çıkan nurlu bir kadın tarafından emzirilmiştir. İlk Türk yazıtlarından olan Bilge Kağan kitabesinde Kağan: "Sizler anam hatun, büyük annelerim, hala ve teyzelerim, prenseslerim..." hitabıyla söze başlar.


    Erkeğin karnında büyüyüp etişdiği memesini emip beslediği Anasına bunca kötüğü nasıl yapıyor anlamıyorum.

    Bu konu yazmakla bitmez.

  5. #5
    samiramis adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-10-2005
    Mesajlar
    369
    Karizma Gücü
    0
    yazı g&#252;zel değil maalesef
    eşitlik veren bu &#252;lke şeriatlada yönetilmiyor kuranlada yönetilmiyor genelevler pavyonlar barlar hep kadınlarla dolu kız arkadaşı olmayan çok az kişi var zina etmeyen yok gibi bu kadar kadın ve kız hep kullanılıyor şu yada bu şekilde eşitliğiniz böyle mi sizin
    Bu mesaj en son " 24.11.05 " tarihinde saat 01:20 itibariyle samiramis tarafından düzenlenmiştir...

  6. #6

    Kayıt Tarihi
    17-11-2005
    Mesajlar
    787
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı samiramis tarafından gönderildi.
    yazı güzel değil maalesef
    eşitlik veren bu ülke şeriatlada yönetilmiyor kuranlada yönetilmiyor genelevler pavyonlar barlar hep kadınlarla dolu kız arkadaşı olmayan çok az kişi var zina etmeyen yok gibi bu kadar kadın ve kız hep kullanılıyor şu yada bu şekilde eşitliğiniz böyle mi sizin

    "pavyonlar barlar hep kadınlarla dolu kız arkadaşı olmayan çok az kişi var "

    Peki hepsini kapatırsan bunlar bitermi. Çare bumu ?. Zina ilk insanlıkla birlikte başlar. Kimsenin zina oluyor, erkekler kadınları kandırıyor, paraya tamah ettiriyor diye kadına cehennen azabı çektirmeye hakmı verir?.

    Bence kadınları kapatacaklarına erkeklerin cinsel organlarını bağlasınlar. Eskiden avrupada savaşa giden erkekler kadınların cinsel organlarını kilitlermiş. Bunun yerine şimdi erkeklerin cinsel organı kilitlesinler anahtarı herkesin eşinde olsun. Hindistanda bir din var. Erkekler çıblak geziyor ve cinsel organlarına taş bağlayıp geziyorlar.

    Zina olunca neden hep kadın anılıyor. Zina tek taraflımı olur. Zinada erkek yokmu ? Niye onlar suçlanmıyor.
    Kardeş sen çok gerisin.

    Bakara 223. Kadınlarınız sizin tarlanızdır,

    İşte kadınlar erkeğin tarlasıdır. Ekip biçtiği. Çocuğunu tarlaya ekersin ardından biçersin. Çocuk erkeğindir. Eger anası emzirirse ücreti bile verilir.
    Bu mesaj en son " 24.11.05 " tarihinde saat 02:03 itibariyle directsoz tarafından düzenlenmiştir...

  7. #7
    samiramis adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-10-2005
    Mesajlar
    369
    Karizma Gücü
    0
    1.erkeklerin kadınlara yaptıkları yazıyor yukarıda
    2.erkekler suçlanıyor
    3.kadınlar erkeklerden zayıf yaratılmıştır
    4..d&#252;nyayı hemen hemen erkekler yönetiyor
    5.buda erkeklerin &#252;st&#252;n olduğu
    6.erkeklerin kadınları kullandığı
    7.erkeklerin d&#252;nyasından kadını korumak gerektiği anlaşılır
    8.islam kadına böyle bir koruma getirmiş
    9.bu g&#252;nk&#252; koşullar islama göre değil
    10.kadınlar yukarıda yazıldığı haldeler
    11.islam erkeğede ceza veriyor ama bug&#252;n k&#252; sistem bunu uygulamıyor
    NUR SURESİ 2. AYET
    ZINA EDEN KADIN VE ZINA EDEN ERKEKTEN HERBIRINE Y&#220;Z DEĞNEK VURUN; EĞER ALLAH'A VE AHIRET G&#214;N&#220;NE GER&#199KTEN INANIYORSANIZ, ALLAH'IN DININI UYGULAMADA BUNLARA BIR ACIYACAĞINIZ TUTMASIN! AYRICA M&#220;'MINLERDEN BIR GRUP CEZALANDIRILMALARINA ŞAHIT OLSUN!
    NUR SURESİ 3. AYET
    ZINA ETMIŞ ERKEK, ANCAK ZINA ETMIŞ OLAN VEYA ALLAH'A ORTAK KOŞAN BIR KADINLA; ZINA ETMIŞ KADIN ISE, ZINA ETMIŞ OLAN VEYA ALLAH'A ORTAK KOŞAN BIR ERKEKLE EVLENEBILIR. BU, M&#220;'MINLERE HARAM KILINMIŞTIR.

  8. #8

    Kayıt Tarihi
    17-11-2005
    Mesajlar
    787
    Karizma Gücü
    0
    Kadınlar pek çok sünepe erkeğe taş çıkarırlar. Hadi oradan diyorum sana.

    Sen yıllarca kadına eziyet ederek, aşağılayak , bilek gücüne dayanarak yapmadığını bırakmadın. Bundan sonra işlerin zorlaşıyor artık. kadınlardan başbakanlar, reisicumhurlar en büyük patronlar var artık.


    Netice itibarı ile değişimden korkmamak lazım. Şimdiki Türkiye’nin hali beni hiç mutlu etmiyor. Hırsızlık almış başını gidiyor. Irz düşmanlığı öyle. Kadınlara saldılar esaret altına alma çabaları. Kadınları zorla Allah la korkutarak türban diye başını örtme faaliyetleri hiç hoş değil. Bırakın gelişmiş ülkelere benzesinler bari. Belki bir ümit insan olurlar. Kendilerini insan olarak hissederler. Bizler 1000 yıldır kadını kapatıyoruz bundan bir şey anmadık bırakında biraz hürriyetin tadını çıkarsınlar. Değerler dediğiniz şeyler Arap görenekleri ise bize hiç fayda sağlamadı bunlar. Kadınları sex kölesi gibi eve kapamak ve ikram edilen bir meta olarak görmek bize bir şey sağlamamıştır. Kuranda “ KADINLAR SİZİN TARLANIZDIR NORMAL YOLDAN YAKLAŞIN “ DİYOR. BİRDE CENNETTE SİZE GÖGÜSLERİ YENİ ÇIKMIŞ YAŞIT KIZLAR VAR DİYOR ( 78. Nebe suresi ). YANİ KADINI EKİLİP DİKİLECEK TARLA VE İKRAM META OLARAK GÖSTERİYOR.

    Kadını ikram mataı gibi görenler. Erkeğe cennette hediye ikram ne ? Gögüsleri yeni çıkmış (12-13 yaşında ) kız çocukları ve altından akan ŞARAPLAR. YAZIK YAZIK.
    En güzel ikram Şarap ve KIZ ÇOCUĞU ve kaba döşek.

    Yıllar boyu kadını şarap ve kaba döşekle bir tutarsan olacağı budur. Bu aşağıladığınız kadınlar sizlerin ANASIDIR. Siz doğurandır. Hiç kendini bilen Anası gibi olan bir kadını ikram metaı olarak görürmü. ?.

    Sizleri daha iyi insan yapmak ve mutlu etmek için aşağıda yazılı hayatın 45 kuralını uygulamaya davet ediyorum.


    Hayatın 45 kuralı

    Gila BENMAYOR


    Le Figaro Dergisi'nin bu haftaki kapağında Mısır Firavunu Mikerinos ile karısı Khamerer-Nebti'nin heykelleri var. Kraliçe Khamerer-Nebti, bir eliyle kocasının belini kavramış, diğer eli onun kolunun üzerinde. Kadın her haliyle ‘‘eşitiz’’ diyor.

    Zaten yüzleri de birbirlerinin aynısı.


    Derginin içerde kullandığı diğer bir resimde ise, Mısırlı bir kadın bir elini dostça kocasının omuzuna atmış. Louvre'da 9 Nisan ile 12 Temmuz tarihleri arasında düzenlenecek eski Mısır Sergisi'nin tanıtımını yapan derginin resimleri anlamlı. Çünkü, 5 bin yıl önce Mısır'da kadının yerini gösteriyor: Kocasının yanında ve onunla eşit.

    Firavun Mikerinos ile Kraliçe Khamerer-Nebti'nin, Gize'de Mısırlı heykeltraşa poz vermelerinden 5 bin yıl sonra hala kadının erkeğe göre yerini tartışıyoruz.

    Biliyorsunuz Time Dergisi, bu hafta ortaya yeni bir konsept attı: Kadın ikinci değil farklı bir cinsiyet. Feministlerin şimdiye kadar savundukları gibi, kadın erkek farklılığı kültürel bir sorun değil. Farklılık genlerden, kadının biyolojik özelliklerden kaynaklanıyor. Dergiye göre, feminist devrimden sonra şimdi dişilik devrimine hazırlanmamız gerekiyor.

    8 Mart Kadın Günü e-postama ünlü bir feministin dünyayı dolaşan mesajı düştü. 1970'li yıllarda ‘‘Uçuş Korkusu’’ kitabında özgür seksi savunan Erica Jong'un mesajının başlığı ‘‘Hayatın Kuralları’’. Cinsiyet savaşlarına daima bilgelik ve mizahla yaklaşan Erica Jong, aynı tutumunu yaşama bakışında da sürdürüyor. Erica Jong'un 45 kuralının hem kadını, hem de erkeği yakından ilgilendirdiğini düşünüyorum.

    1- İnsanlara beklediklerinden fazlasını verin ve bunu içtenlikle yapmaya çalışın.

    2- En sevdiğiniz şiiri ezberleyin.

    3- Her duyduğunuza inanmayın. Dilediğiniz kadar harcayın ve uyuyun.

    4- ‘‘Seni seviyorum’’ dediğinizde buna önce siz inanmalısınız.

    5- Özür dilediğiniz insanın gözlerinin içine bakın.

    6- Evlenmeden önce en az altı ay nişanlı kalın.

    7- İlk bakışta aşka inanın.

    8- Birinin hayallerine asla gülmeyin.

    9- İhtirasla sevin. Yara alabilirsiniz ama bu hayatı doyasıya yaşamanın tek yoludur.

    10- Uzlaşmazlıklarda adil savaşın.

    11- İnsanları akrabalarına göre yargılamayın.

    12- Yavaş konuşun, hızlı düşünün.

    13- Biri yanıtlamak istemediğiniz bir soru sorduğunda gülün ve ‘‘Niye bunu öğrenmek istiyorsun’’ diye sorun.

    14- Büyük işlerin ve büyük aşkların riskli olduğunu unutmayın.

    15- Annenize telefon edin.

    16- Biri hapşırdığında ‘‘çok yaşa’’ demeyi ihmal etmeyin.

    17- Kaybettiğiniz zamanlar ders almasını bilin.

    18- Üç S'yi unutmayın: Kendine saygı, başkalarına saygı ve her hareketinizin sorumluluğu.

    19- Önemli bir dostluğun küçük bir kavgayla yara almasına izin vermeyin.

    20- Hata yaptığınızı anladığınızda derhal önlemini alın.

    21- Ahizeyi kaldırdığınızda daima gülümseyin.

    22- Sohbet etmeyi sevdiğiniz biriyle evlenin.

    23- Zaman zaman yalnız başına kalın.

    24- Değişikliğe açık olun ama değerlerinizi yitirmeyin.

    25- Sessizliğin bazen en iyi cevap olduğunu hatırlayın.

    26- Daha fazla kitap okuyup, daha az televizyon seyredin.

    27- İyi, onurlu bir yaşam sürün. Yaşlandığınızda geriye baktığınızda, ikinci kez mutluluk duyacaksınız.

    28- Tanrıya güvenin ama arabanızın kapısını kilitleyin.

    29- Evinizde sevgi dolu bir amosfer olsun.

    30- Yakınlarınızla münakaşa ettiğinizde geçmiş olayları es geçin.

    31- Satır aralarını okuyun.

    32- Bilginizi paylaşın. Bu ölümsüzlüğü yakalamanın yoludur.

    33- Yeryüzüne iyi davranın.

    34- Dua edin. İyi gelir.

    35- Size iltifat edildiğinde lafı kesmeyin.

    36- Kendi işinize bakın.

    37- Öpüşürken gözlerini kapatmayan insanlara güvenmeyin.

    38- Yılda bir kez hiç gitmediğiniz bir yere gidin.

    39- Çok paranız olursa eğer başkalarını da mutlu edin.

    40- Unutmayın, bazen istediğinizi elde etmemek şans olabilir.

    41- Kuralları öğrenin ama arada sırada onları çiğneyin.

    42- Sevginin çıkara üstün olduğu ilişki en güzelidir.

    43- Başarınızı onu elde etmek için göze aldığınız şeylere göre ölçün.

    44- Karakterinizin kaderiniz olduğunu asla unutmayın.

    45- Sevgiye, bir de yemek yapmaya kendinizi koşulsuz verin.
    Bu mesaj en son " 24.11.05 " tarihinde saat 18:54 itibariyle directsoz tarafından düzenlenmiştir...

  9. #9
    samiramis adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-10-2005
    Mesajlar
    369
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı directsoz tarafından gönderildi.
    Kadınlar pek çok sünepe erkeğe taş çıkarırlar. Hadi oradan diyorum sana.

    Sen yıllarca kadına eziyet ederek, aşağılayak , bilek gücüne dayanarak yapmadığını bırakmadın. Bundan sonra işlerin zorlaşıyor artık. kadınlardan başbakanlar, reisicumhurlar en büyük patronlar var artık.


    Netice itibarı ile değişimden korkmamak lazım. Şimdiki Türkiye’nin hali beni hiç mutlu etmiyor. Hırsızlık almış başını gidiyor. Irz düşmanlığı öyle. Kadınlara saldılar esaret altına alma çabaları. Kadınları zorla Allah la korkutarak türban diye başını örtme faaliyetleri hiç hoş değil. Bırakın gelişmiş ülkelere benzesinler bari. Belki bir ümit insan olurlar. Kendilerini insan olarak hissederler. Bizler 1000 yıldır kadını kapatıyoruz bundan bir şey anmadık bırakında biraz hürriyetin tadını çıkarsınlar. Değerler dediğiniz şeyler Arap görenekleri ise bize hiç fayda sağlamadı bunlar. Kadınları sex kölesi gibi eve kapamak ve ikram edilen bir meta olarak görmek bize bir şey sağlamamıştır. Kuranda “ KADINLAR SİZİN TARLANIZDIR NORMAL YOLDAN YAKLAŞIN “ DİYOR. BİRDE CENNETTE SİZE GÖGÜSLERİ YENİ ÇIKMIŞ YAŞIT KIZLAR VAR DİYOR ( 78. Nebe suresi ). YANİ KADINI EKİLİP DİKİLECEK TARLA VE İKRAM META OLARAK GÖSTERİYOR.

    Kadını ikram mataı gibi görenler. Erkeğe cennette hediye ikram ne ? Gögüsleri yeni çıkmış (12-13 yaşında ) kız çocukları ve altından akan ŞARAPLAR. YAZIK YAZIK.
    En güzel ikram Şarap ve KIZ ÇOCUĞU ve kaba döşek.

    Yıllar boyu kadını şarap ve kaba döşekle bir tutarsan olacağı budur.

    Sizleri daha iyi insan yapmak ve mutlu etmek için aşağıda yazılı hayatın 45 kuralını uygulamaya davet ediyorum.


    Hayatın 45 kuralı

    Gila BENMAYOR


    Le Figaro Dergisi'nin bu haftaki kapağında Mısır Firavunu Mikerinos ile karısı Khamerer-Nebti'nin heykelleri var. Kraliçe Khamerer-Nebti, bir eliyle kocasının belini kavramış, diğer eli onun kolunun üzerinde. Kadın her haliyle ‘‘eşitiz’’ diyor.

    Zaten yüzleri de birbirlerinin aynısı.


    Derginin içerde kullandığı diğer bir resimde ise, Mısırlı bir kadın bir elini dostça kocasının omuzuna atmış. Louvre'da 9 Nisan ile 12 Temmuz tarihleri arasında düzenlenecek eski Mısır Sergisi'nin tanıtımını yapan derginin resimleri anlamlı. Çünkü, 5 bin yıl önce Mısır'da kadının yerini gösteriyor: Kocasının yanında ve onunla eşit.

    Firavun Mikerinos ile Kraliçe Khamerer-Nebti'nin, Gize'de Mısırlı heykeltraşa poz vermelerinden 5 bin yıl sonra hala kadının erkeğe göre yerini tartışıyoruz.

    Biliyorsunuz Time Dergisi, bu hafta ortaya yeni bir konsept attı: Kadın ikinci değil farklı bir cinsiyet. Feministlerin şimdiye kadar savundukları gibi, kadın erkek farklılığı kültürel bir sorun değil. Farklılık genlerden, kadının biyolojik özelliklerden kaynaklanıyor. Dergiye göre, feminist devrimden sonra şimdi dişilik devrimine hazırlanmamız gerekiyor.

    8 Mart Kadın Günü e-postama ünlü bir feministin dünyayı dolaşan mesajı düştü. 1970'li yıllarda ‘‘Uçuş Korkusu’’ kitabında özgür seksi savunan Erica Jong'un mesajının başlığı ‘‘Hayatın Kuralları’’. Cinsiyet savaşlarına daima bilgelik ve mizahla yaklaşan Erica Jong, aynı tutumunu yaşama bakışında da sürdürüyor. Erica Jong'un 45 kuralının hem kadını, hem de erkeği yakından ilgilendirdiğini düşünüyorum.

    1- İnsanlara beklediklerinden fazlasını verin ve bunu içtenlikle yapmaya çalışın.

    2- En sevdiğiniz şiiri ezberleyin.

    3- Her duyduğunuza inanmayın. Dilediğiniz kadar harcayın ve uyuyun.

    4- ‘‘Seni seviyorum’’ dediğinizde buna önce siz inanmalısınız.

    5- Özür dilediğiniz insanın gözlerinin içine bakın.

    6- Evlenmeden önce en az altı ay nişanlı kalın.

    7- İlk bakışta aşka inanın.

    8- Birinin hayallerine asla gülmeyin.

    9- İhtirasla sevin. Yara alabilirsiniz ama bu hayatı doyasıya yaşamanın tek yoludur.

    10- Uzlaşmazlıklarda adil savaşın.

    11- İnsanları akrabalarına göre yargılamayın.

    12- Yavaş konuşun, hızlı düşünün.

    13- Biri yanıtlamak istemediğiniz bir soru sorduğunda gülün ve ‘‘Niye bunu öğrenmek istiyorsun’’ diye sorun.

    14- Büyük işlerin ve büyük aşkların riskli olduğunu unutmayın.

    15- Annenize telefon edin.

    16- Biri hapşırdığında ‘‘çok yaşa’’ demeyi ihmal etmeyin.

    17- Kaybettiğiniz zamanlar ders almasını bilin.

    18- Üç S'yi unutmayın: Kendine saygı, başkalarına saygı ve her hareketinizin sorumluluğu.

    19- Önemli bir dostluğun küçük bir kavgayla yara almasına izin vermeyin.

    20- Hata yaptığınızı anladığınızda derhal önlemini alın.

    21- Ahizeyi kaldırdığınızda daima gülümseyin.

    22- Sohbet etmeyi sevdiğiniz biriyle evlenin.

    23- Zaman zaman yalnız başına kalın.

    24- Değişikliğe açık olun ama değerlerinizi yitirmeyin.

    25- Sessizliğin bazen en iyi cevap olduğunu hatırlayın.

    26- Daha fazla kitap okuyup, daha az televizyon seyredin.

    27- İyi, onurlu bir yaşam sürün. Yaşlandığınızda geriye baktığınızda, ikinci kez mutluluk duyacaksınız.

    28- Tanrıya güvenin ama arabanızın kapısını kilitleyin.

    29- Evinizde sevgi dolu bir amosfer olsun.

    30- Yakınlarınızla münakaşa ettiğinizde geçmiş olayları es geçin.

    31- Satır aralarını okuyun.

    32- Bilginizi paylaşın. Bu ölümsüzlüğü yakalamanın yoludur.

    33- Yeryüzüne iyi davranın.

    34- Dua edin. İyi gelir.

    35- Size iltifat edildiğinde lafı kesmeyin.

    36- Kendi işinize bakın.

    37- Öpüşürken gözlerini kapatmayan insanlara güvenmeyin.

    38- Yılda bir kez hiç gitmediğiniz bir yere gidin.

    39- Çok paranız olursa eğer başkalarını da mutlu edin.

    40- Unutmayın, bazen istediğinizi elde etmemek şans olabilir.

    41- Kuralları öğrenin ama arada sırada onları çiğneyin.

    42- Sevginin çıkara üstün olduğu ilişki en güzelidir.

    43- Başarınızı onu elde etmek için göze aldığınız şeylere göre ölçün.

    44- Karakterinizin kaderiniz olduğunu asla unutmayın.

    45- Sevgiye, bir de yemek yapmaya kendinizi koşulsuz verin.
    puhahahahahahahahahahah

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. HALUK KIRCI Hakkındaki Düşünceleriniz...
    2005 Konuları bölümünde ETKO tarafından açılmış
    Yanıt: 143
    Son Mesaj: 23.01.08, 21:16
  2. MGSB Hakkındaki Düşünceleriniz Neler ?
    2005 Konuları bölümünde Mordoth tarafından açılmış
    Yanıt: 3
    Son Mesaj: 27.10.05, 11:31
  3. Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir ve İHD hakkındaki düşünceleriniz...
    2005 Konuları bölümünde muffy daddy tarafından açılmış
    Yanıt: 30
    Son Mesaj: 24.08.05, 18:38

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •