Sen gideli çok zaman olmuş;
Saçlarım ak, tenim solmuş ellerim, titrek, nasır bacaklarım tutmaz olmuş
Ilık rüzgarlı bir sonbahar sabahı; vakit hayli erkence
Bizim çamlı kayalık tepe vardı ya hani aşağısı uçurum önü uçsuz bucaksız deniz, yaşlı bir çınarın dalına yaslandım gözlerimi kapatıp bugün seni düşünmek istedim ; gülüşünü bakışını tenini tüm benliğimle hayalini düşünmek
Ama yapamadım. Bir korku bir telaş sardı içimi... sen uzak çok uzaklarda olsan da elimi uzatsam tutacakmış gibiydin "sen bana çok yakın bana çok uzak, seni görmek de imkansız ama düşünmek değildi " gözlerimi kapatıp seni hissetmek sana dokunmak hayal değildi ama yapamıyorum seni düşünemiyorum ellerin çok uzak.... gözlerinin ışığı yok! Teninin sıcaklığı yok!.
Bir yandan ılık rüzgarı bir yandan denizin şarkısını dinliyorum
Gözlerimde iki damla yaş var çığ düşmüş sanıyorum ama vakit ilerledikçe gözyaşlarına boğuluyorum.......
Ben ağlıyorum, sırılsıklam gözyaşlarım süzülüyor
Bu göz yaşları senin için değil bu gözyaşları seni düşünemediğim için.....AĞLIYORUM
Dalgalar kıyıyı dövüyor, rüzgar saçlarımı dağıtıyor, martılar çığlıkları ile denize eşlik ediyor, uzaklardan yankılanan bir ses ; NEY sesimi mi? Yalnızca, geçen vapur un sesiymiş.
Vakit hayli erken, güneş yeni doğmakta bir kuzey yıldızı, bir ben yalnız yaşlı çınara yaslamışım; uçurumun kenarında, gözlerimde iki damla yaş var çığ düşmüş sanıyorum ama vakit ilerledikce gözyaşına boğuluyorum
Ben ağlıyorum
Ama senin için değil bu gözyaşları seni düşünemediğim için


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla

