Keşke sana şuan senin bana geçmişte sunduğun güzel hatıralardan söz edebilseydim. Keşke iç çekerek, gülümseyerek seni anabilseydim. Keşke bana verdiklerin anlamlı, güzel şeyler olsaydı da ben umarım şimdi uzaklarda çok mutludur diye iyi dileklerde bulunabilseydim. Keşkelerle başlıyor cümlelerim gördüğün gibi ve deli bir pişmanlıkla son buluyor. Hata koydum adını çünkü. Evet hata. En büyük hatam, en büyük pişmanlığım. .... Ve benim gaflet uykum. Nasıl da hiç yok yere boş umutlarla bağlanmış, sevmişim seni. O an ne düşünmüşüm, ne hissetmişim, ne gözümü karartmış bilmiyorum tek bildiğim, tek söyleyebildiğim ben neden bugün düşündüğümü dün düşünemedim? Neden senin yanlış olduğunu göremedim? Neden acımadım geçen zamanıma ve sen neden sakladın benden gerçek yüzünü? Hadi ben göremedim, hadi ben geçen zamana acımadım, sen neden yalanlarla kirlettin herşeyi. İhanetinle neden kara çaldın bu aşka.
Nasıl bir insansın anlamıyorum şuan. Nasıl bir vicdan bu yaptıklarının ardından rahatca başını yastığa koyabilir. Ben herşeyi unuttum. Sen gözümden düştün hatta öldün. Nefret duygusuna bile değmezmişsin. Senden nefret bile edemiyorum. Sadece acıyorum. Zavallı olupta bu yalan dünyanın zevk-i sefasına kanıp, yanlış yollarda yürüdüğün için acıyorum sana. Çünkü biliyorum ki ardında bıraktığın benden sonra karşına çıkacak hiçbirşey sana iyilik getirmeyecek. Ben şimdi gönül rahatlığıyla başımı yastığa koyup huzurlu bir uykuya dalacağım. Yazıkki sen bundan bile mahrum yaşayacaksın. Zavallı sevgilim benim Allah değilim ki seni affedeyim. Yazık ettin kendi geleceğine ah alarak.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla
yüreğine sağlık çok güzel bir yazı.
