Gazi Üniversitesi’nin düzenlemiş olduğu Türk-Ermeni İlişkilerinin Gelişimi ve 1915 Olayları Sempozyumu’na davetli olarak gelen Prof. Dr. Guenter Lewy’e ASAM tarafından 24 Kasım’da Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Konferans Salonu’nda yapılan bir törenle “İnsanlığa Karşı İşlenen Suçlar Araştırması Yüksek Ödülü” verilmiştir.



‘İnsanlığa karşı işlenen suçlar’ kavramı araştırılması son derece dikkat ve özen isteyen bir konudur. İnsan doğasının yıkıcılığının altında yatan karmaşık faktörlerin analizi büyük bir yetkinlik ister. Konunun bu derece hassas oluşu bir taraftan incelenmesini güçleştirmekte, diğer taraftan da tarihçinin omuzlarına büyük bir sorumluluk yüklemektedir. Bu zor ve meşakkatli görevi üstlenen az sayıdaki nitelikli araştırmacının teşvik edilmesi ve desteklenmesi gerekir. Bu bilinçle hareket eden ASAM, ‘İnsanlığa Karşı İşlenen Suçlar Araştırması Yüksek Ödülü’nü soykırım ve insanlığa karşı işlenen suçlar konusunda yaptığı çalışmalar nedeniyle ilk kez Prof. Dr. Guenter Lewy’ye vermiştir.



Prof. Guenter Lewy 1923 yılında Almanya’da doğmuş, henüz on yaşındayken Nazi rejimi iktidara gelmiş ve Almanya’da büyük bir baskı ve şiddet dönemi başlamıştır. Prof. Lewy, İkinci Dünya Savaşı’nın hemen öncesinde Amerika Birleşik Devletleri’ne göç etmiş, ancak akrabalarının bir kısmını da Nazi rejiminin gerçekleştirdiği soykırımda kaybetmiştir. Lewy’nin çocukluk ve ilk gençlik yıllarında yaşadığı bu acı deneyimler akademik hayatının ve eserlerinin nirengi noktasını oluşturacaktır.



Prof. Lewy’nin temel sorunsalı insanların neden ve nasıl kine ve nefrete dayalı bir ideoloji oluşturdukları ve bu süreçte din ve ahlakın olumlu veya olumsuz bir rolü olup olmadığıdır. Bu nedenle soykırım kavramı eserlerinde sıkça incelediği bir konu olmuştur. Lewy’ye göre nefrete dayalı bir ideoloji oluşturmanın temelinde ‘ötekileştirme’ yatmaktadır. Bir grubun kendi kimliğini tanımlayabilmek için kimi zaman diğer grupları ‘ötekileştirmesi’ pek çok toplumda görülmüştür ve halen de görülmektedir. Prof. Lewy bir taraftan bu sürecin nedenlerini ve sonuçlarını irdelerken diğer taraftan da din ve ahlak gibi soyutlamaların bu yıkıcı ideolojilerin oluşmasını engellemede nasıl yetersiz kaldıklarını veya nasıl baskın grup tarafından kullanıldıklarını incelemektedir. “Nazi Persecution of the Gypsies” ve “Catholic Church and Nazi Germany” başlıklı eserlerinde Nazi döneminde ortaya çıkan ötekileştirme sürecinin gelişimini ve Katolik Kilisesi’nin bu sürece nasıl katkıda bulunduğunu ortaya koyan Prof. Lewy, “The Armenian Massacres in Otoman Turkey: A Disputed Genocide” başlıklı son eserinde hem Ermeni hem de Türk tarih yazıcılığına eleştirel bir gözle yaklaşmış, Ermeni iddialarının dayandığı kaynakların güvenilirliğini sorgulamıştır.



TOBB Konferans Salonu’nda 24 Kasım akşamı yapılan törende ilk olarak Avrasya-Bir Vakfı Başkanı Şaban Gülbahar bir konuşma yaptı. Konuşmasında tarih yazımının zor ve tuzaklarla dolu bir süreç olduğunu belirten Gülbahar, bu süreçte ancak cesur ve sorumluluk sahibi yazarların başarılı olabileceğini dile getirdi. Bu konuşmanın ardından Prof. Guenter Lewy ödülünü eski Bakan İsmet Sezgin’in elinden aldı. Lewy, konuşmasında insanlığa karşı işlenen suçlar ve soykırım kavramlarını irdeledikten sonra bu konuları incelerken yaşadığı zorlukları ve bu ödülü almaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Ödül törenine Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Norman Stone, Milli Güvenlik Kurulu Eski Sekreteri Org. Tuncer Kılıç’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda davetli katıldı.

Kaynak: www.eraren.org