Aşkı yeniden yakalamak çok güzel.
bir buçuk sene boyunca aşkı kovaladım durdum ve en sonunda yakaladım.
bir buçuk sene önce bir kıza aşık oldum. hemde ilk görüşte. açılmak istedim ama sevdiği vardı açılamazdım. Attila İlhan'ın Üçüncü Şahsın Şiiri adlı şiiri tam bana göreydi yani. bu ateş hiç bitmedi aksine alevlendikçe alevlendi ve 3 hafta önce içimdeki aşk artık içime sığmaz oldu. açıldım, bütün duygularımı anlattım, yüreğimden gelenleri tekrar yüreğime gömmedim O'na aktardım.
işte ölümle randevum da o sırada başladı. tüm dürüstlüğüme rağmen bana inanmadı, güvenmedi ve reddetti.
ama pes etmedim umutsutca bastırdım. mesajlarla, şiirlerle, müziklerle, jestlerle, mimiklerle herşeyimle aşkımı haykırdım. yine olmadı yine olmadı.
artık derslere giremez olmuştum, sınıfta onun olduğunu bilmek, onu görmek, varlığını hissetmek ve onunla olamamak acı verir olmuştu bana.
yaşamaktan zevk almamaya başlamıştım ve yavaş yavaş kendimi herşeyden soyutladım. en sonunda okulumu değiştirmeye karar verdim ve nakil işini araştırmaya başladım. bi yandan araştırırken bi yandan da ona gidiceğimi söyleyip tekrar düşünmesini istiyordum. düşündü ve yine kabul etmedi.
ve benim nakil işi de yattı can güvenliğim tehlikede olmamlıymış,mahkeme kararı lazımmış falan filan.
artık hayatta uzatmaları oynuyordum yavaş yavaş sona yaklaşıyordum.
bu çıkmazlar içerisinde sıkışıp kalmışken akrabalarımdan biri bana yardım elini uzattı. yanına çağırdı. 4 günlük küçük bi gezi yaptım ama nasıl gittim hiç hatırlamıyorum.
gidişim kötü oldu ama dönüşüm muhteşem oldu. içinde bulunduğum durumdan ötürü iyice dağıtmıştım. hayata yeniden başlamam gerekiyordu, nolursa olsun hayatı bir ucundan yakalamam gerekiyodu ve yakaladımda.
gelir gelmez saçlarımı kestirdim(bayanların uyguladığı teknik işe yarıyormuş tavsiye ederim).
gitmeden 2 gün önce bi şiir dinletisi hazırlamaya başladım.hedef; onun doğum gününde bu dinletiyi yapıp,sahnede de ilan-ı aşk edip güven kazanmaktı.
geldikten 1 gün sonra da doğum günüydü ve dinleti ile ilgili şiirlerden başka hiç birşey hazır değildi.
aşk insana neler yaptırırmış meğer.
1 günde herşeyi hazırlayıp tamamladık.
artık herkes damarlarıma umut enjekte etmeye başlamıştı.
son provada bizimleydi ve herşeyi görmüştü. yapılanların hepsinin de kendisi için olduğunu biliyordu.
dinleti başlamadan önce uzun uzun konuştuk veee
sonunda aşkıma karşılık bulmuştum. bu kez beni reddetmemişti. bi anda aldığım cevapla kendimi kaybetmiştim. bütün vücudum soğukta çırılçıplak kalmışcasına titremeye başladı, kalp atışlarım yükseklerden uçan kartalın kanat çırpışlarını anımsatıyordu. sevgimin sonsuzluğu provanın sonunda anlaşılmıştı ve ben hayatımda ilk defa sevildiğimi hissediyordum.
evet işte benim hikayem bu. çok sallantılı bir hayat yaşadım ve hepsini 1.5 seneye sığdırdım. şimdi çoook mutluyum. onunla evlenmeyi düşünüyorum ama şimdilik sadece düşüncede kalıyo çünkü ikimizde lise öğrencisiyiz.
ayrıca felsefe bölümünü takip edenler benim ateist olduğumu bilirler.
Yılmaz Erdoğan'ın da bi şiirindeki gibi; "sana bakmak Allah'a inanmaktır!"


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla




‡ §ÅHÄN gÖKßåKàR ßîrLíGÍ ‡
